top of page

NAMAZ KILINIŞI VİDEOLU ANLATIM

2 REKATLIK BİR NAMAZIN KILINIŞ ŞEKLİ

(ERKEK VE KADIN İÇİN) 

 

Önce namaz abdesti alınır. Sonra kıbleye dönülür. 

1. REKAT

Kıyam (Ayakta Dik duruş) 

Kıyam ayakta duruştur. Ayaklar yarım ayrı şekilde durulur. Eller göbek hizasında sağ el üstte olacak şekilde birleştirilmiş şekilde birleştirilir. Kadınlar göğüs hizasında elleri sağ el üstte olacak şekilde birleştirir. Baş seccadeye bakacak şekilde tutulur. 

Kıyam duruşuna geçilir. 

Niyet: 

Niyet ettim Allah rızası için Sabah namazının 2 rekat farzını kılmaya diyerek, eller göbek hizasında birleştirilir. 

Tekbir

Allahu Ekber denir ve Eller kulak hizasına getirilir. Kadınlar göğüs hizasında eller karşıya bakacak şekilde tutulur. 

Sübhaneke

Sübhaneke duası okunur. 

Fatiha

Bismillah denilenerek Fatiha suresi okunur ve ardından amin denir. 

Zanlı Sure

Zanlı sure Kurandan kolayına gelen bir sure okumaktır. Namaz sureleri Kuranın son 10 suresidir. Genelde bunlar okunur. 

Rüku

Zanlı sureyi okuduktan sonra Allahu Ekber der, Ruküya eğilinir. 

Rüku Öne doksan derece eğilmek ve dizlerden tutmaktır. 

Rükuda 3 kere Sübhane Rabbiyel Azim denilir. 

Sonra Semi Allahü Limen Hamideh, der be tekrar kıyam duruşuna geçilir. 

Kıyam duruşunda Rabnena lekel hamd denilir. 

Secde

Rabbena Lekel Hamd der, Seçdeye geçilir.

Secde yere oturmak ve alnın yere değecek şekilde başının secdeye değmesidir. Kollar açık tutulmaz, vucüda yapıştırılır. 

Sonra Allahu Ekber der ve secdeye eğilinir. 

Secdede 3,5,7 veya 9 kere Sünhane rabbiyel ala denir. 

Sonra Allahu ekber diyerek oturduğumuz halde doğrulunur, dik durulur. 

Sonra tekrar Allahu Ekber diyerek secdeye eğilinir. 

Secdede 3,5,7 veya 9 kere Sünhane rabbiyel ala denir. 

Sonra Allahu Ekber denir ve Kıyam duruşuna geçilir. 

 

2. REKAT

Kıyam (Ayakta Dik duruş) 

Kıyam ayakta duruştur. Ayaklar yarım ayrı şekilde durulur. Eller gönek hizasımda sağ el üstte olacak şekilde birleştirilmiş şekilde birleştirilir. Kadınlar göğüs hizasında elleri sağ el üstte olacak şekilde birleştirir. Baş seccadeye bakacak şekilde tutulur. 

Kıyam duruşuna geçilir. 

Fatiha

Bismillah denilenerek Fatiha suresi okunur ve ardından amin denir. 

Zanlı Sure

Zanlı sure Kurandan kolayına gelen bir sure okumaktır. Namaz sureleri Kuranın son 10 suresidir. Genelde bunlar okunur. 

Rüku

Zanlı sureyi okuduktan sonra Allahu Ekber der, Ruküya eğilinir. 

Rüku Öne doksan derece eğilmek ve dizlerden tutmaktır. 

Rükuda 3 kere Sübhane Rabbiyel Azim denilir. 

Sonra Semi Allahü Limen Hamideh, der be tekrar kıyam duruşuna geçilir. 

Kıyam duruşunda Rabnena lekel hamd denilir. 

Secde

Rabbena Lekel Hamd der, Seçdeye geçilir.

Secde yere oturmak ve alnın yere değecek şekilde başının secdeye değmesidir. Kollar açık tutulmaz, vucüda yapıştırılır. 

Sonra Allahu Ekber der ve secdeye eğilinir. 

Secdede 3,5,7 veya 9 kere Sünhane rabbiyel ala denir. 

Sonra Allahu ekber diyerek oturduğumuz halde doğrulunur, dik durulur. 

Sonra tekrar Allahu Ekber diyerek secdeye eğilinir. 

Secdede 3,5,7 veya 9 kere Sünhane rabbiyel ala denir. 

Sonra Allahu Ekber denir ve Secde Oturuşuna geçilir. 

Secde Oturuşu

Secde oturuşu ayaklar gövdenin altında ve dik oturuştur.

Ettehiyyatu duası, Allahumme Salli duası, Allahumme Barik Duası, Rabbena Atina be Rabbena Firli Duası okunur.

Sonra Önce sağa başımızı çevirerek Esselamü Aleyküm verahmetullah denir. 

Sonra sola başımızı çevirerek Esselamü Aleyküm verahmetullah denir. 

Böylece namazımız bitmiş olur. 

3 REKATLIK BİR NAMAZIN KILINIŞ ŞEKLİ

(ERKEK VE KADIN İÇİN) 

 

Önce namaz abdesti alınır. Sonra kıbleye dönülür. 

1. REKAT

Kıyam (Ayakta Dik duruş) 

Kıyam ayakta duruştur. Ayaklar yarım ayrı şekilde durulur. Eller göbek hizasında sağ el üstte olacak şekilde birleştirilmiş şekilde birleştirilir. Kadınlar göğüs hizasında elleri sağ el üstte olacak şekilde birleştirir. Baş seccadeye bakacak şekilde tutulur. 

Kıyam duruşuna geçilir. 

Niyet: 

Niyet ettim Allah rızası için Öğle namazının 4 rekat farzını kılmaya diyerek, eller göbek hizasında birleştirilir. 

Tekbir

Allahu Ekber denir ve Eller kulak hizasına getirilir.  Kadınlar göğüs hizasında eller karşıya bakacak şekilde tutulur. 

Sübhaneke

Sübhaneke duası okunur. 

Fatiha

Bismillah denilenerek Fatiha suresi okunur ve ardından amin denir. 

Zanlı Sure

Zanlı sure Kurandan kolayına gelen bir sure okumaktır. Namaz sureleri Kuranın son 10 suresidir. Genelde bunlar okunur. 

Rüku

Zanlı sureyi okuduktan sonra Allahu Ekber der, Ruküya eğilinir. 

Rüku Öne doksan derece eğilmek ve dizlerden tutmaktır. 

Rükuda 3 kere Sübhane Rabbiyel Azim denilir. 

Sonra Semi Allahü Limen Hamideh, der be tekrar kıyam duruşuna geçilir. 

Secde

Rabbena Lekel Hamd der, Seçdeye geçilir.

Secde yere oturmak ve alnın yere değecek şekilde başının secdeye değmesidir. Kollar açık tutulmaz, vucüda yapıştırılır. 

Sonra Allahu Ekber der ve secdeye eğilinir. 

Secdede 3,5,7 veya 9 kere Sünhane rabbiyel ala denir. 

Sonra Allahu ekber diyerek oturduğumuz halde doğrulunur, dik durulur. 

Sonra tekrar Allahu Ekber diyerek secdeye eğilinir. 

Secdede 3,5,7 veya 9 kere Sünhane rabbiyel ala denir. 

Sonra Allahu Ekber denir ve Kıyam duruşuna geçilir. 

 

2. REKAT

Kıyam (Ayakta Dik duruş) 

Kıyam ayakta duruştur. Ayaklar yarım ayrı şekilde durulur. Eller gönek hizasımda sağ el üstte olacak şekilde birleştirilmiş şekilde birleştirilir. Baş seccadeye bakacak şekilde tutulur. 

Kıyam duruşuna geçilir. 

Fatiha

Bismillah denilenerek Fatiha suresi okunur ve ardından amin denir. 

Zanlı Sure

Zanlı sure Kurandan kolayına gelen bir sure okumaktır. Namaz sureleri Kuranın son 10 suresidir. Genelde bunlar okunur. 

Rüku

Zanlı sureyi okuduktan sonra Allahu Ekber der, Ruküya eğilinir. 

Rüku Öne doksan derece eğilmek ve dizlerden tutmaktır. 

Rükuda 3 kere Sübhane Rabbiyel Azim denilir. 

Sonra Semi Allahü Limen Hamideh, der be tekrar kıyam duruşuna geçilir. 

Secde

Rabbena Lekel Hamd der, Seçdeye geçilir.

Secde yere oturmak ve alnın yere değecek şekilde başının secdeye değmesidir. Kollar açık tutulmaz, vucüda yapıştırılır. 

Sonra Allahu Ekber der ve secdeye eğilinir. 

Secdede 3,5,7 veya 9 kere Sünhane rabbiyel ala denir. 

Sonra Allahu ekber diyerek oturduğumuz halde doğrulunur, dik durulur. 

Sonra tekrar Allahu Ekber diyerek secdeye eğilinir. 

Secdede 3,5,7 veya 9 kere Sünhane rabbiyel ala denir. 

Sonra Allahu Ekber denir ve Secde Oturuşuna geçilir. 

Secde Oturuşu

Secde oturuşu ayaklar gövdenin altında ve dik oturuştur.

Ettehiyyatu duası okunur.

Sonra Allahu Ekber diyerek, ayağa kalkıp kıyam duruşuna geçilir.

 

3. REKAT

Kıyam (Ayakta Dik duruş) 

Kıyam ayakta duruştur. Ayaklar yarım ayrı şekilde durulur. Eller gönek hizasımda sağ el üstte olacak şekilde birleştirilmiş şekilde birleştirilir. Baş seccadeye bakacak şekilde tutulur. 

Kıyam duruşuna geçilir. 

Fatiha

Bismillah denilenerek Fatiha suresi okunur ve ardından amin denir. 

Zanlı Sure

Zanlı sure Kurandan kolayına gelen bir sure okumaktır. Namaz sureleri Kuranın son 10 suresidir. Genelde bunlar okunur. 

Rüku

Zanlı sureyi okuduktan sonra Allahu Ekber der, Ruküya eğilinir. 

Rüku Öne doksan derece eğilmek ve dizlerden tutmaktır. 

Rükuda 3 kere Sübhane Rabbiyel Azim denilir. 

Sonra Semi Allahü Limen Hamideh, der be tekrar kıyam duruşuna geçilir. 

Secde

Rabbena Lekel Hamd der, Seçdeye geçilir.

Secde yere oturmak ve alnın yere değecek şekilde başının secdeye değmesidir. Kollar açık tutulmaz, vucüda yapıştırılır. 

Sonra Allahu Ekber der ve secdeye eğilinir. 

Secdede 3,5,7 veya 9 kere Sünhane rabbiyel ala denir. 

Sonra Allahu ekber diyerek oturduğumuz halde doğrulunur, dik durulur. 

Sonra tekrar Allahu Ekber diyerek secdeye eğilinir. 

Secdede 3,5,7 veya 9 kere Sünhane rabbiyel ala denir. 

Sonra Allahu Ekber denir ve Secde Oturuşuna geçilir. 

Secde Oturuşu

Secde oturuşu ayaklar gövdenin altında ve dik oturuştur.

Ettehiyyatu duası, Allahumme Salli duası, Allahumme Barik Duası, Rabbena Atina be Rabbena Firli Duası okunur.

Sonra Önce sağa başımızı çevirerek Esselamü Aleyküm verahmetullah denir. 

Sonra sola başımızı çevirerek Esselamü Aleyküm verahmetullah denir. 

Böylece namazımız bitmiş olur. 

4 REKATLIK BİR NAMAZIN KILINIŞ ŞEKLİ

(ERKEK VE KADIN İÇİN) 

 

Önce namaz abdesti alınır. Sonra kıbleye dönülür. 

1. REKAT

Kıyam (Ayakta Dik duruş) 

Kıyam ayakta duruştur. Ayaklar yarım ayrı şekilde durulur. Eller göbek hizasında sağ el üstte olacak şekilde birleştirilmiş şekilde birleştirilir.  Kadınlar göğüs hizasında elleri sağ el üstte olacak şekilde birleştirir. Baş seccadeye bakacak şekilde tutulur. 

Kıyam duruşuna geçilir. 

Niyet: 

Niyet ettim Allah rızası için Öğle namazının 4 rekat farzını kılmaya diyerek, eller göbek hizasında birleştirilir. 

Tekbir

Allahu Ekber denir ve Eller kulak hizasına getirilir.  Kadınlar göğüs hizasında eller karşıya bakacak şekilde tutulur. 

Sübhaneke

Sübhaneke duası okunur. 

Fatiha

Bismillah denilenerek Fatiha suresi okunur ve ardından amin denir. 

Zanlı Sure

Zanlı sure Kurandan kolayına gelen bir sure okumaktır. Namaz sureleri Kuranın son 10 suresidir. Genelde bunlar okunur. 

Rüku

Zanlı sureyi okuduktan sonra Allahu Ekber der, Ruküya eğilinir. 

Rüku Öne doksan derece eğilmek ve dizlerden tutmaktır. 

Rükuda 3 kere Sübhane Rabbiyel Azim denilir. 

Sonra Semi Allahü Limen Hamideh, der be tekrar kıyam duruşuna geçilir. 

Secde

Rabbena Lekel Hamd der, Seçdeye geçilir.

Secde yere oturmak ve alnın yere değecek şekilde başının secdeye değmesidir. Kollar açık tutulmaz, vucüda yapıştırılır. 

Sonra Allahu Ekber der ve secdeye eğilinir. 

Secdede 3,5,7 veya 9 kere Sünhane rabbiyel ala denir. 

Sonra Allahu ekber diyerek oturduğumuz halde doğrulunur, dik durulur. 

Sonra tekrar Allahu Ekber diyerek secdeye eğilinir. 

Secdede 3,5,7 veya 9 kere Sünhane rabbiyel ala denir. 

Sonra Allahu Ekber denir ve Kıyam duruşuna geçilir. 

 

2. REKAT

Kıyam (Ayakta Dik duruş) 

Kıyam ayakta duruştur. Ayaklar yarım ayrı şekilde durulur. Eller gönek hizasımda sağ el üstte olacak şekilde birleştirilmiş şekilde birleştirilir. Baş seccadeye bakacak şekilde tutulur. 

Kıyam duruşuna geçilir. 

Fatiha

Bismillah denilenerek Fatiha suresi okunur ve ardından amin denir. 

Zanlı Sure

Zanlı sure Kurandan kolayına gelen bir sure okumaktır. Namaz sureleri Kuranın son 10 suresidir. Genelde bunlar okunur. 

Rüku

Zanlı sureyi okuduktan sonra Allahu Ekber der, Ruküya eğilinir. 

Rüku Öne doksan derece eğilmek ve dizlerden tutmaktır. 

Rükuda 3 kere Sübhane Rabbiyel Azim denilir. 

Sonra Semi Allahü Limen Hamideh, der be tekrar kıyam duruşuna geçilir. 

Secde

Rabbena Lekel Hamd der, Seçdeye geçilir.

Secde yere oturmak ve alnın yere değecek şekilde başının secdeye değmesidir. Kollar açık tutulmaz, vucüda yapıştırılır. 

Sonra Allahu Ekber der ve secdeye eğilinir. 

Secdede 3,5,7 veya 9 kere Sünhane rabbiyel ala denir. 

Sonra Allahu ekber diyerek oturduğumuz halde doğrulunur, dik durulur. 

Sonra tekrar Allahu Ekber diyerek secdeye eğilinir. 

Secdede 3,5,7 veya 9 kere Sünhane rabbiyel ala denir. 

Sonra Allahu Ekber denir ve Secde Oturuşuna geçilir. 

Secde Oturuşu

Secde oturuşu ayaklar gövdenin altında ve dik oturuştur.

Ettehiyyatu duası okunur.

Sonra Allahu Ekber diyerek, ayağa kalkıp kıyam duruşuna geçilir.

 

3. REKAT

Kıyam (Ayakta Dik duruş) 

Kıyam ayakta duruştur. Ayaklar yarım ayrı şekilde durulur. Eller gönek hizasımda sağ el üstte olacak şekilde birleştirilmiş şekilde birleştirilir. Baş seccadeye bakacak şekilde tutulur. 

Kıyam duruşuna geçilir. 

Fatiha

Bismillah denilenerek Fatiha suresi okunur ve ardından amin denir. 

Zanlı Sure

Zanlı sure Kurandan kolayına gelen bir sure okumaktır. Namaz sureleri Kuranın son 10 suresidir. Genelde bunlar okunur. 

Rüku

Zanlı sureyi okuduktan sonra Allahu Ekber der, Ruküya eğilinir. 

Rüku Öne doksan derece eğilmek ve dizlerden tutmaktır. 

Rükuda 3 kere Sübhane Rabbiyel Azim denilir. 

Sonra Semi Allahü Limen Hamideh, der be tekrar kıyam duruşuna geçilir. 

Secde

Rabbena Lekel Hamd der, Seçdeye geçilir.

Secde yere oturmak ve alnın yere değecek şekilde başının secdeye değmesidir. Kollar açık tutulmaz, vucüda yapıştırılır. 

Sonra Allahu Ekber der ve secdeye eğilinir. 

Secdede 3,5,7 veya 9 kere Sünhane rabbiyel ala denir. 

Sonra Allahu ekber diyerek oturduğumuz halde doğrulunur, dik durulur. 

Sonra tekrar Allahu Ekber diyerek secdeye eğilinir. 

Secdede 3,5,7 veya 9 kere Sünhane rabbiyel ala denir. 

Sonra Allahu Ekber denir ve Kıyam duruşuna geçilir. 

 

4. REKAT

Kıyam (Ayakta Dik duruş) 

Kıyam ayakta duruştur. Ayaklar yarım ayrı şekilde durulur. Eller gönek hizasımda sağ el üstte olacak şekilde birleştirilmiş şekilde birleştirilir. Baş seccadeye bakacak şekilde tutulur. 

Kıyam duruşuna geçilir. 

Fatiha

Bismillah denilenerek Fatiha suresi okunur ve ardından amin denir. 

Zanlı Sure

Zanlı sure Kurandan kolayına gelen bir sure okumaktır. Namaz sureleri Kuranın son 10 suresidir. Genelde bunlar okunur. 

Rüku

Zanlı sureyi okuduktan sonra Allahu Ekber der, Ruküya eğilinir. 

Rüku Öne doksan derece eğilmek ve dizlerden tutmaktır. 

Rükuda 3 kere Sübhane Rabbiyel Azim denilir. 

Sonra Semi Allahü Limen Hamideh, der be tekrar kıyam duruşuna geçilir. 

Secde

Rabbena Lekel Hamd der, Seçdeye geçilir.

Secde yere oturmak ve alnın yere değecek şekilde başının secdeye değmesidir. Kollar açık tutulmaz, vucüda yapıştırılır. 

Sonra Allahu Ekber der ve secdeye eğilinir. 

Secdede 3,5,7 veya 9 kere Sünhane rabbiyel ala denir. 

Sonra Allahu ekber diyerek oturduğumuz halde doğrulunur, dik durulur. 

Sonra tekrar Allahu Ekber diyerek secdeye eğilinir. 

Secdede 3,5,7 veya 9 kere Sünhane rabbiyel ala denir. 

Sonra Allahu Ekber denir ve Secde Oturuşuna geçilir. 

Secde Oturuşu

Secde oturuşu ayaklar gövdenin altında ve dik oturuştur.

Ettehiyyatu duası, Allahumme Salli duası, Allahumme Barik Duası, Rabbena Atina be Rabbena Firli Duası okunur.

Sonra Önce sağa başımızı çevirerek Esselamü Aleyküm verahmetullah denir. 

Sonra sola başımızı çevirerek Esselamü Aleyküm verahmetullah denir. 

Böylece namazımız bitmiş olur. 

CEMAATLE 2 REKATLIK BİR NAMAZIN KILINIŞ ŞEKLİ

(ERKEK VE KADIN İÇİN) 

 

Önce namaz abdesti alınır. Sonra kıbleye dönülür. Saf saf sıralı hizalı durulur. 

1. REKAT

Kıyam (Ayakta Dik duruş) 

Kıyam ayakta duruştur. Ayaklar yarım ayrı şekilde durulur. Eller göbek hizasında sağ el üstte olacak şekilde birleştirilmiş şekilde birleştirilir. Kadınlar göğüs hizasında elleri sağ el üstte olacak şekilde birleştirir.  Baş seccadeye bakacak şekilde tutulur. 

Kıyam duruşuna geçilir. 

Niyet: 

Herkes içinden niyet eder. 

Niyet ettim Allah rızası için Öğle namazının 4 rekat farzını kılmaya Uydum hazır olan İmama diyerek, eller göbek hizasında birleştirilir. 

Tekbir

İmam Allahu Ekber der ve Eller kulak hizasına getirilir.  Kadınlar göğüs hizasında eller karşıya bakacak şekilde tutulur. 

Sübhaneke

Sübhaneke duası okunur. Herkes içinden okur. 

Fatiha

İmam sesli okur. Diğerleri dinler. 

Bismillah denilenerek Fatiha suresi okunur ve ardından amin denir. 

Zanlı Sure

Zanlı sure Kurandan kolayına gelen bir sure okumaktır. Namaz sureleri Kuranın son 10 suresidir. Genelde bunlar okunur. 

İmam sesli okur. Diğerleri dinler. 

Rüku

Zanlı sureyi okuduktan sonra İmam Allahu Ekber der, Ruküya eğilinir. 

Rüku Öne doksan derece eğilmek ve dizlerden tutmaktır. 

Rükuda herkes içinden 3,5,7 veya 9 kere Sübhane Rabbiyel Azim denilir. 

Sonra İmam Semi Allahü Limen Hamideh, der be tekrar kıyam duruşuna geçilir. 

Secde

Rabbena Lekel Hamd der, Seçdeye geçilir.

Secde yere oturmak ve alnın yere değecek şekilde başının secdeye değmesidir. Kollar açık tutulmaz, vucüda yapıştırılır. 

Sonra İmam Allahu Ekber der ve secdeye eğilinir. 

Secdede herkes içinden 3,5,7 veya 9 kere Sünhane rabbiyel ala denir. 

Sonra İmam Allahu ekber diyerek oturduğumuz halde doğrulunur, dik durulur. 

Sonra İmam tekrar Allahu Ekber diyerek secdeye eğilinir. 

Secdede 3,5,7 veya 9 kere Sübhane rabbiyel ala denir. 

Sonra İmam Allahu Ekber denir ve Kıyam duruşuna geçilir. 

 

2. REKAT

Kıyam (Ayakta Dik duruş) 

Kıyam ayakta duruştur. Ayaklar yarım ayrı şekilde durulur. Eller gönek hizasımda sağ el üstte olacak şekilde birleştirilmiş şekilde birleştirilir. Baş seccadeye bakacak şekilde tutulur. 

Kıyam duruşuna geçilir. 

Fatiha

İmam sesli okur. Diğerleri dinler. 

Bismillah denilenerek Fatiha suresi okunur ve ardından amin denir. 

Zanlı Sure

Zanlı sure Kurandan kolayına gelen bir sure okumaktır. Namaz sureleri Kuranın son 10 suresidir. Genelde bunlar okunur. 

İmam sesli okur. Diğerleri dinler. 

Rüku

Zanlı sureyi okuduktan sonra İmam Allahu Ekber der, Ruküya eğilinir. 

Rüku Öne doksan derece eğilmek ve dizlerden tutmaktır. 

Rükuda herkes içinden 3,5,7 veya 9 kere Sübhane Rabbiyel Azim denilir. 

Sonra İmam Semi Allahü Limen Hamideh, der ve tekrar kıyam duruşuna geçilir. 

Secde

Rabbena Lekel Hamd der, Seçdeye geçilir.

Secde yere oturmak ve alnın yere değecek şekilde başının secdeye değmesidir. Kollar açık tutulmaz, vucüda yapıştırılır. 

Sonra İmam Allahu Ekber der ve secdeye eğilinir. 

Secdede herkes içinden 3,5,7 veya 9 kere Sünhane rabbiyel ala denir. 

Sonra İmam Allahu ekber diyerek oturduğumuz halde doğrulunur, dik durulur. 

Sonra İmam tekrar Allahu Ekber diyerek secdeye eğilinir. 

Secdede herkes içinden 3,5,7 veya 9 kere Sünhane rabbiyel ala denir. 

Sonra İmam Allahu Ekber denir ve Secde Oturuşuna geçilir. 

Secde Oturuşu

Secde oturuşu ayaklar gövdenin altında ve dik oturuştur.

Herkea içinden Ettehiyyatu duası, Allahumme Salli duası, Allahumme Barik Duası, Rabbena Atina be Rabbena Firli Duası okunur.

Sonra İmamın sesli  Esselamü Aleyküm verahmetullah demesi ile Önce sağa başımızı çeviririz. 

Sonra İmamın sesli  Esselamü Aleyküm verahmetullah demesi ile Önce sola başımızı çeviririz. 

Böylece namazımız bitmiş olur.

CEMAATLE 3 REKATLIK BİR NAMAZIN KILINIŞ ŞEKLİ

(ERKEK VE KADIN İÇİN) 

 

Önce namaz abdesti alınır. Sonra kıbleye dönülür. Saf saf sıralı hizalı durulur. 

1. REKAT

Kıyam (Ayakta Dik duruş) 

Kıyam ayakta duruştur. Ayaklar yarım ayrı şekilde durulur. Eller göbek hizasında sağ el üstte olacak şekilde birleştirilmiş şekilde birleştirilir. Kadınlar göğüs hizasında elleri sağ el üstte olacak şekilde birleştirir. Baş seccadeye bakacak şekilde tutulur. 

Kıyam duruşuna geçilir. 

Niyet: 

Herkes içinden niyet eder. 

Niyet ettim Allah rızası için Öğle namazının 4 rekat farzını kılmaya Uydum hazır olan İmama diyerek, eller göbek hizasında birleştirilir. 

Tekbir

İmam Allahu Ekber der ve Eller kulak hizasına getirilir. Kadınlar göğüs hizasında eller karşıya bakacak şekilde tutulur. 

Sübhaneke

Sübhaneke duası okunur. Herkes içinden okur. 

Fatiha

İmam sesli okur. Diğerleri dinler. 

Bismillah denilenerek Fatiha suresi okunur ve ardından amin denir. 

Zanlı Sure

Zanlı sure Kurandan kolayına gelen bir sure okumaktır. Namaz sureleri Kuranın son 10 suresidir. Genelde bunlar okunur. 

İmam sesli okur. Diğerleri dinler. 

Rüku

Zanlı sureyi okuduktan sonra İmam Allahu Ekber der, Ruküya eğilinir. 

Rüku Öne doksan derece eğilmek ve dizlerden tutmaktır. 

Rükuda herkes içinden 3,5,7 veya 9 kere Sübhane Rabbiyel Azim denilir. 

Sonra İmam Semi Allahü Limen Hamideh, der be tekrar kıyam duruşuna geçilir. 

Secde

Rabbena Lekel Hamd der, Seçdeye geçilir.

Secde yere oturmak ve alnın yere değecek şekilde başının secdeye değmesidir. Kollar açık tutulmaz, vucüda yapıştırılır. 

Sonra İmam Allahu Ekber der ve secdeye eğilinir. 

Secdede herkes içinden 3,5,7 veya 9 kere Sünhane rabbiyel ala denir. 

Sonra İmam Allahu ekber diyerek oturduğumuz halde doğrulunur, dik durulur. 

Sonra İmam tekrar Allahu Ekber diyerek secdeye eğilinir. 

Secdede 3,5,7 veya 9 kere Sübhane rabbiyel ala denir. 

Sonra İmam Allahu Ekber denir ve Kıyam duruşuna geçilir. 

 

2. REKAT

Kıyam (Ayakta Dik duruş) 

Kıyam ayakta duruştur. Ayaklar yarım ayrı şekilde durulur. Eller gönek hizasımda sağ el üstte olacak şekilde birleştirilmiş şekilde birleştirilir. Baş seccadeye bakacak şekilde tutulur. 

Kıyam duruşuna geçilir. 

Fatiha

İmam sesli okur, diyerleri dinler. 

Bismillah denilenerek Fatiha suresi okunur ve ardından amin denir. 

Zanlı Sure

Zanlı sure Kurandan kolayına gelen bir sure okumaktır. Namaz sureleri Kuranın son 10 suresidir. Genelde bunlar okunur. 

İmam sesli okur, diyerleri dinler. 

Rüku

Zanlı sureyi okuduktan sonra İmam Allahu Ekber der, Ruküya eğilinir. 

Rüku Öne doksan derece eğilmek ve dizlerden tutmaktır. 

Rükuda herkes içinden 3,5,7 veya 9 kere Sübhane Rabbiyel Azim denilir. 

Sonra İmam Semi Allahü Limen Hamideh, der be tekrar kıyam duruşuna geçilir. 

Kıyam duruşunda herkes içinden Rabnena lekel hamd der.

Secde

Rabbena Lekel Hamd der, Seçdeye geçilir.

Secde yere oturmak ve alnın yere değecek şekilde başının secdeye değmesidir. Kollar açık tutulmaz, vucüda yapıştırılır. 

Sonra İmam Allahu Ekber der ve secdeye eğilinir. 

Secdede herkes içinden 3,5,7 veya 9 kere Sünhane rabbiyel ala denir. 

Sonra İmam Allahu ekber diyerek oturduğumuz halde doğrulunur, dik durulur. 

Sonra İmam tekrar Allahu Ekber diyerek secdeye eğilinir. 

Secdede herkes içinden 3,5,7 veya 9 kere Sünhane rabbiyel ala denir. 

Sonra İmam Allahu Ekber der ve Secde Oturuşuna geçilir. 

Secde Oturuşu

Secde oturuşu ayaklar gövdenin altında ve dik oturuştur.

Herkes içinden Ettehiyyatu duası okur. 

Sonra İmam Allahu Ekber der, ayağa kalkıp kıyam duruşuna geçilir.

 

3. REKAT

Kıyam (Ayakta Dik duruş) 

Kıyam ayakta duruştur. Ayaklar yarım ayrı şekilde durulur. Eller gönek hizasımda sağ el üstte olacak şekilde birleştirilmiş şekilde birleştirilir. Baş seccadeye bakacak şekilde tutulur. 

Kıyam duruşuna geçilir. 

Fatiha

İmam içinden okur. Diğerleri de içinden okur. 

Bismillah denilenerek Fatiha suresi okunur ve ardından amin denir. 

Rüku

Zanlı sureyi okuduktan sonra İmam Allahu Ekber der, Ruküya eğilinir. 

Rüku Öne doksan derece eğilmek ve dizlerden tutmaktır. 

Rükuda herkes içinden 3,5,7 veya 9 kere Sübhane Rabbiyel Azim denilir. 

Sonra İmam Semi Allahü Limen Hamideh, der ve tekrar kıyam duruşuna geçilir. 

Secde

Rabbena Lekel Hamd der, Seçdeye geçilir.

Secde yere oturmak ve alnın yere değecek şekilde başının secdeye değmesidir. Kollar açık tutulmaz, vucüda yapıştırılır. 

Sonra İmam Allahu Ekber der ve secdeye eğilinir. 

Secdede herkes içinden 3,5,7 veya 9 kere Sünhane rabbiyel ala denir. 

Sonra İmam Allahu ekber diyerek oturduğumuz halde doğrulunur, dik durulur. 

Sonra İmam tekrar Allahu Ekber diyerek secdeye eğilinir. 

Secdede herkes içinden 3,5,7 veya 9 kere Sünhane rabbiyel ala denir. 

Sonra İmam Allahu Ekber denir ve Secde Oturuşuna geçilir. 

Secde Oturuşu

Secde oturuşu ayaklar gövdenin altında ve dik oturuştur.

Herkea içinden Ettehiyyatu duası, Allahumme Salli duası, Allahumme Barik Duası, Rabbena Atina be Rabbena Firli Duası okunur.

Sonra İmamın sesli  Esselamü Aleyküm verahmetullah demesi ile Önce sağa başımızı çeviririz. 

Sonra İmamın sesli  Esselamü Aleyküm verahmetullah demesi ile Önce sola başımızı çeviririz. 

Böylece namazımız bitmiş olur.

CEMAATLE 4 REKATLIK BİR NAMAZIN KILINIŞ ŞEKLİ

(ERKEK VE KADIN İÇİN) 

 

Önce namaz abdesti alınır. Sonra kıbleye dönülür. Saf saf sıralı hizalı durulur. 

1. REKAT

Kıyam (Ayakta Dik duruş) 

Kıyam ayakta duruştur. Ayaklar yarım ayrı şekilde durulur. Eller göbek hizasında sağ el üstte olacak şekilde birleştirilmiş şekilde birleştirilir. Kadınlar göğüs hizasında elleri sağ el üstte olacak şekilde birleştirir. Baş seccadeye bakacak şekilde tutulur. 

Kıyam duruşuna geçilir. 

Niyet: 

Herkes içinden niyet eder. 

Niyet ettim Allah rızası için Öğle namazının 4 rekat farzını kılmaya Uydum hazır olan İmama diyerek, eller göbek hizasında birleştirilir. 

Tekbir

İmam Allahu Ekber der ve Eller kulak hizasına getirilir. Kadınlar göğüs hizasında eller karşıya bakacak şekilde tutulur. 

Sübhaneke

Sübhaneke duası okunur. Herkes içinden okur. 

Fatiha

İmam sesli okur. Diğerleri dinler. 

Bismillah denilenerek Fatiha suresi okunur ve ardından amin denir. 

Zanlı Sure

Zanlı sure Kurandan kolayına gelen bir sure okumaktır. Namaz sureleri Kuranın son 10 suresidir. Genelde bunlar okunur. 

İmam sesli okur. Diğerleri dinler. 

Rüku

Zanlı sureyi okuduktan sonra İmam Allahu Ekber der, Ruküya eğilinir. 

Rüku Öne doksan derece eğilmek ve dizlerden tutmaktır. 

Rükuda herkes içinden 3,5,7 veya 9 kere Sübhane Rabbiyel Azim denilir. 

Sonra İmam Semi Allahü Limen Hamideh, der be tekrar kıyam duruşuna geçilir. 

Secde

Rabbena Lekel Hamd der, Seçdeye geçilir.

Secde yere oturmak ve alnın yere değecek şekilde başının secdeye değmesidir. Kollar açık tutulmaz, vucüda yapıştırılır. 

Sonra İmam Allahu Ekber der ve secdeye eğilinir. 

Secdede herkes içinden 3,5,7 veya 9 kere Sünhane rabbiyel ala denir. 

Sonra İmam Allahu ekber diyerek oturduğumuz halde doğrulunur, dik durulur. 

Sonra İmam tekrar Allahu Ekber diyerek secdeye eğilinir. 

Secdede 3,5,7 veya 9 kere Sübhane rabbiyel ala denir. 

Sonra İmam Allahu Ekber denir ve Kıyam duruşuna geçilir. 

 

2. REKAT

Kıyam (Ayakta Dik duruş) 

Kıyam ayakta duruştur. Ayaklar yarım ayrı şekilde durulur. Eller gönek hizasımda sağ el üstte olacak şekilde birleştirilmiş şekilde birleştirilir. Baş seccadeye bakacak şekilde tutulur. 

Kıyam duruşuna geçilir. 

Fatiha

İmam sesli okur, diyerleri dinler. 

Bismillah denilenerek Fatiha suresi okunur ve ardından amin denir. 

Zanlı Sure

Zanlı sure Kurandan kolayına gelen bir sure okumaktır. Namaz sureleri Kuranın son 10 suresidir. Genelde bunlar okunur. 

İmam sesli okur, diyerleri dinler. 

Rüku

Zanlı sureyi okuduktan sonra İmam Allahu Ekber der, Ruküya eğilinir. 

Rüku Öne doksan derece eğilmek ve dizlerden tutmaktır. 

Rükuda herkes içinden 3,5,7 veya 9 kere Sübhane Rabbiyel Azim denilir. 

Sonra İmam Semi Allahü Limen Hamideh, der be tekrar kıyam duruşuna geçilir. 

Secde

Rabbena Lekel Hamd der, Seçdeye geçilir.

Secde yere oturmak ve alnın yere değecek şekilde başının secdeye değmesidir. Kollar açık tutulmaz, vucüda yapıştırılır. 

Sonra İmam Allahu Ekber der ve secdeye eğilinir. 

Secdede herkes içinden 3,5,7 veya 9 kere Sünhane rabbiyel ala denir. 

Sonra İmam Allahu ekber diyerek oturduğumuz halde doğrulunur, dik durulur. 

Sonra İmam tekrar Allahu Ekber diyerek secdeye eğilinir. 

Secdede herkes içinden 3,5,7 veya 9 kere Sünhane rabbiyel ala denir. 

Sonra İmam Allahu Ekber der ve Secde Oturuşuna geçilir. 

Secde Oturuşu

Secde oturuşu ayaklar gövdenin altında ve dik oturuştur.

Herkes içinden Ettehiyyatu duası okur. 

Sonra İmam Allahu Ekber der, ayağa kalkıp kıyam duruşuna geçilir.

 

3. REKAT

Kıyam (Ayakta Dik duruş) 

Kıyam ayakta duruştur. Ayaklar yarım ayrı şekilde durulur. Eller gönek hizasımda sağ el üstte olacak şekilde birleştirilmiş şekilde birleştirilir. Baş seccadeye bakacak şekilde tutulur. 

