top of page

NAMAZ HAKKINDA HADİSLER

 

İbn Mesut (r.a.) rivayet ediyor:

Bir adam Peygamber’e, “Amellerin/İbadetlerin en faziletlisi hangisidir?” diye sordu. Efendimiz, “Vaktinde kılınan namazdır...” buyurdu. (Buhârî, Tevhîd, 48)

Ebû Hüreyre’nin (r.a.) naklettiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Büyük günah işlenmedikçe beş vakit namaz ve iki cuma, aralarındaki günahlara kefarettir.” (Müslim, Tahâret, 14)

Câbir b. Abdullah’ın (r.a.) naklettiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Cennetin anahtarı, namazdır...” (Tirmizî, Tahâret, 1)

(Hz. Peygamber’e vahiy kâtipliği yapan) Hanzala b. Rebî’ Kâtib (r.a.) anlatıyor:

Allah Resûlü’nü şöyle derken işittim: “Rükûları, secdeleri, abdestleri ve vakitlerine riayet ederek beş vakit namaz(ı kılmay)a devam eden ve bu beş vakit namazın Allah katından gelen bir emr-i hak olduğunu kabul eden kimse cennete girer.” (İbn Hanbel, IV, 266)

Enes b. Mâlik’ten (r.a.) nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Muhakkak ki sizden biri namaz kılarken (aslında) Rabbiyle özel olarak konuşmaktadır...” (Buhârî, Salât, 36)

Ebû Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre, Allah Resûlü (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Kulun Rabbine en yakın olduğu (an) secde hâlidir. Öyleyse (secdede iken) çokça dua ediniz.” (Müslim, Salât, 215)

Muâz b. Cebel (r.a.) anlatıyor:

“Hz. Peygamber ile birlikte bir yolculukta idim... O şöyle buyurdu: ‘Dinin başı İslâm (kelime-i şehâdet getirerek Allah’a teslim olmak), direği ise namazdır.’” (Tirmizî, Îmân, 8; İbn Hanbel, V, 231)

Ebû Hüreyre’nin (r.a.) işittiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) bir defasında şöyle demiştir:

“Birinizin kapısının önünden bir nehir geçse ve onda her gün beş defa yıkansa, bu o kimsenin kirinden bir şey bırakır mı, ne dersiniz?” Sahâbîler, “Onun kirinden hiçbir şey bırakmaz.” demişler, bunun üzerine Resûlullah, “İşte beş vakit namaz da böyledir! Allah onlarla günahları yok eder.” buyurmuştur. (Buhârî, Mevâkîtü’s-salât, 6)

Saîd b. Müseyyeb’in Ebû Katâde b. Rib’î’den (r.a.) naklettiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Yüce Allah şöyle buyurdu: ‘Senin ümmetine beş vakit namazı farz kıldım ve onları, vaktinde ve hakkını vererek kılanları cennete koyacağımı kendi katımda vaad ettim. Namazları düzenli kılmayanlar için ise katımda böyle bir vaad yoktur.’” (Ebû Dâvûd, Salât, 9)

İBADET ETMEYEN CENNETE GİREMEZ... ÇÜNKÜ BU MATEMATİKSEL OLARAK BİLE PEK MÜMKÜN DEĞİLDİR...

 

İSLAM' IN HERKESTEN İSTEDİĞİ (CİN VE İNS)

Allah' ın cin ve insanlardan istediği İslam dır.

 

​Namaz Kıl... 

... İnanmak zorunludur...

... İbadetler zorunludur... (En az 3)

... Günahlar yasaktır ...

(İman, İbadet, Takva ve Sünnet)

​​İnsan hürdür elbette, ister dünyada pişer, ister ahirette... (Necip Fazıl Kısakürek)

"Kolaylaştırınız! Zorlaştırmayınız! Müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz! Birbirinizle anlaşın, iyi geçinin, ihtilâfa düşmeyin!" (Buharî, 3:72)

CEHENNEMDEN SONRA DA OLSA CENNETE GİRECEKLER

 

Zumer Suresi 53.Ayet: Diyanet Meali

De ki: “Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”

Bakara Suresi 143. Ayet: Diyanet Meali

... Allah, imanınızı boşa çıkaracak değildir. Şüphesiz Allah, insanlara çok şefkatli ve çok merhametlidir.

