top of page

Elbisede Yasaklanan Renkler İle İlgili Konular

 

Hadis: Kırmızı Elbise

İmran bin Husayn (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Ben el-Urcuvana binmem! Kırmızıya boyanmış elbise de giyinmem! İpekle kenar geçirilmiş kamis da giyinmem!’ buyurdu...”

 

El-Urcuvan: “Kırmızı yün, çok şiddetli kırmızı, kırmızı boya ve kırmızı kumaştan içine pamuk doldurularak küçük minder gibi yapılan çuldur. Binici onu, hayvanı kürtünleyeceği zaman kürtünün altına koyar.”

Ebu Davud 4048

 

Hadis: Halis Kırmızı Elbise

Ali (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Halis kırmızı meyâsire yasaklandı!”

El-Meyâsire: “At, deve vb. binit hayvanlarının üzerine konan kırmızı renkli eğer yastığıdır. Bu kelime, elbisenin üstüne giyilen üstlük manasına da gelmektedir.”

Ebu Davud 4050, Nesei 8/169, İbni Mace 3601, Albânî Sahiha 2395

 

Hadis: Kırmızı Misire

Ali (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) beni altın yüzük takmaktan, kassî giymekten ve kırmızı el-Mîsireden yasakladı!”

El-Mîsire: “Meyasire kelimesinin tekilidir, meyasire kelimesinin izahı ise yukarıda geçti.”

Ebu Davud 4051

 

Hadis: Altın Yüzük Yasaktır

 Ali (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana dört şeyi yasakladı:

1) Altın yüzük takmamı,

2) El-Kassî giyinmemi,

3) Rükûda ve secdede olduğum halde Kur’an okumamı,

4) Usfurla boyanmış elbise giyinmemi.”

El-Usfur: “Sulak ve kurak yerlerde yetişen bir bitkidir onunla elbise boyanır.”

Müslim 2078/31, Nesei 5194

 

Hadis: Usfurlu Elbise

Abdullah bin Amr (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üzerimde usfur bitkisiyle boyanmış iki elbise gördü de:

−‘Bu elbiseyi giyinmeni sana annen mi emretti?’ buyurdu.

Ben onları yıkarım dedim.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Şüphesiz bu kâfirlerin elbiselerindendir! Sen bunu giyinme! Bilakis sen bunları yak!’ buyurdu.”

Müslim 2077/28

 

Erkekler Zağferanla Boyanmış Elbise Giyemez!

(22) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) erkeğin zağferan ile elbisesini boyamasını yasakladı!”

Müslim 2101/77, Buhari 5895

 

(23) Ammar bin Yasir (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Ehlimin yanına akşamleyin geldim, iki elimde iyice çatlamıştı. Ehlim tedavi için benim elimin çatlaklarına zağferan yaptılar. Sabah olunca Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e gittim ve kendisine selam verdim.

 

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) selamımı almadı, bana merhaba da demedi.

Bana:

−‘Git bu zağferanı yıka! Kendinden gider!’ buyurdu.

Ben gittim onu yıkadım. Sonra geldim, ancak üzerimde zağferandan izler kalmıştı kendisine selam verdim.

 

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e selamımı almadı, bana merhaba da demedi.

Bana:

−‘Git bu zağferanı yıka! Kendinden gider!’ buyurdu.

Ben gittim onu yıkadım. Sonra geldim, kendisine selam verdim.

 

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) selamımı aldı, bana merhaba etti ve:

−‘Kuşkusuz ki melekler, kâfirin cenazesine, zağferan sürünen ve cünüp kimselerin yanında hayır ile hazır bulunmazlar!’ buyurdu.

Ammar (Radiyallahu Anh) dedi ki:

−Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), cünüp kimseye uyuyacağı veya yiyeceği yahut içeceği vakit abdest almasına ruhsat verdi.”

Ebu Davud 4176

 

Hadis: Üç Kişiye Melekler Yaklaşmaz

Ammar bin Yasir (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Üç kimseye melekler yaklaşmaz!

1) Kâfirin cifesi,

2) Haluk kokusu sürünen ve

3) Abdest alması müstesna cünüp kimsedir!’ buyurdu.”

El-Haluk: “Çoğunluk kısmı zağferan safran olan bir nevi esansın adıdır.”

Ebu Davud 4180

 

Hadis: Kırmızı Renkli Elbisenin Kadınlara Caizliği

Abdullah bin Amr (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber Seniyyeden indik. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir ara bana baktı. Benim üzerimde usfur bitkisi ile kırmızıya boyanmış rıta vardı.

 

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana:

−‘Üzerindeki bu rıta nedir?’ buyurdu.

Ben Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in kerih gördüğü şeyi anladım. Müteakiben ailemin yanına geldim. Onlar kendilerine ait bir fırını tutuştu-ruyorlardı. Ben rıtayı onun içine attım. Sonra ertesi gün Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e geldim.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Ey Abdullah! Rıtayı ne yaptın?’ buyurdu.

Ben onu haber verdim.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Onu ehlinden bazısına giydirseydin. Onun kadınlar için bir beis yoktu!’ buyurdu.”

Er-Rıta: “Tek kat dokuma bir nevi elbisedir. İnce ve yumuşak elbiseye de yine rıta denir. Rıtanın diğer bir ismi de er-Raytadır.”