Kıyam duruşuna geçilir. 

Fatiha

İmam içinden okur. Diğerleri de içinden dinler. 

Bismillah denilenerek Fatiha suresi okunur ve ardından amin denir. 

Rüku

Zanlı sureyi okuduktan sonra İmam Allahu Ekber der, Ruküya eğilinir. 

Rüku Öne doksan derece eğilmek ve dizlerden tutmaktır. 

Rükuda herkes içinden 3,5,7 veya 9 kere Sübhane Rabbiyel Azim denilir. 

Sonra İmam Semi Allahü Limen Hamideh, der be tekrar kıyam duruşuna geçilir. 

Secde

Rabbena Lekel Hamd der, Seçdeye geçilir.

Secde yere oturmak ve alnın yere değecek şekilde başının secdeye değmesidir. Kollar açık tutulmaz, vucüda yapıştırılır. 

Sonra İmam Allahu Ekber der ve secdeye eğilinir. 

Secdede herkes içinden 3,5,7 veya 9 kere Sünhane rabbiyel ala denir. 

Sonra İmam Allahu ekber diyerek oturduğumuz halde doğrulunur, dik durulur. 

Sonra İmam tekrar Allahu Ekber diyerek secdeye eğilinir. 

Secdede 3,5,7 veya 9 kere Sübhane rabbiyel ala denir. 

Sonra İmam Allahu Ekber denir ve Kıyam duruşuna geçilir. 

 

4. REKAT

Kıyam (Ayakta Dik duruş) 

Kıyam ayakta duruştur. Ayaklar yarım ayrı şekilde durulur. Eller gönek hizasımda sağ el üstte olacak şekilde birleştirilmiş şekilde birleştirilir. Baş seccadeye bakacak şekilde tutulur. 

Kıyam duruşuna geçilir. 

Fatiha

İmam içinden okur. Diğerleri de içinden dinler. 

Bismillah denilenerek Fatiha suresi okunur ve ardından amin denir. 

Rüku

Zanlı sureyi okuduktan sonra İmam Allahu Ekber der, Ruküya eğilinir. 

Rüku Öne doksan derece eğilmek ve dizlerden tutmaktır. 

Rükuda herkes içinden 3,5,7 veya 9 Sübhane Rabbiyel Azim denilir. 

Sonra İmam Semi Allahü Limen Hamideh, der ve tekrar kıyam duruşuna geçilir. 

Secde

Rabbena Lekel Hamd der, Seçdeye geçilir.

Secde yere oturmak ve alnın yere değecek şekilde başının secdeye değmesidir. Kollar açık tutulmaz, vucüda yapıştırılır. 

Sonra İmam Allahu Ekber der ve secdeye eğilinir. 

Secdede herkes içinden 3,5,7 veya 9 kere Sünhane rabbiyel ala denir. 

Sonra İmam Allahu ekber diyerek oturduğumuz halde doğrulunur, dik durulur. 

Sonra İmam tekrar Allahu Ekber diyerek secdeye eğilinir. 

Secdede herkes içinden 3,5,7 veya 9 kere Sünhane rabbiyel ala denir. 

Sonra İmam Allahu Ekber denir ve Secde Oturuşuna geçilir. 

Secde Oturuşu

Secde oturuşu ayaklar gövdenin altında ve dik oturuştur.

Herkea içinden Ettehiyyatu duası, Allahumme Salli duası, Allahumme Barik Duası, Rabbena Atina be Rabbena Firli Duası okunur.

Sonra İmamın sesli  Esselamü Aleyküm verahmetullah demesi ile Önce sağa başımızı çeviririz. 

Sonra İmamın sesli  Esselamü Aleyküm verahmetullah demesi ile Önce sola başımızı çeviririz. 

Böylece namazımız bitmiş olur.

BAYRAM NAMAZI KILINIŞI (ERKEK VE KADIN İÇİN) 

 

1.REKAT

Niyet

 Cemaat düzgün sıralar halinde imamın arkasında yer alır ve "Niyet ettim Allah rızası için Kurban Bayramı namazını kılmaya, uydum imama" diye niyet eder.

Tekbir

 imam "Allahu Ekber" deyip ellerini yukarıya kaldırınca. Cemaat de "Allahu Ekber" diyerek ellerini yukarıya kaldırıp göbeği altına bağlar.

Subhaneke

Hem imam, hem de cemaat gizlice "Sübhaneke"yi okur. Bundan sonra üç kere tekbir alınır. Tekbirlerin alınışı şöyledir:

Birinci Tekbir: imam yüksek sesle, cemaat da onun peşinden gizlice "Allahu Ekber" diyerek (iftitah tekbirinde oldugu gibi) ellerini yukarıya kaldırıp sonra aşağıya salıverirler. Burada kısa bir süre durulur.

ikİnci Tekbir: ikinci defa "Allahu Ekber" denilerek eller yukarıya kaldırılıp yine aşağıya salıverilir ve burada da birincide oldugu kadar durulur.

Üçüncü Tekbir: Sonra yine "Allahu Ekber" denilerek eller yukarıya kaldırılır ve aşağıya salıverilmeden bağlanır.

Fatiha

Burdan sonra imam, gizlice "Euzü Besmele", açıktan Fatiha ve bir sure okur .(Cemaat bir şey okumaz, imamı dinler)

Zanlı Sure

İmam bir sure okur.  Cemaat dinler.

Rüku, Secde

Rüku ve secdeler yapılarak ayağa (ikinci rek'ata) kalkılır ve eller bağlanır.

 

2.REKAT

Fatiha

İmam gizlice Besmele, açıktan da Fatiha okur. Cemaat dinler. 

Zanlı Sure

İmam bir sure okur.  Cemaat dinler.

4 Tekbir

Sure bitince imam yüksek sesle, cemaat da içinden (birinci rek'atta oldugu gibi) üç kere daha tekbir alır, üçüncü tekbirden sonra eller bağlanmadan, dördüncü tekbir ile rükua varılır. 

Rüku ve Secde

Rüku ve .sonra da secdeler yapılarak oturulur.

Secde Oturuşu

Oturuşta. İmam ve cemaat, Ettehiyyatü. Allahumme salli, Allahumme barik ve Rabbena dualarını okuyarak önce sağa, sonra sola selam verip namazı bitirirler. Namazdan sonra hutbe okunur.

CENAZE NAMAZI KILINIŞI (ERKEK VE KADIN İÇİN) 

 

Cenaze namazı rüku ve secdesi olmayan bir namazdır; rükünleri kıyam ve tekbirdir. Cenaze namazında iftitah tekbiriyle birlikte dört tekbir bulunmaktadır. Selam vermek vaciptir. Sünnetleri ise, Allah’a hamd ve sena etmek, Rasulüllah’a (s.a.s.) salat ve selam getirmek, hem ölüye hem de Müslümanlara dua etmekten ibarettir.

 

Niyet

Cenaze namazı kılmak için, cenazeye karşı ve kıbleye yönelik olarak saf bağlanır ve niyet edilir (Allâh için namaza, meyyit için duâya, er kişi (veya hâtun kişi) niyetine uydum hâzır olan imâma). 

Tekbir

İmam ve cemaat tekbir alarak ellerini bağlarlar. 

Subhaneke

Tekbirden sonra imam ve cemaat içlerinden, “ve celle senaüke” cümlesiyle birlikte “Sübhaneke” duasını okurlar. 

1. Tekbir 

Ardından imam ellerini kaldırmadan tekbir alır, cemaat de içinden tekbir alır ve hepsi içlerinden “Salli” ve “Barik” dualarını okur. 

2. Tekbir

Tekrar aynı şekilde tekbir alırlar ve bilenler cenaze duasını (Tirmizi, Cenaiz, 38), bilmeyenler de, dua niyetiyle “Fatiha suresi”ni veya başka bir duayı okur (Tirmizi, Cenaiz. 39/1026). 

3. Tekbir

Daha sonra yine aynı şekilde tekbir alınır ve arkasından sağa ve sola selam verilir. Böylece namaz tamamlanmış olur.


 

Cenaze duâsı:

Okunuşu: Allâhümmağfir lihayyinâ ve meyyitinâ ve şâhidinâ ve gâibinâ ve kebîrinâ ve sağîrinâ ve zekerinâ ve ünsânâ.

Allâhümme men ahyeytehû minnâ feahyihî ‘ale’l-İslâmi ve men teveffeytehû minnâ feteveffehû ‘ale’l-imani ve hussa hâze’l-meyyite (cenaze kadın ise “hâzihi’l-meyyitete” denir) bi’r-ravhi ve’r-râhati ve’r-rahmeti ve’l-mağfireti ve’r-rıdvân.

Allâhümme in kâne muhsinen fezid fî ihsânihî ve in kâne müsîen vetecâvez anhü (cenaze kadın ise “in kânet muhsineten fezid fî ihsânihâ ve in kânet müsîeten fetecâvez anhâ minha ve lakkıhe’l-emne” denir) ve lakkıhi’l-emne ve’l-büşrâ ve’l-kerâmete ve’z-zülfâ birahmetike yâ erhamerrâhimîn.

Anlamı: “Allah’ım! Bizim dirilerimizi, ölülerimizi, hazır ve gâib olanlarımızı, büyüklerimizi ve küçüklerimizi, erkek-lerimizi ve kadınlarımızı af ve mağfiret buyur.

Allah’ım! Bizden yaşattıklarını İslâm üzere yaşat. Bizden öldürdüklerini iman üzere öldür. Bilhassa bu ölüyü kolaylık, rahatlık ve mağfiret eyle, ondan razı ol.

Ey merhametlilerin en merhametlisi Allah’ım! Kendisine güven, müjde, keramet ve yakınlık nasip eyle.”

HASTALARIN NAMAZ KILMASI HAKKINDA

 

Ayakta Namaz Kılamayan Kimseler Oturarak Kılar

Hadis: İmran bin Husayn (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Benim basur hastalığım vardı, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e namazı nasıl kılacağımı sordum?

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Ayakta namaz kıl! Eğer ayakta namaz kılmaya gücün yetmez ise oturarak kıl! Eğer buna da gücün yetmezse yanının üzere yatarak kıl’ buyurdu.”

Buhari 1117, Ebu Davud 952, Tirmizi 372, İbni Mace 1223, Darekutni 1/380, Beyhaki 2/304, Ahmed 19840, İbnu’l-Carud 231, Albânî İrva 299

Hadis: İmran bin Husayn (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Ben, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e bir insanın oturarak kıldığı namazını sordum.

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Kim ayakta namaz kılarsa bu en faziletli olanıdır. Kim de oturarak kılarsa onun için ayakta kılanın yarı ecri vardır. Kim de yanı üzere yatarak kılarsa, onun için oturarak kılanın yarı ecri vardır’ buyurdu.”

Buhari 1074, Ebu Davud 951, Nesei 1659, Tirmizi 371, İbnu’l-Carûd 230, Beyhaki 2/308, İbni Hibban 2513, İbni Ebi Şeybe 1/502, Ahmed 4/433

Özürlü Kimsenin Namazda Bağdaş Kurarak Oturması

Hadis: Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i bağdaş kurmuş halde namaz kılar halde gördüm.”

Nesei 1660, İbni Huzeyme 1238, Hâkim 1021

Oturarak Namaz Kılamayan Kimseler Yanı Üzere Yatarak ve İma Ederek Kılar

Hadis: İmran bin Husayn (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Benim basur hastalığım vardı, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e namazı nasıl kılacağımı sordum?

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Ayakta namaz kıl, eğer ayakta namaz kılmaya gücün yetmez ise oturarak kıl, eğer buna da gücün yetmezse yanının üzere yatarak kıl’ buyurdu.”

Buhari 1117, Ebu Davud 952, Tirmizi 372, İbni Mace 1223, Darekutni 1/380, Beyhaki 2/304, Ahmed 19840, İbnu’l-Carud 231, Albânî İrva 299

 

ANLAŞILAN                 :

Ayakta Namaz Kılamayan Kimseler Oturarak Kılar

Oturup kalkamayacak Hastalığı olanlar, ağır hareket edenler;

Ayakta Namaz kılar.

Ayakta namaz kılmaya gücü yetmeyenler oturarak kılar veya bağdaş kurarak namaz kılar.

Buna da gücü yetmezse yanı üzerine yatarak, ima ile namaz kılar.

NAMAZLARIN BİRLEŞTİRİLEREK KILINMASI HAKKINDA TEFSİR

KONU HAKKINDA HADİSLER

Hadis: Ca'fer ibn Muhammed ibn Mesleme (r.a.) anlatıyor: 'Resûlullah (s.a.s.) öğle ve ikindi namazlarını Arafat'ta tek bir ezan ve iki ayrı kâmetle kıldı. İki namaz arasında nâfile namaz kılmadı. Müzdelife'de de akşamla yatsıyı bir ezan ve iki kâmetle kıldı ve aralarında nâfile kılmadı.'
Hadis: İbn Mes'ûd (r.a.) anlatıyor: 'Ben Resûlullah (s.a.s.)'ı şu ikisi hariç, bir namazı kendi vaktinden başka bir vakitte kıldığını görmedim: Müzdelife'de akşamla yatsıyı birleştirdi. O gün sabah namazını da ilk vaktinde kıldı.'
Hadis: Abbas (r.a.) anlatıyor: 'Resûlullah (s.a.s.) seferde/yolculuk halinde iken öğle ile ikindiyi birleştirdi, akşam ile yatsıyı da birleştirdi.'
Hadis: Enes (r.a.) anlatıyor: 'Resûlullah (s.a.s.), güneş batıya meyletmeden yola çıkınca, öğle namazını ikindi vaktine te'hir eder, ikindi olunca mola verir, ikisini cem ederdi (beraber kılardı). Yola çıkmazdan önce güneş batıya meyletti (öğle vakti girdi) ise, hareketten önce her ikisini de (öğle ve ikindiyi) kılar, sonra yola çıkardı.'

Hadis: Enes (r.a.), 'Efendimiz (s.a.s.) sefere acele ettiği zaman öğleyi ikindinin ilk vaktine kadar te'hir eder; müteâkiben aralarını cemederdi. Akşam namazını da te'hir eder tâ şafak kaybolduğu vakit, onu yatsı ile beraber kılardı.' diye de nakilde bulunmaktadır.
Hadis: Abdullah ibn Ömer (r.a.): 'Resûlullah (s.a.s.), yolculuğa çıkmak için acele ettiği zaman akşam ile yatsıyı bir arada kılardı.' demektedir (Değişik rivâyetler için bkz: Buhârî, 'Taksîru's-Salât,' 13-16; Müslim, 'Müsâfirîn,' 42-58; Ebû Dâvud, 'Salât', 274; Tirmizî, 'Salât', 138; Nesâî, 'Mevâkît', 42).

 

ANLAŞILAN                :

İslam dininde seferi iken veya mecburi durumlarda;

  • Öğle Namazı ile İkindi Namazını

  • Akşam Namazı ile Yatsı Namazlarını

birleştirerek kılmak serbesttir ve helaldir.

Ayrıca Öğle Namazını biraz sarkıtarak İkindi Namazından önce kılıp aynı abdest ile de İkindi Namazı kılınabilir. Namazı ezandan hemen sonra vaktinde kılmak müstehaptır. 

Ayrıca Akşam Namazını biraz sarkıtarak Yatsı Namazından önce kılıp aynı abdest ile de Yatsı Namazı kılınabilir. Namazı ezandan hemen sonra vaktinde kılmak müstehaptır. Zaten Akşam Namazı hemen kılınmalıdır.

 NAMAZ KILMANIN ŞEKLİ

 

1- Kıble

Kişi namaz kılmak istediği vakit, önüne bir sütre koyarak yahut mümkünse bir duvara doğru kıbleye yönelir.

Müslim: 499/241

 

2- Tekbir

Elinin içi kıbleye doğru omuz veya kulak hizasına gelecek şekilde kaldırır ve Allah-u Ekber deyip İftitah tekbiri alır.

Müslim: 390/22-23

 

3- Kıyam

Sağ eli göğsüne gelecek şekilde, sol elin bileği üzerine koyar.

Buhari: 755

 

4- İftitah duasını okur. (Sünhaneke) 

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمَدِكَ وَتَباَرَكَ اسْمُكَ وَتَعاَلىَ جَدُّكَ وَلاَ إِلهَ غَيْرُكَ

Veya sahih hadislerle sabit diğer başka dualardan dilediğini okur.

Tirmizi: 243

 

5- Fatiha ve Zanlı Sure

 Taşlanmış şeytandan Allah’a sığınıp, Fatiha’yı okur ve Âmîn diyerek bitirir. Sonra Kur’an’dan kolayına geleni okur.

Ebu Davud: 775-4001, Buhari: 780

 

6- Rüku

Allah-u Ekber der omuz veya kulak hizasına gelecek şekilde ellerini kaldırır ve Rükûya eğilir, ellerini dizleri üzerine koyar ve Subhane Rabbiye’l-Azîm der.

Müslim: 487/223, Ebu Davud: 745

 

7- Kıyam

Semi Allah-u Limen Hamideh der omuz veya kulak hizasına gelecek şekilde ellerini kaldırır ve Rükûdan kalkar, sonra ayakta iken Rabbena Ve Leke’l-Hamd der.

Buhari: 787

 

8- Secde

Allah-u Ekber der secdeye eğilir. Yedi uzvu üzerine secde eder. Bunlar: yüz, burun, alın, iki el, iki diz ve ayakuçları. Topuklarını birleştirir. Parmaklarını birbirine birleştirerek ellerini kıbleye yöneltir. Dirseklerini yanlarından uzaklaştırır ve secdede Subhane Rabbiye’l-Ağla der.

Ebu Davud: 734

 

9- Kaide-i Ahire

Tekbir alarak başını kaldırır. Sonra oturup sol ayağını yayar ve onun üzerine oturur. Sağ ayağını parmakları kıbleye gelecek şekilde diker. Ellerini uyluğuna ve dizinin üzerine koyar ve iki secde arasında iki kere Rabbiğfirli der.

Ebu Davud: 727

 

10- Secde

Allah-u Ekber der, birincisi secdede olduğu gibi ikinci kez secde yapar.

 

11- İkinci Rekata Kalkılır. 

Allah-u Ekber der ikinci secdeden kalkar. Birinci rekâtı kıldığı gibi ikinci rekâtı kılar. Ancak ikinci rekâta başlarken iftitah duasını okumaz.

 

12- İkinci Rekat Kaide-i Ahire

İkinci rekâtta ikinci secdeyi bitirdiği vakit, iki secde arasında oturduğu gibi tahiyyat için oturur. Sağ elinin şahadet parmağı hariç bütün parmaklarını yumar, başparmağı ve orta parmağını halka yapar dua ederken şahadet parmağıyla işaret edip hareket ettirir, şu teşehhüdü okur:

Ettehiyyatü Duası

التَّحِيَّاتُ ِللهِ، وَالصَّلَوَاتُ وَالطَّيِّبَاتُ، السَّلاَمُ عَلَى النَّبِيِّ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ، السَّلاَمُ عَلَيْنَا وَعَلَى عِبَادِ اللهِ الصَّالِحِينَ، أَشْهَدُ أَنَّ لاَ إِلهَ إِلاَّ اللهُ، وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّداً عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ

Ettehiyyatü Duası Okunuşu

Ettehiyyâtu lillâhi ve’s-salevâtu ve’t-tayyibâtu esselâmu ‘aleyke eyyuhe’n-nebiyyu ve rahmetullâhi ve berakâtuhû esselâmu ‘aleynâ ve ‘alâ ‘ıbâdillâhi’s-salihîn. Eşhedu en lâ ilâhe illallâh ve eşhedu enne Muhammeden ‘abduhû ve rasûluh.

Sonra şu duaları da ekler:

Allahümme Sallli, Allahümme Sallli

اللَّهُمَّ صَلَّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ، كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ إِنَّكَ حَمِيْدٌ مَجِيْدٌ. اللَّهُمَّ بَارِكْ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا باَرَكْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ إِنَّكَ حَمِيْدٌ مَجِيْدٌ

Allahümme Salli Duası Okunuşu

Allâhümme salli ‘alâ Muhammedin ve ‘alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte ‘alâ İbrahîme ve ‘alâ âli İbrahîm. İnneke hamîdün mecîd.

Allahümme Barik Okunuşu

Allâhümme bârik ‘alâ Muhammedin ve ‘alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte ‘alâ İbrahîme ve ‘alâ âli İbrahim. İnneke hamidün mecîd.

Buhari: 6208

Eğer üç yahut dört rekâtlı namaz kılıyorsa, teşehhütten üçüncü rekât için ayağa kalktığında, ellerini omuz veya kulak hizasına gelecek şekilde kaldırır ve anlatıldığı gibi namazını tamamlar. Selamdan önce dua eder, dört şeyden: Kabir azabından, Mesih-i Deccalin fitnesinden, hayat ve ölümün fitnesinden, günah işlemekten ve borçlu olmaktan Allah’a sığınır. Bunun duası şöyledir:

اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ القَبْرِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ الْمَسِيحِ الدَّجَّالِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ الْمَحْياَ وَالْمَمَاتِ، اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْمَأْثَمِ وَالْمَغْرَمِ

Allahümme İnni Eüzü Bike

Bundan sonra sağına ve soluna selam verir.

Buhari: 820

Namaz Sureleri - Namaz surelerinin Türkçe ve Arapça yazılışı, okunuşu ve anlamı

 

Ayet-el Kûrsi

Okunuşu: Allâhu lâ ilâhe illâ huve’l-hayyu’l-kayyûm. Lâ te’huzuhû sinetun ve lâ nevm. Lehû mâ fi’s-semâvâti ve mâ fi’l-ardı men zellezî yeşfe’u ‘ındehû illâ bi iznih. Ya’lemu mâ beyne eydîhim ve mâ halfehum ve lâ yuhîtûne bi şey’in min ‘ılmihî illâ bimâ şâe vesi’a kursiyyuhu’s-semâvâti ve’larda ve lâ yeûduhû hıfzuhumâ ve huve’l-‘aliyyu’l-‘azîm.

Anlamı: O'ndan başka ilah olmayan Allah, hay ve kayyumdur (ezel ve ebedidir). O'nu uyuklama ve uyku tutmaz. Göklerde ve yerlerde olan şeyler O'nundur. İzni olmaksızın O'nun yanında şefaat eden yoktur. Halkın önünde ve arkasında olanı (istikbal ve maziyi) bilir. İnsanlar O'nun ilminden, O'nun isteğinden başkasını ihata edemezler. Kürsisi semaları ve yeri içine alır. Onların hıfzı O'nu (Cenab-ı Ecelli Ala'yı) yormaz. O, pek yüksek ve büyüktür.

 

Fatiha Sûresi

Okunuşu: 1- “Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. 2- Elhamdulillâhi Rabbi’l-âlemîn. 3- Er-Rahmâni’r-Rahîm. 4- Mâliki yevmi’d-dîn. 5- İyyâke na’budu ve iyyâke neste’în. 6- İhdine’s-sırâta’l-mustakîm. 7- Sırâta’l-lezîne en’amte aleyhim. Ğayri’l-meğdûbi aleyhim ve le’d-dâllîn.” Amin. 

Anlamı: 1- “Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 2- Hamd; Âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir. 3- (O Allah) Rahmân ve Rahîm’dir. 4- Din (ödül ve ceza) gününün sahibidir. 5- (Ey Allah’ım) Biz yalnızca Sana ibadet eder ve yalnızca Sen’den yardım dileriz. 6- Bizi dosdoğru yola ilet. 7- Kendilerine nimet verdiğin kimselerin yoluna ilet, gazaba uğrayanların ve sapıkların yoluna değil.”

 

Fil Sûresi

Okunuşu: Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. 1- “Elemtera keyfe fe’ale Rabbuke bi-ashâbi’l-fîl. 2- Elem yec’al keydehum fî tadlîl. 3- Ve ersele ’aleyhim tayran ebâbîl. 4- Termîhim bi-hicâratin min siccîl. 5- Fece’alehum ke’asfin me’kûl.

Anlamı: —Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 1- “Rabbin fil sahiplerine neler etti, görmedin mi? 2- Onların kötü planlarını boşa çıkarmadı mı? 3- Onların üstüne ebabil kuşları gönderdi. 4- O kuşlar, onların üzerlerine pişkin tuğladan yapılmış taşlar atıyordu. 5- Böylece Allah onları yenilip çiğnenmiş ekine çevirdi.

 

Kurayş Sûresi

Okunuşu: Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. 1- Li îlâfi kurayş. 2- Îlâfihim rihlete’ş-şitâi ve’s-sayf. 3- Felya’budû Rabbe hâze’l-beyt. 4- Ellezî et’amehum min cû’in ve âmenehum min havf.

Anlamı: —Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 1- “Kureyş’in emniyetini sağladığı, 2- Yaz ve kış yolculuğunda onları (güvenliğe ulaştırıp başkalarıyla) ısındırıp yakınlaştırdığı için onlar, 3- Bu evin (mabed’in, Kâbe’nin) Rabbine kulluk etsinler. 4- Ki O (Allah) kendilerini açlıktan (kurtarıp) doyuran ve her çeşit korkudan güvenliğe kavuşturandır.

 

Mâun Sûresi

Okunuşu: Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. 1- “Eraeytellezî yukezzibu bi’d-dîn. 2- Fezâlike’l-lezî yedu’ul-yetîm. 3- Ve lâ yehuddu alâ ta’âmi’l-miskîn. 4- Feveylun lil-musallîn. 5- Ellezînehum an salâtihim sâhûn. 6- Ellezînehum yurâûn. 7- Ve yemne’ûne’l-mâ’ûn.

Anlamı: —Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 1- “Din gününü (İslam’ı, ahirette ceza ve mükâfatı) yalanlayanı gördün mü? 2- İşte o, yetimi itip kakar. 3- Yoksulu doyurmayı teşvik etmez (önayak olmaz). 4- Şu namaz kılanların vay haline! 5- Onlar namazlarından gafildirler (önem vermezler). 6- Onlar gösteriş (için ibadet) yaparlar. 7- Ve onlar en küçük bir yardımı (zekâtı) da engellerler.

 

Kevser Sûresi

Okunuşu: Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. 1- “İnnâ a’taynâ ke’l-kevser. 2- Fesalli li-Rabbike ve’nhar. 3- İnne şâni’eke huve’l-ebter

Anlamı: —Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 1- “Şüphesiz biz sana Kevser’i verdik. 2- Öyleyse Rabbin için namaz kıl ve kurban kes. 3- Asıl sonu kesik olan, senin düşmanın (sana buğzeden)dir

 

Kâfirûn Sûresi

Okunuşu: Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. 1- “Gul yâ eyyuhe’l-kâfirûn. 2- Lâ a’budu mâ ta’budûn. 3- Ve lâ entum âbidûne mâ a’bud. 4- Velâ ene âbidun mâ abettum. 5- Velâ entum âbidûne mâ a’bud. 6- Lekum dînukum veliye dîn.

Anlamı: —Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 1- “De ki: Ey kâfirler. 2- Ben sizin taptıklarınıza tapmam. 3- Siz de benim ibadet ettiğime ibadet edecek değilsiniz. 4- Ben de sizin taptıklarınıza tapacak değilim. 5- Siz de benim ibadet ettiğime, ibadet edecek değilsiniz. 6- Sizin dininiz size, benim dinim bana.

 

Nasr Sûresi

Okunuşu: Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. 1- “İzâ câe nasrullâhi ve’l-fethu. 2- Ve raeyte’n-nâse yedhulûne fî dînillâhi efvâcâ. 3- Fe sebbih bi-hamdi Rabbike vestağfirhu innehû kâne tevvâbâ.

Anlamı: —Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 1- “Allah’ın yardımı ve fetih geldiği zaman, 2- Ve insanların, Allah’ın dinine dalga dalga girdiklerini gördüğün zaman, 3- Hemen Rabbini överek tesbih et ve O’ndan mağfiret dile. Çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir.

 

Tebbet Sûresi

Okunuşu: Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. 1- “Tebbet yedâ ebî lehebin ve tebb. 2- Mâ ağnâ ‘anhu mâluhû ve mâ keseb. 3- Seyaslâ nâran zâte leheb. 4- Vemraetuhû hammâlete’l-hatab. 5- Fî cîdihâ hablun min mesed.

Anlamı: —Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 1- “Ebu Leheb’in elleri kurusun, (yok olsun) zaten yok oldu ya. 2- Malı da, kazandıkları da kendisine bir yarar sağlamadı. (kurtarmadı) 3- (O) alevli bir ateşe girecektir. 4- Karısı da, odun hamalı (ve), 5- Boynunda bükülmüş bir ip olarak (ateşe girecektir.)

 

İhlas Sûresi

Okunuşu: Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. 1- “Gul huvallâhu ehad. 2- Allâhu’s-samed. 3- Lem yelid ve lem yûled. 4- Ve lem yekun lehû kufuven ahad.

Anlamı: —Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 1- “De ki: O Allah birdir. 2- Allah samed (her şey O’na muhtaç, O kimseye muhtaç değil)’dir. 3- O doğurmamıştır ve doğurulmamıştır. 4- Ve hiçbir şey O’nun dengi değildir.

 

Felak Sûresi

Okunuşu: Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. 1- “Gul e’ûzu bi-Rabbi’l-felak. 2- Min şerri mâ halak. 3- Ve min şerri ğâsikın izâ vekab. 4- Ve min şerri’n-neffâsâti fi’l-ukad. 5- Ve min şerri hâsidin izâ hased.

Anlamı: —Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 1- “De ki: ben, karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkaran Rabbe sığınırım, 2- Yarattığı şeylerin şerrinden, 3- Karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden, 4- Düğümlere üfleyenlerin şerrinden, 5- Ve hased ettiği zaman hasedçinin şerrinden. (Allah’a sığınırım).

 

Nâs Sûresi

Okunuşu: Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. 1- “Gul e’ûzu bi-Rabbi’n-nâs. 2- Meliki’n-nâs. 3- İlâhi’n-nâs. 4- Min şerri’l-vesvâsi’l-hânnâs. 5- Ellezî yuvesvisu fî sudûri’n-nâs. 6- Mine’l-cinneti ve’n-nâs.

Anlamı: —Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 1- “De ki: İnsanların Rabbine sığınırım. 2- İnsanların malikine, 3- İnsanların (gerçek) ilahına; 4- İnsanlara kötü şeyler fısıldayan o sinsi vesvesecinin şerrinden. 5- O ki, insanların göğüslerine (kötü düşünce, şüphe) vesvese verir. 6- Gerek cin, gerekse insanlardan (olan vesvesecilerin şerrinden Allah’a sığınırım.)

Namaz Duaları - Namaz Dualarının Türkçe ve Arapça yazılışı, okunuşu ve anlamı

 

Subhaneke

Okunuşu: Subhânekellâhumme ve bi hamdik ve tebârakesmuk ve teâlâ cedduk (ve celle senâuk*) ve lâ ilâhe ğayruk.

* (vecelle senâuk kısmı sadece cenaze namazında okunur.)

Anlamı: Allah'ım! Sen eksik sıfatlardan pak ve uzaksın. Seni daima böyle tenzih eder ve överim. Senin adın mübarektir. Varlığın her şeyden üstündür. Senden başka ilah yoktur.

 

Ettehiyyâtu

Okunuşu: Ettehiyyâtu lillâhi vessalevâtu vettayibât. Esselâmu aleyke eyyuhen-Nebiyyu ve rahmetullahi ve berakâtuhu. Esselâmu aleynâ ve alâ ibâdillâhis-Sâlihîn. Eşhedu en lâ ilâhe illallâh ve eşhedu enne Muhammeden abduhû ve Rasuluh.

Anlamı: Dil ile, beden ve mal ile yapılan bütün ibadetler Allah'a dır. Ey Peygamber! Allah'ın selamı, rahmet ve bereketleri senin üzerine olsun. Selam bizim üzerimize ve Allah'ın bütün iyi kulları üzerine olsun. Şahitlik ederim ki, Allah'tan başka ilah yoktur. Yine şahitlik ederim ki, Muhammed, O'nun kulu ve elçisidir.

 

Allâhumme Salli

Okunuşu: Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ İbrahime ve alâ âli İbrahim. İnneke hamidun mecîd.

Anlamı: Allah'ım! Muhammed'e ve Muhammed'in ümmetine rahmet eyle; şerefini yücelt. İbrahim'e ve İbrahim'in ümmetine rahmet ettiğin gibi. Şüphesiz övülmeye layık yalnız sensin, şan ve şeref sahibi de sensin.

 

Allâhumme Barik

Okunuşu: Allâhumme barik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ barekte alâ İbrahîme ve alâ âli İbrahim. İnneke hamidun mecîd

Anlamı: Allah'ım! Muhammed'e ve Muhammed'in ümmetine hayır ve bereket ver. İbrahim'e ve İbrahim'in ümmetine verdiğin gibi. Şüphesiz övülmeye layık yalnız sensin, şan ve şeref sahibi de sensin.

 

Rabbenâ âtina

Okunuşu: Rabbenâ âtina fid'dunyâ haseneten ve fil'âhirati haseneten ve kınâ azâbennâr.

Anlamı: Allah'ım! Bize dünyada iyilik ve güzellik, ahirette de iyilik, güzellik ver. Bizi ateş azabından koru.

 

Rabbenâğfirlî

Okunuşu: Rabbenâğfirlî ve li-vâlideyye ve lil-Mu'minine yevme yekûmu'l hisâb.

Anlamı: Ey bizim Rabbimiz! Beni, anamı ve babamı ve bütün mü'minleri hesap gününde (herkesin sorguya çekileceği günde) bağışla


 

Kunut Duaları (Namazda Gerekmez) 

Okunuşu: Allâhumme innâ nesteînuke ve nestağfiruke ve nestehdik. Ve nu'minu bike ve netûbu ileyk. Ve netevekkelu aleyke ve nusni aleykel-hayra kullehu neşkuruke ve lâ nekfuruke ve nahleu ve netruku men yefcuruk

Anlamı: Allahım! Senden yardım isteriz, günahlarımızı bağışlamanı isteriz, razı olduğun şeylere hidayet etmeni isteriz. Sana inanırız, sana tevbe ederiz. Sana güveniriz. Bize verdiğin bütün nimetleri bilerek seni hayır ile överiz. Sana şükrederiz. Hiçbir nimetini inkar etmez ve onları başkasından bilmeyiz. Nimetlerini inkar eden ve sana karşı geleni bırakırız.

Okunuşu: Allâhumme iyyâke na'budu ve leke nusalli ve nescudu ve ileyke nes'a ve nahfidu nercû rahmeteke ve nahşâ azâbeke inne azâbeke bilkuffâri mulhık

Anlamı: Allahım! Biz yalnız sana kulluk ederiz. Namazı yalnız senin için kılarız, ancak sana secde ederiz. Yalnız sana koşar ve sana yaklaştıracak şeyleri kazanmaya çalışırız. İbadetlerini sevinçle yaparız. Rahmetinin devamını ve çoğalmasını dileriz. Azabından korkarız, şüphesiz senin azabın kafirlere ve inançsızlara ulaşır.

NAMAZ'IN FAZİLETİ

 

NAMAZIN FAZİLETİ HAKKINDA AYETLER
Alak Suresi 96.19.Ayet: Diyanet Meali:

Hayır! Sakın sen ona uyma; secde et ve Rabbine yaklaş.

Ali İmran Suresi 3.160. Ayet: Diyanet Meali:

Allah size yardım ederse, sizi yenecek yoktur. Eğer sizi yardımsız bırakırsa, ondan sonra size kim yardım edebilir? Mü'minler, ancak Allah'a tevekkül etsinler.
Ankebut Suresi 29.45.Ayet: Diyanet Meali:

(Ey Muhammed!) Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayâsızlıktan ve kötülükten alıkor. Allah'ı anmak (olan namaz) elbette en büyük ibadettir. Allah, yaptıklarınızı biliyor.

NAMAZIN FAZİLETİ HAKKINDA HADİSLER

Hadis: Seyyahun Melekleri

Bu melekler yeryüzünü gezerek zikir meclisi ararlar. Buldukları meclislere iştirak ederek zikir halkalarını çepeçevre kuşatırlar. Öyle ki onlar, zikredenlerle gök arasını doldurana kadar birbirlerini orada konuşulanları dinlemeye teşvik ederler. Allah (Azze ve Celle)’de o halkadakileri kendi katında bulunanların içinde anar.

Müslim 2689/25, 2699/38

Hadis: Kuran Zikri

Hangi evde Kur'ân-ı kerîm okunursa, orada bereket, bolluk olur, şeytanlar uzaklaşır, melekler oraya hücûm eder. Hangi evde Kur'ân-ı kerîm okunmazsa, o evde darlık, sıkıntı, huzursuzluk başgösterir. Rahmet melekleri oradan uzaklaşır ve şeytanlar orayı istilâ eder.