PEYGAMBERİMİZİN DUASI

Nisa Suresi 64.Ayet: Diyanet Meali

Biz her bir peygamberi, Allah’ın izniyle, ancak kendisine itaat edilmesi için gönderdik. Eğer onlar kendilerine kötülük ettiklerinde sana gelseler de Allah’tan bağışlanmayı dileselerdi, peygamber de onlar için mağfiret dileseydi, elbette Allah’ı ziyadesiyle affedici ve esirgeyici bulurlardı.

Maide Suresi 105. Ayet: Diyanet Meali

Ey iman edenler! Siz kendi halinizi düzeltmeye çalışın! Zira siz doğru yol üzere olduğunuz sürece sapıklığa düşenler size hiçbir zarar veremezler. Hepinizin dönüşü yalnızca Allah’a olacak ve O, yaptıklarınızı size bir bir haber verecektir.

 

Araf Suresi 63. Ayet: Diyanet Meali
Sizi uyarması ve sizin de Allahʼa karşı gelmekten sakınıp rahmete ulaşmanız için, içinizden bir adam aracılığı ile Rabbinizden size bir zikir (vahiy ve öğüt) gelmesine şaştınız mı?

 

Ali İmran Suresi 19. Ayet: Diyanet Meali

Allah katında din, şüphesiz İslam'dır. Ancak, Kitap verilenler, kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki ihtiras yüzünden ayrılığa düştüler. Allah'ın ayetlerini kim inkar ederse bilsin ki, Allah hesabı çabuk görür.

Enam Suresi 128. Ayet: Diyanet Meali

Onların hepsini bir araya toplayacağı gün şöyle diyecektir: 'Ey cin topluluğu! İnsanlardan pek çoğunu saptırıp aranıza kattınız.' Onların insanlardan olan dostları, 'Ey Rabbimiz! Bizler birbirimizden yararlandık ve bize belirlediğin süremizin sonuna ulaştık' diyecekler. Allah da diyecek ki: 'Allahʼın diledikleri (affettikleri) hariç, içinde ebedî kalmak üzere duracağınız yer ateştir.' Ey Muhammed! Şüphesiz senin Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.

Bakara Suresi 155. Ayet: Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır Meali

​Çaresiz biz sizi biraz korku, biraz açlık, biraz da mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltme ile imtihan edeceğiz. Müjdele o sabredenleri!

SALİH AMEL EDENLERİN ÖDÜLLERİ

 

Hac Suresi 50. Ayet: Diyanet Meali

Artık iman edip salih ameller işleyenler var ya, işte onlar için bir bağışlama güzel bir nimet (cennet) vardır.

 

Meryem Suresi 96. Ayet: Diyanet Meali

İman edip salih amel işleyenlerin kötülüklerini elbette örteceğiz. Onları işlediklerinin daha güzeliyle mükâfatlandıracağız.

 

Meryem Suresi 96. Ayet: Diyanet Meali

İnanıp salih ameller işleyenler için Rahmân, (gönüllere) bir sevgi koyacaktır.

Rad Suresi 29. Ayet: Diyanet Meali (Yeni)

İnanan ve salih amel işleyenler için, mutluluk ve güzel bir dönüş yeri vardır.

Bakara Suresi 153. Ayet: Diyanet Meali

Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allahʼtan yardım dileyin. Şüphe yok ki, Allah sabredenlerle beraberdir.

Ali İmran Suresi 104. Ayet: Diyanet Meali (Yeni)

Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır.