Ebu Davud 4066, İbni Mace 3603

 

Hadis: Sarı Renkli Giysi Kadınlara Caizdir

Halid bin Saîd’in kızı Ümmü Halid (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

“Küçükken üzerimde sarı bir gömlek olduğu halde, babamla beraber Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e geldim.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Seneh, seneh’ buyurdu.

Bu kelime Habeş dilinde güzel demektir.

Ümmü Halid dedi ki:

−Ben gidip Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in iki küreği arasındaki Nübüvvet mührü ile oynamaya başladım. Babam beni bundan menetti.

Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Çocuğu bırak!’ buyurdu.

Sonra da bana:

−‘Gömleğini eskitesin parçalayasın, sonra eskitesin parçalayasın, sonra eskitesin parçalayasın’ buyurdu.”

Buhari 2863

 

ANLAŞILAN                        :

Üzerinde kalın dalgalı ipek bulunan, Mısır yapımı bir nevi libası giymek haramdır.

Kırmızı altlık giymek haramdır. 

Erkeğe kalın ve nakışlı giymek haramdır.

Kırmızı kumaş elbise giyinmek haramdır. 

Zaferan(Açık Mor) giyinmek haramdır. 

Ata kırmızılı eğer yastığı ve çulu takılması haramdır.

Altın yüzük takmak erkeğe haramdır.

Kadınlara kırmızı elbise giymek helaldir. (Serbesttir)

Kadınlara sarı elbise giymek helaldir. 

İslamda Erkeğin Kırmızı Elbise Giymesi Hakkında

 

Nisa Suresi 31. Ayet: Diyanet Meali:

Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.

Hadis: Pegamberimizin Kırmızı Elbiseyi Çıkar Demesi

4066... (Amr b. Şuayb'ın) dedesi (Abdullah b. Amr b. Âs)'dan rivayet olunmuştur, dedi ki:

Rasulullah (s.a.v) ile birlikte (Ezahir dağ yolu denilen) dağ yolundan iniyorduk. (Bir ara) Rasulullah (s.a.v) dönüp bana baktı. Benim üzerimde de aspurla boyanmış, tek desenli sade bir giysi vardı. 

“Üzerindeki bu giysi de nedir?" diye sordu. 

Ben onun bundan hoşlanmadığım hemen anlamıştım. Doğru tandırlarını yakmakta olan ev halkının yanına vardım ve bu elbiseyi tandıra attım. Sonra ertesi gün Peygamber'in yanına vardım.

"Ey Abdullah, o elbiseyi ne yaptın?" dedi. (Ben de yaptıklarımı teker teker) ona anlattım.

"Keşke onu aile halkından bazılarına giydirseydin. Çünkü bunda kadınlar için bir sakınca yoktur" (İbn-i Mâce, Libas 21) buyurdu. (Ebu Davud, Giyim kuşam, 4066)

Aspur: Çiçeklerden elde edilen kırmızı boya

Hadis: Altlı ve Üstlü Kırmızı Elbisenin Yasaklanması

4069... Abdullah b. Amr'dan rivayet olunmuştur; dedi ki: Üzerinde (biri eteklik diğeri de gömlek olmak üzere) iki kırmızı giysi bulunan bir adam Peygamber (s.a.v)'e (selam vererek) geçti de Peygamber (s.a.v) onun selamını almadı. (Tirmizî. Edeb 45; Ebu Davud, Giyim kuşam, 4069)

Hadis: Pegamberimizin Elbisesi

4073... (Hilal b. Amir b. Amr'ın) babasından rivayet olunmuştur; dedi ki:

Rasulullah (s.a.v)'ı, Mina'da bir katır üzerinde hutbe okurken gördüm. Üstünde kırmızı bir elbise vardı. Ali de (onun) önünde (duruyor ve onun) sözlerini yüksek sesle tekrarlayarak uzaklara iletiyordu. (Ebu Davud, Giyim kuşam, 4073)

 

ANLAŞILAN                        :

İslamda erkek üst elbisesi de olsa alt elbisesi de olsa kırmızı giyemez. Bu erkeğe haram kılınmıştır.

MÜSLÜMAN' IN KIYAFETİ HAKKINDA TEFSİR

 

KONU HAKKINDA AYETLER

Kehf Suresi 31. Ayet: Diyanet Meali:

İşte onlar için içlerinden ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Orada tahtlar üzerine kurularak altın bileziklerle süslenecekler, ince ve kalın ipekten yeşil giysiler giyeceklerdir. O ne güzel karşılıktır! Cennet de ne güzel bir yaslanacak yerdir!

 

KONU HAKKINDA HADİSLER

Hadis: Kırmızı Elbise

İmran bin Husayn (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Ben el-Urcuvana binmem! Kırmızıya boyanmış elbise de giyinmem! İpekle kenar geçirilmiş kamis da giyinmem!’ buyurdu...”

 

El-Urcuvan: “Kırmızı yün, çok şiddetli kırmızı, kırmızı boya ve kırmızı kumaştan içine pamuk doldurularak küçük minder gibi yapılan çuldur. Binici onu, hayvanı kürtünleyeceği zaman kürtünün altına koyar.”