(Ebû Hureyre-İhyâ)

Hadis: Namaz Kılan Nurlanır

"Mü'minin nuru ve beyazlığı, abdest suyunun ulaştığı yere kadar varır." (Müslim, Tahâret 40; Nesâî, Tahâret 109 )

Hadis: Kim namazı vaktinde kılarsa Allah(c.c.) ona 9 şey ikram eder

Hz. Osman dan şu hadis naklonulur:

Kim namazı vaktinde kılarsa Allah(c.c.) Teala ona 9 şey ikram eder

1-Kendi katında o kimseyi sevgili kılar

2-Ona sıhhat ve sağlık verir

3-Melekler onu korur

4-Evine bereket gelir

5-Yüzünde salih kulların nuru meydana gelir

6-Kalbine yumuşaklık verir

7-Sırat köprüsünden kolay geçer

8-Cehennem azabından kurtarır

9-Kendileri hakkında "Onlara ne bir korku ne de bir üzüntü vardır"ayetinin buyrulduğu kimselerle cennette komşu olmayı nasip eder

Hz. Peygamberimiz yine buyurdu ki "Namaz dinin direğidir onda 10 güzellik vardır"

Yüzün revnakı, kalbin nuru,bedenin rahatı ve sağlığının sebebi, kabrin huzuru, Allah(c.c.)ın rahmetinin inmesine sebep, iyi ameller kefesini ağırlaştıran ölçü, Allah(c.c.)ın rızasına sebep, cennette makamın yüksekliği ve cehennem ateşine siperdir. Kim namazı kılarsa dinini ayakta tutmuş olur kim onu devirirse dinini devirmiş olur.

ANLAŞILAN                 :

NAMAZ' IN FAZİLETİ

1. Rahmet (Zikir Meclisi) 

Namaz kılınan yere melekler gelir, rahmet eder. 

2. Nur

Namaz nurdur, Namaz kılan nurlanır. 

3. Sekinet (Her amel için) 

Allah inananların imanını artırmak için Sekinet (huzur ve güven) verir. 

4. Sağlık

Namaz vücudu dinç tutar, sağlık verir.

5. Niyaz ( Her amel için)

Kalpler ancak Allah' ı anmakla huzur bulur. 

6. Allah (c.c.) sever. ( Her amel için) 

Allah takvalı kullarını sever.

7. Namazda Dualar daha çok kabul olur

Namazda dua edenin duaları daha çok kabul olur. 

8. Hayâsızlıktan ve kötülükten alıkor 

Namaz, İnsanı hayâsızlıktan ve kötülükten alıkor.

9. Günahların Affı

Namaz suyun kirleri temizlediği gibi günahları temizler. Soğukta, sıcakta güzelce abdest almak, günahlara kefaret olur.

Tövbeler daha çabuk kabul olur. 

10. İtaati öğretir

Namaz kılan insan zamanla itaat etmeye başlar. Çünkü Namazda ki Rükü secde itaat etmeyi öğretir. 

11. Kibri İndirir

Namaz kılan insan zamanla kibrinden kurtulur. Çünkü Namazda ki Rükü secde kibri indirir. 

 

Namaz Kılana Allah'ın İkramı

1-Kendi katında o kimseyi sevgili kılar

2-Ona sıhhat ve sağlık verir

3-Melekler onu korur

4-Evine bereket gelir

5-Yüzünde salih kulların nuru meydana gelir

6-Kalbine yumuşaklık verir

7-Sırat köprüsünden kolay geçer

8-Cehennem azabından kurtarır

9-Kendileri hakkında "Onlara ne bir korku ne de bir üzüntü vardır"ayetinin buyrulduğu kimselerle cennette komşu olmayı nasip eder

 

Namaz Kılana 10 güzellik

  1. Yüzün revnakı, 

  2. kalbin nuru,

  3. bedenin rahatı ve sağlığının sebebi, 

  4. kabrin huzuru, 

  5. Allah(c.c.)ın rahmetinin inmesine sebep, 

  6. iyi ameller kefesini ağırlaştıran ölçü, 

  7. Allah(c.c.)ın rızasına sebep, 

  8. Cennette makamın yüksekliği ve cehennem ateşine siperdir.

 

Namaz Niçin Gerekli

  1. İtaati öğretir

  2. Namaz kılmaya ihtiyacımız var. 

  3. Allah' a ibadet etmeli ona saygı ve sevgimizi göstermeliyiz.

  4. Kimin kimden daha iyi amel edeceğini görmek.

  5. Sadakat

  6. Allah övülmeye layıktır...

CEMAATLE KILINAN NAMAZIN TEK BAŞINA KILINAN NAMAZA KIYASLA FAZİLETİ

 

KONU HAKKINDA HADİSLER

Hadis: 27 kat Daha Sevap

Hz. Peygamber cemaatle namazı teşvik sadedinde cemaatle kılınan namazın, tek başına kılınan namazdan yirmi yedi veya yirmi beş derece daha faziletli olduğunu belirtmiştir (Buhârî, "Ezân", 30; Müslim, "Mesâcid", 42).

Hadis: Zikir Meclislerinde Sekinet ve Rahmet

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in şu hadisi buna delalet etmektedir:

“Her hangi bir topluluk Allah’ın evlerinden bir evde toplanıp Allah’ın Kitabını tilavet ederler ve onu aralarında karşılıklı mütala ederek ders yaparlarsa muhakkak onların üzerine sekinet iner. Kendilerini rahmet kaplar. Melekler onların etrafını çepeçevre kuşatır ve Allah onları kendi yanında bulunanların içerisinde anar.”

(Müslim, 2699/38)

 

ANLAŞILAN                     :

Cemaatle kılınan Namaz tek başına kılınan namaza kıyasla 27 kat daha fazla sevaptır.

Cemaatle Namaz kılıp, Namazdan sonra istişare edene sekinet iner. Kendilerini rahmet kaplar. Melekler onların etrafını çepeçevre kuşatır ve Allah onları kendi yanında bulunanların içerisinde anar.

NAMAZ İBADETİNİN KILINDIĞI YERLERE GÖRE FAZİLETİ

 

Evde Kılınan Namazın Fazileti

Namaz 5 Vakittir. Miraç Hadiainde de 5 vakitin 50 vakit aayılacağı bildirilir. 

5 Vakit Namaz kılınca 50 vakit sayılır. 

Camide Kılınan Namazın Fazileti

Hadis: Cemaatle Kılınan Namaz 27 Kat Fazla Sevap

Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: ”Cemaatle kılınan namaz, tek başına kılınan namazdan yirmi yedi derece daha sevaptır.” (Buhâri, Ezan, 30) https://t.co/7YuLX9sE5F

Mescid' i Nebevi ve Mescid-i Haram(Kabe)' de Kılınan Namazın Fazileti

Cabir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Benim mescidimde kılınan namaz, Mescidi Haram müstesna onun gayrı yerlerde kılınan bin namazdan daha faziletlidir! Mescidi Haramda kılınan namaz onun gayrı yerlerde kılınan namazdan yüz bin namazdan daha faziletlidir!’ buyurdu.”

Ahmed 3/343, Bezzar Keşf 425, İbni Mace 1406, İbni Hibban 1620, Albânî İrva 1129

 

ANLAŞILAN                        :

Evde Kılınan Namaz

50 Vakit Namaz Kılmış Sevabı

Camide Kılınan Namaz

50x27=1350 Vakit Namaz Kılmış Sevabı

Mescid'i Nebevi' de Kılınan Namaz

Diğer Camilerden 1000 Kat daha Sevab

Mescid-i Haram(Kabe) ' de Kılınan Namaz

Diğer cami ve meacidlerden yüz bin kat daha sevap

NAMAZ' IN BEDENİ FAYDALARI

Namazın sağlık yönünden sağladığı faydalarında bazıları şunlardır:
1- Dinç Tutar

Namazda yapılan hareketler yavaş oldugundan kalbi yormaz ve günün muhtelif saatlerinde olduğu için insanı devamlı dinç tutar.
2- Hafızayı Kuvvetlendirir

Günde basını seksen defa yere koyan bir kimsenin beynine ritmik olarak fazla kan ulaşır. Bu yüzden beyin hücreleri iyice beslendiğinden hafıza ve şahsiyet bozukluklarına, namaz kılanlarda çok daha az rastlanır. Bu insanlar daha sağlıklı bir ömür geçirirler.
3- Gözü Hastalıklardan Korur

Namaz kılanların gözleri, muntazam olarak eğilip doğrulmaktan ötürü daha kuvvetli kan deveranına malik olur. Bu sebeble göz içi tansiyonunda artma olmaz ve gözün ön kısmındaki sıvının devamlı değismesi temin edilmiş olur. Gözü "katarakt" veya "karasu" hastalığından korur.
4- Vucüdun Sağlıklı Çalışmasını Sağlar

Namaz kılmadaki izometrik hareketler, midedeki gıdaların iyi karışmasına, safranın kolay akmasına ve dolayısıyla safra kesesinde birikinti yapmamasına, pankreas daki enzimlerin kolay boşalmasına yardımcı olacağı gibi, kabızlığın giderilmesinde de rolü büyüktür. Böbreğin ve idrar yollarının iyice çalkalanmasından, böbrekte taş tesekkülünün önlenmesine ve mesanenin boşalmasına da yardımcı olmaktadır.
5- Artroz ve Kireçlenme gibi hareketsiz kalanların yaşadığı hastalıklardan korur

Bes vakit kılınan namazdaki ritmik hareketler, günlük hayatta çalıştırılamıyan adale ve eklemleri çalıstırarak, artroz ve kireçlenme gibi eklem hastalıklarını ve adale tutulmalarını önler.
6- Namaz Temizliği, Hijyeni Sağlar

Vücud sağlığı için temizlik muhakkak lazımdır. Abdest ve gusül, hem maddi, hem de manevî bir temizliktir. İste namaz, temizliğin ta kendisidir. Zira hem bedeni, hem de ruhî temizlik olmadan namaz olmaz. Abdest ve gusül bedenî temizliği sağlar. İbadet görevini yerine getiren bir kimse, ruhen dinlenmiş, temizlenmiş olur.
7- Kan Dolaşımını Hızlandırır

Koruyucu hekimlikte, muayyen zemanlarda yapılan beden hareketleri çok mühimdir. Namaz vaktleri, kan dolasımını tazelemek ve teneffüsü canlandırmak için en uygun vakitlerdir.
8- Vücudu Zinde Tutar

Uykuyu tanzim eden önemli unsur namazdır. Hatta vücudda biriken statik (durgun) elektriklenme, secde yapmakla topraklama yapılmıs olur. Böylece vücud tekrar zindeliğe kavuşur. Namazın bu faydalarına kavuşmak için, namazı vaktinde kılmakla birlikte, temizliğe, çok yemek yememeye ve yenilen gıdaların temiz, helal olmasına da dikkat edilmesi de lazımdır. 

(Kitâb’üs-salât, Hasan Yavaş)

İSLAMDA NAMAZ DİNİN DİREĞİDİR, İSLAMIN ŞARTLARI DİNİN TEMELİDİR 

 

Namaz Dinin Direği, Cihad Amelin Zirvesidir

Hadis: Namaz Dinin Direği, Cihad Amelin Zirvesidir

Hz. Ali'den (r.a.) rivayetle Resûlullah Efendimiz (a.s.m.) şöyle buyur­muşlardır:

    "Namaz îmanın direğidir. Cihad amelin zirvesidir. Zekât ise, bu ikisinin arasında yer alır." (Deyleminin Müsnedü'l'Firdevs"inden.)

Hadis: Namaz Îmanın Ölçeğidir

İbni Abbas (r.a.) rivayet ediyor:

    "Namaz îmanın ölçeğidir. Kim o ölçeği tam doldurursa mükâfatını da tam alır." (Beyhaki, Şuabul İman)

Hadis: Namaz Dinin Direği, Cihad Amelin Zirvesidir

Muaz İbnu Cebel rivayet ediyor:

    "Bir seferde Resulullah (sav)'la beraberdik. Bir gün yakınına tesadüf ettim ve beraber yürüdük.

    "Ey Allah'ın Resulü, beni cehennemden uzaklaştırıp cennete sokacak bir amel söyle!" dedim.

    "Mühim bir şey sordun. Bu, Allah'ın kolaylık nasib ettiği kimseye kolaydır; Allah'a ibadet eder, Ona hiçbir şeyi ortak koşmazsın, namaz kılarsın, zekat verirsin, Ramazan orucunu tutarsın, Beytullah'a hacc yaparsın!" buyurdular ve devamla:

    "Sana hayır kapılarını göstereyim mi?" dediler.

    "Evet ey Allah'ın Resulü." dedim.

    "Oruç (cehenneme) perdedir; sadaka hataları yok eder, tıpkı suyun ateşi yok etmesi gibi. Kişinin geceleyin kıldığı namaz salihlerin şiarıdır." buyurdular ve şu ayeti okudular. (Mealen):

    "Onlar ibadet etmek için gece vakti yataklarından kalkar, Rabblerinin azabından korkarak ve rahmetini ümid ederek O'na dua ederler. Kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeyden de bağışta bulunurlar." (Secde, 32/16). Sonra sordu:

 

    "Bu (din) işinin başını, direğini ve zirvesini sana haber vereyim mi?"

    "Evet, ey Allah'ın Resulü!" dedim. "Dinle öyleyse" buyurdu ve açıkladı:

    "Bu dinin başı İslam'dır, direği namazdır, zirvesi cihaddır!" Sonra şöyle devam buyurdu:

    "Sana bütün bunları (tamamlayan) baş amili haber vereyim mi?"

    "Evet ey Allah'ın Resulü!" dedim.

    "Şuna sahip ol!" dedi ve eliyle diline işaret etti. Ben tekrar sordum:

    "Ey Allah'ın Resulü! Biz konuştuklarımızdan sorumlu mu olacağız?"

 

    "Anasız kalasıca Muaz! İnsanları yüzlerinin üstüne -veya burunlarının üstüne dedi- ateşe atan, dilleriyle kazandıklarından başka bir şey midir?" buyurdular. [Tirmizi, İman 8, (2619)]

Hadis: Namaz Dinin Direğidir

 İmam Mâlik'in anlattığına göre, Hz. Ömer (ra) valilerine şöyle yazdı:

    "Nazarımda işlerinizin en ehemmiyetlisi namazdır. Kim onu (farz, vacib, sünnet ve vaktine riayetle) korur ve (tam zamanında kılmaya) devam ederse dînini korumuş olur. Kim de onu(n zamanını tehir suretiyle) zayi ederse, onun dışındakileri daha çok zayi eder."

 

İslamın Şartları:

Hadis: İslamın Beş Ana Esası

İbni Ömer radiyallahu anhümâ' dan rivayet edildiğine göre;

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"İslâm dini beş esas üzerine kurulmuştur:

Allah'tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed' in Allah' ın resulü olduğuna şehâdet etmek, namaz kılmak, zekât vermek, hacca gitmek ve ramazan orucunu tutmak."

Buhârî, Îmân 1, 2; Tefsîru sûre (2), 30; Müslim, Îmân 19-22. Ayrıca bk. Tirmizî, Îmân 3; Nesâî, Îmân 13

 

ANLAŞILAN                :

Namaz Dinin direğidir.

İslamın şartları dinin temelidir.

Bina direkler(taşıyıcı stünlar) olmadan ayakta durmaz.

Temelsiz direklere bir işe yaramaz.

Bina direkler ve temel(yani her duvar ve çatı) olmadan olmaz.

Bina ayakta durmaz.

İSLAMDA NAMAZ HERKESE FARZDIR

 

Farz Kelime Kökeni 

~ Ar farḍ فرض [#frḍ msd.] 

1. çentik, işaret,  2. din veya yasa kuralı, ödev, 3. bir akıl yürütmede tartışılmaz veri olarak alınan şey, varsayım 

< Ar faraḍa فرض 

1. çentti,  2. belirledi, tayin etti, kural koydu, zorunlu kıldı. 

 

Bakara Suresi 2.43 - Diyanet Meali:

Namazı kılın, zekâtı verin. Rükû edenlerle birlikte siz de rükû edin.

Bakara Suresi 238. Ayet: Diyanet Meali:

Namazlara ve orta namaza  devam edin. Allah'a gönülden boyun eğerek namaza durun.

Bakara Suresi 239. Ayet: Diyanet Meali:

Eğer (bir tehlikeden) korkarsanız, namazı yaya olarak veya binek üzerinde kılın. Güvenliğe kavuşunca da, Allah'ı, daha önce bilmediğiniz ve onun size öğrettiği şekilde anın (namazı normal vakitlerdeki gibi kılın).

Enam Suresi 92. Ayet: Diyanet Meali:

İşte bu (Kur'an) da, bereket kaynağı, kendinden öncekileri (ilâhî kitapları) tasdik eden ve şehirler anasını (Mekke'yi) ve bütün çevresini (tüm insanlığı) uyarasın diye indirdiğimiz bir kitaptır.  Ahirete iman edenler, ona da inanırlar. Onlar namazlarını vaktinde kılarlar.

Hud Suresi 114. Ayet: Diyanet Meali:

(Ey Muhammed!) Gündüzün iki tarafında ve gecenin gündüze yakın vakitlerinde namaz kıl. Çünkü iyilikler kötülükleri giderir. Bu, öğüt alanlar için bir öğüttür.

İsra Suresi 78. Ayet: Diyanet Meali:

Güneşin zevalinden (öğle vaktinde Batı'ya kaymasından) gecenin karanlığına kadar (belli vakitlerde) namazı kıl. Bir de sabah namazını kıl. Çünkü sabah namazı şahitlidir.

Meryem Suresi 31. Ayet: Diyanet Meali:

Nerede olursam olayım beni kutlu ve erdemli kıldı ve bana yaşadığım sürece namazı ve zekâtı emretti.

Meryem Suresi 55. Ayet: Diyanet Meali:

Ailesine namaz ve zekâtı emrederdi. Rabb'inin katında da hoşnutluğa ulaşmıştı.

Taha Suresi 14. Ayet: Diyanet Meali:

Şüphe yok ki ben Allah'ım. Benden başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde bana ibadet et ve beni anmak için namaz kıl.

Rum Suresi 17. Ayet: Hasan Basri Çantay Meali:

Haydi akşama girerken, sabaha ererken Allâhı tenzîh (ve tesbîh) edin (namaz kılın).

Kevser Suresi 2. Ayet: Diyanet Meali:

O hâlde, Rabbin için namaz kıl, kurban kes.

 

ANLAŞILAN                           :

Farz yapılması emredilen zorunlu ibadettir.

İslam Dininde namaz farzdır. Farz olandan herkes sorumludur. 

Ancak özür sahibi olanlar yani muaf olanlar müstesna... 

Beş vakit namaz sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı olmak üzere kılınır.

KUR' AN-I KERİM' DE NAMAZ KIL EMRİ, NAMAZ AYETLERİ


 

1. Bakara Suresi 2.238 - Diyanet Meali: Vakitler 

Namazlara ve orta namaza(ikindi) devam edin. Allah'a gönülden boyun eğerek namaza durun.

2. Bakara Suresi 2.43 -  Diyanet Meali:

Namazı kılın, zekâtı verin. Rükû edenlerle birlikte siz de rükû edin.

3. Bakara Suresi 2.45 - Diyanet Meali:

Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin.  Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.

4. Bakara Suresi 2.46 - Elmalılı Hamdi Yazır Meali:

onlar ki kendilerini hakikaten rablerine kavuşuyor ve hakikaten ona rücu ediyor sayarlar, böyle bir huşu ile kılarlar. 

5. Bakara Suresi 2.83 - Diyanet Meali:

Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese güzel sözler söyleyeceksiniz, namazı kılacaksınız, zekâtı vereceksiniz" diye söz almıştık. Sonra pek azınız hariç, yüz çevirerek sözünüzden döndünüz.

6. Bakara Suresi 2.110 - Diyanet Meali:

Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin. Kendiniz için her ne iyilik işlemiş olursanız, Allah katında onu bulursunuz. Şüphesiz Allah bütün yaptıklarınızı görür.

7. Bakara Suresi 2.125 - Diyanet Meali:

Hani, biz Kâbe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den  kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle emretmiştik: "Tavaf edenler, kendini ibadete verenler, rükû ve secde edenler için evimi (Kâbe'yi) tertemiz tutun."

8. Bakara Suresi 2.142 - Diyanet Meali:

Birtakım kendini bilmez insanlar, "Onları (müslümanları) yönelmekte oldukları kıbleden çeviren nedir?" diyecekler. De ki: "Doğu da, Batı da Allah'ındır. Allah, dilediği kimseyi doğru yola iletir."

9. Bakara Suresi 2.144 - Diyanet Meali:

(Ey Muhammed!) Biz senin çok defa yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu (vahiy beklediğini) görüyoruz. (Merak etme) elbette seni, hoşnut olacağın kıbleye çevireceğiz. (Bundan böyle), yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir. (Ey Müslümanlar!) Siz de nerede olursanız olun, (namazda) yüzünüzü hep onun yönüne çevirin. Şüphesiz kendilerine kitap verilenler, bunun Rabblerinden (gelen) bir gerçek olduğunu elbette bilirler. Allah, onların yaptıklarından habersiz değildir.

10. Bakara Suresi 2.149 - Diyanet Meali:

(Ey Muhammed!) Nereden yola çıkarsan çık, (namazda) Mescid-i Haram'a doğru dön. Bu, elbette Rabbinden gelen gerçek bir emirdir. Allah, sizin işlediklerinizden asla habersiz değildir.

11. Bakara Suresi 2.150 - Diyanet Meali:

(Ey Muhammed!) Nereden yola çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Haram'a doğru çevir. (Ey mü'minler!) Siz de nerede olursanız olun, yüzünüzü Mescid-i Haram'a doğru çevirin ki, zalimlerin dışındaki insanların elinde (size karşı) bir koz olmasın. Zalimlerden korkmayın, benden korkun. Böylece size nimetlerimi tamamlayayım ve doğru yolu bulasınız.

12. Bakara Suresi 2.153 - Diyanet Meali:

Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah'tan yardım dileyin. Şüphe yok ki, Allah sabredenlerle beraberdir.

13. Bakara Suresi 2.177 - Diyanet Meali:

İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere iman edenlerin; mala olan sevgilerine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, (ihtiyacından dolayı) isteyene ve (özgürlükleri için) kölelere verenlerin; namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren, antlaşma yaptıklarında sözlerini yerine getirenlerin ve zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda (direnip) sabredenlerin tutum ve davranışlarıdır. İşte bunlar, doğru olanlardır. İşte bunlar, Allah'a karşı gelmekten sakınanların ta kendileridir.

14. Bakara Suresi 2.238 - Diyanet Meali:

Namazlara ve orta namaza  devam edin. Allah'a gönülden boyun eğerek namaza durun.

15. Bakara Suresi 2.239 - Diyanet Meali:

Eğer (bir tehlikeden) korkarsanız, namazı yaya olarak veya binek üzerinde kılın. Güvenliğe kavuşunca da, Allah'ı, daha önce bilmediğiniz ve onun size öğrettiği şekilde anın (namazı normal vakitlerdeki gibi kılın).

16. Bakara Suresi 2.277 - Diyanet Meali:

Şüphesiz iman edip salih ameller işleyen, namazı dosdoğru kılan ve zekâtı verenlerin mükâfatları Rableri katındadır. Onlara korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardır.

17. Ali İmran Suresi 3.39 - Diyanet Meali:

Zekeriya mabedde namaz kılarken melekler ona, "Allah sana, kendisinden gelen bir kelimeyi (İsa'yı) doğrulayıcı, efendi, nefsine hâkim ve salihlerden bir peygamber olarak Yahya'yı müjdeler" diye seslendiler.

18. Ali İmran Suresi 3.43 - Diyanet Meali:

Ey Meryem! Rabbine divan dur. Secde et ve (O'nun huzurunda) rükû edenlerle beraber rükû et demişlerdi.

18. Nisa Suresi 4.43 - Diyanet Meali: Namaz Abdesti

Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar, bir de -yolcu olmanız durumu müstesna- cünüp iken yıkanıncaya kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta olur veya yolculukta bulunursanız, veyahut biriniz abdest bozmaktan gelince ya da eşlerinizle cinsel ilişkide bulunup, su da bulamazsanız o zaman temiz bir toprağa yönelip, (niyet ederek onunla) yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin. Şüphesiz Allah, çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır.

19. Nisa Suresi 4.77 - Diyanet Meali:

Daha önce kendilerine, "(savaşmaktan) ellerinizi çekin, namazı kılın, zekâtı verin" denilenleri görmedin mi? Üzerlerine savaş yazılınca, hemen içlerinden bir kısmı; insanlardan, Allah'tan korkar gibi, hatta daha çok korkarlar ve "Rabbimiz! Niçin bize savaş yazdın? Bizi yakın bir zamana kadar erteleseydin ya!" derler. De ki: "Dünya geçimliği azdır. Ahiret, Allah'a karşı gelmekten sakınan kimse için daha hayırlıdır. Size kıl kadar haksızlık edilmez."

20. Nisa Suresi 4.101 - Diyanet Meali: Seferde Namaz

Yeryüzünde sefere çıktığınız vakit kâfirlerin size saldırmasından korkarsanız, namazı kısaltmanızdan ötürü size bir günah yoktur. Şüphesiz kâfirler sizin apaçık düşmanınızdır.

21. Nisa Suresi 4.102 - Diyanet Meali:

(Ey Muhammed!) Cephede sen de onların (mü'minlerin) arasında bulunup da onlara namaz kıldırdığın vakit, içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza dursun. Silâhlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar secdeye vardıklarında (bir rekât kıldıklarında) arkanıza (düşman karşısına) geçsinler. Sonra o namaz kılmamış olan diğer kısım gelsin, seninle beraber kılsınlar ve ihtiyatlı bulunsunlar, silâhlarını yanlarına alsınlar. İnkâr edenler arzu ederler ki, silâhlarınızdan ve eşyanızdan bir gafil olsanız da size ani bir baskın yapsalar. Yağmurdan zahmet çekerseniz, ya da hasta olursanız, silâhlarınızı bırakmanızda size bir beis yoktur. Bununla birlikte ihtiyatlı olun (tedbirinizi alın). Şüphesiz Allah, inkârcılara alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.

22. Nisa Suresi 4.103 - Diyanet Meali: Tesbihat

Namazı kıldınız mı, gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yan yatarak hep Allah'ı anın. Güvene kavuştunuz mu namazı tam olarak kılın. Çünkü namaz, mü'minlere belirli vakitlere bağlı olarak farz kılınmıştır.

23. Nisa Suresi 4.142 - Diyanet Meali:

Münafıklar, Allah'ı aldatmaya çalışırlar. Allah da onların bu çabalarını başlarına geçirir. Onlar, namaza kalktıkları zaman tembel tembel kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar ve Allah'ı pek az anarlar.

24. Nisa Suresi 4.162 - Diyanet Meali:

Fakat onlardan ilimde derinleşmiş olanlar ve mü'minler, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler. O namazı kılanlar, zekâtı verenler, Allah'a ve ahiret gününe inananlar var ya, işte onlara büyük bir mükâfat vereceğiz.

25. Maide Suresi 5.6 - Diyanet Meali: Abdest

Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp iseniz, iyice yıkanarak temizlenin. Hasta olursanız veya seferde bulunursanız veya biriniz abdest bozmaktan (def-i hacetten) gelir veya kadınlara dokunur (cinsel ilişkide bulunur) da su bulamazsanız, o zaman temiz bir toprağa yönelin. Onunla yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin (Teyemmüm edin). Allah, size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez. Fakat O, sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz.

26. Maide Suresi 5.12 - Diyanet Meali:

Andolsun, Allah İsrailoğullarından sağlam söz almıştı. Onlardan on iki temsilci -başkan- seçmiştik. Allah, şöyle demişti: "Sizinle beraberim. Andolsun eğer namazı kılar, zekâtı verir ve elçilerime inanır, onları desteklerseniz, (fakirlere gönülden yardımda bulunarak) Allah'a güzel bir borç verirseniz, elbette sizin kötülüklerinizi örterim ve andolsun sizi, içinden ırmaklar akan cennetlere koyarım. Ama bundan sonra sizden kim inkâr ederse, mutlaka o, dümdüz yoldan sapmıştır."

27. Maide Suresi 5.55 - Diyanet Meali:

Sizin dostunuz ancak Allah'tır, Resûlüdür ve Allah'ın emirlerine boyun eğerek namazı kılan, zekâtı veren mü'minlerdir.

28. Maide Suresi 5.58 - Diyanet Meali:

Siz namaza çağırdığınız vakit onu alaya alıp eğlence yerine koyuyorlar. Bu, şüphesiz onların akılları ermeyen bir toplum olmalarındandır.

29. Maide Suresi 5.91 - Diyanet Meali:

Şeytan, içki ve kumarla, ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçiyor musunuz?

30. Maide Suresi 5.106 - Diyanet Meali:

Ey iman edenler! Birinizin ölümü yaklaştığı zaman, vasiyet sırasında aranızda şahitlik (edecek olanlar) sizden adaletli iki kişidir. Yahut; seferde olup da başınıza ölüm musibeti gelirse, sizin dışınızdan başka iki kişi şahitlik eder. Eğer şüphe ederseniz, onları namazdan sonra alıkorsunuz da Allah adına, "Akraba da olsa, şahitliğimizi hiçbir karşılığa değişmeyiz. Allah için yaptığımız şahitliği gizlemeyiz. Gizlediğimiz takdirde, şüphesiz günahkârlardan oluruz" diye yemin ederler.

31. Enam Suresi 6.72 - Diyanet Meali:

Bir de, bize, "Namazı dosdoğru kılın ve Allah'a karşı gelmekten sakının" diye emrolundu. O, huzurunda toplanacağınız Allah'tır.

32. Enam Suresi 6.92 - Diyanet Meali:

İşte bu (Kur'an) da, bereket kaynağı, kendinden öncekileri (ilâhî kitapları) tasdik eden ve şehirler anasını (Mekke'yi) ve bütün çevresini (tüm insanlığı) uyarasın diye indirdiğimiz bir kitaptır.  Ahirete iman edenler, ona da inanırlar. Onlar namazlarını vaktinde kılarlar.

32. Enam Suresi 6.162 - Diyanet Meali:

Ey Muhammed! De ki: "Şüphesiz benim namazım da, diğer ibadetlerim de, yaşamam da, ölümüm de âlemlerin Rabbi Allah içindir."

33. Araf Suresi 7.170 - Diyanet Meali:

Kitab'a sımsıkı sarılanlara ve namazı dosdoğru kılanlara gelince, şüphesiz biz, iyiliğe çalışan (erdemli) kimselerin mükâfatını zayi etmeyiz.

34. Enfal Suresi 8.3 - Diyanet Meali:

Onlar namazı dosdoğru kılan, kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcayan kimselerdir.

35. Enfal Suresi 8.35 - Elmalılı Hamdi Yazır Meali:

Beytin huzurunda namazları ise ıslık çalıb el çırpmaktan başka bir şey değil, o halde küfr-ü küfranınızdan dolayı tadın azâbı

36. Tevbe Suresi 9.5 - Diyanet Meali:

Haram aylar çıkınca bu Allah'a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları gözetleyin. Eğer tövbe ederler, namazı kılıp zekâtı da verirlerse, kendilerini serbest bırakın. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

37. Tevbe Suresi 9.11 - Diyanet Meali:

Fakat tövbe edip, namazı kılar ve zekâtı verirlerse, artık onlar sizin din kardeşlerinizdir. Bilen bir kavme âyetleri işte böyle ayrı ayrı açıklarız.

38. Tevbe Suresi 9.18 - Diyanet Meali:

Allah'ın mescitlerini, ancak Allah'a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve Allah'tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte onların doğru yolu bulanlardan olmaları umulur.

39. Tevbe Suresi 9.54 - Diyanet Meali:

Harcamalarının kabul edilmesine, yalnızca, Allah'ı ve Resûlünü inkâr etmeleri, namaza ancak üşene üşene gelmeleri ve ancak gönülsüzce harcamaları engel olmuştur.

40. Tevbe Suresi 9.71 - Diyanet Meali:

Mü'min erkekler ve mü'min kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar. Namazı dosdoğru kılar, zekâtı verirler. Allah'a ve Resûlüne itaat ederler. İşte bunlara Allah merhamet edecektir. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

41. Tevbe Suresi 9.84 - Diyanet Meali:

Onlardan ölen hiçbirine asla namaz kılma ve kabrinin başında durma. Çünkü onlar Allah'ı ve Resûlünü inkâr ettiler ve fasık olarak öldüler.

42. Tevbe Suresi 9.108 - Diyanet Meali:

Onun içinde asla namaz kılma. İlk günden temeli takva (Allah'a karşı gelmekten sakınmak) üzerine kurulan mescit (Kuba mescidi), içinde namaz kılmana elbette daha lâyıktır. Orada temizlenmeyi seven adamlar vardır. Allah da tertemiz olanları sever.

43. Yunus Suresi 10.87 - Diyanet Meali:

Mûsâ'ya ve kardeşine, "Kavminiz için Mısır'da (sığınak olarak) evler hazırlayın ve evlerinizi namaz kılınacak yerler yapın. Namazı dosdoğru kılın. Mü'minleri müjdele" diye vahyettik.

44. Hud Suresi 11.81 - Diyanet Meali:

Konukları şöyle dedi: "Ey Lût! Biz Rabbinin elçileriyiz. Onlar sana asla ulaşamayacaklar. Geceleyin bir vakitte aileni al götür. İçinizden kimse ardına bakmasın. Ancak karın müstesna. (Onu bırak.) Çünkü onların (kavminin) başına gelecek olan azap, onun başına da gelecektir. Onların azabla buluşma zamanı sabahtır. Sabah yakın değil midir?!"

45. Hud Suresi 11.87 - Diyanet Meali:

Dediler ki: "Ey Şu'ayb! Babalarımızın taptığını, yahut mallarımız hakkında dilediğimizi yapmayı terk etmemizi sana namazın mı emrediyor. Oysa sen gerçekten yumuşak huylu ve aklı başında bir adamsın."

46. Hud Suresi 11.114 - Diyanet Meali: Vakitler

(Ey Muhammed!) Gündüzün iki tarafında ve gecenin gündüze yakın vakitlerinde namaz kıl. Çünkü iyilikler kötülükleri giderir. Bu, öğüt alanlar için bir öğüttür.

47. Rad Suresi 13.22 - Diyanet Meali:

Onlar, Rablerinin rızasına ermek için sabreden, namazı dosdoğru kılan, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli olarak ve açıktan Allah için harcayan ve kötülüğü iyilikle ortadan kaldıranlardır. İşte bunlar için dünya yurdunun iyi sonucu vardır.

48. İbrahim Suresi 14.31 - Diyanet Meali:

İnanan kullarıma söyle, namazı dosdoğru kılsınlar, hiçbir alışveriş ve dostluğun bulunmadığı bir gün gelmeden önce kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda gizlice ve açıktan harcasınlar.

49. İbrahim Suresi 14.37 - Diyanet Meali:

Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bazısını, senin kutsal evinin (Kâbe'nin) yanında ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz! Namazı dosdoğru kılmaları için (böyle yaptım). Sen de insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meylettir, onları ürünlerden rızıklandır, umulur ki şükrederler.

50. İbrahim Suresi 14.40 - Diyanet Meali:

Rabbim! Beni namaza devam eden bir kimse eyle. Soyumdan da böyle kimseler yarat. Rabbimiz! Duamı kabul eyle.

51. Hicr Suresi 15.87 - Ali Fikri Yavuz Meali:

Andolsun ki, biz, sana, (her namazda) okunup tekrarlanan yedi âyeti (Fâtiha sûresini) ve şu büyük Kur’ân’ı verdik. 

52. İsra Suresi 17.78 - Diyanet Meali:

Güneşin zevalinden (öğle vaktinde Batı'ya kaymasından) gecenin karanlığına kadar (belli vakitlerde) namazı kıl. Bir de sabah namazını kıl. Çünkü sabah namazı şahitlidir.

53. İsra Suresi 17.79 - Diyanet Meali:

Gecenin bir kısmında da uyanarak sana mahsus fazla bir ibadet olmak üzere teheccüd namazı kıl ki, Rabbin seni Makam-ı Mahmud'a ulaştırsın.

54. İsra Suresi 17.110 - Diyanet Meali:

De ki: "(Rabbinizi) ister Allah diye çağırın, ister Rahman diye çağırın. Hangisiyle çağırırsanız çağırın, nihayet en güzel isimler O'nundur." Namazında sesini pek yükseltme, çok da kısma. İkisi ortası bir yol tut.

55. Meryem Suresi 19.31 - Diyanet Meali:

Nerede olursam olayım beni kutlu ve erdemli kıldı ve bana yaşadığım sürece namazı ve zekâtı emretti.

56. Meryem Suresi 19.55 - Diyanet Meali:

Ailesine namaz ve zekâtı emrederdi. Rabb'inin katında da hoşnutluğa ulaşmıştı.

57. Meryem Suresi 19.59 - Diyanet Meali:

Onlardan sonra, namazı zayi eden, şehvet ve dünyevî tutkularının peşine düşen bir nesil geldi. Onlar bu tutumlarından ötürü büyük bir azaba çarptırılacaklardır.

58. Taha Suresi 20.14 - Diyanet Meali:

Şüphe yok ki ben Allah'ım. Benden başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde bana ibadet et ve beni anmak için namaz kıl.

59. Taha Suresi 20.132 - Diyanet Meali:

Ailene namazı emret ve kendin de ona devam et. Senden rızık istemiyoruz. Sana da biz rızık veriyoruz. Güzel sonuç, Allah'a karşı gelmekten sakınmanındır.