Nisa Suresi 173. Ayet: Diyanet Meali (Yeni)

İman edip salih ameller işleyenlere gelince, (Allah) onların mükâfatlarını eksiksiz ödeyecek ve lütfundan onlara daha da fazlasını verecektir. Allah’a kulluk etmekten çekinenlere ve büyüklük taslayanlara gelince; (Allah) onları elem dolu bir azaba uğratacaktır ve onlar kendilerine Allah’tan başka bir dost ve yardımcı da bulamayacaklardır.

Hadis: Orta Yolu Tutunuz

Ebû Hüreyre radıyallanu anh’dan rivayet edildiğine göre, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Din kolaylıktır. Dini aşmak isteyen kimse, ona yenik düşer. O halde, orta yolu tutunuz, en iyiyi yapmaya çalışınız, o zaman size müjdeler olsun; günün başlangıcından, sonundan ve bir miktar da geceden faydalanınız.”

(Buhârî, Îmân 29. Ayrıca bk. Nesâî, Îmân 28)

Meryem Suresi 59. Ayet: Diyanet Meali

Onlardan sonra, namazı zayi eden, şehvet ve dünyevî tutkularının peşine düşen bir nesil geldi. Onlar bu tutumlarından ötürü büyük bir azaba çarptırılacaklardır.

Bakara Suresi 143. Ayet: Diyanet Meali (Yeni)

... Allah, imanınızı boşa çıkaracak değildir. Şüphesiz Allah, insanlara çok şefkatli ve çok merhametlidir.

Fussilet Suresi 33. Ayet: Diyanet Meali (Yeni)

Allah’a çağıran, salih amel işleyen ve “Kuşkusuz ben müslümanlardanım” diyenden daha güzel sözlü kimdir?

İslam' a Kimsenin İtiraz Hakkı yoktur

 

Ahzab Suresi 36. Ayet: Diyanet Meali (Yeni)

Allah ve Resûlü bir iş hakkında hüküm verdikleri zaman, hiçbir mü’min erkek ve hiçbir mü’min kadın için kendi işleri konusunda tercih kullanma hakları yoktur. Kim Allah’a ve Resûlüne karşı gelirse, şüphesiz ki o apaçık bir şekilde sapmıştır.

Allah Dilediğini saptırır, dilediğini doğru yola iletir

 

Nahl Suresi 16.93. Ayet: Diyanet Meali 

Allah dileseydi, sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Yapmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.

Enam Suresi 125. Ayet: Diyanet Meali (Yeni)

Allah, her kimi doğruya erdirmek isterse, onun göğsünü İslâm’a açar. Kimi de saptırmak isterse, onun da göğsünü göğe çıkıyormuşçasına daraltır, sıkar. Allah, inanmayanlara azap (ve sıkıntıyı) işte böyle verir.

Hadis: Dünya Hayatı ve Ahiret Hayatı

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: 

“Dünya mü’minin zindanı, kâfirin de cennetidir.”

Müslim, Zühd 1. Ayrıca bk. Tirmizî, Zühd l6; İbni Mâce, Zühd 3

Hadis: Dünyadan uzaklaştırır, kendine yaklaştırır

(1972)- Katâde İbnu Nu'mân (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Allah bir kulu sevdi mi, onu dünyâdan korur. Tıpkı sizden birinin hastasına suyu yasaklaması gibi." (Tirmizî, Tıbb 1, (2037).

MÜMİN ÜÇ ŞEYDEN BOŞ KALMAZ:

- Fakirlik
- Hakirlik
- Bela

ANLAŞILAN                    :

Ya fakir olur, ya insanların gözünde hakir olur, ya da hasta olur. Bazen üçü birden olur bende olduğu gibi, bazen ikiye bir, ama birinden boş kalmaz.
Çünkü imanlı günah işledikçe cezalandırılır ki günahlarının bedelini cehennemde ödemesin dünyada çeksin bitsin diye....

Hadis: Kolaylaştırınız

Enes radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

 

“Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız. Müjdeleyiniz, ürkütmeyiniz.”