Ebu Davud 4048

 

Hadis: Halis Kırmızı Elbise

Ali (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Halis kırmızı meyâsire yasaklandı!”

El-Meyâsire: “At, deve vb. binit hayvanlarının üzerine konan kırmızı renkli eğer yastığıdır. Bu kelime, elbisenin üstüne giyilen üstlük manasına da gelmektedir.”

Ebu Davud 4050, Nesei 8/169, İbni Mace 3601, Albânî Sahiha 2395

 

Hadis: Kırmızı Misire

Ali (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) beni altın yüzük takmaktan, kassî giymekten ve kırmızı el-Mîsireden yasakladı!”

El-Mîsire: “Meyasire kelimesinin tekilidir, meyasire kelimesinin izahı ise yukarıda geçti.”

Ebu Davud 4051

 

Hadis: Altın Yüzük Yasaktır

 Ali (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana dört şeyi yasakladı:

1) Altın yüzük takmamı,

2) El-Kassî giyinmemi,

3) Rükûda ve secdede olduğum halde Kur’an okumamı,

4) Usfurla boyanmış elbise giyinmemi.”

El-Usfur: “Sulak ve kurak yerlerde yetişen bir bitkidir onunla elbise boyanır.”

Müslim 2078/31, Nesei 5194

 

Hadis: Usfurlu Elbise

Abdullah bin Amr (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üzerimde usfur bitkisiyle boyanmış iki elbise gördü de:

−‘Bu elbiseyi giyinmeni sana annen mi emretti?’ buyurdu.

Ben onları yıkarım dedim.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Şüphesiz bu kâfirlerin elbiselerindendir! Sen bunu giyinme! Bilakis sen bunları yak!’ buyurdu.”

Müslim 2077/28

 

Erkekler Zağferanla Boyanmış Elbise Giyemez!

(22) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) erkeğin zağferan ile elbisesini boyamasını yasakladı!”

Müslim 2101/77, Buhari 5895

 

(23) Ammar bin Yasir (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Ehlimin yanına akşamleyin geldim, iki elimde iyice çatlamıştı. Ehlim tedavi için benim elimin çatlaklarına zağferan yaptılar. Sabah olunca Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e gittim ve kendisine selam verdim.

 

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) selamımı almadı, bana merhaba da demedi.

Bana:

−‘Git bu zağferanı yıka! Kendinden gider!’ buyurdu.

Ben gittim onu yıkadım. Sonra geldim, ancak üzerimde zağferandan izler kalmıştı kendisine selam verdim.

 

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e selamımı almadı, bana merhaba da demedi.

Bana:

−‘Git bu zağferanı yıka! Kendinden gider!’ buyurdu.

Ben gittim onu yıkadım. Sonra geldim, kendisine selam verdim.

 

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) selamımı aldı, bana merhaba etti ve:

−‘Kuşkusuz ki melekler, kâfirin cenazesine, zağferan sürünen ve cünüp kimselerin yanında hayır ile hazır bulunmazlar!’ buyurdu.

Ammar (Radiyallahu Anh) dedi ki:

−Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), cünüp kimseye uyuyacağı veya yiyeceği yahut içeceği vakit abdest almasına ruhsat verdi.”

Ebu Davud 4176

 

Hadis: Üç Kişiye Melekler Yaklaşmaz

Ammar bin Yasir (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Üç kimseye melekler yaklaşmaz!

1) Kâfirin cifesi,

2) Haluk kokusu sürünen ve

3) Abdest alması müstesna cünüp kimsedir!’ buyurdu.”

El-Haluk: “Çoğunluk kısmı zağferan safran olan bir nevi esansın adıdır.”

Ebu Davud 4180

 

Hadis: Kırmızı Renkli Elbisenin Kadınlara Caizliği

Abdullah bin Amr (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber Seniyyeden indik. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir ara bana baktı. Benim üzerimde usfur bitkisi ile kırmızıya boyanmış rıta vardı.

 

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana:

−‘Üzerindeki bu rıta nedir?’ buyurdu.

Ben Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in kerih gördüğü şeyi anladım. Müteakiben ailemin yanına geldim. Onlar kendilerine ait bir fırını tutuştu-ruyorlardı. Ben rıtayı onun içine attım. Sonra ertesi gün Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e geldim.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Ey Abdullah! Rıtayı ne yaptın?’ buyurdu.

Ben onu haber verdim.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Onu ehlinden bazısına giydirseydin. Onun kadınlar için bir beis yoktu!’ buyurdu.”

Er-Rıta: “Tek kat dokuma bir nevi elbisedir. İnce ve yumuşak elbiseye de yine rıta denir. Rıtanın diğer bir ismi de er-Raytadır.”

Ebu Davud 4066, İbni Mace 3603

 

Hadis: Sarı Renkli Giysi Kadınlara Caizdir

Halid bin Saîd’in kızı Ümmü Halid (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

“Küçükken üzerimde sarı bir gömlek olduğu halde, babamla beraber Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e geldim.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Seneh, seneh’ buyurdu.

Bu kelime Habeş dilinde güzel demektir.

Ümmü Halid dedi ki:

−Ben gidip Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in iki küreği arasındaki Nübüvvet mührü ile oynamaya başladım. Babam beni bundan menetti.

Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Çocuğu bırak!’ buyurdu.

Sonra da bana:

−‘Gömleğini eskitesin parçalayasın, sonra eskitesin parçalayasın, sonra eskitesin parçalayasın’ buyurdu.”

Buhari 2863

 

TAKKE, SARIK VE CÜPPE GİYMEK

TAKKE VE SARIK

Hadis: Ebu Kebşe el-Enmârî anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın ashabının kalansuveleri geniş idi.” [Tirmizî, Libas 40, (1783).]

Kalansuvenin Arapça lügatlerdeki karşılığı takke, fes, başlıktır. Başa takılan takke olarak karşılık bulur. Tirmizinin naklettiği rivayetten takkenin sünnet olduğunu anlıyoruz. 

Hadis: Başka bir hadis-i şerifte:

   “Bizimle müşrikler arasındaki fark, kalansuveler üzerindeki sarıklardır.” (Ebu Dâvud, Libas 24, (4078); Tirmizi, Libâs 47, (1785).

Hadis: Müslim “Sahih”inde ‚Amr b. Hurays’ten şunu nakleder: “Allah Resûlünü minberde, başında siyah bir sarık varken gördüm. Sarığın iki ucunu iki omuzu arasına sarkıtmıştı.” Yine Müslim’in Câbir b. Abdillah’tan bir rivayeti de söyledir: “Allah Resulü Mekke’ye, başında siyah bir sarık varken girdi.”

Hadis:    İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm başına sarık sardığı zaman, ucunu iki omuzu arasından sarkıtırdı.”

Tirmizî, Libâs 12, (1736).

Hadis:    Amr İbnu Hureys radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ı gördüm, üzerinde siyah bir sarık vardı. İki ucunu omuzları arasından sarkıtmıştı.”

Müslim, Hacc 453, (1359); Ebu Dâvud; Libâs 24, (4077); Nesâî, Zînet 109, (8, 211).

Hadis:    Abdurrahman İbnu Avf radıyallahu anh: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm bana bir sarık sardı.” (Ebu Davut)

Hadis:    Zuhrî şöyle demiştir: Bana Salim, babası Abdullah ibn Umer(Radıyallahu anh)’den haber verdi ki, Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: “İhrama giren kimse ne gömlek, ne sarık, ne şalvar, ne bornus, ne cehrî veya zağferânla boyanmış bir kumaş, ne ayakkabı giyer. Ancak iki terlik bulamayan kimse için ayakkabı giyme ruhsatı vardır. Şöyle ki, iki terlik bulamayan kimse, ayakkabıları topukların aşağısından keser” (buhari)

   Bu hadis-i şeriften de ihramda yasaklanan sarığın normalde sarıldığını anlıyoruz.

Hadis:    (Abdullah b. Sa’d b. Osman’ın) babası Sa’d’dan rivayet olunmuştur; dedi ki: Buhara’da beyaz bir katıra binmiş, (başı) üzerinde ipekli siyah sarık bulunan bir adam gördüm. “Bunu bana Resulullah giydirdi” diyordu. Bu (hadis) Osman’ın rivayet ettiği lafızlarladır. (Çünkü senedde geçen ve) ihbar (ifâde eden “ahberenî” kelimesi) Osman’ın rivayetinde bulunmaktadır. (Tirmizi, tefsir sure (69) 2)

Hadis:    “… Amr bin Hureys (RadtyaUâhü ank)’âen; Şöyle söylemiştir;

   Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), başında siyah bir sarık ve sarığın uçlarını omuzlan arasına sarkıtmış vaziyette gözlerimin önündedir, sanki O’na bakıyorum.”

(İbni Mace)

Hadis:    Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem başında siyah bir sarık olduğu halde halka hutbe okudu. (Müslim, Hac 452–453)

 

CÜBBE

Hadis:    “… Ubâde bin es-Sâmit (Radıyallâhü ank)’den; Şöyle demiştir:

Resûlullah (Sallallahû Aleyhi ve Sellem) kolları dar, yünden mamul bir Rûmî cübbeyi giymiş olarak bir gün (evden) yanımıza çıktı ve o cübbeyle bize namaz kıldırdı. Üzerinde o cübbeden başka (elbiseden) bir şey yoktu.” (Sünen-i İbni Mace)

Hadis:    Mugîre İbni Şu’‘be radıyallahu anh şöyle dedi:

   Bir gece Nebî sallallahu aleyhi ve sellem ile yolculukta idim. Bana:

“– Yanında su var mı?” dedi. Ben:

Evet, diye cevap verdim. Bunun üzerine devesinden inip yürüdü ve gecenin karanlığında gözden kayboldu. Sonra geldi. Ben tulumdan eline su döktüm; yüzünü yıkadı. Üzerinde yünden yapılmış bir cübbe vardı. Kollarını yeninden çıkaramadı da cübbenin altından çıkarmak suretiyle yıkadı ve başını mesh etti… (Riyazü’s-Salihin)


 

ANLAŞILAN                             :

İpek Elbise Giymek

Ayette açıkça herkesin Cennette ilk başta kalın ve ince yeşil ipekten bir elbise giyeceği bildiriliyor.

Daha sonrada yeşil kalın ince ipekten elbise giyilebileceği manasına gelir.