60. Enbiya Suresi 21.73 - Diyanet Meali:

Onları bizim emrimizle doğru yolu gösteren önderler yaptık ve kendilerine hayırlar işlemeyi, namazı dosdoğru kılmayı, zekâtı vermeyi vahyettik. Onlar sadece bize ibadet eden kimselerdi.

61. Hacc Suresi 22.26 - Diyanet Meali:

Hani biz İbrahim'e, Kâbe'nin yerini, "Bana hiçbir şeyi ortak koşma; evimi, tavaf edenler, namaz kılanlar, rükû ve secde edenler için temizle" diye belirlemiştik.

62. Hacc Suresi 22.35 - Diyanet Meali:

Onlar, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperen, başlarına gelen musibetlere sabreden, namazı dosdoğru kılan ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcayan kimselerdir.

63. Hacc Suresi 22.41 - Diyanet Meali:

Onlar öyle kimselerdir ki, şâyet kendilerine yeryüzünde imkân ve iktidar versek, namazı dosdoğru kılar, zekâtı verir, iyiliği emreder ve kötülüğü yasaklarlar. Bütün işlerin âkıbeti Allah'a aittir.

64. Hacc Suresi 22.78 - Diyanet Meali:

Allah uğrunda hakkıyla cihad edin. O, sizi seçti ve dinde üzerinize hiçbir güçlük yüklemedi. Babanız İbrahim'in dinine uyun. Allah, sizi hem daha önce, hem de bu Kur'an'da müslüman diye isimlendirdi ki, Peygamber size şahit (ve örnek) olsun, siz de insanlara şahit (ve örnek) olasınız.  Artık namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin ve Allah'a sarılın. O, sizin sahibinizdir. O, ne güzel sahip, ne güzel yardımcıdır!

65. Muminun Suresi 23.2 - Diyanet Meali:

Onlar ki, namazlarında derin saygı içindedirler.

66. Muminun Suresi 23.9 - Diyanet Meali:

Onlar ki, namazlarını kılmağa devam ederler.

67. Nur Suresi 24.(36-37) - Diyanet Meali:

Allah'ın, yüceltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerde hiçbir ticaretin ve hiçbir alışverişin kendilerini, Allah'ı anmaktan, namazı kılmaktan, zekâtı vermekten alıkoymadığı birtakım adamlar, buralarda sabah akşam O'nu tesbih ederler. Onlar, kalplerin ve gözlerin dikilip kalacağı bir günden korkarlar.

68. Nur Suresi 24.56 - Diyanet Meali:

Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin, Resûle itaat edin ki size merhamet edilsin.

69. Nur Suresi 24.58 - Diyanet Meali:

Ey iman edenler! Ellerinizin altında bulunanlar (köleleriniz) ve sizden henüz bulûğ çağına ermemiş olanlar, günde üç defa; sabah namazından önce, öğleyin elbiselerinizi çıkardığınız vakit ve yatsı namazından sonra (yanınıza girecekleri zaman) sizden izin istesinler. Bu üç vakit sizin soyunup dökündüğünüz vakitlerdir. Bu vakitlerin dışında (izinsiz girme konusunda) ne size, ne onlara bir günah vardır. Birbirinizin yanına girip çıkabilirsiniz. Allah, âyetlerini size işte böylece açıklar. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

70. Şuara Suresi 26.217 - (217-219) Diyanet Meali:

Namaza kalktığında, seni ve secde edenler arasında dolaşmanı gören; mutlak güç sahibi, çok merhametli olan Allah'a tevekkül et.

71. Neml Suresi 27. (2-3) - Diyanet Meali:

Kur'an, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve ahirete de kesin olarak inanan mü'minler için bir hidayet rehberi ve bir müjdedir.

 

72. Ankebut Suresi 29.45 - Diyanet Meali:

(Ey Muhammed!) Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayâsızlıktan ve kötülükten alıkor. Allah'ı anmak (olan namaz) elbette en büyük ibadettir. Allah, yaptıklarınızı biliyor.

73. Rum Suresi 30.17 - (17-18) Diyanet Vakfı Meali: Namaz Vakitleri

Haydi siz, akşama ulaştığınızda (akşam ve yatsı vaktinde) sabaha kavuştuğunuzda, gündüzün sonunda ve öğle vaktine eriştiğinizde Allah'ı tesbih edin (namaz kılın), ki göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur.

74. Rum Suresi 30.(31-32) - Diyanet Meali: 

Allah'a yönelmiş kimseler olarak yüzünüzü hak dine çevirin, O'na karşı gelmekten sakının, namazı dosdoğru kılın ve müşriklerden; dinlerini darmadağınık edip grup grup olan kimselerden olmayın. (Ki onlardan) her bir grup kendi katındaki (dinî anlayış) ile sevinip böbürlenmektedir.

75. Lukman Suresi 31.4 - Diyanet Meali:

Onlar; namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren kimselerdir. Onlar ahirete de kesin olarak inanırlar.

76. Lokman Suresi 31.17 - Diyanet Meali:

Yavrum! Namazı dosdoğru kıl. İyiliği emret. Kötülükten alıkoy. Başına gelen musibetlere karşı sabırlı ol. Çünkü bunlar kesin olarak emredilmiş işlerdendir.

77. Secde Suresi 32.16 - Fizilalil Kuran Meali:

Gece teheccüd namazı kılmak için yanlarını yataklardan ayırıp kalkarlar, korkarak ve ümit ederek Rabb'lerine dua ederler ve kendilerine verdiğimiz rızıktan hayır için harcarlar.

78. Ahzab Suresi 33.33 - Diyanet Meali:

Evlerinizde oturun. Önceki cahiliye dönemi kadınlarının açılıp saçıldığı gibi siz de açılıp saçılmayın. Namazı kılın, zekâtı verin. Allah'a ve Resûlüne itaat edin. Ey Peygamberin ev halkı! Allah, sizden ancak günah kirini gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.

79. Fatır Suresi 35.18 - Diyanet Meali:

Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın yükünü yüklenmez. Günah yükü ağır olan kimse, (bir başkasını), günahını yüklenmeye çağırırsa, ondan hiçbir şey yüklenilmez, çağırdığı kimse yakını da olsa. Sen ancak, görmedikleri hâlde Rablerinden için için korkanları ve namaz kılanları uyarırsın. Kim arınırsa ancak kendisi için arınmış olur. Dönüş ancak Allah'adır.

80. Fatır Suresi 35.29 - Diyanet Meali:

Şüphesiz, Allah'ın kitabını okuyanlar, namazı kılanlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden, gizlice ve açıktan Allah yolunda harcayanlar, asla zarar etmeyecek bir ticaret umabilirler.

81. Şura Suresi 42. (36-39) - Diyanet Meali:

(Dünyalık olarak) size her ne verilmişse, bu dünya hayatının geçimliğidir. Allah'ın yanında bulunanlar ise daha hayırlı ve kalıcıdır. Bu mükâfat, inananlar ve Rablerine tevekkül edenler, büyük günahlardan ve çirkin işlerden kaçınanlar, öfkelendikleri zaman bağışlayanlar, Rablerinin çağrısına cevap verenler ve namazı dosdoğru kılanlar; işleri, aralarında şûrâ (danışma) ile olanlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcayanlar, bir saldırıya uğradıkları zaman, aralarında yardımlaşanlar içindir.

82. Mucadele Suresi 58.13 - Diyanet Meali:

Baş başa konuşmanızdan önce sadakalar vermekten çekindiniz mi? Bunu yapmadığınıza ve Allah da, sizi affettiğine göre artık namazı kılın, zekâtı verin, Allah'a ve Resûlüne itaat edin. Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

83. Cuma Suresi 62.9 - Diyanet Meali: Cuma Namazı

Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah'ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.

84. Cuma Suresi 62.10 - Diyanet Meali:

Namaz kılınınca artık yeryüzüne dağılın ve Allah'ın lütfundan nasibinizi arayın. Allah'ı çok zikredin ki kurtuluşa eresiniz.

85. Mearic Suresi 70.22 - Diyanet Meali:

Ancak, namaz kılanlar başka.

86. Mearic Suresi 70.23 - Diyanet Meali:

Onlar, namazlarına devam eden kimselerdir.

87. Mearic Suresi 70.34 - Diyanet Meali:

Onlar, namazlarını titizlikle koruyan kimselerdir.

88. Cin Suresi 72.19 - Diyanet Vakfı Meali:

Allah'ın kulu, O'na yalvarmaya (namaza) kalkınca, neredeyse onun etrafında keçe gibi birbirlerine geçeceklerdi.

89. Müzemmil Suresi 73.20 - Diyanet Meali:

(Ey Muhammed!) Şüphesiz Rabbin, senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını ve üçte birini ibadetle geçirdiğini biliyor. Beraberinde bulunanlardan bir topluluk da böyle yapıyor. Allah, gece ve gündüzü düzenleyip takdir eder. Sizin buna (gecenin tümünde yahut çoğunda ibadete) gücünüzün yetmeyeceğini bildi de sizi bağışladı (yükünüzü hafifletti.) Artık, Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun. Allah, içinizde hastaların bulunacağını, bir kısmınızın Allah'ın lütfundan rızık aramak üzere yeryüzünde dolaşacağını, diğer bir kısmınızın ise Allah yolunda çarpışacağını bilmektedir. O hâlde, Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun. Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin, Allah'a güzel bir borç verin. Kendiniz için önceden ne iyilik gönderirseniz, onu Allah katında daha üstün bir iyilik ve daha büyük mükâfat olarak bulursunuz. Allah'tan bağışlama dileyin. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

90. Müdessir Suresi 74.43 - Diyanet Meali:

Onlar şöyle derler: "Biz namaz kılanlardan değildik."

91. Kıyamet Suresi 75.31 - Diyanet Meali:

O, (Peygamberi) doğrulamamış, namaz da kılmamıştı.

92. Mürselat Suresi 77.48 - Diyanet Meali:

Onlara, "Rükû edin (namaz kılın)" dendiği zaman rükû etmezler.

93. Ala Suresi 87.(14-15) - Diyanet Meali:

Arınan ve Rabbinin adını anıp, namaz kılan kimse mutlaka kurtuluşa erer.

94. Alak Suresi 96.9 - (9-10) - Diyanet Meali:

 Sen, namaz kıldığında kulu (bundan) engelleyeni gördün mü?

95. Beyyine Suresi 98.5 - Diyanet Meali:

Hâlbuki onlara, ancak dini Allah'a has kılarak, hakka yönelen kimseler olarak O'na kulluk etmeleri, namazı kılmaları ve zekâtı vermeleri emredilmişti. İşte bu dosdoğru dindir.

96. Maun Suresi 107.4 - Diyanet Meali:

Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki,

97. Maun Suresi 107.5 - Diyanet Meali:

Onlar namazlarını ciddiye almazlar.

98. Maun Suresi 107.6 - Diyanet Meali:

Onlar (namazlarıyla) gösteriş yaparlar.

99. Kevser Suresi 108.2 - Diyanet Meali:

O hâlde, Rabbin için namaz kıl, kurban kes.

 

ANLAŞILAN                    :

Namaz kıl emri tam kırk altı (63) ayette geçer.

Namaz ayeti ise tam doksan dokuz (99) tanedir.

Doksan yedi (97) namaz, Bir cuma namazı ve bir gece namazı ayeti vardır. 

Namaz vakitleri 5 vakit; sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı olarak bildirilir. 

Cuma namazıda emredilir. 

Namaz Kuranda açıkça emredilir. Namazın beş vakti bildirilir. Kuranda Namaz var. İslama dahildir. Ayrı birşey değildir. 

NAMAZA ÇAĞRI EZANIN ŞEKLİ, NAMAZA BAŞLANGIÇ KAMETİN ŞEKLİ

 

Bilal Radiyallahu Anh’ın Ezanı

(21) Abdullah bin Zeyd (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namaz vakitlerinde insanları toplamak için çan (zil) yapılmasını emredince, rüyamda bir şahıs etrafımda elinde çanla dolaştı.

Ben o şahsa:

−Ey Allah’ın! Kulu, elindeki o çanı satar mısın? dedim.

O şahıs:

−Çanı ne yapacaksın? dedi.

Ben:

−Onunla insanları namaza çağıracağım dedim.

O şahıs:

−Sana çandan daha hayırlı bir şeye delillik edeyim mi? dedi.

Ben:

−Evet dedim.

O şahıs:

Allah-u Ekber Allah-u Ekber, Allah-u Ekber Allah-u Ekber

Eşhedü Ella İlahe İllallah, Eşhedü Ella İlahe İllallah

Eşhedü Enne Muhammeden Rasulullah, Eşhedü Enne Muhammeden Rasulullah

Hayya Alassalah, Hayya Alassalah

Hayya Ale’l-Felah, Hayya Ale’l-Felah

Allah-u Ekber Allah-u Ekber La İlahe İllallah, dersin dedi.

Sonra benden biraz uzaklaştı ve şöyle dedi:

Namaza kalktığın vakitte:

Allah-u Ekber Allah-u Ekber

Eşhedü Ella İlahe İllallah

Eşhedü Enne Muhammeden Rasulullah

Hayya Alassalah, Hayya Ale’l-Felah

Kad Kametissalatu Kad Kametissalah

Allah-u Ekber Allah-u Ekber La İlahe İllallah, dersin dedi.

Sabah olunca Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e gelerek gördüğüm rüyayı haber verdim.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Bu hak rüyadır inşallah, Bilal’le birlikte kalkın gördüklerini Bilal’a söyle, Bilal onları ezan olarak okusun. Çünkü Bilal’ın sesi senden daha yüksektir’ buyurdu. Bilal’le kalktık, ben ona söylüyordum o da okuyordu. Ömer (Radiyallahu Anh) Bilal’ın ezanını işitince ridasını sürükler bir halde Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e geldi ve şöyle dedi:

−Seni hak Rasul olarak gönderen Allah’a yemin ederim ki Abdullah’ın gördüğünü ben de gördüm.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunun üzerine:

−‘Allah’a hamd olsun’ buyurdu.”

Ebu Davud 499, Tirmizi 189, Darimi 1/268, İbni Mace 706, İbni Huzeyme 363, İbni Hibban Mevarid 287, Beyhaki 1/391, Ahmed 4/43, Albânî İrva 246

 

Bilal Radiyallahu Anh’ın Kameti Tek Lafızlarladır

Hadis: (22) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in zamanında, ezan ikişer ikişer, kamet ise teker teker okunurdu. Ancak (müezzin) kamet getirirken:

‘Kad Kametissalatu’ ‘Kad Kametissalatu’ derdi. Biz kameti işitince kalkar abdest alır namaza gelirdik.”

Ebu Davud 510, Nesei 627, Darimi 1/270, İbni Huzeyme 1/193, İbni Hibban Mevarid 290, 291, Tayalisi 1923, Darekutni 1/239, Hâkim 1/198, Beyhaki 1/413, Ahmed 2/87

 

Hadis: (23) Enes (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Bilal ezanı çift çift, kameti tek tek okumakla emir olundu. Ancak ‘Kad Kametissalatu’ kelimesi bundan müstesnadır o da çift çift okunacak dedi.

Buhari 658, Müslim 378/5, Ebu Avane 1/326, Ebu Davud 508, Nesei 626, Tirmizi 194, Darimi 1/270, İbni Mace 729, İbni Huzeyme 375, İbni Hibban 1675, Ahmed 3/103

 

Ebu Mahzuren Radiyallahu Anh’ın Ezanı ve Kameti

Hadis:(24) Ebu Mahzûre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in kendisine ezanı on dokuz kelime, kameti on yedi kelime olarak öğrettiğini haber verdi. 

Ezan:

Allah-u Ekber Allah-u Ekber, Allah-u Ekber Allah-u Ekber

Eşhedü Ella İlahe İllallah, Eşhedü Ella İlahe İllallah

Eşhedü Enne Muhammeden Rasulullah, Eşhedü Enne Muhammeden Rasulullah

Eşhedü Ella İlahe İllallah, Eşhedü Ella İlahe İllallah

Eşhedü Enne Muhammeden Rasulullah, Eşhedü Enne Muhammeden Rasulullah

Hayya Alassalah, Hayya Alassalah Hayya Ale’l-Felah, Hayya Ale’l-Felah

Allah-u Ekber Allah-u Ekber La İlahe İllallah.

Kamet ise:

Allah-u Ekber Allah-u Ekber Allah-u Ekber Allah-u Ekber

Eşhedü Ella İlahe İllallah Eşhedü Ella İlahe İllallah

Eşhedü Enne Muhammeden Rasulullah Eşhedü Enne Muhammeden Rasulullah

Hayya Alassalah Hayya Alassalah, Hayya Ale’l-Felah Hayya Ale’l-Felah

Kad Kametissalatu, Kad Kametissalah

Allah-u Ekber Allah-u Ekber La İlahe İllallah.

Ebu Davud 502, Ebu Avane 964, Nesei 630, Tirmizi 192, Darimi 1/271, İbni Mace 709, İbni Huzeyme 377, 378, İbni Hibban Mevarid 288, Tayalisi 1354, Ahmed 6/401

 

Sabah Ezanında “Namaz Uykudan Hayırlıdır” Denir

Hadis: Bilal (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Kendisi Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e sabah namazının vaktinin girdiğini haber verdi. Kendisine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) uyuyor denildi.

Bilal (Radiyallahu Anh):

Namaz uykudan daha hayırlıdır, namaz uykudan daha hayırlıdır dedi. Bu ifade sabah ezanında kararlaştırıldı ve iş bu hal üzere sabit oldu.”

İbni Mace 716

 

ANLAŞILAN                        :

EZAN

Ezan İslam dininde Namaza çağrıdır. İnsanları Namaz kılmaya çağırır. Namaz vaktinin girdiğini gösterir. 

KAMET

Farz Namazlara başlarken söylenir. 

NAMAZA ÇAĞRI EZANIN ŞEKLİ

"Allâh-ü Ekber" (Allah en büyüktür) (4 kere),

"Eşhedü en lâ ilâhe İllAllah" (Şahitlik ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur) (2 kere),

"Eşhedü enne Muhammeden Rasûlullah" (Şahitlik ederim ki Muhammed Allah'ın elçisidir) (2 kere),

"Hayye ale's-salâh" (Haydi namaza) (2 kere),

"Hayye ale'l-felâh" (Haydi kurtuluşa) (2 kere),

"As-salatu hayrun mine'n nevm" (Namaz uykudan hayırlıdır) (2 kere), (Sadece sabah ezanında),

"Allâh-ü Ekber" (Allah en büyüktür) (2 kere),

"Lâ ilâhe İllAllah" (Allah'tan başka ilâh yoktur) (1 kere).

NAMAZA BAŞLANGIÇ KAMETİN ŞEKLİ

Allah-u Ekber 

Eşhedü Ella İlahe İllallah

Eşhedü Enne Muhammeden Rasulullah

Hayya Alassalah, 

Hayya Ale’l-Felah

Kad Kametissalatu Kad Kametissalah

Allah-u Ekber 

La İlahe İllallah

KERAHAT NEDİR

 

Kerahat Kelime Kökeni

~ Ar karāha ͭ كراهة [#krh msd.] 1. istemeyerek veya iğrenerek yapma, 2. mekruh olanı yapma, mecazen içki içme < Ar kariha كره iğrendi, nefret etti → kerh

ANLAŞILAN                 :

Kerahat, istemiyerek yapma, iğrenme demektir.

Kerâhat vakti, güneşin doğuş, batış ve tam tepede bulunduğu vakte denir. İslam dinine göre kerâhet vakitlerinde namaz kılınması mekruh tur.

Çünkü insanlar günün bu zamanlarında miskinleşir Namazıda istemeden kılar, bu nedenle Kerahat vakitlerinde Namaz kılmamız istenmemiştir.

KERAHAT VAKiTLERİ HAKKINDA TEFSİR

 

KERAHAT VAKTİ HADİSLERİ

Hadis: Sahabiden Ukbe b. Amir Radiallahu Angum şöyle anlatmıştır:

RESULULLAH SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM ÜÇ VAKİTTE NAMAZ KILMAMIZI VE CENAZEMİZİ DEFNETMEMİZİ YASAKLADI. BU VAKİTLER:

GÜNEŞ DOĞMAYA BAŞLADIĞI ANDAN YÜKSELİNCEYE KADAR. ÖĞLEYİN GÜNEŞ TEPE NOKTASINA GELİNCE, BATIYA MEYLEDİNCEYE KADAR. GÜNEŞ BATMAYA MEYLETTİĞİ ANDAN BATINCAYA KADAR.

KAYNAKLAR: MÜSLİM, MÜSÂFİRÎN 293; EBÛ DÂVUD, CENÂİZ 55; TİRMİZÎ, CENÂİZ 41

Hadis: “İkindiden sonra,  uyuyup da aklını kaybeden kimse, yalnız kendini kınasın.”(Kenzu’l-Ummal, h. No. 41362)Mecmauz’zevaid’de bu hadisin zayıf olduğuna işaret edilmiştir.(bk. Mecmau’z-zevaid, 5/116).

ANLAŞILAN               :

Kerâhat vakti, güneşin doğuş, batış ve tam tepede bulunduğu vakte denir. İslam dinine göre kerâhet vakitlerinde namaz kılınması mekruh tur.​

Farz – Nafile Bütün Namazların Kılınmasının Mekruh Olduğu Vakitler üçtür :

1. Sabah (Kuşluk) Kerâhet Vakti: Güneş doğarken başlar ve 45 dakika sonra sona erer.

2. Öğle (Zeval) Kerâhet Vakti: Güneş tepedeyken; Öğle namazı vaktinden 30 dakika (veya yaklaşık 45 dakika) önce başlar ve öğle ezanı ile sona erer.

3. Akşam Kerâhet Vakti: Güneş batarken, yani akşam namazından 45 dakika önce başlar ve  akşam ezanı okununca sona erer.

Kısaca güneş doğarken, tepedeyken ve batarken namaz kılınmaz. Kılınması tahrîmen mekruhtur ((= “harama yakın”)

Kerâhet vaktinde kılınan farz namaz geçerli değildir. Nâfileler sahih olsa da, usûlen mekruh olur. Bu üç vakitte başlanan nâfileleri bozmalı, ancak başka bir zamanda kazâ etmelidir.

Akşam kerâhat vaktinde ikindi namazının farzı hariç, bir farz namaz kılınsa dahi sahih (doğru) olmaz. Bu yüzden kerâhat vaktinde kılınan farz namazın, kerâhat vakti çıktıktan sonra o namazın tekrar kılınması daha doğru olur.

Tilavet secdesi vaciptir ve kerahat vakti kılınmaz. Kılınsa dahi sahih değildir. Kısacası kerâhat vakti hiçbir şekilde namaz ve secde yapılmaz. Yalnızca o günün ikindi namazının farzına izin vardır.

Kerahat vakitlerinde neden namaz kılınmaz ?

Kerahat vaktinde namazdan menedilmenin üç hikmeti vardır.

1- Güneşe tapanlar bu üç vakitte güneşe ibadet ederler. Onlara benzememek için.

2- Şeytanların intişar (yayılma) anından kaçınmak içindir. Çünkü Peygamber Efendimiz:

“ŞEYTANLARIN BOYNUZLARI GÜNEŞ İLE BERABER DOĞAR, GÜNEŞ YÜKSELİNCE AYRILIR, ZEVALE GELİNCE TEKRAR GELİRLER ALÇALMAYA BAŞLAYINCA AYRILIRLAR, BATACAĞI SIRADA TEKRAR GELİR VE BAKTIKTAN SONRA TEKRAR AYRILIRLAR. ” BUYURMUŞTUR.

Bu hadis beş şekilde tevil edilmiştir.Neticesi birinciye raci (ilgilendiren) dir.  Yani o vakitlerde şeytanlar insanlara sokulur ve onları güneşe taptırır demektir. İşte (Resulullah Efendimiz s.a.s)  bu hadis  ile bu vakitlerde namaz menetmenin illetini bildirmiştir.

3- Ahiret yolcuları, her vakitleri taat (itaat) ve ibadetle geçirir. Halbuki devamlı ibadet neticede usanç getirir. Bunun için namaz kıldığımız da kıyam, rüku, sücud ve teşehhüd gibi muhtelif şekilleri vardır. Daima namaz kılmaktan usanç getirirsin diye Allah Teala çeşitli üç vakitte namazdan menetmiş ve bu vakitleri kolay olan zikir ve tesbih ve istigfara tahsis ile abiderin neşetanı artırmış oldu. Ve aynı zaman da insan menedildiği şeye daha haris olduğu için, bu vakitleri geçmesini ve yeniden namaza candan başlamayı arzu eder.

Şüphesiz işin en doğrusunu ve hikmetini Allah c.c. bilir.

İmam Gazali, İhyau ulumi’d-din.

Kaynak: www.muhammed.gen.tr

KERAHATTE UYKU ZAMANLARI HAKKINDA TEFSİR

 

Hadis: “İkindiden sonra,  uyuyup da aklını kaybeden kimse, yalnız kendini kınasın.”(Kenzu’l-Ummal, h. No. 41362)

Mecmauz’zevaid’de bu hadisin zayıf olduğuna işaret edilmiştir.(bk. Mecmau’z-zevaid, 5/116).

Bilindiği gibi -gündüz itibariyle- uykunun üç zamanı var ve üç ayrı hükmü vardır:


Birincisi: Gayluledir: Bu uykunun zamanı; sabah namazının girmesiyle başlar, ta kerahet vaktinin bitiş zamanı olan güneşin doğmasından yaklaşık 45 dakika sonrasına kadar devam eder.
Bu vakit, günlük çalışmanın hazırlığını yapmak, serinliğinden istifade etmek zamanıdır. Güneşin doğmasından sonra bir rehavet/gevşeme söz konusu olup, çalışmanın şevkini kırdığından ve de bereketsizliğe sebebiyet verdiğinden, hadiste “hilaf-ı sünnet/Sünnete aykırı” olarak değerlendirilmiştir.


İkincisi: Feyluledir: Bu vakit, ikindi namazından sonra başlar, akşam namazına kadar devam eder. Bu uyku, insanda sersemlik meydana getirdiğinden, yarı uykulu bir hal oluşturduğundan, adeta insanın ömrünün kısalmasına sebebiyet vermiş olur, Yukarıdaki hadis rivayetinde geçen aklın kaybolması meselesi, bu sersemliğin şiddetine işarettir. O günkü yapılan işlerin sonucunu görmek genellikle o vakitte olacağı için, o esnada uyuyan kimse, sanki o günü yaşamamış ve o günün manevî neticesini görmemiş gibi olur. Bu sebeple, bu uyku da hadiste mekruh sayılmıştır. 

Üçüncüsü: Kayluledir:  Bu uyku sünnettir. Kuşluk vaktinden başlar, öğleden biraz sonraya kadar devam eder. Yarım saat kaylule, iki saat gece uykusuna denktir. 

Yani 1 Saat Kaylule uykusu uyuyan 4 Saat gece uykusu uyumuş gibidir. 3 Saate gece uyursan günlük uyku ihtiyacın karşılanmış olur.

Bu uyku, teheccüd namazının rahatlıkla kılınmasına yardımcı olduğu gibi, insana kazandırdığı zindelik sayesinde çalışma temposuna katkı sağlamakta ve çalışma enerjisini arttırmaktadır.

Kaynak: (Bu konu için bk. Nursi, Lem'alar/28. Lema). 

İSLAMDA NAMAZ 5 VAKİTTİR, NAMAZLARIN REKAT SAYILARI HAKKINDA

 

Cuma namazı, iki rekattır; cemaatla kılındığı için aslını korumuştur. Cuma namazı, Cuma günü kılınan öğle namazıdır.

Hadis: Namazlar Barışta 4 Seferde 2 Rekattır

2332-“Allah, namazı peygamberinizin diliyle hazerde(memlekette) dört, seferde iki, korku halinde de dört rek’at olarak farz kılmıştır.” Müslim, Salât 5; Ebu Dâvud, Salât 287, (1247); Nesâî, Taksir 1, (3,118,119).

Hadis: İlk Başta Barışta 2 Rekattı, Sonra 4 Rekata Tamamladı 

2333-“Allah namazı (ilk defa farz ettiği zaman) iki rek’at olarak farz etmişti. Sonra onu hazer için (dörde) tamamladı. Yolcu namazı ilk farz edildiği şekilde sabit tutuldu.” Buhârî, Salât 1, Taksîru’s-Salât 5; Müslim, Salâtu’-Müsâfarî.n 2; Muvatta, Kasru’s-Salât 8; Ebü Dâvud, Salât 270.

Hadis: Hacda Namaz 2 Rekattı, Sonra Dört Rekat Kılınırdı

2905-İbnu Ömer anlatıyor: “Resûlullah Mina’da bize iki rek’at kıldırdı, arkasından Ebû Bekr de öyle kıldırdı. Ebû Bekr’den sonra Hz. Ömer ve hilafetinin başında Hz. Osman da iki kıldırdılar. Sonra Hz. Osman dört rek’atli olarak kıldırdı. İbnu Ömer imamla kılarsa dört kılardı, yalnız kılınca da iki kılardı.” [Buhârî, Taksîru’s-Salât 2, Hacc 84; Müslim, Salâtu’l-Müsâfirîn 17, (694); Nesâî, Taksîru’s-Salât 3, (3, 121).]

Hadis: Minada Öğle Namazı 4 Rekat

2896- Hz. Enes anlatıyor: “Medine’de öğle namazını Resûlullah ile dört rek’at kıldık. Mekke’ye gitmek üzere yola çıkıp Zülhuleyfe’ye gelince ikindiyi iki rek’at kıldı.” [Buhârî, Taksîrû’s-Salât 5; Müslim, Salâtu’l-Müsâfirîn 11; Ebû Dâvud, Salât 271; Tirmizî, Salât 391; Nesâî, Salât 17]

Hadis: Namazın 2 Rekat ve 4 Rekat Kılınması 

2902-İmrân İbnu Husayn anlatıyor: “Fetih günü, Resûlullah’la birlikte Mekke’de hazır bulundum. Mekke’de onsekiz gece kaldı, bu esnada namazları hep iki kıldı. Şöyle hitabediyordu:”Ey bölge halkı! Siz bize bakmayın, dört kılın. Biz hep yolcuyuz (bu sebeple kasrederek iki kılıyoruz).” [Ebû Dâvud, Salât 270, (1229).]

Hadis: Gübende İken 2 Rekat Kıldırdı

2904- Hârise İbnu Vehb anlatıyor: “Resûlullah Mina’da bize, sayıca en çok olduğumuz ve en ziyade güven içinde olduğumuz bir zamanda namazı iki rek’at kıldırdı.” [Buhârî, Taksîr 2; Müslim, Salâtu’l-Müsâfirîn 21; Ebû Dâvud, Hacc 77,; Tirmizî, Hacc 52; Nesâî, Taksîru’s-Salât 3]

Hadis: Minada 4 Rekat Kıkdırdı

2906- Hz. Osman’dan anlatıldığına göre, Tâif’ de emvâl edinip orada ikâmet etmeyi arzu ettiği zaman Mina’da dört rek’at kıldı. Sonra imamlar bununla amel ettiler.” [Ebû Dâvud, Menâsik 76, (1961-1964).]

Hadis: Namaz 4 Rekat Kılındı

2907- Bir rivâyette de şöyle denmiştir: “Hz. Osman (sonradan) bedevîler sebebiyle dört kılmıştır. Çünkü o sene pek çok bedevî hacc’a gelmişti. Namazın dört rek’at olduğunu öğretmek için halka dört rek’at kıldırdı.” [Ebû Dâvud, Menâsik 76

Hadis: Namazın 4 Rekat Oluşu

2908- Yine Ebû Dâvud’un kaydına göre İbnu Mes’ud (Mina’da) namazı dört kılmıştı. Kendisine:”Sen, (daha önce dört kıldığı için) Osman’ı ayıplamıştın, şimdi ise dört kılıyorsun!” denilmişti. (Özür beyan ederek) şu cevabı verdi:”Muhalefet zararlıdır.” [Ebû Dâvud, Menâsik 76, (1960).]

 

ANLAŞILAN                                 :

Namazın Rekatları

Namaz ilk başlarda 2 rekatlık farz namazları olarak kılınmaya başlanmıştır.

Yani beş vakit namaz 2 şer rekat farz ile 10 Rekat kılınmıştır.

Lakin daha sonra 5 vakit namazı 4 er rekat farz olarak kılın emri gelmiş Namaz 5 vakitte 4 er rekat toplamda 20 rekat okarak kılınmaya başlanmıştır.

Bizim içinde geçerli olanda budur.

Namazın Farzları 5 Vakitte:

Sabah: 4 Rekat Öğle: 4 Rekat İkindi 4 Rekat Akşam: 4 Rekat Yatsı: 4 Rekat

Toplam 20 Rekattır.

Seferde/seferide ise Farz namazları 2 şer rekat olarak kılınır. 4 er rekat kılmakta yasak değildir.

Namazın Sünneti ve Rekatları

Sabah Namazı

Sabah Namazının sünneti iki rekattır. 

Öğle Namazı

Öğle namazının ilk sünmeti 4 rekattır. Son sünneti 2 rekattır. 

İkindi Namazı

İkindi namazının sünneti 4 rekattır. 

Akşam Namazı

Akşam Namazının sünneti 2 rekattır. 

Yatsı Namazı

Yatsı Namazının sünneti ilki 4 rekattır. Son sünneti iki rekattır. 

Vacip olan Vitir namazıda kılınır. 

Gece Namazı

Gece Namazı nafile/sünnet namazıdır. 2 şer rekat olarak kılınır. 

Teravih Namazı

Teravih Namazı 20 rekattır. Vaciptir. 

Cuma Namazı

Cuma Namazı ilk 4 rekat sünnet, 2 rekat darz ve son 4 rekat sünnet olarak kılınır.

Öğle namazı yerine 4 rekat zühri ahir namazıda kılınabilir.

Bayram Namazı

Bayram Namazı 2 Rekattır.

İSLAMDA 5 VAKİT NAMAZ VE GÜNEŞE GÖRE NAMAZ VAKİTLERİ

 

Miraçta 5 Vakit Namazın Farz Olması

Resul-i Ekrem Efendimiz (a.s.m.) Hz. Cebrail’in refâkatinde Mekke’den ayrılıp semâya yükselir. Önce Hz. Âdem’le, daha sonra Hz. İdris, Hz. Musa, Hz. İsa ve Hz. İbrahim’le görüşür. Cenab-ı Hakk'ın yüce katından dönüşünde ise Hz. Musa ile karşılaşır. Bu sohbeti Peygamber Efendimiz şöyle anlatırlar:

“O zaman Allah ümmetime elli vakit namaz farz kıldı. Bu farziyeti yüklenerek döndüm. Derken Mûsâ Aleyhisselâma rast geldim.

“Mûsâ (a.s.) bana, ‘Rabbin ümmetine neleri farz kıldı?’ diye sordu.

“Onlara, ‘Elli vakit namaz farz kıldı’ dedim.

“Musa (a.s.) bana, ‘RAbbine dön de şefaat et, zira ümmetin buna tâkat getiremez.’ dedi.

“Bunun üzerine Rabbime Mürâcaat ettim. Allah Teâla şatrını (bir kısmını) indirdi. Ben yine Mûsâ’nın (a.s.) yanına dönerek durumu kendisine haber verdim: ‘Bir kısmını indirdi’ dedim. O yine, ‘Rabbine mürâcaat et, zira ümmetin tâkat getiremez’ dedi.

“Ben yine Rabbime mürâcaat ettim. Alah Taâla kalanından bir kısmını indirdi. Mûsâ Aleyhisselâmın yanına yine döndüm. O tekrar, ‘Rabbine dön, zira ümmetin buna dayanamaz’ dedi. Bir daha müracaat ettim.

“Allah Teâla, ‘Onlar beştir, yine onlar [sevap itibariyle] ellidir. Benim nezdimde hükm-ü kaza değişmez’ buyurdu.

“Musa’nın yanına döndüm. O yine, ‘Rabbine dön’ dedi.”

“Ben de, ‘Artık, Rabbimden utanır oldum’ dedim.”

Müslim, İman: 263; Ahmed Naim, Sahih-i Buharî Muhtarası Tecrîd-i Sarih Tercemesi. (Ankara: Diyanet işleri Başkanlığı Yayınları, 1981), II/277.

Hadis: Namaz Vakitleri

2342 - Hz. Ebü Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: Resülullah (aleyhissalâtu vesselam) buyurdular ki: "Bilesiniz, namazın bir ilk vakti bir de son vakti vardır. Öğle vaktinin evveli güneşin tepe noktasından batıya meyil (zeval ânıdır. Son vakti de ikindinin girdiği andır. İkindi vaktinin evveli, vaktinin girdiği andır. Vaktin sonu da güneşin sarardığı andır. Akşam vaktinin evveli, güneşin battığı andır. Vaktin sonu da ufuktaki aydınlığın (şafak) kaybolduğu andır. Yatsı vaktinin evveli, ufuğun kaybolduğu andır. Vaktin sonu da gecenin yarısıdır. Sabah vaktinin evveli fecrin (aydınlığı) doğmasıdır. Vaktin sonu da güneşin doğmasıdır."

Tirmizî, Salât 114, (151); Müslim, Mevâkît 6, (1, 249, 250).