 

Buhâr, İlim 11, Edeb 80, Cihâd 164; Müslim, Cihâd 6-7. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Edeb 17

Hadis: Allah' ın Kullarına Tavrı

Resulullah (sav) buyurdular ki:

"Allah Teala Hazretleri diyor ki: Ben, kulumun  benim hakkımda yaptığı zanna göreyim. O, beni zikretti mi onunla beraberim. Eğer o beni nefsinde zikrederse ben de onu onunkinden daha hayırlı bir cemaat içerisinde zikrederim. O bana bir karış yaklaşırsa ben ona bir  zira yaklaşırım, o bana bir zira' yaklaşırsa ben ona bir kulaç yaklaşırım. O bana yürüyerek gelirse, ben ona koşarak giderim."

[Buhari, Tevhid 50; Müslim, Zikr 2, (2675); Tirmizi, Da'avat 142, (3598)]

ALLAH (C.C.) KİMİ SEVER

Allah,Kendi Yolunda Saf Bağlayarak Savaşanları Sever

Saff Suresi 4. Ayet: “İyi bilin ki, Allah kendi yolunda kurşunlu bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever.”

 

Allah, Adil Olanları Sever

Hucurat Suresi 9. Ayet: “Eğer müminlerden iki topluluk birbirleriyle savaşırlarsa aralarını düzeltiniz; eğer biri diğeri üzerine saldırırsa, saldıranlarla Allah’ın buyruğuna dönmelerine kadar savaşınız; eğer dönerlerse aralarını adaletle bulunuz, adil davranınız, şüphesiz Allah adil davrananları sever.”

 

Allah Muhsinleri – İyilik Edenleri Sever

Ali İmran Suresi 134. Ayet: “Onlar bollukta ve darlıkta sarf ederler, öfkelerini yenerler, insanların kusurlarını affederler.

Allah iyilik yapanları sever.”

 

Allah, Tevekkül Edenleri Sever

Ali İmran Suresi 159. Ayet: “İşler hakkında onlarla müşavere et. Bir kere de azmettin mi artık Allah’a tevekkül et. Muhakkak Allah, tevekkül edenleri sever.”

Tevekkül: Tevekkül'ün dini terim olarak anlamıysa, bir amaca ulaşmak için gerekli olan her türlü önlemi alarak; elinden gelen tüm gayreti gösterdikten sonra kalben Allah'a bağlanıp ona güvenmek, sonucu Allah'tan beklemek anlamına gelmektedir.

 

Allah, Tevbe Edenleri Sever

Bakara Suresi 222. Ayet: “Şunu iyi bilin ki, Allah tevbe edenleri de sever, temizlenenleri de sever.”

 

Allah, Muttakileri Sever

Ali İmran Suresi 76. Ayet: “Hayır, öyle değil Kim sözünü yerine getirir ve günahtan sakınırsa bilsin ki Allah takva sahiplerini sever.”

 

Allah, Sabredenleri Sever

Ali İmran Suresi 146. Ayet: “Nice peygamberler vardı ki, beraberinde birçok Allah erleri bulunduğu halde savaştılar da, bunlar, Allah yolunda başlarına gelenlerden dolayı gevşeklik ve zaaf göstermediler, boyun eğmediler. Allah sabredenleri sever.”

 

Allah, Temizlenenleri Sever

Tevbe Suresi 149. Ayet: “Onun için kesinlikle orada namaza durma! Ta ilk gününde temeli takva üzerine kurulan mescit, içinde namaz kılmana elbette daha layıktır. Onun içerisinde tertemiz olmayı seven kimseler vardır. Allah da çokça temizlenenleri sever.”

 

Allah, Peygamber’e Tâbi Olanları – Uyanları Sever

Ali İmran Suresi 31. Ayet: “De ki: Allah’ı seviyorsanız bana uyun. Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah affeder ve merhamet eder.”