Demek oluyor ki kadında, erkekte ipek giyebilir.

Gece elbisesi ise gece yatarken giyilen kıyafettir.

İpekte olabilir, kumaşta olabilir. Bu konuda bir yasak yoktur.

Cüppe Sarık Giymek

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S. a. v.) namaz kıkdırırken veya namaz kıkarken sarık ve cüppe giyerdi. 

Peygamberimiz siyah sarıkta giyerdi. 

Sarıkların iki ucu sarkardı. 

Kıyafette Yasaklar

Üzerinde kalın dalgalı ipek bulunan, Mısır yapımı bir nevi libası giymek haramdır.

Kırmızı altlık giymek haramdır. 

Erkeğe kalın ve nakışlı giymek haramdır.

Kırmızı kumaş elbise giyinmek haramdır. 

Zaferan(Açık Mor) giyinmek haramdır. 

Ata kırmızılı eğer yastığı ve çulu takılması haramdır.

Altın yüzük takmak erkeğe haramdır.

Kadınlara kırmızı elbise giymek helaldir. (Serbesttir)

Kadınlara sarı elbise giymek helaldir.

 

SONUÇ:

Müslüman temiz kıyafetler giymelidir. Etrafında saygı uyandırmalıdır. Yukarıda serbest ve yasaklar olsada genel olarak giyilmesi gereken bir kıyafet tarzı vardır.

Peygamber Efendimiz kafirlerin tersini yapmaya gayret ederdi. Onlar saç uzatsa saçını kısaltır, onlar saçını kısaltsa uzatırdı. Lakin sizden kim kafirlere benzerse onlardan olur, demiştir.

Fasıkların Kıyafet Giyimi

Günümüzde kafirler, fasıklar; saç uzatır, döğme yaptırır, aykırı giyim ve saç tarzları vardır. açık saçık giyinir. Sıktırmalı, düşük bel kot giyerler. Makyaj yaparlar.

Müslümanların Kıyafet Giyimi

Müslüman' ın güzel ahlakı kıyafetine ve konuşmasına yansımalı ve düzgün doğru kimseler olmalıdır.

İşte günümüzde Erkeklerde İslam giyimi; 

Kısa düzgün saç ve düzgün sakal tıraşı olmak. Saçlar ve sakallar abuk subuk olmamalıdır.

Kıyafetler vücuda yapışmayan bol ve sade çok cancanlı renkler olmamalıdır, mat renkler tercih edilmelidir. 

Cüppe, sarık, takım elbise vb. bol kıyafetler giyilmelidir. İffetinizi koruduğunuz için sevap olur. 

Kot pantolonlar sıktırmalı veya beli düşük olmamalı, üzerinde garip yazılar olmamalı yırtık pırtık olmamalıdır.

İşte günümüzde Kadınlarda İslam giyimi; 

Bulüzlar göğüs dekolteli, etekler derin yırtmaçlı olmamalıdır.

Eşarplar mat renkte olmalı, canlı renklerde olmamalıdır. Eşarplar deve hörgücü gibi bağlanmamalı mümkünse türban tercih edilmelidir.

 

Makyaj zinete girer ancak İslamda belirtilen bazı yakın akrabalara gösterilebilir, o yüzden makyajla dışarı çıkılmamalıdır.

Kot pantolonlar sıktırmalı veya beli düşük olmamalı, üzerinde garip yazılar olmamalı yırtık pırtık olmamalıdır.

Kıyafetler vücuda yapışmayan bol ve sade çok cancanlı renkler olmamalıdır, mat renkler tercih edilmelidir. 

İSLAMDA İPEK GİYİNMEK VE GECE ELBİSESİ HAKKINDA

 

Kehf Suresi 31. Ayet: Diyanet Meali:

İşte onlar için içlerinden ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Orada tahtlar üzerine kurularak altın bileziklerle süslenecekler, ince ve kalın ipekten yeşil giysiler giyeceklerdir. O ne güzel karşılıktır! Cennet de ne güzel bir yaslanacak yerdir!

 

ANLAŞILAN                         :

Ayette açıkça herkesin Cennette ilk başta kalın ve ince yeşil ipekten bir elbise giyeceği bildiriliyor.

Daha sonrada yeşil kalın ince ipekten elbise giyilebileceği manasına gelir.

Demek oluyor ki kadında, erkekte ipek giyebilir.

Gece elbisesi ise gece yatarken giyilen kıyafettir.

İpekte olabilir, kumaşta olabilir. Bu konuda bir yasak yoktur.

NAMAZ KIYAFETİ HAKKINDA TEFSİR

 

KONU HAKKINDA AYETLER

Araf Suresi 26. Ayet: Diyanet Meali: Ey Âdemoğulları! Size avret yerlerinizi örtecek giysi ve süslenecek elbise verdik. Takva (Allah'a karşı gelmekten sakınma) elbisesi var ya, işte o daha hayırlıdır. Bu (giysiler), Allah'ın rahmetinin alametlerindendir. Belki öğüt alırlar (diye onları insanlara verdik).