 

ANLAŞILAN                               :

NAMAZ VAKİTLERİ

Namaz vakitleri dinimize göre güneşin doğuşu ve batışına göre belirlenmiş olsada günümüzde miladi ve hicri takvime göre belirlenmektedir. 

Hicri ve Miladi takvimlerde saat ve zaman farklarıda göz önüne alınarak takvimler ve saatler dinimizde emredin güneş doğuş ve batışına göre ayarlanmıştır. Yani takvimler güneş doğuş ve batışına uygundur. 

Güneşi takip etmek yerine takvimlere de uyularak namaz kılınabilir. 

Allah' ın bize zorunlu kıldığı farzdır. Sadece farzlar yerine getirilebilir. 

Sabah Namazı Vakti

Sabah Namazı vakti havanın aydınlanmaya başlaması ile başlar. Güneşin doğması ile sona erer. 

Öğle Namazı Vakti

Öğle Namazı vakti güneşin tepeye gelip batıya meyili ile başlar. 

Son vakti de güneşin sararmasıdır. 

İkindi Namazı Vakti

İkindi Namazı vakti başlangıcı güneşin sararmasıdır. 

Vaktin sona ermeside güneşin batmasıdır. 

Akşam  Namazı Vakti

Akşam Namazı vakti güneşin batışı ile başlar. 

Vaktin çıkışı ufuğun kaybolduğu, zifiri karanlığın başladığı andır. 

Yatsı Namazı Vakti

Yatsı Namazı vaktinin başlangıcı, ufuğun kaybolduğu andır. Yani zifiri karanlıktır. Tam karanlıktır. 

Vaktin sonu da gecenin yarısıdır.

Cuma Namaz Vakti

Cuma Namazı farzdır. 

Öğle Namazı vaktinde öğle namazı yerine kılınır. 

Teravih Namazı Vakti

Teravih Namazı Yatsı Namazı ile birlikte kılınır. 

Teravih namazının Yatsı Namazı ile birlikte kılınması şart olmadığı gibi, yanlız da kılınabilir. 

Gece Namazı Vakti (Nafile)

Gece Namazı vakti başlangıcı, yatsı namazının bitişi olan gece yarısıdır. 

Vaktin çıkışı ise havanın aydınlanmaya başlaması ile biter. Havanın aydınlanmaya başlaması güneşin doğması değildir.

Bayram Namazı

Bayram Namazı Sabah Namazından sonra 07.30 saatlerinde kılınır. 

NAMAZ  VAKİTLERİ, ORUÇ VAKİTLERİ NEYE GÖRE BELİRLENİR, HERYERDE AYNI OLURSA NE OLUR?

 

Gece Gündüz Oluşumu

Dünyanın kendi etrafında dönmesi ile gece ve gündüz oluşur.

Dünya kendi etrafında dönünce gümeşe bakan taraf gündüz, güneşe bakmayan taraf karanlıkta kaldığından gecedir.

Çünkü Güneş ışığı görmez.

Dünya döndüğünden Sabah güneşe ilk görünen kısımdır. 

Öğle ise güneşe dik açıyla bakan yerdir. 

İkindi ise güneşe dik açıyı geçen kısımdır.

Akşam güneşe artık bakmayan karanlıpın başladığı zamandır. 

Yatsı ise güneşi görmeyen dünyanın karanlık tarafıdır. 

GÜN IŞIĞINA (GÜNEŞE) GÖRE NAMAZ VAKİTLERİ

Sabah Namazı Vakti

Sabah Namazı vakti havanın aydınlanmaya başlaması ile başlar. Güneşin doğması ile sona erer. 

Öğle Namazı Vakti

Öğle Namazı vakti güneşin tepeye gelip batıya meyili ile başlar. 

Son vakti de İkindi namazı vaktinin gitmesidir. 

İkindi Namazı Vakti

İkindi Namazı vakti başlangıcı vaktin girmesiyle başlar. 

Vaktin sona ermeside güneşin sarardığı andır. 

Akşam  Namazı Vakti

Akşam Namazı vakti güneşin batışı ile başlar. 

Vaktin çıkışı ufuğun kaybolduğu, zifiri karanlığın başladığı andır. 

Yatsı Namazı Vakti

Yatsı Namazı vaktinin başlangıcı, ufuğun kaybolduğu andır. Yani zifiri karanlıktır. Tam karanlıktır. 

Vaktin sonu da gecenin yarısıdır.

 

Yukarıda yazan vakitlere göre İllere Göre Namaz Vakitleri

İstanbul Kayseri Ağrı

İmsak 06.41 İmsak 06.13 İmsak 05.44

Güneş 08. 08 Güneş 07.38 Güneş 07.08

Öğle Namazı 13. 23 Öğle Namazı 12.57 Öğle Namazı 12.26

İkindi Namazı 16.02 İkindi Namazı 15.41 İkindi Namazı 15.09

Akşam Namazı 18.27 Akşam Namazı 18.06 Akşam Namazı 17. 33

Yatsı Namazı 19.49 Yatsı Namazı 19.25 Yatsı Namazı 18.54

ANLAŞILAN                            :

Namaz vakitleri gün ışığından yararlanma zamanlarına göre belirlenir.

Biz saatleri bilsekte aslında yukarıda yazan güneşin hareletlerine göredir.

Peygamber efendimizin zamanında saat coğrafi koordinat yoktu.

Peygamber efendimizde güneşin hareketlerine göre belirlemiştir.

Şimdi saat olarak nasıl belirlendi derseniz. Tabiki Bir gün 24 saattir. 12 gündüz 12saat gecedir.

Her Ülkenin veya her şehrin saati o ülkenin o şehrin gün ışığından faydalanmasına göredir.

İllere göre Namaz saatlerine bakacak okursak, İstanbulda gün 06.41 de aydınlanırken Kayseride 06.13 de aydınlanır. Ağrıda ise 05.44 de aydınlanır.

Buradanda anlıyoruzki aynı anda güneş doğmaz. Aynı anda da güneş batmaz.

Ağrı Türkiyenin en doğusu olduğundan en erken 07.08 de  güneş doğarken, Kayseri de 07.38 de doğmaktadır. İstanbulda ise 08.08 de dopmaktadır.

Ağrı ile Kayseri arasında 30 dakika zaman farkı varken, Kayseri ile İstanbul arasında 50 dakika zaman farkı oluşmaktadır.

Ayrıca Türkiye ile Amerika arasında 8 saat zaman farkı vardır.

Türkiyede gündüzken Amerikada gecedir. Nasıl Öğle namazı Türkiye de ve Amerikada aynı kıldırılır. Biri gündüz biri gecedir. 

Dolayısıyla heryerde aynı saati uygulamak mümkün değildir.

Namazları vaktinde kılmayan bir çok il olacağı gibi, orucu erken veya geç açan bir çok il veya ülke olacaktır.

Çünkü güneş heryerde aynı anda doğmaz ve batmaz. Saatlerde bu nedenle farklıdır.

Dünyada Aynı saatte namaz kılmak zamanında kılmamak demektir. Oruçta namaz vakitlerine göredir. Aynı şey olacaktır. 

Tek saat uygulamak mümkün değildir.

ÜZERİNDE CANLI VARLIK RESMİ OLAN KIYAFETLE NAMAZ KILINMAZ

MEHRUHTUR

 

Üzerinde canlı varlıkların resimlerinin bulunduğu elbise ile namaz kılmak mekruhtur. Mümkünse bu elbiseler çıkarıldıktan sonra namaz kılınmalıdır. Böyle bir elbise ile namaz kılınması mekruh ise de, bu şekilde kılınan namaz geçerlidir (Merğînânî, el-Hidâye, II, 25). Ancak, bakanın kolayca fark edemeyeceği şekilde küçük resimler bu kapsamda değildir.

Kaynak: Diyanet Kurul

NAMAZDA AKLIMIZA GELENLER VE BİZE KARŞI CİNSEL SALDIRILAR HAKKINDA TEFSİR

 

KONU HAKKINDA AYETLER

Fussilet Suresi 36. Ayet:

"Eğer şeytandan gelen bir vesvese seni dürtecek olursa, hemen Allah’a sığın. Çünkü O, hakkıyla işiten, (kullarının bütün işlerini) hakkıyla bilendir."

Nisa Suresi 76. Ayet:

"Hiç şüphesiz ki şeytanın hîlesi (kurduğu düzeni, tuzağı), zayıftır." 

 

KONU HAKKINDA HADİSLER

Hadis: Nitekim sahâbeden birisi, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e namazda kendisine gelen vesveseleri şikâyet ederek şöyle demiştir:

"Ey Allah'ın elçisi! Şüphesiz şeytan, benimle namazım ve kırâatımın arasına girip onları karıştırmama ve onlarda şüphe etmeme sebep oldu. Bu sebeple namazımda bana çektirmekte, namazımdan haz almamakta ve onda huşu duymamaktayım.

Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:

- O, Hanzeb adındaki şeytandır. Namazda sana geldiğini hissettiğin zaman ondan Allah'a sığın ve sol tarafına hafifçe üç defa tükür.

Sahâbî (Osman b. Ebil-Âs) dedi ki:

- Bunun üzerine öyle yaptım. Allah da benden onu giderdi." (Müslim; hadis no: 2203).

Hadis: Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:

"Bana, dünyanızdan kadınlar ile güzel koku sevdirildi ve namaz, gözümün nuru kılındı." (Sahîhu'l-Câmi').

Başka bir hadiste şöyle buyurmuştur:

"Ey Bilal! Namazı edâ etmekle bizi rahata kavuştur." (Ebu Dâvud ve Ahmed).

Hadis: Ebu Hureyre'den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir:

"Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ashâbından bazı kimseler gelerek ona şöyle sordular:

- (Ey Allah’ın Rasûlü!) Bizden birimizin, içimizdeki çirkin bir şeyi konuşmayı büyük günah olarak görmektedir deyince, Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem-:

- Onu kalbinizde buluyor musunuz? diye sordu.

Sahâbe:

- Evet, dediler.

Bunun üzerine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:

- İşte o, katıksız (gerçek) îmândır" (Müslim; hadis no: 132).

 

ANLAŞILAN               :

Namazda Kötü Düşünceler

Namazda huşu duymak, namazın özü ve cevheridir. Dolayısıyla huşusuz namaz, ruhsuz beden gibidir.

Eğer şeytandan gelen bir vesvese seni dürtecek olursa, hemen Allah’a sığın. Çünkü O, hakkıyla işiten, (kullarının bütün işlerini) hakkıyla bilendir.

Namazda İblis ve neşeli sizi vesveseyle Namazdan uzaklaştırmaya ve Namazınızı bozmaya çalışır. Sizi gündelik işlere veya cinsel konulara sevk ederek Namazınızı bozmaya çalışır.

Ama vesvese (kötü düşünce) Namazı bozmaz, sizde de tesiri olmazsa yani kötü ameller yapmazsanız günah yazılmaz.

Namazda Cinsel Saldırı

Namazda bedene insanların ve cinlerin zorla yaptığı cinsel organ teması ile yapılan ameller cinsel saldırıdır. Cinsel Saldırıda mağdur olanın hiçbir suçu günahı yoktur. Amelde etmemiştir. Bu sebeple ne Namazı nede abdesti bozulur. Yapılanlardan dolayı da günah yazılmaz. Saldıranlar suçludur onlara günah yazılır.

NAMAZIN FARZLARI
 

Namazın on iki farzı vardır. Bu farzların bir kısmı namaza başlamadan öncesi, bir kısmı da doğrudan namazın kendi bünyesi ile ilgilidir.
Namazdan önceki farzlara namazın şartları denir. Bu şartlar bulunmadıkça namaz, kendi içinde eksiksiz olarak kılınsa bile geçerli olmaz.
Namazın içindeki farzlara ise, namazın rükünleri denir.
Namazın farzlarından herhangi birinin mazeretsiz olarak terk edilmesi durumunda o namaz geçerli olmaz.

a) Namazın Şartları (Namazın Dışındakiler): 

1. Hadesten taharet,  (abdest almak, gusül etmek, bedeni temizlik)

2. Necasetten taharet, (beden ve namaz kılacağı yeri temiz olmak)

3. Setr-i avret, (Avret yerini örtmek)

4. İstikbal-i kıble, (kıbleye dönmek)

5. Vakit, (vakitleri bilmek)

6. Niyet. (Kılacağı namaza niyet etmek)
b) Namazın Rükünleri(Namazın İçindekiler): 

1. İftitah tekbiri,  (namaza başlarken “Allahü Ekber” demek)

2. Kıyam, (Ayakta durmak) 

3. Kıraat, (Kur’an-ı Kerim okumak) 

4. Rükû, (Eğilip doksan derece durmak) 

5. Secdeler, (Oturup alnını secdeye koymak) 

6. Ka‘de-i âhire (Son tabiyyata oturmak) 

şeklinde sıralanır.

NAMAZIN SERBESTLERİ, HARAM, MEKRUHLARI VE MÜSTEHAPLARI

 

Namaz Korunur

Bakara Suresi 2.238. Ayet: Celal Yıldırım Meali:

Namazlara, özellikle orta namaza (ya da daha üstün olan namaza) devam edin, onu gerektiği gibi koruyun ve Allah'a saygı ve korku dolu bir gönül ile el bağlayıp durun. 

 

NAMAZIN SERBESTLERİ

Namazda Akrep, Yılan Sokması

Hadis: 6322 - Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam namazda iken, onu bir akreb sokmuştu. "Allah akrebe lanet etsin! dedi. Namaza duranı da başkasını da bırakmıyor. Onu Harem bölgesinde de, dışında da öldürün!" buyurdular."

Hadis: 6323 - Rafi radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam namazda iken bir akreb öldürdü."

 

NAMAZIN MEKRUHLARI

Hadis: 6240 - Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kişinin namazda iken (yapışan öteberiyi gidermek için) alnını silme işini çok yapması namazın edebine aykırıdır."

Hadis: 6241 - Hz. Ali radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Namazda iken sakın parmaklarını çıtlatma!"

Hadis: 6242 - Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Biriniz esneyince elini ağzına koysun ve (haaah! diyerek) ses çıkarmasın. Çünkü bu hale şeytan güler."

Hadis: 6243 - Adiyy İbnu Sabit, babası kanalıyla dedesinden, Resulullah aleyhissalatu vesselam'ın şu sözünü rivayet etmiştir: "Namazda tükürmek, sümkürmek, hayız haline girmek ve uyuklamak şeytandandır."

 

NAMAZIN HARAMLARI

Namaz Korunur

Bakara Suresi 2.238. Ayet: Celal Yıldırım Meali:

Namazlara, özellikle orta namaza (ya da daha üstün olan namaza) devam edin, onu gerektiği gibi koruyun ve Allah'a saygı ve korku dolu bir gönül ile el bağlayıp durun. 

Muminun Suresi 23.2.Ayet: Diyanet Meali:

Onlar ki, namazlarında derin saygı içindedirler.

Namazda Kıbleye Dönmek

Araf Suresi 7.29. Ayet: Elmalılı Hamdi Yazır Meali:

Deki: Rabbım, Adl-ü insafı emretti, hem her mescidde yüzlerinizi doğru tutun ve ona, dini mahza onun için hâlıs kılarak, ıbadet edin, sizi iptida o yarattığı gibi yine ona döneceksiniz

Namazda Tükürmek 

Hadis: 6258 - Hz. Huzeyfe radıyallahu anh'ın anlattığına göre, Şebese İbnu'r-Rıb'iyy'in önüne tükürdüğünü görmüş ve: "Ey Şebese! önüne tükürme, zira Resulullah, aleyhissalatu vesselam bundan yasaklamış ve: "Kişi namaza durduğu vakit Allah Teala hazretleri ona veçhinden yönelir" buyurmuştur dedi."

Namazda Uyuklamak

Hadis: 2724 - Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdularki: "Sizden biri namaz kılarken uyuklayacak olursa, uykusu gidinceye kadar hemen yatsın. Zira, uyuklayarak namaz kılanınız, istiğfar ederken kendi nefsine sebbetmeye (Küfür, sövmek) kalkar da farkında olmaz."

Buharî, Vudü 53, Müslim, Müsafirîn 222, (786); Muvatta, Salatu'l-Leyl 3, (1,118); Ebu Dâvud, Salât 308, (1310); Tirmizî, Salât 263, (355); Nesâî, Tahâret 117, (1, 99-100).

Namazda Yukarı Bakmak

Hadis: Enes İbni Mâlik radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Bazı kimselere ne oluyor ki, namazlarında gözlerini semaya dikiyorlar?" Sonra sözünü daha da şiddetlendirdi ve:

"Ya bundan vazgeçerler, ya da gözlerinin nuru alınır da kör olurlar" buyurdu. [1]

Namazda Kolları Yaymak

Hz. Ebu Hureyre’den nakledilen bu hadis rivayeti -içinde bir ravi zayıf olduğu için- zayıf kabul edilmiştir. (bk. el-Elbani, Sahihu Ebi Davud, 4/55)

Bununla beraber, konumuzla ilgili olan ve Hz. Enes’ten nakledilen “Secdelerinizde mutedil olun, biriniz (secde ettiği vakit) kollarını köpeğin döşediği gibi döşemesin.” (Ebu Davud, h. no: 897) manasındaki hadis rivayeti sahihtir (el-Elbani, a.g.e, 4/49).

Namazda 7 Uzuv Üzerine Secde Edilir

Abdullah b. Abbas anlatıyor: Hz. Peygamber şöyle buyurdu: “Yedi kemik (bir rivayette yedi uzuv) üzerinde secde etmekle emrolundum: Bunlar; alın -burnuna da eliyle işaret etti.- (Böylece burun-alın bir sayıldı), iki el, iki diz ve iki ayağın kenarları (parmak uçları) dır. Bir de elbise ve saçlarımızı toplamamakla (emrolunduk).”(Buharî, Ezan, 133-134).

Namazda Bir şey yemek içmek.

Bakara Suresi 2.238. Ayet: Celal Yıldırım Meali:

Namazlara, özellikle orta namaza (ya da daha üstün olan namaza) devam edin, onu gerektiği gibi koruyun ve Allah'a saygı ve korku dolu bir gönül ile el bağlayıp durun. 

Namazda Konuşmak.

Hadis: Zeyd b. Erkam (r.a.)’den yapılan rivayette, demiştir ki: Biz­ler (önceleri) namazda iken konuşurduk. Öyle ki bizden bir adam yanıbaşında namaz kılan arkadaşıyla konuşurdu. Bu hal, Ve Ku­mu Lillahi Kanitîn "Ve Allah'a saygı ve korku dolu bir gönül ile el bağlayıp durun!" [457] âyeti ininceye kadar devam etti. Bu âyet inince susmakla emrolunduk, (namazda) konuşmaktan men'olunduk."

Bakara Suresi 2.238. Ayet: Celal Yıldırım Meali:

Namazlara, özellikle orta namaza (ya da daha üstün olan namaza) devam edin, onu gerektiği gibi koruyun ve Allah'a saygı ve korku dolu bir gönül ile el bağlayıp durun. 

Namazda Gülmek

"Sizden her kim kahkaha ile sesli olarak gülerse, hem namazı hem de abdesti birlikte iade etisin."(2)

2. Bu konuda rivayet edilmiş müsned ve mürsel hadisler vardır. Müsned olan hadisler Ebu Musa el Eşari, Ebu Hureyre, Abdullah b. Ömer, Enes b. Malik, Cabir b. Abdullah, İmran b. Husayn ve Ebu'l-Muleyh tarafından rivayet edilmiştir. Ebu Musa hadisini Taberani rivayet etmiştir: "Bir ara Resulullah (a.s.m) insanlara namaz kıldırırken bir adam mescide girerek mescid içindeki bir çukura düşmüştü. Bu adamın gözleri kör idi. Namazdaki cemaatin çoğu buna güldüler. Bunun üzerine Hz. Peygamber (a.s.m) gülen cemaatin namazları ile birlikte abdestlerini yenilemelerini emretmiştir." (Nasbu'r-Raye 1, 47-54)

(bk. Vehbe Zuhayli, İslam Fıkhı Ansiklopedisi, II/151)

Namazda İhtiyacın dışında fazla hareket etmek

Bakara Suresi 2.238. Ayet: Celal Yıldırım Meali:

Namazlara, özellikle orta namaza (ya da daha üstün olan namaza) devam edin, onu gerektiği gibi koruyun ve Allah'a saygı ve korku dolu bir gönül ile el bağlayıp durun. 

Namazda Yellenmek

Abbâd b. Temîm'den, o da amcasından rivâyet ettiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’e, na­maz sı­ra­sın­da bir­şey­ler his­set­ti­ği duygu­su ge­len (dübüründen koku veya ses çıktığı /yellendiği kendisine hayal edilen) ki­şinin du­ru­mun­dan şikâyette bu­lu­nu­lun­ca o şöy­le bu­yur­muş­tur:

- (Dübüründen) bir ses işit­me­dik­çe ve­ya bir ko­ku hissetmedikçe na­ma­zı bı­rak­ma­sın." (Buhârî; hadis no: 137. Müslim; hadis no: 362.Lafız, Müslim'e aittir.)Abdesti bozanlar namazıda bozar. 

 

ANLAŞILAN                   :

NAMAZIN SERBESTLERİ

Namazda Akrep, Yılan Sokması

Namazda akrep, yılan sokması tehlikesimde olan akrep, yılanı öldürüp namazına devam edebşlir namazı bozmaz. 

Namazın Mekruhları

1. Namazda iken üzerini düzeltmek mekruhtur.

2. Namazda iken patmak çıtlatmak mekruhtur.

3. Namazda iken Biriniz esneyince elini ağzına koysun ve (haaah! diyerek) ses çıkarmasın. Çünkü bu hale şeytan güler."

4. Namazda iken tükürmek, sümkürmek, hayız haline girmek ve uyuklamak mekruhtur.

NAMAZIN HARAMLARI

Namaz Korunur

Namazın kendisi korunur, yenmez içilmez, Namaz hareketlerini bozucu bir fiilde bulunulmaz. 

Namazda derin saygı ve huşu içinde olunur, başka şeylerle ilgilenilmez.

Namazda Kıbleye Dönmek

Namazda kıbleye dönülür, kıbleden uzaklaşılırsa namaz bozulur. 

Namazda Tükürmek 

Namazda tükürülmez. Allah' a vechinde (yönünde, suratında) yönelindiği için Allah' a saygısızlık olur. 

Namazda Uyuklamak

Namazda uyuklanmaz. Uykusu olan uyuyup namaza dursun. Çünkü kendi nefsime sebbetmektedir(küfür,sövme).

Namazda Yukarı Bakmak

Namazda yukarı bakmak haramdır. Bakanın nuru eksilir, kör olurlar. 

Namazda Kolları Yaymak

Namazda secdede kolları yaymak haramdır. 

Namazda 7 Uzuv Üzerine Secde Edilir

Yedi kemik (bir rivayette yedi uzuv) üzerinde secde etmekle emrolundum: Bunlar; alın, burun, iki el, iki diz ve iki ayağın kenarlarıdır. 

Secde esnasında bunlar yere değmezse namaz bozulur. 

Namazda Bir şey yemek içmek.

Namaz ve hareketleri bozulmaz. Yemek içmez namaz hareketlerini bozduğundan namazı bozar. 

Namazda işitilecek kadar Konuşmak.

Namazda sesli konuşmak namazı bozar. 

Namazda Gülmek

Namazda gülmek namazı bozar. Abdesti de bozar. 

Namazda İhtiyacın dışında fazla hareket etmek

Namaz korunur, namazın dışında aşırı hareketler namazı bozar. 

Namazda Yellenmek

Namazda yellenmek namazı bozar. Kişi dübüründen koku ve ses hissederek yenllendiğinden emin olmalıdır. 

Abdesti bozulanın Namazı da Bozulur

Abdesti bozan şeyler namazı da bozar. 

VÜCUDA YAZILI ÇIKMAYAN YAZILAR HAKKINDA TEFSİR ​ Dövme Nedir Dövme, bilinen şekliyle şöyle yapılıyor: vücut, iğne ve benzeri aletlerle kan akacak şekilde yaralanıyor. Sonra aynı yere iç yağı ve bazı maddeler konarak yara iyileşmeye terk ediliyor. Sonunda deri altında koyu yeşil bir şekil meydana geliyor. ​ ANLAŞILAN : Kalıcı olarak vucüda kazınan herşey yasaktır. Lakin bunları daha önceden yaptırmış olanların Allah' ın rahmetinden yoksun kalacağı doğru değildir. Sadece günah işlemiş olursun. Gusül abdesti ve Namaz abdestinin tutmayacağıda doğru değildir. Çünkü Gusülde de Namaz abdestinde amaç vucüdün temizliğidir. Dövmeli yerlerin temizlenmediğine inanmak yanlıştır. O bir kısım deridir. Temizlenir. Sen vucüdu yıka abdestini al Allah nazarında abdestli sayılırsın.

NAMAZIN SÜNNETLERİ
 

Namazın farz ve vacipleri dışında bir de sünnetleri vardır. Bunlardan biri eksik kalırsa namaz geçerlidir, sehiv secdesi yapmak gerekmez. Fakat sünnet sevabı elde edilememiş olur.
Namazın sünnetleri şunlardır:

1. Beş vakit namaz ile Cuma namazı için ezan ve kamet getirmek (erkekler için).

2. Namaza başlama tekbiri ile kunut ve bayram tekbirlerinde, erkeklerin ellerini kulakları hizasına, kadınların ise göğüs hizasına kaldırmaları.
3. Başlama tekbirini alır almaz elleri bağlamak.
4. Her namazın ilk tekbirinden sonra, yatsının ilk sünneti ile ikindinin sünnetinde üçüncü rekâta kalkınca “Sübhâneke” duasını okumak ve ardından eûzü-besmele çekmek, diğer rekâtlarda Fatiha’dan önce yalnız “Besmele” çekmek.

5. Sübhâneke ve eûzü - besmeleyi sessizce okumak. 

6. Fatiha sûresi okunduktan sonra okuyanın ve işitenin âmin demesi. 

7. Rükûa eğilirken “Allâhü ekber” demek. 

9. Rükûda üç defa “sübhâne rabbiye’l-azîm” demek. 

10) Rükûdan kalkarken Semi’allâhü limen hamideh” ve ardından “Rabbenâ ve leke’l-hamd” demek.
11. Rükûda dizleri elleriyle tutmak.
12. Rükûda dizleri bükmemek, sırtı düz tutmak.
13. Rükûdan doğrulunca “sübhânellahi’l-azîm” diyecek kadar beklemek (kavme).

14. Secdeye varırken önce dizleri, sonra elleri, sonra alnı ve burnu yere koymak, secdeden kalkarken tam tersine önce yüzü, sonra elleri sonra da dizleri kaldırmak. 

15. Secdelere giderken ve secdelerden kalkarken“Allâhü ekber” demek.
16. Secdede iken ellerin, başın iki yanında ve parmakların ileriye yönelik ve kıble istikametinde durması.

17. Secdede üç kere “Sübhâne Rabbiye’l-a’lâ” demek. 

18. Birinci secdeden kalkınca “sübhânellahi’l-azîm” diyecek kadar beklemek (celse).

19. Her iki oturuşta ve secdelerin arasında elleri dizlerin üzerinde tutmak.

20. Son oturuşta “Salli”, “Bârik”, “Rabbenâ Âtinâ” ve
“Rabbena’ğfirlî” dualarını okumak.

21. Ezan ve kamet (erkekler için).
“Ezan” sözlükte “bildirmek” anlamına gelir. Dinî bir terim olarak farz namazların vakitlerinin geldiğini bildirmek için okunan belli sözlerden ibarettir.

Namaz, hicretten önce farz kılınmıştı. Ancak bir mescitte düzenli olarak namaz kılınmağa hicretten sonra Medine’de başlanabilmişti. Namaz için belli vakitlerde dü-zenli olarak toplanma ihtiyacı, namaz vakitlerinin girdiğini düzenli olarak duyurma ihtiyacını ortaya koydu.
İlk zamanlarda, “Namaza!, Namaza!”; “Namaz toplayıcıdır!” diye çağrı yapılıyordu. Medine mescidinin inşası tamamlanınca, bu duyuru işi için daha uygun bir yol bulmak üzere Hz. Peygamber, konuyu sahâbîler ile müzakere etti. Yapılan çeşitli teklifler uygun görülmedi. Nihayet bazı sahâbîlerin aynı şekilde gördükleri sadık rüyaya ve bunu destekleyen vahye uygun olarak bugünkü sözleri ile ezan okunmaya başlandı. İlk uygulama Hz. Bilal’in, yüksekçe bir evin damına çıkarak ezan okuması ile gerçekleştirildi (bk. Buhârî, “Ezan”, 1-4).
Ezan, Müslümanlığın şiarı, temel işaret ve özelliği niteliğini taşır, okunması müekked sünnettir.

Coğrafi konum sebebi ile yeryüzünün her tarafında namaz vakitleri farklı zamanlarda oluşmaktadır. Bu sebeple her an yeryüzünün bir yerinde beş vakit ezan okunmakta, böylece Allah’ın adı ve İslâm’ın esasları yeryüzünde her an tekrarlanmaktadır.
Ezanın sözleri şöyledir:

Allâhü ekber (Allah, en büyüktür) ( 4 defa)
Eşhedü en lâ ilâhe illâllah (Şahitlik ederim ki Allah’tan başka ilâh yoktur (2 defa)

Eşhedü enne Muhammede’r-Resûlullâh (Şahitlik ederim ki Muhammed Allah’ın Resûlüdür) (2 defa)
Hayye ‘ale’s-salâh (Haydin namaza) (2 defa) 

Hayye ‘ale’l-felâh (Haydin kurtuluşa) (2 defa)
Es-salâtü hayru’n-mine’n-nevm (Namaz uykudan hayırlıdır) (2 defa, yalnız sabah ezanında)
Allâhü ekber (Allah, en büyüktür) (2 defa)
Lâ ilâhe illâllah (Allah’tan başka ilâh yoktur.) (1 defa)

 “Kamet”, “ayağa kaldırmak” ve “başlatmak” anlamlarına gelen “ikamet” kelimesinin dilimizde aldığı şekildir.
Dinî bir kavram olarak “kamet”, farz namazların başladığını bildiren ve ezana benzeyen sözlerdir. Ezandan farklı olarak “Hayye ‘ale’l-felâh” cümlesinden sonra “kad kameti’s-salâh” (namaz başladı) cümlesi iki kere söylenir.

İster cemaatle, ister tek başına kılınsın, erkeklerin farz namazlardan önce kamet getirmeleri sünnettir. Cemaatle kı-lınması hâlinde müezzinin kamet getirmesi yeterli olur.
Kaza namazlarında ezan okumak ve kamet getirmek sünnettir.
Kamet ezana göre daha süratli okunur.

Cemaatle namazın kılındığı bir camide aynı vaktin namazı ikinci bir cemaatle yahut tek başına kılındığında yeniden ezan ve kamete gerek yoktur.

NAMAZIN VACİPLERİ
 

“Vacip”; yapılması istenen fakat yapılmasının gerekliliği farz kadar kesin ve açık olamayan şeydir. Namazın yerine getirilmesi vacip olan unsurları şunlardır:
1. Namaza “Allâhü ekber” diyerek başlamak.
Namazın farzlarından olan iftitah tekbiri, “Allâhü kebir” (Allah büyüktür), “Allâhü azîm (Allah uludur)” gibi Allah’ı yüceltme anlamı taşıyan ifadelerle yerine gelir. Fakat özellikle “Allâhü ekber” diye tekbir almak vaciptir.
2. Fatiha sûresini okumak.
Namazda Kur’ân’dan en az üç kısa ayet uzunluğunda bir miktarı okumak (kıraat) farzdır. Çünkü ayette,“Kur’ân’dan kolayınıza geleni okuyun” (Müzzemmil, 73/20)buyrulmuştur. Burada belli bir sûrenin değil, mutlak olarak
Kur’ân’dan bir parça okunması emredilmiştir. Hz. Peygamber (s.a.s.);
“(Namazda) Fatiha sûresini okumayan namaz kılmamıştır” (Tirmizî, Salât, 183) buyurmuştur.

İmam Şafiî, bu hadise dayanarak namazda Fatiha sûresini okumanın farz olduğu içtihadında bulunmuştur.
Hanefî mezhebi bilginleri ise yukarıdaki ayete dayanarak mutlak olarak Kur’ân okumanın farz, bu hadise dayanarak kıraat için Fatiha sûresini okumanın vacip olduğu içtihadında bulunmuşlardır.

3. Farz namazların ilk iki rekâtında, nafile namazların
her rekâtında “zamm-ı sûre” okumak.
“Zamm-ı sûre”, Fatiha’ya ilaveten sûre veya bir miktar ayet okumak demektir.
4. Zamm-ı sûreyi Fatiha’dan sonra okumak.
5. Secdede alınla birlikte burnu da yere koymak, iki secdeyi peş peşe yapmak.

6. Ta’dîl-i erkâna uymak.
“Ta’dil-i erkân”, namazın rükünlerini, her birinin hakkını vererek yerine getirmek, acele etmemek demektir.
7. Her oturuşta “Tahiyyât” duasını okumak.

8. Üç ve dört rekâtlı namazlarda ikinci rekâttan sonra oturmak (ka’de-i ûlâ).
9. Üç ve dört rekâtlı farz namazlar ile vitir namazında ve öğle namazının ilk sünnetinde, birinci oturuşta “Tahiyyât” duası okuduktan sonra hemen üçüncü rekâta kalkmak.
10. Cemaatle kılınan sabah, akşam ve yatsı namazlarının ilk iki rekâtında, Cuma ve Bayram namazlarında, Teravih namazı ile Teravihten sonra kılınan vitir namazında imamın Fatiha ve zamm-ı sûreleri açıktan okuması.
11. Öğle ve ikindi namazlarında namaz kılanın okuyuşları kendi duyacağı bir sesle yapması.

12. İmama uyan kimsenin, Fatiha ve sûre okumayarak susması (Şafiîlerde Fatiha’yı cemaatin de okuması farzdır).
13. Vitir namazını kılarken kunut dualarının okunması. İmam Muhammed ile İmam Ebu Yusuf’a göre sünnettir.
14. Bayram namazlarında “zevâid tekbirleri” almak.
15. Namazdan selam vererek ayrılmak. 

16. Namazda secde ayeti okunursa secde yapmak.

17. Namazda yanılma olursa “sehiv secdesi” yapmak. Namaz sırasında bu vaciplerden birinin unutularak terk edilmesi yahut ertelenmesi hâlinde namaz yine geçerlidir; ancak bu eksikliği gidermek için “sehiv secdesi” yapmak vaciptir.
Vaciplerin kasten terk edilmesi hâlinde namazın yeniden kılınması gerekir.
Namazın bir farzını öne almak veya geciktirmek veya tekrar etmek ile de sehiv secdesi gerekir. Mesela bir kimse önce sûre sonra Fatiha okusa veya kıraat bittikten sonra rükûa hemen gitmeyip beklese ve böylece farzı geciktirse veya Fatihayı bir rekâtta iki defa okusa sehiv secdesi gerekir.

Şafiî mezhebine göre sehiv secdesi namazın sünnetlerinin terki sebebi ile yapılır ve yapılması sünnettir.

Cemaatle namaz kılınırken imam yanılırsa, hem imam, hem cemaat sehiv secdesi yapar.

Namazda iki defa yahut daha fazla yanılan kimsenin bir sehiv secdesi yapması yeterli olur.
Birinci oturuşu (ka’de-i ûlâ’yı) yapmadan üçüncü rekâta kalkmaya yönelen kimse eğer oturuş hâline daha yakın ise, oturur ve devam eder, sehiv secdesi gerekmez. Ayakta oluş hâline daha yakınsa dönmez, namaza devam eder, namazın sonunda sehiv secdesi yapar.
Son oturuşu (ka’de-i âhire’yi) yapmadan yanılır da kalkarsa, secdeye varmadığı sürece oturur ve sonunda sehiv secdesi yapar. Eğer secde yapmış ise artık bu rekâtı tamamlar ve bir rekât daha kılar. Kıldığı namaz altı rekâtlı nafile bir namaz olur. Farzı yeniden kılar. 

Namazda çok yanılan kimse, galip zannına göre hareket eder. Çok yanılmayan kimse ise yanıldığında az olan
ihtimali dikkate alır. Mesela, çok yanılan kimse, dört rekât mı kıldım, beş rekât mı diye tereddüt ederse, hangi ihtimali kuvvetli görüyorsa ona göre hareket eder. Sık sık yanılmayan kimse ise dört rekât kıldığını kabul eder.
Sehiv secdesinin dinî dayanağı Hz. Peygamber (s.a.s.)’in şu hadisidir:
“Her yanılma için namazdan sonra iki secde yapılır.” (İbn-i Mâce, İkâme, 136)
Namazda yanılan kimse, son oturuşta “Tahiyyât” duasını okuduktan sonra sağa selam verir, iki secde daha yapar ve oturur. “Tahiyyât”, “Salli”, “Bârik” ve “Rabbenâ Âtina” ve
“Rabbenağfirlî” dualarını okur, sağa ve sola selam verip namazdan çıkar.