Hadis: Allah' ın Tavrı

"Allah Teala Hazretleri diyor ki: Ben, kulumun  benim hakkımda yaptığı zanna göreyim. O, beni zikretti mi onunla beraberim. Eğer o beni nefsinde zikrederse ben de onu onunkinden daha hayırlı bir cemaat içerisinde zikrederim. O bana bir karış yaklaşırsa ben ona bir  zira yaklaşırım, o bana bir zira' yaklaşırsa ben ona bir kulaç yaklaşırım. O bana yürüyerek gelirse, ben ona koşarak giderim." 

[Buhari, Tevhid 50; Müslim, Zikr 2, (2675); Tirmizi, Da'avat 142, (3598)]

ALLAH (C. C.) KİMLERİ SEVMEZ

Enam Suresi 141. Ayet: (Allahü teâlâ, israf edenleri sevmez.)

Lokman Suresi 18. Ayet: (Allahü teâlâ, kendini beğenip övünen hiç kimseyi sevmez.)

Bakara Suresi 205. Ayet: …Allah, fesadı sevmez.

Bakara Suresi 276. Ayet: …Allah, nankörlüğe batmış günahkârların hiçbirini sevmez.

Ali İmran Suresi 32. Ayet: …Allah, küfre sapanları sevmez.

Ali İmran Suresi 57. Ayet: …Allah, zalimleri sevmez.

Ali İmran Suresi 140. Ayet: …Allah, zulme sapanları sevmez.

Nisa Suresi 36. Ayet: …Allah, kasılıp böbürlenen şımarıkları sevmez.

Nisa Suresi 107. Ayet: …Allah, sürekli hainlik eden günahkârı sevmez.

Allah' ın Kullarına Sevgisi ve Yaklaşım Tarzı

Hadis: Veli Kuluna Tavrı

Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Allah Teâla Hazretleri şöyle ferman buyurdu:"

"Kim benim veli kuluma düşmanlık ederse, ben de ona harp ilan ederim. Kulumu bana yaklaştıran şeyler arasında en çok hoşuma gideni, ona farz kıldığım (aynî veya kifaye) şeyleri  eda etmesidir. Kulum bana nafile ibadetlerle yaklaşmaya devam eder, sonunda sevgime erer. Onu bir sevdim mi artık ben onun işittiği kulağı, gördüğü gözü, tuttuğu eli, yürüdüğü ayağı (aklettiği kalbi, konuştuğu dili) olurum. Benden bir şey isteyince onu veririm, benden sığınma talep etti mi onu himayeme alır, korurum. Ben yapacağım bir şeyde, mümin kulumun ruhunu kabzetmedeki tereddüdüm kadar hiç tereddüte düşmedim: O ölümü sevmez, ben de onun sevmediği şeyi sevmem." (Buhârî, Rikak 38.)

Hadis: Kuluma Koşarım

Ebu Hureyre -radıyallahu anh- merfû olarak rivayet ediyor: Allah Teâlâ buyurdu ki: «Ben kulumun zannı üzereyim. Beni zikredip andığı sürece onunla beraberim. Çölde devesini kaybedip sonra bulan kimsenin sevinmesinden çok, Allah Teâlâ, kulunun tövbe etmesine sevinir. Kulum bana bir karış yaklaşırsa, ben ona bir arşın yaklaşırım. Kulum bana bir arşın yaklaşırsa, ben ona bir kulaç yaklaşırım. Eğer o bana yürüyerek gelirse, ben ona koşarak varırım.» Muttefakun aleyh. Hadisin bu lafızları İmam Müslim'de geçen bir rivayete aittir. Bir önceki babta ilgili şerh yapılmıştır. Buharî ve Müslim'in rivayetinde; «Beni zikrettiği zaman muhakkak onunla beraber olurum.» lafzı bulunmaktadır. Yukarıda zikredilen rivayette "Haysu" ifadesi geçmektedir. Her iki lafız da sahihtir.  

bottom of page