Nur Suresi 31. Ayet: Diyanet Meali: Mü'min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zînet (yer)lerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar. Zinetlerini, kocalarından, yahut babalarından, yahut kocalarının babalarından, yahut oğullarından, yahut üvey oğullarından, yahut erkek kardeşlerinden, yahut erkek kardeşlerinin oğullarından, yahut kız kardeşlerinin oğullarından, yahut müslüman kadınlardan, yahut sahip oldukları kölelerden, yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden, yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkalarına göstermesinler. Gizledikleri zinetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey mü'minler, hep birlikte tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz!

Bakara Suresi 238. Ayet: Diyanet Meali

Namazları ve orta namazı aksatmadan kılın, huşû içinde Allah’ın huzurunda durun.

Bakara Suresi 45. Ayet: Diyanet Meali

Sabrederek ve namaz kılarak (Allah’tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah’a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir. 

 

KONU HAKKINDA HADİSLER

Hadis: Erkeğin Avret Yerleri

Erkeğin göbek ile dizleri arası avrettir. Ebû Dâvûd. "Libâs", 37

 

NAMAZIN FARZLARI

Namazın Dışındaki Farzları;

1- Hadesten taharet, (Abdest almak, Gusül etmek)

Delil:

Maide Suresi 5.6. Ayet: Diyanet Meali:

Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp iseniz, iyice yıkanarak temizlenin. Hasta olursanız veya seferde bulunursanız veya biriniz abdest bozmaktan (def-i hacetten) gelir veya kadınlara dokunur (cinsel ilişkide bulunur) da su bulamazsanız, o zaman temiz bir toprağa yönelin. Onunla yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin (Teyemmüm edin). Allah, size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez. Fakat O, sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz.

 

2- Necâsetten taharet, (Beden ve Namaz kılacağı yeri temiz olmak)

Delil:

Maide Suresi 5.6. Ayet: Diyanet Meali:

Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp iseniz, iyice yıkanarak temizlenin. Hasta olursanız veya seferde bulunursanız veya biriniz abdest bozmaktan (def-i hacetten) gelir veya kadınlara dokunur (cinsel ilişkide bulunur) da su bulamazsanız, o zaman temiz bir toprağa yönelin. Onunla yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin (Teyemmüm edin). Allah, size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez. Fakat O, sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz.

 

3- Setr-i avret. (Avret yerlerini örtmek)

Delil:

Nur Suresi 24.30. Ayet: Diyanet Meali:

Mü'min erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Bu davranış onlar için daha nezihtir. Şüphe yok ki, Allah onların yaptıklarından hakkıyla haberdardır.

Nur Suresi 24.31. Ayet: Diyanet Meali:

Mü'min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zînet (yer)lerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar. Zinetlerini, kocalarından, yahut babalarından, yahut kocalarının babalarından, yahut oğullarından, yahut üvey oğullarından, yahut erkek kardeşlerinden, yahut erkek kardeşlerinin oğullarından, yahut kız kardeşlerinin oğullarından, yahut müslüman kadınlardan, yahut sahip oldukları kölelerden, yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden, yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkalarına göstermesinler. Gizledikleri zinetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey mü'minler, hep birlikte tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz!

 

4- Îstikbal-i kıble, (Kıbleye dönmek)

Delil:

Bakara Suresi 144. Ayet: Diyanet Meali:

(Ey Muhammed!) Biz senin çok defa yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu (vahiy beklediğini) görüyoruz. (Merak etme) elbette seni, hoşnut olacağın kıbleye çevireceğiz. (Bundan böyle), yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir. (Ey Müslümanlar!) Siz de nerede olursanız olun, (namazda) yüzünüzü hep onun yönüne çevirin. Şüphesiz kendilerine kitap verilenler, bunun Rabblerinden (gelen) bir gerçek olduğunu elbette bilirler. Allah, onların yaptıklarından habersiz değildir.

 

5- Vakit, (Vakitleri bilmek)

Delil:

Enam Suresi 6.92. Ayet: Diyanet Meali:

İşte bu (Kur'an) da, bereket kaynağı, kendinden öncekileri (ilâhî kitapları) tasdik eden ve şehirler anasını (Mekke'yi) ve bütün çevresini (tüm insanlığı) uyarasın diye indirdiğimiz bir kitaptır.  Ahirete iman edenler, ona da inanırlar. Onlar namazlarını vaktinde kılarlar.

 

6- Niyet, (Kılacağı namaza niyet etmek) 

Delil:

Nisa Suresi 4.43. Ayet: Diyanet Meali:

Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar, bir de -yolcu olmanız durumu müstesna- cünüp iken yıkanıncaya kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta olur veya yolculukta bulunursanız, veyahut biriniz abdest bozmaktan gelince ya da eşlerinizle cinsel ilişkide bulunup, su da bulamazsanız o zaman temiz bir toprağa yönelip, (niyet ederek onunla) yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin. Şüphesiz Allah, çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır.

 

Namazın İçindeki Farzları;

1- İftidah tekbiri, (Namaza başlarken “Allahü Ekber” demek)

Delil:

Muddesir Suresi 74.3. Ayet: Ali Bulaç Meali:

Rabbini tekbir et (yücelt).

 

2- Kıyam, (Ayakta durmak.)

Delil:

Bakara Suresi 2.238. Ayet: Muhammed Esed Meali:

Namazlarınıza ve namazı en uygun şekilde ifa etmeye dikkat edin; ve Allah'ın huzurunda içten bir bağlılıkla durun.