NAMAZ TESBİHATI (DİYANET) 

 

Araf Suresi 7.180. Ayet: Diyanet Meali:

En güzel isimler Allah'ındır. O'na o güzel isimleriyle dua edin ve O'nun isimleri hakkında gerçeği çarpıtanları bırakın. Onlar yaptıklarının cezasına çarptırılacaklardır.

Nisa Suresi 4.103. Ayet: Diyanet Meali:

Namazı kıldınız mı, gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yan yatarak hep Allah'ı anın. Güvene kavuştunuz mu namazı tam olarak kılın. Çünkü namaz, mü'minlere belirli vakitlere bağlı olarak farz kılınmıştır.

Hadis: Tesbihat 

Bir gün başta Ebu Zer olmak üzere Muhacirlerin fakirleri Peygamberimize gelerek şöyle dediler:

“Ya ResulAllah! Varlık sahipleri yüksek dereceleri ve daimi nimetleri alıp gittiler. Çünkü onlar da bizim gibi namaz kılıyorlar, oruç tutuyorlar. Ancak onlar sadaka veriyor biz veremiyoruz, onlar köle azâd ediyor, biz edemiyoruz.”

Peygamberimiz onlara şu müjdeyi verdi:

“Ben size bir şey öğreteyim mi. Onunla sizi geçenlere yetişir, sizden sonrakileri de geçersiniz. Hem hiçbir kimse sizden daha faziletli olamaz; meğerki sizin yaptığınız gibi yapmış olsunlar.

“Her namazdan sonra 33 kere “SübhânAllah”, 33 kere “Elhamdülillahamdülillah”, 33 kere “Allahuekber” derseniz tamamı 99 eder; yüzün tamamında da ‘Lâilâhe illallâh vahdehûlâ şerîke leh, lehü’l- mülkü velehü’l- hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr’ derseniz, günahlarınız denizin köpüğü kadar da olsa bağışlanır.” (Müslim-Mesacid 146)

Hadis: Tesbihatta Salavat

 Ebû'd-Derda anlatıyor: "Rasulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

"Cuma günü bana salâvatı çok okuyun. Çünkü o gün okunan salâvatlar meşhuddur, melekler ona şahidlik ederler. Bana salâvat okuyan hiç kimse yoktur ki, o daha okumasını bitirmeden salâvatı bana ulaştırılmamış olsun." Bunun üzerine dedim ki: "Siz öldükten sonra da mı?" "Evet , öldükten sonra da. Zira Cenab-ı Hak Hazretleri toprağa, peygamberlerin cesedini çürütmeyi haram etmiştir. Allah'ın Peygamber’i her zaman diridir, rızka mazhardır." buyurdular. (bk. Ebu Davud, Salat, 207; Nesaî, cuma 5, 45; İbn Mâce, cenâiz, 65; Ahmed b. Hanbel, IV, 8)

 

ANLAŞILAN                 :

NAMAZ TESBİHATI YAPILIŞI

5 vakit namazın her bir vaktinde; Sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı namazı bitirdikten sonraki tesbihat şöyle yapılır;

"Allahumme entesselamu ve minkesselam, tebarekte ya zel celali vel ikram." denilir.

 

Salavat Getirilir

"Alâ Rasulina salavat" Anlamı:

"Peygamberimiz üzerine salavat" (getirin) anlamında söylenir.

"Subhanallahi vel hamdu lillahi ve la ilahe illellahu vallahu ekber. Ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim." Anlamı:

"Allahı bütün noksan sıfatlardan tanzih eder, kemal sıfatlarla muttasıf olduğunu kabul ederim. Bütün hamd ve şükürler Allah'adır. Allah'tan başka hiç bir ilah yoktur. İhtiyaçları gideren ve zararları yok eden yalnız yüce ve güçlü olan Allah'tır."

 

Ayetel Kürsi okunur.

Allahu lâ ilâhe illâ huvel hayyul kayyûm. Lâ te'huzuhû sinetun ve lâ nevm. Lehû mâ fis-semâvâti vemâ fil erd. Menzellezî yeşfeu indehû illâ biiznihi. ya'lemu mâ beyne eydîhim vemâ halfehum velâ yuhîtûne bişey'in min ilmihî illâ bimâ şâe vesia kursiyyuhussemâvâti vel erd. Velâ yeûduhu hıfzuhumâ ve huvel aliyyul azîm.

Anlamı: "Allah, O'ndan başka ilah yoktur; O, hayydir, kayyumdur. Kendisine ne uyku gelir ne de uyuklama. Göklerde ve yerdekilerin hepsi o'nundur. İzni olmadan O'nun katında kim şefaat edebilir? O, kullarının yaptıklarını ve yapacaklarını bilir. (O'na hiçbir şey gizli kalmaz.) O'nun bildirdiklerinin dışında insanlar O'nun ilminden hiçbir şeyi tam olarak bilemezler. O'nun kürsüsü gökleri ve yeri içine alır, onları koruyup gözetmek kendisine zor gelmez. O, yücedir, büyüktür."

 

"Ve huvel aliyyul aziymizul celali subhanellah." 33 defa Subhanallah:

Allah noksanlardan uzaktır, kemal sıfatlarla muttasıf (sıfatlanmış) tır.

"Subhanel bagiy daime nil hamdulillah." 33 defa Elhamdulillah: Hamd (şükür) Allah'adır

"Rabbil alemiyne teala şanuhu allahu ekber." 33 defa Allahu ekber: Allah en büyüktür.

"Lâ ilâhe illâllahu vahdehû lâ şerike leh. Lehu`l-mulku ve lehu`l-hamdu ve huve alâ kulli şey`in kadîr"

"Allah Teala'dan başka ilah yoktur, tek ilah sadece odur, ortağı da yoktur. Bütün mülk ona aittir. Bütün hamdü senalar onadır. Her şeye kadirdir."

"Allahummehşurna fi zumretis salihin" Anlamı: Bizi mahşerde salihler topluluğu ile yargıla.

Burada dua edilir.

"El Fatiha" denilir ve Fatiha suresi okunur. Böylece tesbihat sonra erer.

TESBİHAT HAKKINDA

Namazdan sonra Allah ayakta, oturarak veya yatarak anılır.

Tesbihatın standart bir şekli yoktur.

İstediğin kadar Allah' ı zikredersin.

Lakin ayet ve hadislerde bildirilen şekli yukarıdaki şeklidir. 

NAMAZ TESBIHATI' NIN FAZİLETİ
 

Hadis: Tesbihat' ın Fazileti

Zekât vermemenin cezası ağır. Vermekte en az onun kadar sevaptır. Zekât verecek durumu olmayanlarda üzülmemelidir. Onlar için şöyle bir müjde vardır:
Fakir muhacirler peygambere:
Mal sahipleri yüksek derecelere ve nimetlere eriştiler. Zenginler, bizim yaptıklarımız dışında sadaka veriyor, zekât veriyor, köle azad ediyor. Peygamber:
-“Sizi sevap bakımından geçenlere ulaşacak, sizden sonrakileri de geçmenizi sağlayacak ameli size haber vereyim mi?

-“Evet Ya Resulallah!”

-“Her namazın arkasından;
33 defa Sübhanellah,
33 defa Elhamdulillah,

33 defa Allahu ekber deyiniz. 

Bunu yapan 99 tespih yapmış olur. (Esmaül Hüsna sayısı ) yüzü tamamlamak için

 “La ilahe illallahü vahdehu la şerikelahü; lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve ala külli şeyin kadir” derse, 

hataları deniz köpüğü kadarda olsa kul hakkı ve büyük günahlar hariç affolunur.”
(Imam Nevevi R. Salihin: 1488) müjdesini vermiştir.

Hadis: Tesbihat Duası Fazileti

Amr İbnu Şuayb an Ebîhi an Ceddihî (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Duaların en faziletlisi Arefe günü yapılan duadır. Ben ve benden önceki peygamberlerin söyledikleri en faziletli söz, lâ ilâhe illallahu vahdehu lâ şerîke leh lehü'l mülkü ve lehü'l hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr. 

(Allah'tan başka ilah yoktur, O tektir, O'nun ortağı yoktur, mülk O'nundur, hamd O'na aittir. O, herşeye kâdirdir) sözüdür." 

[Muvatta, Kur'ân 32, (1, 214, 215); Tirmizî, Da'avât 133, (3579)]

Hadis: Tesbiaht Duası Köle Azad Etme Sevabı

Ebu Sa'id radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

"Kim, sabah namazının peşinden 'La ilâhe illallahu vahdehu la şerîke leh, lehü'l-mülkü ve lehû'l-hamdü bi-yedihi'l-hayr ve hüve alâ külli şey'in kadîr.' (Allah'tan başka ilah yoktur. O birdir, ortağı yoktur, mülk ona aittir, hamdler de ona layıktır, her çeşit hayır O'nun elindedir. O her şeye kadirdir.) derse kendisine, Hz. İsmail evlatlarından bir köleyi âzâd etmiş gibi sevap yazılır."

(Prof. Dr. İbrahim Canan, Kütüb-i Sitte)

 

ANLAŞILAN              :

Namaz Tesbihatı

33 defa Sübhanellah, 33 defa Elhamdulillah, 33 defa Allahu ekber deyiniz. 

Bunu yapan 99 tespih yapmış olur. (Esmaül Hüsna sayısı ) yüzü tamamlamak için

 “La ilahe illallahü vahdehu la şerikelahü; lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve ala külli şeyin kadir” derse, 

hataları deniz köpüğü kadarda olsa kul hakkı ve büyük günahlar hariç affolunur.”

 Tesbihat Duası Fazileti

Ben ve benden önceki peygamberlerin söyledikleri en faziletli söz, lâ ilâhe illallahu vahdehu lâ şerîke leh lehü'l mülkü ve lehü'l hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr. 

(Allah'tan başka ilah yoktur, O tektir, O'nun ortağı yoktur, mülk O'nundur, hamd O'na aittir. O, herşeye kâdirdir) sözüdür." 

Tesbiaht Duası Köle Azad Etme Sevabı

"Kim, sabah namazının peşinden 'La ilâhe illallahu vahdehu la şerîke leh, lehü'l-mülkü ve lehû'l-hamdü bi-yedihi'l-hayr ve hüve alâ külli şey'in kadîr.' (Allah'tan başka ilah yoktur. O birdir, ortağı yoktur, mülk ona aittir, hamdler de ona layıktır, her çeşit hayır O'nun elindedir. O her şeye kadirdir.) derse kendisine, 

Hz. İsmail evlatlarından bir köleyi âzâd etmiş gibi sevap yazılır.

(Prof. Dr. İbrahim Canan, Kütüb-i Sitte)

İSLAMDA TESBİHAT, DUA VE ZİKRİN NASIL YAPILACAĞI HAKKINDA

 

Nisa Suresi 103. Ayet: Diyanet Meali:

Namazı kıldınız mı, gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yan yatarak hep Allah'ı anın. Güvene kavuştunuz mu namazı tam olarak kılın. Çünkü namaz, mü'minlere belirli vakitlere bağlı olarak farz kılınmıştır.

Hadis: Yatarken Okumak

Hz. Âişe validemiz Peygamberimizin (a.s.m.) yatmadan önce neler yaptığını şöyle anlatır:

“Resulullah Sallallahü Aleyhi Vesellem her gece yatağına girdiği vakit avuçlarını toplar, onlara üfler, daha sonra ‘Kul hüvallahu ehad, Kul eûzü bi-Rabbi’l-felâk, Kul eûzü bi-Rabbi’n-nâsi’yi okur, sonra elleri ile başından ve yüzünden başlayarak yetişebildiği yere kadar vücudunun her tarafını meshederdi. Bunu üç defa yapardı.”

Tirmizi, Duâ: 21.

Hadis: Yatarken Sure Okumak

Berâ bin Âzib (r.a.) de Peygamberimiz (a.s.m.)'den şu meâlde bir hâdis-i şerif rivâyet eder:

“Yatağına gireceğin zaman namaz için abdest alır gibi abdest al, sonra sağ tarafına yat ve şöyle dua et:

‘Allah'ım, nefsimi sana teslim ettim. İşimi de sana havâle ettim. Seni sevdiğim ve senden korktuğum için sırtımı sana dayadım. Ancak sana sığınır ve sana ilticâ ederim. İndirdiğin kitaba ve gönderdiğin Resulune iman ettim.’

Şayet o gece ruhunu teslim edersen İslâm üzere, imanlı olarak ölürsün. Son söylediklerin bunlar olsun.” Müslim, Zikir: 56

 

ANLAŞILAN                            :

Ayakta, oturarak veya yatarak tesbihat, dua ve zikir yapılabilir. 

Cünüplükten Dolayı Yıkanmanın Şekli

 

Elmalılı Meali Sadeleştirilmiş 2:

Nisa Suresi 4.43. Ayet: Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın. Cünüb iken de yolcu olanlar müstesna gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta olur, veya yolculukta bulunursanız veyahut biriniz abdest bozmaktan gelince veya cinsî münasebette bulunup, su da bulamazsanız o zaman tertemiz bir toprak ile teyemmüm edin. Niyetle yüzlerinize ve ellerinize sürün. Şüphesiz ki Allah çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır.

Diyanet Meali:

Maide Suresi 6.Ayet: Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp iseniz, iyice yıkanarak temizlenin(Gusül) . Hasta olursanız veya seferde bulunursanız veya biriniz abdest bozmaktan (def-i hacetten) gelir veya kadınlara dokunur (cinsel ilişkide bulunur) da su bulamazsanız, o zaman temiz bir toprağa yönelin. Onunla yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin (Teyemmüm edin). Allah, size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez. Fakat O, sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz.

 

Hadis: Gusül Abdesti

30. Meymûne (r. anhâ)'dan rivayet edilmiştir:

"Resululİah (s.a.v) (önce) ayaklarını yıkamayarak namaz için abdest aldığı gibi abdest aldı. Avret yerini ve (oraya) değen pis şeyleri yıkadı. Sonra da üzerine su döktü. Sonra da bir kenara çekilip ayaklarını yıkadı.[1] Onun cünüplükten dolayı yıkanması, işte bu şekildedir.[2]

[1] Bu ifadeden; Resululİah (s.a.v)'in ayaklarını yıkamak için yerini değiştirdiği ve ayaklarını yıkama İşini en sona bıraktığı anlaşılmaktadır.

Cumhur, bu tür rivayetlere dayanarak mutlak olarak boy abdestinde ayaklan en son yıkamanın müstehab olduğu görüşüne varmıştır.

İmam A'zam Ebu Hanîfe (ö. 150/767) ve öğrencilerine göre, gusledilen yer; leğen, küvet gibi suyun biriktiği bir yer durumunda ise ayakları yıkama işini en sona bırakmak, değilse abdestin hemen sonunda yıkamak müstehabür. (ç)

[2] Buhârî, Gusl 1, 5; Müslim, Hayz 37 (317); Ebu Dâvud, Taharet 97 {245); Tirmizî, Taharet 76 (103); Nesâî, Taharet 161, Gusl 14, 15, 22; İbn Mâce, Taharet 94 (573); Ahmed b. Hanbel, 6/236, 325, 330, 2/129

 

Hadis: Gusül Abdesti

31. Hz. Aişe (r. anhâ)'dan rivayet edilmiştir:

Peygamber (s.a.v) cünüplükten dolayı yıkanacağı zaman (önce) e-Ierini yıkamayla başlardı. Sonra namaz için abdest aldığı gibi abdest alırdı. Sonra parmaklarını suya daldırıp onlarla saçlarının diplerini ovalardı. Sonra iki eliyle başı üzerine üç avuç su dökerdi. Sonra suyu bütün bedenine dökerdi.[3]

[3] Buhârî, Gusl 1, 15; Müslim, Hayz 35 (316}; Ebu Dâvud, Taharet 97 (240, 241, 242, 243, 244); Tirmizî, Taharet 76 (104); Nesâî, Taharet 152, 153, 155, 156, 157; İbn Mâce, Taharet 94 (574); Ahmed b. Hanbel, 6/52, 70, 72, 96,101,110, 143

 

Hadis: Gusül Abdesti

3718 - Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) cenabetten gusledince önce ellerini yıkamaktan başlardı, sonra namaz abdesti gibi abdest alırdı. Sonra parmaklarını suya batırır, onIarla saç diplerini hilallerdi. Deriyi ıslattığı kanaati hâsıl olunca tepesinden üç kere su dökerdi. Sonra da bedeninin geri kalan kısımlarını yıkardı. En sonra da ayakIarını yıkardı.''

 

3719 - Bir diğer rivayette: ".Suya sokmazdan önce ellerini yıkayarak başlardı'' denmiştir.

 

3720 - Bir başka rivayette: "Sağ elini yıkayarak başlar, onun üzerine su döker, sonra sağ eliyle vücudundaki ezâ'nın üzerine su döker, sol eliyle de onu yıkardı. '' denmiştir. Bu Sahiheyn'in lafzıdır.

 

3721 - Ebu Dâvud'un bir rivayetinde şöyle gelmiştir: "Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) der ki: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), başı üzerine üç kere su dökerdi: Biz ise, örmelerimiz sebebiyle beş kere dökerdik."

 

3722 - Sahiheyn'in bir rivayetinde şöyle denir: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), cenabetten yıkandığı zaman (süt sağılan şab gibi) bir kab(ta su) isterdi. Onu eliyle tutar, başının sağ tarafını yıkayarak başlar, sonra da sol kısmını yıkardı. Sonra iki avucuyla su alır, onlarla başına dökerdi."

 

3723 - Buhari'nin diğer bir rivayetinde (Hz. Aişe) şöyle demiştir: "(Resulullah'ın zevcelerinden) birimiz cenâbet olduğu vakit, eliyle üç kere başının üzerine su döker, sonra eliyle üç kere sağ tarafına su döker, diğer eliyle de sol tarafın dökerdi."

Buhari, Gusl 1,15,19; Müslim, Hayz 35, (316); Muvatta, Tahâret 67, (1, 44), 80, (1,45); Ebu Dâvud, Tahâret 98, (240, 241, 242, 243, 244),100, (253); Nesâi, Tahâret 152, 153, 155, 156, 157, (1, 132-135); Tirmizi, Tahâret 76, ( 104)

 

ANLAŞILAN                     :

Gusül (Boy) Abdesti alınırken:

1. Niyet

2.Eller yıkanarak başlanır. 

3. Ayakları  yıkamayarak namaz için abdest aldığı gibi abdest alınır. 

4. Avret yeri ve (oraya) değen pis şeyler yıkanır. 

5. Başına, sağ omzuna ve sol omzuna 3 er kere su dökülür. 

6. Bütün vücut kuru yer kalmadan yıkanır. Saç ve sakal iyice hilallenir. Yıkanır. 

7. Sonra da bir kenara çekilip ayaklar yıkanır. 

GUSÜL ABDESTİNİ BOZAN HALLER

 

Cünüp Kelime Kökeni:

~ Ar cunūb/cunub جنوب/جنب [#cnb2 msd.] cenabet olma, dinen kirli olma → cenabet

CÜNÜPLÜK VE CENABET

Sözlükte “uzaklaşmak” mânasına gelen cenâbet kelimesi, fıkıh terimi olarak cinsî münasebette bulunan veya başka sebeplerle cinsî zevk duyarak menisi akan kimsenin durumunu ifade eder. Kişiyi bazı ibadetleri yerine getirmekten uzaklaştıran bu duruma cenâbet, bu halde olan kimseye de cünüp denilmiştir.

 

Maide Suresi 5.6. Ayet: Diyanet Meali:

Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp iseniz, iyice yıkanarak temizlenin. Hasta olursanız veya seferde bulunursanız veya biriniz abdest bozmaktan (def-i hacetten) gelir veya kadınlara dokunur (cinsel ilişkide bulunur) da su bulamazsanız, o zaman temiz bir toprağa yönelin. Onunla yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin (Teyemmüm edin). Allah, size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez. Fakat O, sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz.

 

Meni Abdesti Bozar!

Hadis: Ali bin Ebi Talib (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Ben çok mezisi gelen bir kimse idim ve her mezide yıkanıyordum. Bundan da adeta sırtım çatladı. Bu durumu Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e söyledim yahut ona söylendi.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Böyle yapma! Mezi gördüğün vakit zekerini (cinsel organını) yıka ve namaz abdesti gibi abdest al! Eğer meni çıkarırsan gusül abdesti al’ buyurdu.”

Ebu Davud 206, Nesei 194, İbni Hibban 1102, Ahmed 1028, Albânî Cami 562

 

Mezi Abdesti Bozmaz!

Hadis: Mikdad (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e, ehline yaklaştığında mezisi gelen kişinin durumunu sordum.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Sizden biri meziyi gördüğünde zekerini (cinsel organını)  yıkasın, namaz abdesti gibi abdest alsın!’ buyurdu.”

İbnu’l-Carud 5, Ebu Davud 207, Tirmizi 115, İbni Mace 505, Malik 1/40/53, Beyhaki 1/115

 

Kişinin Fercine (Cinsel Organına) El Sürmesi 

Hadis: Ümmü Habibe (Radiyallahu Anha) şöyle rivayet etti:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i işittim:

‘Herkim fercine (cinsel organına) el sürerse, abdest alsın!’ buyurdu.”

İbni Mace 481, Beyhaki 1/130, Albânî İrva 117

Hadis: Kays bin Talk babasından rivayet ederek şöyle dedi:

“Talk bin Ali, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e zekere (cinsel organa) dokunmayı sordu.

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onda abdest almayı gerekli görmedi.”

İbnu’l-Carud 20, Ebu Davud 182, İbni Mace 483, Darekutni 1/148, Ahmed 4/23

 

Hayız, İstihaze ve Nifas Kanı Abdesti Bozar!

Hadis: Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

“Fatıma binti Ebi Hubeyş, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e geldi ve şöyle dedi:

−Ya Rasulallah! Ben müstehaze olup temiz kalamayan bir kadınım. Namazı terk edeyim mi?

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Hayır! O ancak bir damar kanıdır, hayız değildir! Sen hayız olduğun günlerde namazdan uzak kal! Sonra gusül et ve her namaz için abdest al!’ buyurdu.”

İbni Mace 624, Ebu Davud 298, Nesei 363 Tirmizi 125

Hadis: Ümmü Seleme (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in zamanında nifaslı kadın kırk gün namazsız otururdu. Biz keleften dolayı yüzlerimizi versle boyardık.”

İbni Mace 648, Ebu Davud 311, Darimi 1/229, Yağla 7023, Ahmed 6/300, Albânî İrva 201

 

CİNSEL TEMAS

Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Erkek, kadının dört uzvu arasına çöker ve kadına mübaşeret ederse gusül vacib olur.'' Bir rivayette de şu ziyade var: ". . . İnzal olmasa bile. '' Ebu Davud'un rivayetinde dört uzvu kelimesinden sonra ". . .hitana (sünnet mahalli) hitanı kavuşturursa, gusül vacib olur" denmiştir.

 

ANLAŞILAN                  :

Cünüplük/Cenabetlik

Cünüplük dinen kirlenmek demektir. Yani dini ibadetlerine engel olan kirliliktir. Üstün başın çamur oldu diye gusül abdesti alman gerekmez.

Fıkıh ve ilmihal kitaplarında bu sözcükler; “Boy abdesti (gusül) almayı gerektiren durum; büyük abdestsizlik hâli; bu durumda olup da henüz gusletmemiş olan kimse” olarak tanımlanmış ve “Cinsel ilişkide bulunmuş yahut rüyada ihtilâm olmuş veya birine bakmakla ya da dokunmakla kendisinden şehvetle inzal vaki olmuş kimseye cünüp bu durumuna da cenabet denir.” şeklinde açıklamalar getirilmiştir.

Bu tanım ve açıklamalardan hareketle; meni gelmese bile cinsel ilişki kuran erkek ve kadının cünüp olacakları, erkekte meninin gelmesiyle, kadının da oynaşma, bakma, düşünme veya benzeri sebeplerle ihtilâm olmasıyla kişilerin cünüp sayılacakları, uykuda iken görülen rüya sebebiyle veya elle tatmin (mastürbasyon) sonucu meydana gelen boşalmanın cünüplüğe yol açacağı hükme bağlanmıştır.

Gusül Abdestini Bozan Haller

1. Cinsel Temas (Vacip)

2. Cinsel İlişki sonucu veya Cinsel Haz sonucu; Cinsel organdan Meni (Döl) gelmesi

3. Fercine dokunma yani Karşı cinsle cinsel ilişki olmadan yapılan cinsel haz yani cinsel organa temasta döl gelmezse Gusül bozulmaz, Cinsel organdan Mezi gelirse cinsel organını yıkaman yeterlidir.

4. Rüyada cinsel münasebet görüp, rüyadan uyanınca cinsel organında ve çevresinde yaşlık görmek

5. Hayızlı kadın kirlidir. Cünüptür. Cünüplük demek kirlenmek demektir. Kirlenen Gusletmelidir.

GUSÜL ABDESTİ: SADECE FARZ OLAN

 

Maide Sures 6. Ayet: Ömer Nasuhi Bilmen Meali:

Ey mü'minler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi ve dirseklerinize kadar ellerinizi yıkayınız ve başlarınıza meshediniz ve ayaklarınızı iki topuğa kadar yıkayınız ve eğer cünüb iseniz gusül ediniz (tamamen yıkanınız). Ve eğer hastalar iseniz veya sefer halinde iseniz veya sizden biri helâdan gelmiş ise veya kadınlarınıza dokunmuşsanız da su bulamazsanız o halde temiz bir toprak ile teyemmüm ediniz, ondan yüzlerinize ve ellerinize meshediniz. Allah Teâlâ sizin üzerinize bir sıkıntı vermek istemez. Fakat o sizi tertemiz kılmak ve üzerinize nîmetini itmam etmek ister ki şükredesiniz.

 

ANLAŞILAN                 :

Guslün farzları

Gusül' ün farzı tektir. Tepeden tırnağa yıkanmak. Yani bütün vücudu yıkamak. Ağız, burun, kulaklar ve göbek deliği ile pislik değen yerler ayrıca yıkanmalıdır.

Eğer gusülden sonra Namaz kılıp Kuran okunacaksa Namaz abdesti Gusül’ ün arkasında veya önünde alınabilir. 

GUSÜL(BOY ABDESTİ)' NİN FAZİLETLERİ 

 

Hadis:  Peygamber Efendimiz (asm), Enes bin Mâlik Hazretlerine hitâben:

    "Ey Enes! Guslederken mübalâğa et. Böylece yıkanma mahallinden ayrılırken üzerinde günah ve hatâlardan arınmış olarak çıkarsın." buyurmuşlardır. Hz. Enes de:

    "Yâ Resûlâllah, mübalâğa nasıl olur?" diye sorduklarında, şu cevabı almışlardır:

    "Saç diplerini ıslat ve deriyi de pisliklerden arındır."

 

Hadis: Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- buyurdular:

“Cuma günü abdest alan kimse iyi bir iş yapmıştır. Guslederse bu daha da faziletlidir.” (Buhârî Vudû’, 46)

Hadis: Peygamber efendimiz buyuruyor ki:

(Gusül abdesti almaya kalkan bir kimseye, üzerindeki kıl adedince yani pek çok sevap verilir. O kadar günahı affolur. Cennetteki derecesi yükselir. Guslü için ona verilecek sevap, dünyada bulunan her şeyden daha hayırlı olur. Allahü teâlâ, meleklere, bu kuluma bakınız! Gece, üşenmeden kalkıp, benim emrimi düşünerek, cünüplükten gusül ediyor. Şahit olunuz ki, bu kulumun günahlarını af ve mağfiret eyledim buyurur.)

Hadis Ravisi: Ebu Hureyre

 

GUSLÜN TIBBİ FAYDALARI

Dağıstan İnsan Genel Sağlığı ve Ekoloji Bölümü’nden Dr. Magomed Magomedov, abdestin bedenin biyolojik ritmi ve özellikle de Biyolojikal Aktif Noktaları(BAS’lar) konusunda açıklamalarda bulunur. İnsanın iç organlarının gelişmiş biyo-elektriksel bir bütünlükte olduğunu, ve bu iç organların hepsinin de, belirli organlardan sorumlu “kontrol ya da “şarj paneli” gibi işlev gören özel noktalara ev sahipliği yapan cilt ile ayrılmaz çok-kanallı iki yönlü bağlantılara sahip olduğunu dile getirir. Bu noktalara biyolojikal aktif noktalar (BAS’lar) denir.

Bu en güçlü Bas’ların çoğunluğu abdest esnasında uyarılmaktadır. Dr. Magomedov’a göre Çin tıbbının açıklamasına göre vücudda 700’den fazla  BAS mevcut ve 66 tanesi hızlı refleks terapi  etkilerine sahip. Bu 66  BAS noktasının 61 tanesi, abdest alınan vücud bölgelerinde bulunurken diğer 5 tanesi de ayak bileği ve diz arasında yer almaktadır.

Yapılan Çalışmalar Neticesindeki Tespitlere Göre ABDESTİN Vücudun Bazı Bölgelerindeki Yararları:

 

 YÜZ: abdest1

Abdest alırken yıkanan yüzle, bağırsak, mide, idrar torbası gibi organları yeniden şarj ediliyor, sinir ve üreme sistemi üzerinde olumlu etki yaratıyor ve bağırsak, mide, pankreas, tiroid bezi, solar pleksus, safra kesesi, kemik sistemi, lumbar alanı etkileyen BAS’lar ve sağ bacak tarafı üzerindeki BAS’lara  olumlu şekilde uyarıyor.

 

AYAKLAR:

Sol ayak yıkandığında, epifiz bezinin uyarılmasından sorumlu BAS’lar çalışıyor ve bu da endokrin bezlerinin düzgün çalışmasını sağlıyor ve büyümeyi kontrol ediyor.

 

KULAKLAR:

Kulaklarda neredeyse tüm organların işlerini uyumlu şekilde yapmasını sağlayan yüzlerce BAS’lar mevcut. Abdestle,yüksek tansiyonu düşüyor, dişlerde ve boğaz ağrısından rahatlama oluyor. Kulakta enfeksiyona ve iç kulağı ve dengeyi etkileyebilecek cerumen salgısı-wax (mum) birikimini engelliyor.

Ayrıca deri enfeksiyonlarını,ayak mantarını,iltibap birikimini engelliyor. Özellikle beyne ve böbreklere daha fazla kan akışı sağlıyor. Diş dökülmesinden, göz enfeksiyonundan, sinüs, alerjik rinit, pelvik ve diğer bakteriyal enfeksiyonlardan koruyor.

 

GUSÜL ABDESTİ’NİN FAYDALARI: abdest2

Sempatik ve parasempatik sinirler bedenin iki sinir ağını oluşturur ve bedendeki tüm aktiviteleri düzenler. Cinsel ilişkiden sonra bu iki sinir ağı arasındaki denge bozulur ve

parasempatik sinirler, sempatik sinirlerin düzgün çalışmasını olumsuz etkiler. Gusül abdesti, sempatik sinirleri yeniden aktive ederek, bu iki sinirler arasında tekrar dengeyi sağlıyor.

 

Kaynak: Çeviren:AylinER

http://miraculousquran.blogspot.com.tr/2009/08/surah-al-maida-56-benefits-of-ablution.html?m=1 ‘den derlenip çevrilmiştir.

 

ANLAŞILAN                      :

Gusül' ün Faziletleri

Gusül abdesti almaya kalkan bir kimseye, üzerindeki kıl adedince yani pek çok sevap verilir. O kadar günahı affolur. Cennetteki derecesi yükselir. Guslü için ona verilecek sevap, dünyada bulunan her şeyden daha hayırlı olur. Allahü teâlâ, meleklere, bu kuluma bakınız! Gece, üşenmeden kalkıp, benim emrimi düşünerek, cünüplükten gusül ediyor. Şahit olunuz ki, bu kulumun günahlarını af ve mağfiret eyledim buyurur.

Cuma günü gusledin bu daha faziletlidir. 

Gusül' ün Tıbbi Faydaları

Sempatik ve parasempatik sinirler bedenin iki sinir ağını oluşturur ve bedendeki tüm aktiviteleri düzenler. Cinsel ilişkiden sonra bu iki sinir ağı arasındaki denge bozulur ve

parasempatik sinirler, sempatik sinirlerin düzgün çalışmasını olumsuz etkiler. Gusül abdesti, sempatik sinirleri yeniden aktive ederek, bu iki sinirler arasında tekrar dengeyi sağlıyor.

Gusül alınırken kıbleye dönülür mü?

 

ANLAŞILAN                     :

Erkek olsun veya kadın olsun gusül (Boy Abdesti) alınırken mümkünse yan tarafı kıbleye gelmesine ve ön ve arka tarafın kıbleye gelmemesine dikkat edilmelidir. Bu müstehaptır. Gusül ve normal namaz abdestini karıştırmayınız. 

Çünkü namaz abdesti alırken tabiki kıbleye dönerek almak daha iyidir. Diyelim ki banyoya girdim gusül abdesti alacağım bilmeden veya unuttunuz kıbleye döndünüz bir sakıncası varmıdır. Unutulan veya bilmeden yapılan bişeyden sorumlu değilsiniz. Ama bu her zaman unutacaksınız veya bilmeden yapacaksınız anlamına gelmez. Her şeyin bir adabı olduğu gibi guslün’de bir adabı vardır. Öncelikle yukarada söylediğimiz gibi gusül (Boy Abdesti) alınırken mümkünse yan tarafı kıbleye gelmesine ve ön ve arka tarafın kıbleye gelmemesine dikkat edilmelidir.

İSLAMDA YIKANMANIN HÜKMÜ

 

Hadis: Yıkanmak

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki:

 "Her müslüman yedi günde bir kere yıkanmalıdır, bu gün de cuma günü olmalıdır." 

 Kaynak:Nesai, Cuma 8, (3, 93)

İSLAMDA ETEK TIRAŞI OLMANIN HÜKMÜ

 

Hadis: Vücut Temizliği

Hz. Ebu Hureyre anlatıyor; Hz. Peygamber (a.s.m) buyurdu ki:

“Etek tıraşı olmak, sünnet olmak,  bıyıkları kısaltmak, koltuk altını temizlemek, tırnakları kesmek fıtrattandır. (Yani; eskiden beri peygamberlerin uygulaya geldikleri prensiplerdendir.)” (bk. Neylu’l-Evtar,1/108)

Kütübü Sitte’de yer alan söz konusu hadiste geçen hususlar, bütün mezheplerin ittifakıyla sünnettir.(bk. Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslamî, 1/306-308).

Bunları kırk günden fazla yerine getirmemek -bütün mezheplere göre- mekruhtur.. (bk. Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslamî, 1/311).

 

ETEK TIRAŞI BÖLGESİ VE SORUMLULUĞU 

Hadis: Tıraş Edilmesi Sünnet Olan Etek Bölgesi

Her iki cins için, bilinen avret yerlerinin çevresi ve üst kısmıdır. İbn Sureyc'e nispet edilen "Kitabu'l-Vedâi' adlı eserde -ki bu kitabın İbn Sureyc'e ait olduğunu zannetmiyorum- dübürün çevresindeki kılların tıraş edilmesinin de sünnet olduğuna dair bir bilgi gördüm. Bu doğru değildir. İtimada şayan hiçbir kaynakta böyle bir şeye rastlamadım. Şayet kirlenmeye sebep olduğu düşünülerek tıraş edilirse, bunda da bir sakınca yoktur." (Nevevî, el-Mecmu, I/289).

Hadis: Etek Tıraşında 40 Günü Geçirmeyin

Enes b. Malik (Radiyallahu Anh) dan şöyle rivayet edilmiştir: “Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bize;

Bıyığı kısaltmak, tırnakları kesmek, etek tıraşı ve koltuk altını yolmayı kırk günden fazla terk etmemekle vakitledi. ”

Yukarıda belirtildiği gibi, kırk günü geçerse mekruh olur. Ancak kırk günü geçmesi ve tüylerin uzaması, gusle ve ibadetlere mani değildir. Tüylerin altına su ulaşıyorsa, gusül abdestiniz geçerlidir. Gusülden sonra yaptığınız ibadetler de geçerlidir. Ancak kabul oluyor diye de rahat davranmak ve ağırdan almak doğru olmaz. Mümkün olan en kısa zamanda temizlenmek ve geciktirmemeye dikkat etmek gerekir.

Hadis: Vücut Bakımı 40 Günde Birdir

Bıyığı kırkarak kısaltmak, tırnak kesmek, koltuk altını almak, etek tıraşı olmak hususlarında bize kırk gece süre verdi. 

Enes İbn Malik(R. a.) , Müslim(R. a.). 

Hadis: Etek Traşı

Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem) hazretleri, bir hadislerinde şöyle buyurmuşlardır: “Beş şey fıtrattandır: Sünnet olmak, etek (kasık) tıraşı yapmak, koltuk altını yolmak, tırnakları kesmek, bıyığı kısaltmak.” (Buhari, Libas 63)

Hadis: Etek Tıraş Bölgesi

Nitekim İmam Nevevî, bu konuda şu bilgiyi vermektedir: "Tıraş edilmesi sünnet olan etek bölgesi: Her iki cins için, bilinen avret yerlerinin çevresi ve üst kısmıdır. İbn Sureyc'e nispet edilen "kiştabu'l-Vedâi'" adlı eserde-ki bu kitabın İbn Sureyc'e ait olduğunu zannetmiyorum- dübürün çevresindeki kılların tıraş edilmesinin de sünnet olduğuna dair bir bilgi gördüm. Bu doğru değildir. İtimada şayan hiçbir kaynakta böyle bir şeye rastlamadım. Şayet kirlenmeye sebep olduğu düşünülerek tıraş edilirse, bunda da bir sakınca yoktur." (Nevevî, el-Mecmu, I/289).