 

3- Kıraat, (Kur’an-ı Kerim okumak.)

Delil:

Muzemmil Suresi 73.20. Ayet: Diyanet Meali:

(Ey Muhammed!) Şüphesiz Rabbin, senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını ve üçte birini ibadetle geçirdiğini biliyor. Beraberinde bulunanlardan bir topluluk da böyle yapıyor. Allah, gece ve gündüzü düzenleyip takdir eder. Sizin buna (gecenin tümünde yahut çoğunda ibadete) gücünüzün yetmeyeceğini bildi de sizi bağışladı (yükünüzü hafifletti.) Artık, Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun. Allah, içinizde hastaların bulunacağını, bir kısmınızın Allah'ın lütfundan rızık aramak üzere yeryüzünde dolaşacağını, diğer bir kısmınızın ise Allah yolunda çarpışacağını bilmektedir. O hâlde, Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun. Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin, Allah'a güzel bir borç verin. Kendiniz için önceden ne iyilik gönderirseniz, onu Allah katında daha üstün bir iyilik ve daha büyük mükâfat olarak bulursunuz. Allah'tan bağışlama dileyin. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Bakara Suresi 2.45. Ayet: Diyanet Meali:

Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin.  Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.

4- Rüku etmek (Eğilmek) 

Delil:

Hac Suresi 22.77. Ayet: Diyanet Meali:

Ey iman edenler, rükû edin, secde edin, Rabbinize kulluk edin ve hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz.

 

5- Secde etmek, (Oturup alnı yere koymak) 

Delil:

Hac Suresi 22.77. Ayet: Diyanet Meali:

Ey iman edenler, rükû edin, secde edin, Rabbinize kulluk edin ve hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz.

 

6- Ka'de-i Ahire, (Son tabiyyata oturmak)

Delil:

Ali İmran Suresi 3.191. Ayet: Diyanet Meali:

Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. "Rabbimiz! Bunu boş yere yaratmadın, seni eksikliklerden uzak tutarız. Bizi ateş azabından koru" derler.


 

ANLAŞILAN                      :

İslam Dinine göre Namazın dışındaki farzlarda yani Namaza başlamadan önce yerine getirilecek farzlarda Setr-i Avret yani avret yerlerini örtmek vardır. 

Erkeğin avret yerleri göbek deliği ile diz kapağı arasıdır.

Kadının avret yerleri elve yüz gibi görünen kısımları müstesna tüm bedenidir.

Yani öncelikle avret yerlerinin örtülmesi zorunludur.

Ayrıca Namaz Huşu ve derinden saygı içinde kılınmalıdır. O ZAman Namaz için giyindiğiniz vakit avret yerlerinin örtülmesine ek olarak saygı gösterici kıyafetler de giyilmelidir.

Cüppe Sarık Giymek

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S. a. v.) namaz kıkdırırken veya namaz kıkarken sarık ve cüppe giyerdi. Peygamberimiz siyah sarıkta giyerdi. Sarıkların iki ucu sarkardı.

TAKKE, SARIK VE CÜPPE GİYMEK

 

TAKKE VE SARIK

Hadis: Ebu Kebşe el-Enmârî anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın ashabının kalansuveleri geniş idi.” [Tirmizî, Libas 40, (1783).]

Kalansuvenin Arapça lügatlerdeki karşılığı takke, fes, başlıktır. Başa takılan takke olarak karşılık bulur. Tirmizinin naklettiği rivayetten takkenin sünnet olduğunu anlıyoruz. 

Hadis: Başka bir hadis-i şerifte:

   “Bizimle müşrikler arasındaki fark, kalansuveler üzerindeki sarıklardır.” (Ebu Dâvud, Libas 24, (4078); Tirmizi, Libâs 47, (1785).

Hadis: Müslim “Sahih”inde ‚Amr b. Hurays’ten şunu nakleder: “Allah Resûlünü minberde, başında siyah bir sarık varken gördüm. Sarığın iki ucunu iki omuzu arasına sarkıtmıştı.” Yine Müslim’in Câbir b. Abdillah’tan bir rivayeti de söyledir: “Allah Resulü Mekke’ye, başında siyah bir sarık varken girdi.”

Hadis:    İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm başına sarık sardığı zaman, ucunu iki omuzu arasından sarkıtırdı.”

Tirmizî, Libâs 12, (1736).

Hadis:    Amr İbnu Hureys radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ı gördüm, üzerinde siyah bir sarık vardı. İki ucunu omuzları arasından sarkıtmıştı.”

Müslim, Hacc 453, (1359); Ebu Dâvud; Libâs 24, (4077); Nesâî, Zînet 109, (8, 211).

Hadis:    Abdurrahman İbnu Avf radıyallahu anh: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm bana bir sarık sardı.” (Ebu Davut)

Hadis:    Zuhrî şöyle demiştir: Bana Salim, babası Abdullah ibn Umer(Radıyallahu anh)’den haber verdi ki, Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: “İhrama giren kimse ne gömlek, ne sarık, ne şalvar, ne bornus, ne cehrî veya zağferânla boyanmış bir kumaş, ne ayakkabı giyer. Ancak iki terlik bulamayan kimse için ayakkabı giyme ruhsatı vardır. Şöyle ki, iki terlik bulamayan kimse, ayakkabıları topukların aşağısından keser” (buhari)

   Bu hadis-i şeriften de ihramda yasaklanan sarığın normalde sarıldığını anlıyoruz.

Hadis:    (Abdullah b. Sa’d b. Osman’ın) babası Sa’d’dan rivayet olun­muştur; dedi ki: Buhara’da beyaz bir katıra binmiş, (başı) üzerinde ipekli siyah sarık bulunan bir adam gördüm. “Bunu bana Resulullah giydirdi” diyor­du. Bu (hadis) Osman’ın rivayet ettiği lafızlarladır. (Çünkü senedde geçen ve) ihbar (ifâde eden “ahberenî” kelimesi) Osman’ın rivayetinde bulun­maktadır. (Tirmizi, tefsir sure (69) 2)

Hadis:    “… Amr bin Hureys (RadtyaUâhü ank)’âen; Şöyle söylemiştir;

   Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), başında siyah bir sarık ve sarığın uçlarını omuzlan arasına sarkıtmış vaziyette gözlerimin önündedir, sanki O’na bakıyorum.”

(İbni Mace)

Hadis:    Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem başında siyah bir sarık olduğu halde halka hutbe okudu. (Müslim, Hac 452–453)

 

CÜBBE

Hadis:    “… Ubâde bin es-Sâmit (Radıyallâhü ank)’den; Şöyle demiştir:

Resûlullah (Sallallahû Aleyhi ve Sellem) kolları dar, yünden mamul bir Rûmî cübbeyi giymiş olarak bir gün (evden) yanımıza çıktı ve o cübbeyle bize namaz kıldırdı. Üzerinde o cübbeden başka (elbiseden) bir şey yoktu.” (Sünen-i İbni Mace)

Hadis:    Mugîre İbni Şu’‘be radıyallahu anh şöyle dedi:

   Bir gece Nebî sallallahu aleyhi ve sellem ile yolculukta idim. Bana:

“– Yanında su var mı?” dedi. Ben:

Evet, diye cevap verdim. Bunun üzerine devesinden inip yürüdü ve gecenin karanlığında gözden kayboldu. Sonra geldi. Ben tulumdan eline su döktüm; yüzünü yıkadı. Üzerinde yünden yapılmış bir cübbe vardı. Kollarını yeninden çıkaramadı da cübbenin altından çıkarmak suretiyle yıkadı ve başını mesh etti… (Riyazü’s-Salihin)

 

ANLAŞILAN             :

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S. a. v.) namaz kıkdırırken veya namaz kıkarken sarık ve cüppe giyerdi. 

Peygamberimiz siyah sarıkta giyerdi. 

Sarıkların iki ucu sarkardı. 

NAMAZ KILINAN YER TEMİZLİĞİ

Halı üzerindeki necaset tam olarak tespit edilemiyorsa, şüphe varsa, bu durumda bir seccade serip namaz kılınabilir. Halıda necaset bulunması, temiz bir seccade ile namaz kılmaya mani değildir.

Namaz kılan kişinin bedeni, elbisesi ve namaz kılacağı yerin necasetten temizlenmesi farzdır. 

 

Necasetin Türü ve Miktarı:

Belirtilen üç yerden birine dokunan necaset galiz ve bir dirhem miktarından çok ise, onu yıkayıp dokunduğu yeri temizlemek farzdır. Yıkanmadan namaz kılınacak olursa, o namaz hükümsüzdür. Bir dirhem (bozuk para) miktarı olursa yıkanması ve dokunduğu yerin temizlenmesi vâcibdir. Yıkanıp temizlenmediği takdirde namaz kerahetle caiz olur. Bir dirhem miktarından az ise, yıkanması sünnettir. Yıkanmadan o vaziyette namaz kılmak tenzihen mekruhtur.

Dokunan necaset galiz (ağır) değil de hafif sayılan türden ise, bu aşırı derecede dokunmamışsa, namazın cevazına engel olmaz. (Celal Yıldırım, Kaynaklarıyla İslam Fıkhı, Uysal Kitabevi: 1/202.)

VÜCUDA YAZILI ÇIKMAYAN YAZILAR HAKKINDA TEFSİR

Dövme Nedir

Dövme, bilinen şekliyle şöyle yapılıyor: vücut, iğne ve benzeri aletlerle kan akacak şekilde yaralanıyor. Sonra aynı yere iç yağı ve bazı maddeler konarak yara iyileşmeye terk ediliyor. Sonunda deri altında koyu yeşil bir şekil meydana geliyor.

ANLAŞILAN                       :

Kalıcı olarak vucüda kazınan herşey yasaktır. Lakin bunları daha önceden yaptırmış olanların Allah' ın rahmetinden yoksun kalacağı doğru değildir. Sadece günah işlemiş olursun.

Gusül abdesti ve Namaz abdestinin tutmayacağıda doğru değildir. Çünkü Gusülde de Namaz abdestinde amaç vucüdün temizliğidir. Dövmeli yerlerin temizlenmediğine inanmak yanlıştır. O bir kısım deridir. Temizlenir. Sen vucüdu yıka abdestini al Allah nazarında abdestli sayılırsın.

bottom of page