 

ANLAŞILAN                               :

Etek tıraşı olmak, sünnet olmak,  bıyıkları kısaltmak, koltuk altını temizlemek, tırnakları kesmek fıtrattandır. Ayrıca sünnettir. 

Etek traşı her iki cins için, bilinen avret yerlerinin çevresi ve üst kısmıdır. Lakin dübür çevresindeki kıllar rahatsız ediyorsa kesilmesinde bir sakınca yoktur.

Bunları kırk günden önce yerine getirmek gerekir. 

Ancak kırk günü geçmesi ve tüylerin uzaması, gusle ve ibadetlere mani değildir. Tüylerin altına su ulaşıyorsa, gusül abdestiniz geçerlidir. Gusülden sonra yaptığınız ibadetler de geçerlidir. 

Ancak kabul oluyor diye de rahat davranmak ve ağırdan almak doğru olmaz. Mümkün olan en kısa zamanda temizlenmek ve geciktirmemeye dikkat etmek gerekir.

İSLAMDA VÜCUT TEMİZLİĞİ VE BAKIMI

 

Saç, Sakal ve Bıyık, Tırnak, Etek Tıraşı, Burun, Banyo, Elbise ve Koku Bakımı

İslamda Saç, Sakal ve Bıyık Bakımı

Hadis: Saç Bakımı

Peygamber sallallahu aleyhi ve selleme dedim ki: 

"Benim, omuzlarıma kadar uzanan saçım var, tarayabilir miyim?" 

"Evet, ona iyi bak!" buyurdu. 

Ebû Katade, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin bu sözünden dolayı, çok defa saçlarına günde iki kez bakım yapardı. 

Ebû Katade (Radıyallahu Anh). Mâlik(Radıyallahu Anh)

Hadis: Bıyık Kısaltma

Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: 

"ibrahim, ilk misafir kabul eden, ilk sünnet olan ve ilk bıyıklarını kısaltan kişiydi. 

Saçına düşen akı gördüğü zaman Allaha şöyle söyleyen ilk kişiydi: 

"Rabbim, bu nedir?" 

"Vakardır, ey ibrahim!" buyurdu. 

"Rabbim, öyleyse vakarımı artır!" diye dua etti." 

İbn Müseyyeb (Radıyallahu Anh). Mâlik(Radıyallahu Anh)

Vakar: Ağırbaşlılık demektir. Vakar, kişinin bulunduğu makamına uygun bir ciddiyet göstermesi, hafif meşrep olmaması, ağırbaşlı olma, temkinli davranma, mevki ve kişiliğin gereğini hakkı ile koruma gibi manlara gelir.

Hadis: Saç ve Sakal Dağınık Olmamalıdır 

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem mesciddeyken, saçı sakalı birbirine karışmış bir adam girdi. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, saçını sakalını düzeltmesi için ona işaret etti. Adam söyleneni yaptı. 

Bunun üzerine Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem: 

"Birinizin, şeytanı andıracak biçimde gelmesindense bu hâli daha iyi değil mi?" buyurdu. 

Atâ (Radıyallahu Anh). Mâlik(Radıyallahu Anh)

Hadis: Kadınların Erkek Gibi Traş Olması

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, kadının başını iyice tıraş ettirmesini yasakladı. 

Ali (Radıyallahu Anh) Nesêî(Radıyallahu Anh)

Hadis: Allah Yoluna Saçı, Sakalı Ağıran

Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: 

"Allah yolunda kimin saç ve bıyıklarına ak düşerse, kıyamet gününde bu, onun için bir nur olur." 

İbn Abese (Radıyallahu Anh). Tirmizi(Radıyallahu Anh)

Hadis: Müşriklere Benzemeyin

Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: 

"Müşriklere aykırı davranın, sakalınızı bolca bırakın, bıyıklarınızı derince kesin!" 

İbn Ömer (Radıyallahu Anh). Buhârî(Radıyallahu Anh)

Hadis: Kafirlere Benzemeyin

Hz. Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Yahudîler ve Hristiyanlar (saçlarını) boyamazlar. Siz onlara muhâlefet edin." [Buhârî, Libâs 67, Enbiya 50; Müslim, Libâs 80, (2103); Ebû Dâvud, Tereccül 18, (4203); Nesâî, Zînet 14, (8, 137); Tirmizî, Libâs 20, (1752).]

Hadis: Kafirlere Benzemeyin

“Kim bir kavme benzemeye çalışırsa, o da onlardandır.” buyrulmuştur. (Ebû Dâvûd, Libâs, 4/4031)

Hadis: Peygamberimiz Saçını ve Sakalını Boyamadı

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin başındaki ak kılları saymak istesem sayabilirdim. O, ne saçını, ne de sakalını boyamıştır. 

Enes (Radıyallahu Anh). Buhârî(Radıyallahu Anh)

Hadis: Saç Boyamak

Peygamberimiz saçını boyamamakla birlikte( Mâlik, şa‘r 8 (s. 949-50)). 

Nitekim Hz. Ebû Bekir’in babası Ebû Kuhâfe, Mekke fethi günü
Resûlullah’a getirilince, onun saçını boyamalarını, fakat siyah boyadan kaçınmalarını söylemiştir.

 Ebû Dâvûd, tereccul 18 (IV, 415); Nesâî, zînet 15 (VIII, 138).

 

Hadis: Vücut Bakımı 40 Günde Birdir

Bıyığı kırkarak kısaltmak, tırnak kesmek, koltuk altını almak, etek tıraşı olmak hususlarında bize kırk gece süre verdi. 

Enes İbn Malik, Müslim.

 

İslamda Vücuttaki Tırnakların Kesimi 

Hadis: Vücut Bakımı Fıtrattandır

Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: 

"Beş şey yaradılışa uygundur: Sünnet olmak, etek tıraşı olmak, bıyıkları kısaltmak, tırnak kesmek, koltuk altını almak." 

Ebû Hureyre (Radıyallahu Anh) . Buhârî(Radıyallahu Anh)

 

İslamda Etek Tıraşı(Avret yerleri ve Koltuk Altı Tıraşı) 

Hadis: Vücut Bakımı Fıtrattandır

Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: 

"Beş şey yaradılışa uygundur: Sünnet olmak, etek tıraşı olmak, bıyıkları kısaltmak, tırnak kesmek, koltuk altını almak." 

Ebû Hureyre (Radıyallahu Anh) . Buhârî(Radıyallahu Anh)

 

İslamda Burun Temizliği

"Sizden birisi uyandığı zaman, üç defa burnuna su alıp versin. Çünkü şeytan onun genzinde geceler.” (Buhari, Bed’ul-Halk, 11; Müslim, Taharet, 23; Nesai, Taharet, 73/90; A. Hanbel, Müsned, II/352.)

 

İslamda Banyo Temizliği 

Hz. Cabir (r. a.) anlatıyor; Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (S. a. v.) bildiriyor:Her  müslüman yedi günde bir kere yıkanmalıdır, bu günde cuma günü olmalıdır. 

Nesai (R. a.) Cuma, 8

 

İslamda Güzel ve Temiz Elbise Giyinmek

Araf Suresi 31. Ayet: Diyanet Meali: Ey Âdemoğulları! Her mescitte ziynetinizi takının (güzel ve temiz giyinin). Yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.

Hadis: Pis Elbise Giyinmeyiniz

Hz. Peygamber (s.a.s.), insanların görünüş ve elbise itibariyle en güzel olanıydı. Arkadaşlarını, elbise temizliğine dikkat etmeleri için teşvik ederdi. Bir gün, üzerinde kirli elbise bulunan bir adam gördü ve: Bu adam elbisesini yıkayacak bir şey bulamıyor mu! (Ebû Dâvûd, libas14) 

 

İslamda Koku Sürünmek

Hadis: Peygamber efendimiz yanında sükke (alkolsüz esans, Hacı ya Diyede geçer) tabir edilen bir koku (kutusu, şisesi) bulundurur ve gerektikçe ondan sürünürdü.

İbni Sad, Tabakat, I, 399; Ebu Davud (Sünen), Sünen, IV, 107, Nu. 4162

Hadis: "Dünyâda bana, kadın ve güzel koku sevdirildi; namaz da gözümün nuru kılındı."

Nesâî, VII, 61, 62; İbn Sa'd, I, 398; el-Hâkim, el-Müstedrek, II, 160. Bu hadîs metni, yaygın haliyle, "Bana dünyânızdan uç şey sevdirildi" şeklindedir. Ancak, ilk devir kaynaklarında, "üç şey" ifâdesi hiç geçmez. Bu ilk kaynaklarda, "dünyânızdan" ifâdesi de, "dünyâdan" şeklindedir. Hattâ, Hâkim'in rivayeti ile, Nesâî'nin ikinci rivayetinde, "dünyâ" ifâdesi de yoktur. Aclûnî, bu hadîs üzerindeki değişik teknik bilgileri bir araya toplamıştır. bk. Kesfül-Hafâ, I, 405-408, nu: 1089.

Hadis: "Resûlullah Efendimiz Medine sokaklarının birinden geçtiğinde O'nun misk gibi kokusu hemen sezildiğinden, halk, o yoldan Hazreti Peygamber (asm)'in geçtiğini söylerdi. Bizler, Peygamber Efendimiz(asm)'in gelişini, kokusunun güzelliğinden anlardık."

Ibn Sa'd, Tabakat, I, 398-399; Mecme'uz-Zevâid, VIII, 282; el-Metâlib'ül-'Aliye, IV, 25.

 

İSLAMDA TEMİZLİK İLE İLGİLİ GENEL BİLDİRİMLER

İslamda Her Erkek Sünnet Olmalıdır

Hadis: Vücut Bakımı Fıtrattandır

Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: 

"Beş şey yaradılışa uygundur: Sünnet olmak, etek tıraşı olmak, bıyıkları kısaltmak, tırnak kesmek, koltuk altını almak." 

Ebû Hureyre (Radıyallahu Anh) . Buhârî(Radıyallahu Anh)

 

Yaşınıza Uygun Davranınız

Hadis: Yaşınıza Uygun Davranın

Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: 

"Gençlerinizin en iyileri kendini ihtiyarlara benzetenlerdir, ihtiyarlarınızın en kötüleri ise kendilerini gençlere benzetenlerdir." 

Enes (Radıyallahu Anh), Taberânî(Radıyallahu Anh)

 

ANLAŞILAN                                        :

Saç, Sakal ve Bıyık, Tırnak, Etek Tıraşı, Burun, Banyo, Elbise ve Koku Bakımı

İslamda Saç, Sakal ve Bıyık Bakımı

Saçlarımıza bakım yapılması islama müstehaptır. Peygamber efendimiz bunu istemiş ve önermiştir. Günde iki defa bile bakım yapılabilir. 

Bıyık kısaltmak vakarlı, yerinde oturaklı birşeydir. Müstehabtır. 

Kadının başını iyice tıraş etmesi haramdır. 

Günümüzde Müslüman Görünümü, Kafire Benzememek

Peygamber efendimiz kafir ve müşriklerle bir olmayın, onlarla ters olun demiştir. 

Sizden kim onlara  benzerse ondan olur demiştir.

Onlar saç uzatırsa kısaltmalı, saç kısatmışsa uzatmalıdır. Bu bir örnektir. 

Günümüzde müslüman görünümü  bellidir;

Kısa ve  vakarlı saç ve bıyık bırakılır. Sakal ise farketmez çünkü müslümanlar bu çağda sakal bırakır. 

Saçı kazıtmak, uçuk saçık saç şekilleri, piırsing, döğme yaptırmak gibi vakarlı olmayan şekiller islama uygun değildir. 

Müslüman temiz düzgün vücut hatlarını belli etmeyen elbiseler giyer. 

Sükke(Alkolsüz esans) ve benzeri kokular sürer. 

Saç ve Sakalı Boyamamak

İslamda saç, bıyık veya sakalı boyamak konusunda bir yasak yoktur. 

Fakat saç, sakal ve bıyık boyandığı zaman su değmiyorsa abdest, güsul kabul olmaz. 

Döğmeler içinde bu geçerlidir.

Böyle olursa bu kimselerin, helede döğmelilerin Abdestsiz gezeceği göz önüne alınırsa Allah kimseyi bu aciz duruma düşürmez, inşallah... 

Bilim adamlarıda saç boyansa bile gözeneceklerine su değer dediğine göre, demek oluyor ki abdestte, namazda kabul olunur. 

Saç boyamakta yasak değildir. 

Peygamber efendimizde vakarlı olun, görünümünüze dikkat edin dediğine göre saç, sakal ve bıyığı boyamada herhangi bir sakınca yoktur. Yani helaldir. 

Lakin beyaz saçları boyamak müstehaptır ve vakarlılıktır. 

Siyah saç boyamak sakıncalı yani mekruhtur. 

Vücut Bakımı 40 Günde Birdir

Bıyığı kırkarak kısaltmak, tırnak kesmek, koltuk altını almak, etek tıraşı olmak hususlarında süre kırk gündür.

İslamda Vücuttaki Tırnakların Kesimi 

Peygamber Efendimiz tırnakların kesimi fıtrattandır, demiştir. Yani  müstehaptır. 

İslamda Etek Tıraşı (Avret yerleri ve Koltuk Altı Tıraşı) 

Peygamber Efendimiz koltuk altı ve avret yerlerinin kesimi fıtrattandır, demiştir. Yani müstehaptır. 

İslamda Güzel ve Temiz Elbise Giyinmek

Her mescitte ziynetinizi takının (güzel ve temiz giyinin). Ayeti bize ibadethanelerde güzel ve temiz elbiseler giymenin müstehap olduğunu gösterir. 

Hz. Peygamber (s.a.s.), insanların görünüş ve elbise itibariyle en güzel olanıydı. Herkesi, elbise temizliğine dikkat etmeleri için teşvik ederdi. 

Kirli elbise giyen birine elbisesini yıkamasını tavsiye etti. Yani bu bize müstehaptır. 

İslamda Koku Sürünmek

Peygamber efendimiz yanında sükke (alkolsüz esans, Hacı ya Diyede geçer) tabir edilen bir koku (kutusu, şisesi) bulundurur ve gerektikçe ondan sürünürdü. Sahabeler, Peygamber Efendimiz (asm)'in gelişini, kokusunun güzelliğinden anlardı.

Demek ki, normalde veya kötü kokma olduğunda güzel koku sürünmek müstehaptır.

Bu alkolsüz esanlar, tek bir koku değildir. Çeşitleri vardır. Mesele alkolsüz esans olmasıdır.

Alkollü esanslar ve sera gazları içeren parfümler haramdır. Çünkü tabiata zararı vardır. Ozon tabakasını deler. Sera gazı içermeyen parfümler helaldir.

 

İSLAMDA TEMİZLİK İLE İLGİLİ GENEL BİLDİRİMLER

İslamda Her Erkek Sünnet Olmalıdır

Peygamber Efendimiz sünnet fıtrattandır, demiştir. Demek oluyorki ömründe bir kez sünnet olmak erkeklere müstehaptır. 

Yaşınıza Uygun Davranınız

Herkes yaşına uygun davranmalıdır. Bu herkese müstehaptır. 

Allâh (c. c.) bize İslamla iyiyi güzeli tefsirdede görüldüğü gibi temizliği emreder...

İSLAMDA ERKEK, KADININ AVRETİ VE KADININ KADINA AVRETİ

 

Avret Kelime Kökeni

~ Ar ˁawra ͭ عورة [#ˁwr msd.] 

1. ayıplı ve özürlü olma, ayıp, kusur,

2. edep yerleri ~ İbr ˁerwah ערוה çıplaklık, edep yerleri, ayıp < İbr #ˁrh ערה çıplak olma, (edep yerlerini) örtmeme (= Akad ūru (özellikle kadının) edep yeri ) → ari1

Ziynet Kelime Kökeni

~ Ar zīna ͭ زينة [#zyn mr.] a.a. < Ar zāna زان süsledi, bezedi

İslamda ise, bir kimsenin açması, başkasına göstermesi ve başkasının bakması haram olan yerlerine (Avret mahalli) denir. Erkeklerin avret mahalli göbekten, diz altına kadardır. Diz avrettir. Buraları açık iken kılınan namaz kabul olmaz. Namaz kılarken, vücudun diğer kısımlarını [kolları, başı, ayakları] örtmek, erkeklere sünnettir. Buraları açık namaz kılmaları, mekruhtur.

Kadınların avuç içlerinden ve yüzlerinden başka her yerleri, ellerinin üstü, saçları ve ayakları dört mezhepte de avrettir. Bunun için kadınlara (Avret) denilmiştir. Buralarını örtmesi farzdır. Avret uzuvlarından herhangi birinin dörtte biri, bir rükün açık kalırsa, namaz bozulur. Azı açılırsa bozulmaz. Namazı mekruh olur. İnce olup, içindeki uzvun şekli veya rengi görünen kumaş, yok demektir.

 

AVRET YERLERİ GÖSTERİLMEZ

Nur Suresi 58. Ayet: Diyanet Meali: Ey iman edenler! Ellerinizin altında bulunanlar (köleleriniz) ve sizden henüz bulûğ çağına ermemiş olanlar, günde üç defa; sabah namazından önce, öğleyin elbiselerinizi çıkardığınız vakit ve yatsı namazından sonra (yanınıza girecekleri zaman) sizden izin istesinler. Bu üç vakit sizin soyunup dökündüğünüz vakitlerdir. Bu vakitlerin dışında (izinsiz girme konusunda) ne size, ne onlara bir günah vardır. Birbirinizin yanına girip çıkabilirsiniz. Allah, âyetlerini size işte böylece açıklar. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Araf Suresi 26. Ayet: Diyanet Meali: Ey Âdemoğulları! Size avret yerlerinizi örtecek giysi ve süslenecek elbise verdik. Takva (Allah'a karşı gelmekten sakınma) elbisesi var ya, işte o daha hayırlıdır. Bu (giysiler), Allah'ın rahmetinin alametlerindendir. Belki öğüt alırlar (diye onları insanlara verdik).

 

ERKEKLERİN AVRET YERLERİ

Nur Suresi 30. Ayet: Diyanet Meali: Mü'min erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Bu davranış onlar için daha nezihtir. Şüphe yok ki, Allah onların yaptıklarından hakkıyla haberdardır.

Hadis: Erkeğin Avret Yerleri

Erkeğin göbek ile dizleri arası avrettir. Ebû Dâvûd. "Libâs", 37

Hadis: Avret Yerlerine Bakmak 

(Erkek erkeğin; kadın kadının avret yerine bakması helal olmaz.) [Müslim]

Hadis: Hamamda Avret Örtmek

(Allahü teâlâya ve ahirete inanan hamama peştamal ile örtülü girsin!) [Nesai]

 

KADINLARIN AVRET YERLERİ

Nur Suresi 31. Ayet: Diyanet Meali: Mü'min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zînet (yer)lerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar. Zinetlerini, kocalarından, yahut babalarından, yahut kocalarının babalarından, yahut oğullarından, yahut üvey oğullarından, yahut erkek kardeşlerinden, yahut erkek kardeşlerinin oğullarından, yahut kız kardeşlerinin oğullarından, yahut müslüman kadınlardan, yahut sahip oldukları kölelerden, yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden, yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkalarına göstermesinler. Gizledikleri zinetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey mü'minler, hep birlikte tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz!

 

KADININ KADINA AVRET YERLERİ

Kadının "Kendi Kadınlarına" göre avreti, erkeğin erkeğe göre avreti gibidir, yani göbeği ile dizkapağı arasından ibarettir. Ancak Imam Azam'dan bir rivayete göre, kadının "Kendi Kadınları"na göre avreti de, mahremi olan erkeklere göre avreti gibidir, karnını ve sırtını da gösteremez. (Zeylaî, Tebyîn VI/18.)

Âyette geçen ve kadının zinet yerlerini gösterebileceği "Kendi Kadınları"ndan maksat, çoğu Islam bilginine göre Müslüman olan kadınlardır. Hz.Ömer; görevlisi Ebû Ubeyde b. el-Cerrâh'a yazdığı emir mektubunda:

"Haber aldığıma göre, gayrı müslim vatandaşların (zimmîlerin) kadınları, müslüman kadınlarla beraber hamamlara giriyorlarmış. Bunu yasakla ve buna engel ol. Çünkü zimmî bir kadın, müslüman bir kadının avretine bakamaz" diye emir vermiş. Ebû Ubeyde de bunu yürürlüğe koymuş ve "Hangi kadın özrü olmaksızın, sırf yüzünü parlatmak amacıyla hamama giderse, yüzlerin aklanacağı günde Allah onun yüzünü kara eylesin!" diye ilân etmiştir. (Kurtubî XN)

Ibn Abbas, "Müslüman bir kadını, Yahudi ya da Hiristiyan bir kadının görmesi helâl değildir, çünkü gider kocasına anlatır" demiştir.

Bazı Islâm Bilginlerine göre ise; kadının kadına göre avreti, göbekle diz kapağı arasıdır. Kadının bazı kadınlara zinet yerlerini gösterememesi, gidip kocalarına anlatabileceklerinden ve fitneye sebep olabileceklerinden dolayıdır. Müslüman kadınlar genellikle böyle bir laf taşıyıcılığı yapmayacaklarından ötürü, âyetteki "Kendi Kadınları"ndan maksat, müslüman kadınlardır, diye yorumlanmıştır. Önemli olan, başkasına anlatması, ya da anlatmaması olduğuna göre, "Kendi Kadınları"nı, iyi ahlâkı ile tanınmış kadınlar olarak anlamak gerekir. Buna göre kadın, iyi ahlâklı olduğunu bildiği ve güvendiği gayrı müslim kadınlara da göbeği ile diz kapağı arası dışını gösterebileceği gibi, kötü ahlâklı olarak bildiği müslüman kadınlara da zinet yerlerini ve erkeğe gösteremeyeceği yerlerini gösteremez.

 

ANLAŞILAN                                        :

Avret Yerleri Genel Bilgiler

Ellerinizin altında bulunanlar (köleleriniz) ve sizden henüz bulûğ çağına ermemiş olanlar, günde üç defa; sabah namazından önce, öğleyin elbiselerinizi çıkardığınız vakit ve yatsı namazından sonra (yanınıza girecekleri zaman) sizden izin istesinler. 

Bu üç vakit sizin soyunup dökündüğünüz vakitlerdir. Bu vakitlerin dışında (izinsiz girme konusunda) ne size, ne onlara bir günah vardır. Birbirinizin yanına girip çıkabilirsiniz. 

Size avret yerlerinizi örtecek giysi ve süslenecek elbise verdik. Takva (Allah'a karşı gelmekten sakınma) elbisesi var ya, işte o daha hayırlıdır. Bu (giysiler), Allah'ın rahmetinin alametlerindendir. Belki öğüt alırlar (diye onları insanlara verdik).

Erkeğin Avret Yerleri

Mü'min erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. 

Erkeğin göbek ile dizleri arası avrettir. Avret kapatılamı gereken utanç yeri demektir. 

Erkeğin Erkeğe Avreti

Erkeğin erkeğe avret aynıdır, göbek deliği ile diz kapağı arasıdır. 

Müstehap olan ise erkeklerin üstlerini örtmeleri be çevrelerine daha edepli olmalarıdır. 

Kadınların Avret Yerleri

Mü'min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. 

Kadınının yüz, eller ve ayaklar dışında kalan bütün vücudu avrettir. Buna başörtüsü giyilmesi dahildir. Başörtüsü vücudu iyice kapatmalı ve yakalarının üzerine kadar salınmalıdır. 

Ziynet süs demektir. Süs elbiseleri, makyaj ve takılarda buna dahildir. Dış Elbiseleri ise şarşaf ve manto gibi dışardan bakılınca dikkat çekmeyen, vücut hatlarını belli etmeyen soluk renkli yani cancanlı olmayan sade ziynet olmayan elbiselerdir. 

İşte ziynetlerini saklasınlar derken bize kastedilen de budur. Kadınlar ziynetlerini yani süslerini a cak kocaları ve aşağıda yazan akrabaları ve erkekliği olmayan hizmetçilerine gösterebilirler;

Kocalarından, yahut babalarından, yahut kocalarının babalarından, yahut oğullarından, yahut üvey oğullarından, yahut erkek kardeşlerinden, yahut erkek kardeşlerinin oğullarından, yahut kız kardeşlerinin oğullarından, yahut müslüman kadınlardan, yahut sahip oldukları kölelerden, yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden, yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkalarına göstermesinler. Gizledikleri zinetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar.

Kadının Kadına Avret Yerleri

Kadının "Kendi Kadınlarına" göre avreti, erkeğin erkeğe göre avreti gibidir, yani göbeği ile dizkapağı arasından ibarettir.

Kadının zinet yerlerini gösterebileceği "Kendi Kadınları"ndan maksat, çoğu Islam bilginine göre Müslüman olan kadınlardır. 

Müslüman bir kadını, Yahudi ya da Hiristiyan bir kadının görmesi helâl değildir, çünkü gider kocasına anlatır. 

Kendi Kadınları"nı, iyi ahlâkı ile tanınmış kadınlar olarak anlamak gerekir. Buna göre kadın, iyi ahlâklı olduğunu bildiği ve güvendiği gayrı müslim kadınlara da göbeği ile diz kapağı arası dışını gösterebileceği gibi, kötü ahlâklı olarak bildiği müslüman kadınlara da zinet yerlerini ve erkeğe gösteremeyeceği yerlerini gösteremez.

Kadının kadına avret göbek deliği ile diz kapağı olsada müstehap olan görünen kısım el, yüz ve ayaklar haricindeki yerleri göstermemesidir. 

Çocukların Avret Yerleri

Ergenlik çağına girmemiş hiçbir çocuğun avreti yoktur. Daha İslamdan sorumlu değillerdir.

TAHARET (TEMİZLİK)' TE TEMİZLEYİCİ MADDE KULLANIMI HAKKINDA TEFSİR


 

Gusül Kelime Kökeni

~ Ar ġusl غسل [#ġsl msd.] yıkama, boy abdesti alma < Ar ġasl غسل [msd.] yıkama → gasil

Gusül Kelime Manası

Sözlükte “yıkamak, temizlemek” mânasında masdar ve “yıkanma” anlamında isim olan gusül (gusl) kelimesi terim olarak cünüplük, hayız ve nifas gibi hükmî kirlilikten temizlenme niyetiyle bütün vücudu su ile yıkamayı ifade eder. 

Kaynak: Tdv İslam Ansiklopedisi

Abdest Kelime Manası

Abdest, Arapça’da “güzellik ve temizlik” mânasına gelen vudû’ (وضوء) kelimesiyle ifade edilir. 

Kaynak: Tdv İslam Ansiklopedisi

Sidr Nedir

Sidr, sabun gibi köpüren temizlik için kullanılan bir maddedir.

Sidr, Arabistan da yetişen gölgesi koyu, latif ve hafif olan bir çeşit kiraz ağacıdır. Halkımızın Trabzon Hurması dediği ağaç bu cinstendir. Sidr ağacının yapraklarından yapılan temizleyici maddeye Sidr denir.


 

KONU HAKKINDA AYETLER

Maide Suresi 6 . Ayet:

Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi yıkayın; başlarınızı meshedin, ayaklarınızı da topuk kemiklerine kadar (yıkayın). Eğer cünüp olursanız temizlenin. Şayet hasta veya yolculuk halinde veya içinizden biri ayak yolundan gelirse yahut kadınlarla cinsel ilişkide bulunursa, bu hallerde su bulamadığınız takdirde temiz bir toprağa yönelin (teyemmüm edin), yüzünüzü ve ellerinizi onunla meshedin. Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez, fakat O sizi tertemiz kılmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz.


 

KONU HAKKINDA HADİSLER

Hadis: “Temizlik, imanın yarısıdır.” (Müslim, Taharet 1).

 

Hadis: “Allah güzeldir ve güzeli sever, cömerttir ve cömerdi sever, kerîmdir ve kerîmi sever, temizdir ve temizi sever. Evlerinizin çevresini temizleyin...” (Tirmizî, Edeb 41)

 

Hadis: Ebû Hureyre radıyallâhu anh şöyle demiştir:

“Resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem tuvalete gitmek istediği zaman “tevr” yahut “rekve” denilen kaplardan biriyle su götürürdüm. Resûlullâh onunla taharetlenir ve elini toprağa silerdi. Sonra bir başka kapla su getirirdim, (onunla da) abdest alırdı.” (Ebû Dâvûd, Tahâret, 24; Nesâî, Tahâret, 43; İbn Mâce, Tahâret, 29. )

Hadis: Nebîmizin gusül abdesti almadan önce de daha temizleyici olması sebebiyle ellerini toprağa sürdüğü rivayet edilmiştir. (Buhârî, Gusül, 7-8; Müslim, Hayız, 37 (317).

Hadis: Ölüyü yıkamak vaciptir! Çünkü Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) pekçok hadiste bunu emretmişdir.

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) devesinden düşüp, boynu kırılan ihramlı kişinin hakkında:

“Onu su ve sidr ile yıkayınız!..” demesi delillerinden birisidir.

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), kızı Zeynep (Radiyallahu Anha) hakkında şöyle buyurmuştur:

“Onu üç yahut beş veya yedi ya da bundan daha fazla yıkayınız!..”

Buhari 3/99, 104, Müslim 3/47, 48, Ebu Davud 2/60, 61, Nesei 1/266, 267, Tirmizi 2/130, 131, İbni Mace 1/445, İbnu’l-Carud 258, 259, Ahmed 5/84, 85, 6/407, 408


 

ANLAŞILAN                :

Gusül, yıkamak temizlemek demektir. İslam Dini' nde Allah Bize Gusletmeyi emreder. Ama temizliğin nasıl yapacağımız konusunda herhangi bir emir veya bilgi yoktur.

Peygamber Efendimizde sudan önce toprakla ellerini temizlerdi. Ondan sonra su kullanılırdı. Demek ki temizlenmek için başka temizlik maddeleri de kullanılabilir.

Cenazeye Gusül abdesti aldırılırken Su ve Sidr kullanılmasını emretmiştir. Sidr, sabun gibi temizleyici bir nesnedir. Demek ki sabunda kullanılabilir.

Yıkanırken temizlik için temizleyici herhangi bir madde kullanımı da yasak değildir. Su ile temizleneceği gibi, sabun ve benzeri temizleyici bir madde kullanılabilir. Burada emredilen temizlenmektir. Esas olan temizleyici madde olmasıdır. Çünkü Allah temizlenin diyor.

Ayrıca Namaz abdestinde de sabun kullanılabilir. 

 

Yıkanırken Kullanılabilecek Temizleyici Maddeler

Su

Su doğadan elde ettiğimiz, temiz sularla Gusledilir.

Sabun / Sidr

Doğadan elde edilerek, çeşitli aşamalardan geçtikten sonra evimize kullanım için gelen temizleyici kimyasal maddedir.

Kese

Tekstil ürünü olan vücudu sabun ile vücuda sürerek temizlemek için kullanılan bir bezdir. 

Lif

Vücud daki kirleri arındırmak için kullanılan lifli bezdir.

İSLAMDA GUSÜL VE ABDEST ALINABİLECEK TEMİZ VE PİS SULAR

 

Hadis: Deniz Suyu Temizdir

3467-)  Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatıyor. "Bir adam Resulullah aleyhissalatu vesselam'a gelip: "Ey Allah'ın Resulu! Biz gemiye binip, beraberimizde az bir su alabiliyoruz. Abdestlerimizi bu su ile alsak susuz kalacağız. Deniz suyu ile abdest alabilir miyiz?" diye sordu. Resulullah aleyhissalatu vesselam: "Evet, denizin suyu temizdir, meytesi de helaldır" cevabını verdi."

Kaynak:  Muvatta, Taharet 12, (1, 22); Ebu Davud, Taharet 41, (83); Tirmizi, Taharet 52, (69); Nesai, Miyah 5, (1, 176).

Konu:  Temizlik

 

Hadis: Kuyu Suyu Temizdir

3468-)  Ebu Saidil-Hudri radiyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'a: "Ey Allah 'ın Resulu! Biz senin için Buda'a kuyusundan su alıyoruz. Halbuki onun içerisine (ölmüş) köpeklerin leşleri, kadınların hayız bezleri, insan pislikleri atılıyor, (ne yapalım, su almaya devam edelim mi?)" diye sordular. Şu cevabı verdi: "Su temizdir, onu hiçbir şey kirletmez." Bu, Ebu Davud'un metnidir. 

Ebu Davud der ki: "Kuteybe İbnu Said'i işittim. Dedi ki: "Buda'a kuyusunun kayyimine derinliğini sordum. Suyun en çok olduğu durumda kasıklara kadar çıkar" dedi. "Azaldığı zaman?" dedim, "Avret mahallinin (dizinin) altına düşer" dedi. Ebu Davud der ki: "Buda'a kuyusunu ridam ile bizzat takdir ettim. Üzerine ridamı gerdim. Sonra ridamı ölçtüm. Kuyunun genişliği altı zira idi. Bahçenin kapısını bana açan kimseye: "kuyunun süre gelen yapısı hiç degiştirildi mi?" diye sordum. Bana "hayır!" dedi. Kuyunun içindeki suyun rengini değişmiş gördüm."

Kaynak:  Ebu Davud, Taharet 34, (66); Tirmizi, Taharet 49, (66); Nesai, Miyah 2, (1, 174).

Konu:  Temizlik

 

Hadis: İki Kulle Miktarı Su Temizdir

3469-)  İbnu Ömer radiyallahu anhuma anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'ı dinledim. Kendisine çöl bir arazide bulunan bir sudan ve ona uğrayan hayvan ve vahşilerden soruluyordu. Şöyle cevap verdi: "Eğer su iki kulle miktarında olursa pislik taşımaz!"

Kaynak:  Ebu Davud, Taharet 33, (63, 64, 65); Tirmizi, Taharet 50, (67); Nesai, Miyah 3, (1, 175); İbnu Mace, Taharet 75, (517, 518).

Konu:  Temizlik

 

Hadis: Durgun Su İşemek Haramdır

3470-)  Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyuruyorlar ki: "Sakın sizden kimse, durgun suya akıtmasın, bilahere onda yıkanır."

Kaynak:  Buhari, Vudu 68; Müslim, Taharet 95, (282); Ebu Davud, Taharet 36, (69, 70); Tirmizi, Taharet 51, (68); Nesai, Taharet 46, (1, 49), Gusl 1, (1, 197).

Konu:  Temizlik

 

Hadis: Durgun Suya Güsul İçin Girmek Haramdır

3471-)  Müslim'in bir diğer rivayetinde (yine Ebu Hureyre şöyle rivayet etmiştir:) "Sizden hiç kimse, cünübken durgun suyun içinde yıkanmasın." Ebu Hureyre'ye sordular: "Peki nasıl yıkanacak, Ey Ebu Hureyre?" O: "Sudan alıp alıp yıkanacak!" diye cevap verdi."

Kaynak:  Müslim, Taharet 97, (283).

Konu:  Temizlik

 

Hadis: Havuz Suyu Temizdir

3472-)  Yahya İbnu Abdirrahman rahimehullah anlatıyor: "Hz. Ömer radiyallahu anh, içerisinde Amr İbnu'l-As'ın da bulunduğu bir grupla yola çıkmıştı. Bir havuza geldiler. Amr İbnu'l-As radiyallahu anh: "Ey havuz sahibi, havuzunda vahşi hayvan sulanıyor mu?" diye sordu. Hz. Ömer, hemen araya girip: "Ey havuz sahibi bize bunu söyleme: Zira biz, vahşinin peşinden su alacağız, o da bizim peşimizden sulanacak. Çünkü ben, Resulullah aleyhissalatu vesselam'ın "Vahşinin karnına aldığı onundur, geri kalan da bize temizdir ve içeceğimizdir" dediğini işittim" dedi."

Kaynak:  Muvatta, Taharet 14, (1, 23, 24).

Konu:  Temizlik

 

Hadis: Artık Su İle Güsul Haramdır

3473-)  Humeyd el-Himyeri anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'a, Ebu Hureyre radiyallahu anh'ın yaptığı gibi dört yıl arkadaşlık yapmış bir zatın yanına geldim. Dedi ki: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, erkeğin artığıyla kadının gusletmesini veya kadının artığıyla erkeğin gusletmesini yasakladı." Bir rivayette şu cümleyi ziyade etti: "ikisi birden suya ellerini soksunlar!"

Kaynak:  Ebu Davud, Taharet 40, (81); Nesai, Taharet 147, (1, 130).

Konu:  Temizlik

 

Hadis: Tekneden Su Alarak Gusül

3474-)  İbnu Abbas radiyallahu anhuma anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'ın zevcelerinden biri bir tekne içerisinden su alarak yıkanmıştı. Aynı teknede yıkanmak veya abdest almak üzere Aleyhissalatu vesselam geldi. Zevcesi: "Ben cünübtüm!" dedi. Resulullah aleyhissalatu vesselam: "Su cünüb olmaz!" buyurdular."

Kaynak:  Tirmizi, Taharet 48, (65); Ebu Davud, Taharet 35, (68); İbnu Mace, Taharet 33, (370, 371).

Konu:  Temizlik

 

ANLAŞILAN                      :

Deniz suyu temizdir, abdest alınır.

Kuyu suyu temizdir, abdest alınır.

İki kule miktarı su temizdir, abdest alınır.

Durgun suya işemek haramdır, su pislenirse abdest alınmaz. 

Durgun suya girerek abdest almak hatamdır, tas ile dışardan abdest alınır.

Havuz suyu temizdir.

Artık su pistir, abdest alınmaz.

Tekneden su alarak gusledilebilir. 

TAHARET (TEMİZLİK) NEDİR

 

Taharet kelimesi; "tahare" fiilinin masdarıdır. 

Fiil "Tahure" ve "Tahire" şeklinde de okunursa da "Tahare" şeklinde okunması en fasih olanıdır. 

Lugatta taharet, "Temizlik" manasınadır.

İslâmi ıstılâhta; hadesten ve pisliklerden temizlenmektir.

Yani temizlenmek isteyen bir kimsenin gerek hakiki pisliği (Necaseti), gerekse hades denilen manevi pisliği gidermek için meşru (Şer'i şerife uygun) bir sûrette suyu ve toprağı, yahud her ikisini birden kullanmasıdır.

Şer'î ıstılâhta "Hikmet"; bir şeyin meşru olmasını gerektiren nesnedir. Taharetin meşhur olan hikmetlerinden bazıları günahlara keffâret olması, şeytanı defetmesi ve dünyada vücûdun uzuvlarını yıkamakta ahirette de tehcille güzelleştirilmesi gibi şeylerdir.

Hadesten Taharet

Namaz kılacak kimsenin hadesten temizlenmesi, yani, abdestsiz ise abdest alması, cünüp ise gusletmesi demektir. (Geniş bilgi için Abdest ve Gusül bahsine bak).

Necasetten Taharet

Namaz kılacak kimsenin bedeninde veya elbisesinde veyahut namaz kılacağı yerde şer`an necis (pis) sayılan bir madde varsa, o pisliğin temizlenmesi demektir (Geniş bilgi için Necâsetler bahsine bak).

 

ANLAŞILAN                    :

Taharet temizlik demektir. 

İslamda taharet iki şekilde olur. Hadesten ve Necsetten taharettir. 

Hadesten taharet, hadesten temizlenmesi, yani, abdestsiz ise abdest alması, cünüp ise gusletmesi demektir.

Necasetten taharet, Namaz kılacak kimsenin bedeninde veya elbisesinde veyahut namaz kılacağı yerde şer`an necis (pis) sayılan bir madde varsa, o pisliğin temizlenmesi demektir.

Yani beden ve elbiseler temiz tutulmalıdır. 

VÜCUDA YAZILI ÇIKMAYAN YAZILAR HAKKINDA TEFSİR

Dövme Nedir

Dövme, bilinen şekliyle şöyle yapılıyor: vücut, iğne ve benzeri aletlerle kan akacak şekilde yaralanıyor. Sonra aynı yere iç yağı ve bazı maddeler konarak yara iyileşmeye terk ediliyor. Sonunda deri altında koyu yeşil bir şekil meydana geliyor.

ANLAŞILAN                       :

Kalıcı olarak vucüda kazınan herşey yasaktır. Lakin bunları daha önceden yaptırmış olanların Allah' ın rahmetinden yoksun kalacağı doğru değildir. Sadece günah işlemiş olursun.

Gusül abdesti ve Namaz abdestinin tutmayacağıda doğru değildir. Çünkü Gusülde de Namaz abdestinde amaç vucüdün temizliğidir.Dövmeli yerlerin temizlenmediğine inanmak yanlıştır. O bir kısım deridir. Temizlenir. Sen vucüdu yıka abdestini al Allah nazarında abdestli sayılırsın.

Namaz Abdesti Alınış Şekli

Abdest almaya başlamadan önce "Niyet ettim Allah rızası için abdest almaya" diye niyet ederiz.







 

Abdest Elleri yıkama

"Eûzü billahimineş şeytanirracim-Bismillahirrahmanirrahim" 

Önce eller bileklere kadar ve parmak araları da ovuşturularak üç defa yıkanır.







 

Abdest Ağza su verme

Sağ elimize üç defa su alarak ağzımıza veririz. Her su alışta ağzımızı çalkalayarak ağızdaki suyu dökeriz.






 

Abdest Buruna su verme

Tekrar avucumuza su alarak üç defa burnumuza veririz. Sol el ile de sümkürür temizleriz.







 

Abdest Yüzü yıkama

Sonra iki avucumuza su alarak saç bitiminden çene altına kadar yüzümüzü üç defa yıkarız.





 

Abdest Sağ kolu yıkama

Önce sağ kolu dirsekle beraber üçer defa yıkarız.







 

Abdest Sol kolu yıkama

Sonra sol kolu dirsekle beraber üçer defa yıkarız.







 

Abdest Başı mesh etmek

Sağ elimizle başımızın dörtte birini mesh ederiz. Yani sağ elimizi ıslatıp başın dörtte birini sıvazlayarak ıslatırız.







 

Abdest Kulakları mesh etmek

Her iki eli de ıslatıp serçe parmaklarımızla kulaklarımızın içini mesh ederiz. Kulakların arka kısmını ise baş parmaklarımızla mesh ederiz.







 

Abdest Boynu mesh etmek

Sonra baş ve serçe parmaklarımızı kullanmadan işaret, orta ve yüzük parmaklarımızın dışı ile boynumuzu da mesh ederiz.





 

Abdest Ayakları yıkama

Ayaklara gelince, parmaklardan başlayarak önce sağ sonra sol ayağımızı topuk kemiği ile beraber üçer kez yıkarız.

Ayaklarımızı yıkarken parmak aralarımızın iyice yıkanmasına dikkat etmemiz gerekir.

* Kadınlar ve erkeklerin abdest alış şekilleri arasında bir fark yoktur.








 

Abdestin Farzları:

1. Elleri dirseklere kadar kollarla birlikte yıkamak.

2. Yüzü yıkamak.

3. Başın dörtte birini meshetmek.

4. Topuklarıyla birlikte ayakları yıkamak.

 

Abdestin Sünnetleri:

1. Abdest almaya niyet etmek

2. Abdeste eûzü besmele ile başlamak.

3. Abdeste başlamadan önce elleri bileklere kadar yıkamak

4. Dişleri misvak veya fırça ile, yoksa parmaklar ile temizlemek.

5. Abdest organlarını peş peşe ara vermeden yıkamak.

6. Yıkanan organları ovmak.

7. Ağza üç kere su almak.

8. Oruçlu olmadığı zamanlarda gargara yapmak.

9. Burna üç kere su vermek ve sol elle sümkürmek.

10. Yıkanan her organı üç kere yıkamak.

11. Abdestte çift organları yıkamaya sağ organdan başlamak.

12. Eller ve ayaklarda yıkamaya parmak uçlarından başlamak.

13. Sakalı olanların sakalını hilallemesi.

14. Parmaktaki yüzüğü oynatarak suyun altına ulaşmasını temin etmek.

15. Kulakları meshetmek.

16. Boynu meshetmek.

17. Başın tamamını meshetmek.

18. Parmakların arasını hilallemek.

Teyemmüm Abdestinin Farzları;

1- Önce teyemmüme niyet etmek.

2- İki elini pak toprağa vurup yüzüne sürmek, ellerini bir daha vurup kollarına sürmek.

 

Teyemmüm' ün  Sünnetleri

 

1) Teyemmüme eûzu besmele ile başlamak,

2) Sırayı gözetmek,

3) Ara vermeden birbiri ardınca yapmak,

4) Toprağa vurunca elleri evvela ileri sürmek sonra geri çekmek,

5) Parmakların arasını açık tutmak,

6) Ellerini yerden kaldırınca toz varsa birbirine vurarak silkelemek.

 

Kaynak: İslam İman İbadet, Osman Nuri Topbaş

NAMAZ ABDESTİNDE KOLAYLIK MEST KULLANIMI HAKKINDA TEFSİR

 

Mest Kelime Kökeni Ar. mes§

Üzerine mesh edilebilen, kısa konçlu, hafif ve yumuşak bir tür ayakkabı.

 

MEST NEDİR?

Mesh, bir şey üzerinde eli gezdirmek, o şeyi elle silmek demektir. Fıkıhta mesh, bir nevi hükmî temizlik işlemi olup abdestte elin ıslaklığıyla bir uzuv, mest veya sargı üzerinde, teyemmümde ise yüz ve kollar üzerinde toprakla yapılan sembolik temizlik çeşididir. Abdest alırken baş, boyun ve kulakların meshedilmesi abdestin ilkten (aslî) hükmü, mest ve sargı üzerine mesh ise yıkama yerine geçen (bedel, halef) bir işlemdir.

 

MEST HAKKINDA AYETLER

Maide Suresi 6.Ayet:

(Ey inananlar, namaza kalktığınızda yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi, başlarınızı meshedip topuk kemiklerine kadar ayaklarınızı yıkayın.)

 

MEST HAKKINDA HADİSLER

Hadis: Muğîre bin Şuʻbe (r.a) şöyle buyurur:

“Bir seferde Nebiyy-i Ekrem (s.a.v) ile birlikte idim. (Abdest aldığı sırada) mestlerini çıkarmaya davrandım. Efendimiz (s.a.v):

«‒Dokunma, zîrâ ben mestlerimi, ayaklarım tâhir (yâni abdestli) iken giydim.» buyurdular ve mestleri üzerine meshettiler.” (Buhârî, Vudû’, 49)

Şerh: Bu hâdise, Tebük seferinde vukû bulmuştur.

Kaynak: Buhari-i Şerif

Hadis: Bir yolculuk esnasında, abdest aldıktan sonra, mestlerini göstererek, (Onları temiz olarak [abdestli olarak] giymiştim) buyurup üzerlerine meshetti. (Buhari, Müslim, Ebu Davud)
Hadis: Peygamber efendimiz mestlerinin üst tarafını meshederdi. (Tirmizi, Ebu Davud)

Hadis: Peygamber efendimizin abdestte kalın çoraplar ile ayakkabılar üzerine meshettiği de bildirildi. (Nesai)

Hadis: Süfyan-ı Sevri, İbni Mübarek, imam-ı Şafii, imam-ı Ahmed gibi zatlar da kalın çoraplar üstüne mesh edilebileceğini bildirmişlerdir. (Tirmizi)

İslam Fakihlerinin Görüşü

Hanefî fakihlerinden Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed, altına pençe vurulmuş olması şartını aramaksızın kalın ve içini göstermeyen dayanıklı keçe ve yün çoraplar üzerine, bir grup fakih ise bu şartları da aramayarak çorap üzerine meshedilebileceği görüşündedir.

 

ANLAŞILAN                :

Mest Hakkında

Mest, arapçada üzerine meshedilebilen bir tür ayak giyeceği demektir. Deri veya kalın havlulu çoraplar mest olarak kullanılabilir.

Mest deri ve çorap gibi maddelerden ayaklara giymek maksadıyla yapılan, ayakları topuklarla birlikte örten, içine su geçirmeyecek veya yere konduğunda kendi kendine dik durabilecek bir ayak giyeceği çeşididir. 

Mest ile yaklaşık 6 kilometre yürünebilmesi veya bırakıldığında dik durabilmesi bu dayanıklılık ve sağlamlığın ölçüsü olarak zikredilir. 

Mestin su geçirmemesi müstehaptır.

Mest Kullanımı

Dinimizin ibadetlerde kolaylığı tercih etmiş olması sebebiyle, ayaklara mest vb. giyildiğinde, abdest için bunun çıkarılması ve ayağın yıkanması istenmeyip mestin üzerine mesh yapma câiz görülmüştür. Yani tekrar ayak yıkamak gerekmez.

Ancak Namaz abdestliyken Mest üzerine meshedilir. Mest'in üst kısmına meshedilir. 

Mest üzerine meshin süresi, yolcu olmayanlar için bir gün bir gece (24 saat), yolcular için üç gün üç gecedir (72 saat). Bu süre, mestin abdestli olarak giyilmesinden sonra ilk hadesten yani abdesti bozan ilk durumdan başlar. Bu süre dolduktan sonra, ayaklar su ile yıkanarak abdest alınıp gerekiyorsa mest tekrar giyilmelidir. 

Öte yandan, ayaklarını yıkamak suretiyle abdestli olan kimsenin bu abdesti devam ettiği sürece mestleri çıkarıp giymesiyle abdesti bozulmaz. 

Mestlerin üzerine meshetmek suretiyle abdestli olup mestlerini çıkaran kimse, sadece ayaklarını yıkayarak abdestini tamamlamış olur.

Abdestin Farzları 

Maide Suresi 6. ayet:  Abdestin farz oluşuna delil olan ayetlerdir.

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ إِذَا قُمْتُمْ إِلَى الصَّلاةِ فاغْسِلُواْ وُجُوهَكُمْ وَأَيْدِيَكُمْ إِلَى الْمَرَافِقِ وَامْسَحُواْ بِرُؤُوسِكُمْ وَأَرْجُلَكُمْ إِلَى الْكَعْبَينِ وَإِن كُنتُمْ جُنُبًا فَاطَّهَّرُواْ وَإِن كُنتُم مَّرْضَى أَوْ عَلَى سَفَرٍ أَوْ جَاء أَحَدٌ مَّنكُم مِّنَ الْغَائِطِ أَوْ لاَمَسْتُمُ النِّسَاء فَلَمْ تَجِدُواْ مَاء فَتَيَمَّمُواْ صَعِيدًا طَيِّبًا فَامْسَحُواْ بِوُجُوهِكُمْ وَأَيْدِيكُم مِّنْهُ مَا يُرِيدُ اللّهُ لِيَجْعَلَ عَلَيْكُم مِّنْ حَرَجٍ وَلَكِن يُرِيدُ لِيُطَهَّرَكُمْ وَلِيُتِمَّ نِعْمَتَهُ عَلَيْكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

Ey iman edenler, namaza kalktığınız zaman yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın, başlarınızı meshedin ve her iki topuğa kadar ayaklarınızı da (yıkayın.) Eğer cünüpseniz temizlenin (gusül edin); eğer hasta veya yolculukta iseniz ya da biriniz ayak yolundan (hacet yerinden) gelmişse yahut kadınlara dokunmuşsanız da su bulamamışsanız, bu durumda, temiz bir toprakla teyemmüm edin (hafifçe) yüzlerinize ve ellerinize ondan sürün. Allah size güçlük çıkarmak istemez, ama sizi temizlemek ve üzerinizdeki nimeti tamamlamak ister. Umulur ki şükredersiniz.

1. Yüzü yıkamak

2. Dirseklere kadar ellerinizi yıkamak

3. Başını mezhetmek

4. İki topuğuna kadar ayaklarını yıkamak

NAMAZ ABDESTİNİ BOZAN HALLER

 

Büyük, Küçük Hacet Abdesti Bozar

Mâide Sûresi 6.Ayet:

Ey îmân edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman (abdestsiz iseniz) yüzlerinizi, dirseklerle beraber ellerinizi yıkayın. Başlarınızı mesh edip aşık kemikleriyle beraber ayaklarınızı yıkayın.Eğer cünüp iseniz, (yıkanarak) temizlenin. Hasta veya yolculuk halinde bulunursanız veya biriniz tuvaletten gelirse, yahut da kadınlarınızla cinsel ilişkiye girmişseniz ve su da bulamamışsanız, temiz toprakla teyemmüm edin. Bunun için de (ellerinizle toprağa vurarak) ellerinizi ve yüzlerinizi bu toprakla mesh edin.Allah (temizlik konusunda) size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez (aksine genişlik ve rahmet olsun diye size teyemmümü mübah kılmıştır). Fakat sizi tertemiz kılmak ve şükredesiniz diye de üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister."

 

Bevl Etmek Abdesti Bozar!

(13) Huzeyfe (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir kavmin çöplüğüne vardı ve ayakta bevl etti, sonra su istedi. Ben de ona su götürdüm, onunla abdest aldı.”

Buhari 351, Müslim 273/73

 

Yellenmek Abdesti Bozar!

(19) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Herhangi biriniz hades ettiğinde abdest alıncaya kadar namazı kabul edilmez!’ buyurdu.”

Hadramavt’ten bir adam Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh)’a:

−‘Hades nedir? Ya Eba Hureyre!’ dedi.

Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh):

−‘Sessiz veya sesli yellenmektir’ dedi.

Buhari 288, Müslim 225/2

 

Bayılmak Abdesti Bozar!

(20) Ubeydullah (Radiyallahu Anh) şöyle demiştir:

“Ben, Aişe (Radiyallahu Anha)’nın yanına girdim. Ona Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in hastalığını bana anlatır mısın? dedim.

Aişe (Radiyallahu Anha):

−Evet, anlatırım dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) iyice ağırlaştı.

Müteakiben:

−‘İnsanlar namaz kıldı mı?’ diye sordu.

Biz:

−Hayır! Ya Rasulallah? Onlar seni bekliyorlar dedik.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Benim için leğene su koyun!’ buyurdu.

Aişe (Radiyallahu Anha) dedi ki:

−Dediğini yaptık oturup yıkandı. Sonra kalkmaya davranırken bayıldı.

Sonra ayıldı ve:

−‘İnsanlar namaz kıldılar mı?’ diye sordu.

Biz:

−Hayır, Ya Rasulallah! Onlar seni bekliyorlar dedik.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Benim için leğene su koyun!’ buyurdu. Dediğini yaptık, oturup yıkandı. Sonra kalkmaya davranırken yine bayıldı.

Sonra ayıldı ve yine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘İnsanlar namaz kıldılar mı?’ diye sordu.

Biz:

−Hayır, Ya Rasulallah! Onlar seni bekliyorlar dedik.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Benim için leğene su koyun!’ buyurdu. Dediğini yaptık oturup yıkandı.

Sonra kalkmaya davranırken yine bayıldı, sonra ayıldı ve yine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘İnsanlar namaz kıldılar mı?’ diye sordu.

Biz:

−Hayır, Ya Rasulallah! Onlar seni bekliyorlar dedik. O sırada insanlar mescitte toplanmış yatsı namazı için Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i bekliyorlardı. Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) insanlara namaz kıldırması için Ebu Bekir’e haber gönderdi…”

Buhari 687, Müslim 418/90, Ebu Avane 2/112, Nesei 833, Ahmed 6/228

 

Uyku Abdesti Bozar!

(21) Ali bin Ebi Talib (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Gözler makatın bağıdır, herkim uyursa abdest alsın!’ buyurdu”

Ebu Davud 203, İbni Mace 477, Darekutni 1/161, Ahmed 1/111/887, Albânî İrva 113

 

(22) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Biriniz uykusundan kalktığı zaman, elini üç kere yıkayana kadar onu abdest suyuna girdirmesin! Çünkü o kimse elinin nerede gecelediğini bilemez!’ buyurdu.”

İbnu’l-Carud 9, Buhari 308, Müslim 278/87, Malik 1/21, Ebu Davud 103, 105, Nesei 1161, Tirmizi 24, İbni Mace 394, Tayalisi 170, Darekutni 1/49, İbni Huzeyme 1/52, Ahmed 2/50241, Albânî İrva 21

 

(23) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle demiştir:

“Teyzem Meymûne (Radiyallahu Anha)’nın yanında geceledim. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geceleyin kalkıp su kırbasından su aldı. Onunla hafif bir abdest aldı. Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma), Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in abdest alışını hafifletip azaltarak tarif etti.

Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

−Ben de kalktım, (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yaptığı gibi yaptım sonra gelip sol tarafına namaza durdum. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) beni sağ tarafına çevirdi. Sonra Allah’ın dilediği kadar namaz kıldı. Sonra yattı, horlayıncaya kadar uyudu. Sonra müezzin kendisine geldi. Bunun üzerine namaza kalktı ve abdest almadı.”

Müslim 763/186

 

(24) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Gözlerim uyur kalbim uyumaz!’ buyurdu.”

Ahmed 2/251, 438, İbni Hibban 2124, Albânî Cami 3000

 

(25) Enes (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ashabı yatsı namazını beklerken uyuklar bu sebeple başları önlerine düşerdi. Sonra kalkar abdest almadan namaz kılarlardı.”

Ebu Davud 200, Müslim 376/125, Begavi Mesabih 216

 

İstihaze Kanı (Hayız olamayan damardan gelen kan) 

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in istihâze olan kadın hakkındaki şu buyruğudur:

... إِنَّمَا ذَلِكِ عِرْقٌ، وَلَيْسَ بِحَيْضٍ، فَإِذَا أَقْبَلَتْ حَيْضَتُكِ فَدَعِي الصَّلاةَ، وَإِذَا أَدْبَرَتْ فَاغْسِلِي عَنْكِ الدَّمَ، ثُمَّ تَوَضَّئِي لِكُلِّ صَلاةٍ حَتَّى يَجِيءَ ذَلِكَ الْوَقْتُ. [ رواه البخاري ]

"O sadece (çatlayan) damardan gelen bir kandır, hayız (âdet) kanı değildir. Hayızın geldiği zaman namazı bırak, hayız müddeti bittiği zaman, (senin üzerine bulaşan hayız) kanını yıka.Sonra da hayız vakti gelinceye kadar (istihâze kanı geldiği sürece) her namaz için abdest al."(Buhârî; kanın yıkanması babı)

Dediler ki: Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- abdesti gerekli görmesinin sebebi; damardan gelen kan olmasından dolayıdır. Bütün kanlar bu şekildedir (damardan gelirler.)

 

Kadına Dokunmanın Abdesti Bozması

Cima yani cinsel temas gusül abdestini bozduğu için namaz abdestide gerektirir.

 

Kusmanın Abdesti Bozması

Hz. Peygamberin (s.a.s.) kusmaktan dolayı abdest aldığı rivayet edilmiştir (Tirmizî, Tahâret, 64). Ancak bunun ağız dolusu olması gerekir. Ağız dolusu kusulan şey, ister yemek ister safra ister kan olsun abdesti bozar. Balgam ise tükürük hükmünde olup abdesti bozmaz. Ağız dolusu sayılmanın ölçüsü, gelen kusmuğun zorlanmadan tutulamayacak bir durumda olmasıdır. Bulunduğu ortamı değiştirmeden birden fazla kusma halinde toplamı ağız dolusu olan kusmukla da abdest bozulur (Merğînânî, el-Hidâye, I, 110-113; Mevsılî, el-İhtiyâr, I, 49-52; Meydânî, el-Lübâb, I, 12).

Şâfiîlere göre ise kusmakla abdest bozulmaz (Mâverdî, el-Hâvî, I, 199-200).

Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı Kurulu

 

Gülmenin Abdesti Bozması

Namazda aslolan kulun Rabbinin huzurunda olduğu bilinciyle huşu içerisinde kılınmasıdır. Fakat elde olmayan sebeplerle meydana gelen gülmenin namaza etkisi üç şekilde değerlendirilebilir:

1-Namazda iken yanındakilerin duyabileceği şekilde sesli olarak gülmek; bununla Hanefîlere göre hem abdest hem de namaz bozulur (Serahsî, el-Mebsût, I, 172; Merğînânî, el-Hidâye, 116,117).

İbn Üsâme’nin babasından naklettiği bir hadiste şöyle denilmektedir: “Biz Resûlullah’ın peşinde namaz kılarken görme özürlü birisi bir çukura düştü. Biz de adamın hâline güldük. Bunun üzerine Resûlullah yeniden abdest alıp namazı baştan itibaren iade etmemizi emretti.” (Dârekutnî, es-Sünen, I, 295)

Şafiîlere göre kahkaha namazı bozsa da abdesti bozmaz. Çünkü namazın dışındayken kahkaha abdesti bozmadığına göre namazdayken de bozmaz (Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, I, 64, 108).

2- Namaz kılan kimsenin kendisinin duyabileceği kadar gülmesiyle yalnızca namaz bozulur.

3- Kişinin kendinin ya da yakınındakinin işitmeyeceği şekilde gülümsemesi namazı da abdesti de bozmaz (Mevsılî, el-İhtiyâr, I, 55-56).

Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı Kurulu

 

Mazeret halinin sona ermesi. 

Su bulamadığı için teyemmüm eden kimse suyu bulunca, mest üzerine mesh yapan kimsenin -yolcu olanlara üç, yolcu olmayanlara bir gün olarak tanınan- mesh süresi dolunca, özürlü kimse için de namaz vakti çıkınca abdesti bozulmuş olur. 

 

ANLAŞILAN                   :

Namaz Abdestini Bozan Haller

1.Büyük, Küçük Hacet Abdesti Bozar. 

Büyük çiş ve küçük işemek abdesti bozar.

2. Yellenmek(Ossurmak) Abdesti Bozar. 

Gaz çıkarmak abdesti bozar. 

3. Bayılmak Abdesti Bozar. 

Bayılmak gusül gerektirmez. Peygamberimizin Namaz kıldırmak için abdest alıyor olabilir. Hadiate bildirilen bu olabilir. 

4. Uyku Abdesti Bozar. 

Kendinden geçecek şekilde uyumak abdesti bozar. 

5. Cinsel İlişki (Kadına Dokunmanın) Abdesti Bozar. 

Hertürlü cinsel ililki temas abdesti bozar. 

6. Kusmak Abdesti Bozar. 

Ağız dolusu kusmak abdesti bozar. 

7. Namazda tanındaki işitecek kadar sesli Gülmek Abdesti Bozar. 

Namazda sesli gülmek hem namazı, hemde abdesti bozar. 

8. Mazeret halinin sona ermesi(Teyemmüm).

Teyemmüm ve seferilik özel durumlarının bitişi 

9. İstihaze Kanı (Hayız olamayan damardan gelen kan) 

Hayız kanı gusül gerektirir.

İstiaze kanı eğer damardan çatlayarak az çıkarsa gusülde abdestte gerektirmez. Eğer çok akacak olursa o zaman namaz abdesti almak gerekir. Gusül gerektirmez. 

Kan bulaşan yer yıkanarak namaz kılınabilir. 

HESABA ÇEKİLİRKEN İLK NAMAZDAN SORUMLU TUTULACAĞIMIZ

 

Hadis: İlk Hesaba Çekilişimiz Namaz

Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Kıyamet gününde kulun hesaba çekileceği ilk ameli onun namazıdır. Eğer namazı düzgün olursa, işi iyi gider ve kazançlı çıkar. Namazı düzgün olmazsa, kaybeder ve zararlı çıkar. Şayet farzlarından bir şey noksan çıkarsa, Azîz ve Celîl olan Rabb'i:

- Kulumun nâfile namazları var mı, bakınız? der. Farzların eksiği nafilelerle tamamlanır. Sonra diğer amellerinden de bu şekilde hesaba çekilir."

Tirmizî, Mevâkît 188. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Salât 149; Nesâî, Salât 9; İbni Mâce, İkâmet 

Hadis: Namaz, Oruç ve Zekat' tan Sorumlu Gelenlerin Durumu

"Gerçekten benim ümmetimden müflis, kıyamet gününde namaz, oruç ve zekâtla gelecek kimsedir. Fakat şuna sövmüş, buna zina isnadında bulunmuş, şunun malını yemiş, bunun kanını dökmüş, diğerini dövmüş olarak gelir. Şuna buna hasenatından verilir de şayet davası görülmeden hasenatı biterse, onların günahlarından alınarak bunun üzerine yüklenir, sonra da cehenneme atılır" (Müslim, Birr 59; Tirmizî, Kıyâmet 2).

 

ANLAŞILAN                      :

Mahşer yerinde hesaba çekilirken ilk Namazdan hesaba çekileceğiz.

Namazlar eksik gelirse nafile namazlara bakılır.

"Gerçekten benim ümmetimden müflis, kıyamet gününde namaz, oruç ve zekâtl borcuyla gelecek kimsedir. 

Fakat şuna sövmüş, buna zina isnadında bulunmuş, şunun malını yemiş, bunun kanını dökmüş, diğerini dövmüş olarak gelir.

Kul hakkı hesabını hakkına girdiği kişilerle karşılaştırılarak öder. 

Sevapları alınır hakkına girdiği kişiye verilir. 

Sevabı kalmazsa hakkına girdiği kişinin günahları üzerine yüklenir ve sonunda cehenneme atılır. 

BAŞKASININ KILMADIĞI NAMAZDAN SORUMLU OLURMUYUZ? 

 

İslam’a göre her fert, kendi yaptıklarından sorumludur. Başkalarının yaptıklarından sorumlu değildir. Kur’an-ı Kerim’de “Hiçbir günahkâr, başkasının günahını çekmez. Eğer yükü ağır gelen kimse onu taşımak için (başkalarını çağırsa) onun yükünden hiçbir şey (alınıp) taşınmaz. Akrabası dahi olsa (kimse onun yükünü taşımaz)” (Fâtır, 35/18) buyurulur. İslam, her insanın bir iradesi ve seçme hürriyeti bulunduğunu ve bunun sonucu olarak yaptıklarından sorumlu olacağını bildirmiştir. “Herkes kazandığı karşılığında rehindir.” (Tûr, 52/21);“Her kim zerre kadar iyilik yapmışsa onu görür, kim de zerre kadar kötülük yapmışsa onu görür.” (Zilzâl, 99/7-8); “O (Allah) yaptığından sorumlu değildir. Onlar ise, sorumlu tutulacaklardır.” (Enbiyâ, 21/23) mealindeki âyetler buna delildir.

Bir Müslüman, ibadetlerini yerine getirmezse bunun hesabını Allah’a verecektir. Diğer müslümanlara düşen ise ona nasihat etmek ve telkinlerde (emr-i bi’l-ma’ruf) bulunmaktır. İnsanın emr-i bi’l-ma’rufa en yakınlarından, ailesinden başlaması esastır. Nitekim Hz. Peygamber’e (s.a.s.) de böyle emredilmiştir. Rabbimiz ona tebliği emrederken, “(Önce) en yakın akrabanı uyar” (Şu’arâ, 26/214) buyurmuştur. Hadis-i şerifte de her Müslümanın yönetimindekilerden sorumlu olduğu belirtilmiştir (Buhârî, Cumua, 11; Müslim, İmâre, 20). Eşlerin birbirlerine ve çocuklarına karşı, maddî konularda olduğu gibi manevî alanlarda da sorumlulukları vardır. Bu sorumluluk, dinin gereklerini öğretmek ve telkin etmektir. Zira, Allah Teala, Hz. Muhammed’e (s.a.s.) hitaben şöyle buyurur: “Ailene namazı emret; kendin de ona sabırla devam et. Senden rızık istemiyoruz; (aksine) biz seni rızıklandırıyoruz. Güzel sonuç, takvâ iledir.” (Tâhâ, 20/132).

Bu itibarla, bir kimse, namaz kılmayan eşine, beş vakit namazını vakti içinde eda etmesi için, namazın maddî ve manevî faydalarını güzellikle anlatmalı, geçmişteki ihmalkârlığından ötürü tövbeye davet ederek namaz kılmaya iknaya çalışmalıdır. Güzellikle yapılacak tavsiyelere rağmen, eşin namaz kılmamasının sorumluluğu tamamen kendisine yani kılmayana aittir.

 

Diyanet İşleri Başkanlığı

İSLAM DİNİNDE ORTA YOLU TUTTURMAK NE DEMEKTİR? 

 

Hadis: Din Kolaylıktır

Ebû Hüreyre  radıyallanu anh’dan rivayet edildiğine göre, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Din kolaylıktır. Dini aşmak isteyen kimse, ona yenik düşer. O halde, orta yolu tutunuz, en iyiyi yapmaya çalışınız, o zaman size müjdeler olsun; günün başlangıcından, sonundan ve bir miktar da geceden faydalanınız.” [1]

[1] Buhârî, Îmân 29. Ayrıca bk. Nesâî, Îmân 28.

Buhârî’nin bir başka rivayeti şöyledir:

“Orta yolu tutunuz, amellerinizi mükemmelleştirmeye ve Allah’a yakın olmaya gayret ediniz. Sabahleyin, öğle ile akşam arası çalışınız. Bir parça da geceden faydalanınız. Aman acelesiz gidin, telaşsız gidin ki, menzilinize, varacağınız hedefe ulaşasınız.” [2]

[2] Buhârî, Rikâk 18.

Hadis: Önce İman

Hz. Âişe (ra) rivayet ediyor. Resulullah (sav) buyurdular ki:

Doğru yolda olunuz, orta yolu tutunuz. Alacağınızla bol mükâfatla sevininiz. Biliniz ki, sizden biriniz kendi ameliyle Cennete giremeyeçektir. Ben de giremem. Ancak Allah beni bağışlaması ve rahmetiyle kuşatırsa o hâriç.

Camiussağir - 4688

 

ANLAŞILAN                       :

Orta yolu tutturmak demek aşırıya da gitmeyin, geride de kalmayın demektir.

Ortadan gidin manasına gelir. 

Dinde Orta Yol

Dinde aşırı gitmek demek din hakkında birşeyler uydurup onu da İslam mış gibi uygulamaktır. İnsanlara İslamla alakası olmayanla zulmetmektir. 

Bu aşırılıktır.

İslamda gerilik ise Kafirlik, günahkarlıktır.

Orta yolu tutturmalı İslam ne emrediyorsa onu yaşamalı, 

İman, ibadet, Takva ve sünnete uymalıdır. Bunları yaparsanız Evliya olursunuz. 

Bir kimse ki 24 saatini ibadetle geçirse ibadetten bıkar. Hiç ibadet etmese olmaz.

Demekki Allah' ın emrettiği farzları yapsan yeter. Sünnetleride kılsan seni direk cennetlik eder.

Orta Yolu Tutturmak

Her işinizde orta yolu tuturun.

Herşeyin aşırısı zarar, azı ise eksiktir. 

Ama ibadetlerinizi mükemmelleştirmeye çalışın...

NAMAZDAN MUAF OLMAK

Namazda Konuşmak.

Hadis: Zeyd b. Erkam (r.a.)’den yapılan rivayette, demiştir ki: Biz­ler (önceleri) namazda iken konuşurduk. Öyle ki bizden bir adam yanıbaşında namaz kılan arkadaşıyla konuşurdu. Bu hal, Ve Ku­mu Lillahi Kanitîn "Ve Allah'a saygı ve korku dolu bir gönül ile el bağlayıp durun!" [457] âyeti ininceye kadar devam etti. Bu âyet inince susmakla emrolunduk, (namazda) konuşmaktan men'olunduk."

Hadis: Namazı İma ile kılmak

Hz. Peygamber (s.a.s.), “Namazı ayakta kıl, güç yetiremezsen oturarak kıl, buna da güç yetiremezsen yan üzere yaslanarak kıl.” (Buhârî, Taksîru’s-salât, 19)

Akıl sağlığı yerinde olan ve ergenlik çağına ermiş her Müslümana namaz farzdır. Bu şartları taşımayan kimseler namazla mükellef değillerdir. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.) bir hadiste çocuklar ve akıl sağlığı yerinde olmayan kimselerden sorumluluğun kaldırıldığını belirtmiştir. (Ebû Dâvud, Hudûd, 16) .
Bazı durumlarda sağlık sorunu olanlardan da namaz düşer. Hanefîlere göre, sadece başını hareket ettirerek dahi namaz kılmaya gücü yetmeyecek derecede rahatsız olan kimseye bir şey gerekmez. Eğer bu hastalıktan ölürse, kaza etme imkânı bulamadığı için borçsuz olarak Allah’ın huzuruna çıkmış olur. İyileşmesi durumunda; kılamadığı namazları bir günlük (beş vakit) namazı geçmezse, kaza etmesi gerekir. Sayı bundan daha çok olursa sahih olan görüşe göre, o kimseye kaza gerekmez. Baygın kalan kişi için de baygınlık süresine göre aynı hükümler geçerlidir. (Kâsânî, Bedâi’, I, 106, 107, 108). İmam Şâfiî bayılma tam bir namaz vakti olursa da kaza gerekmeyeceğini söylemiştir (Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, I, 204).
Hayatını yatalak olarak geçiren kişi, eğer yataktan kalkıp abdest alamıyorsa veya abdest aldıracak birini bulamıyorsa yanında bulunduracağı tuğla, kiremit veya taş gibi bir madde üzerine teyemmüm eder. Yatağından doğrulmaya ve kıbleye yönelmeye tek başına imkân bulamayan kişi, kendisine yardım edecek kimse de olmadığı takdirde yerinden doğrulmadan, yüzünü çevirebildiği kadar kıbleye çevirerek yattığı yerde namazını îma ile kılar (Serahsî, el-Mebsût, I, 112-113; Kâsânî, Bedâi’, I, 48).
Hastalığından dolayı kendi başına teyemmüm edemeyen ve bu konuda kendisine yardım edecek birini de bulamayan kişi kendisini abdestli gibi sayarak isterse namazını îma ile kılar; isterse de kazaya bırakır; iyileşmesi hâlinde kaza eder, iyileşmeme durumunda ise kendisinden yükümlülük düşer (İbn Nüceym, el-Bahr, I, 246-249,151; Haskefî, ed-Dürrü’l-muhtâr, I, 184-185, 423; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, I, 185, 423).

Kaynak: Kuruk Diyanet İşleri Başkanlığı

ANLAŞILAN                          :

İslam Dininde namaz kılmasına engel olan sürekli bir hastalığı veya durumu olan Namazdan muaf olur.

Bazı durumlarda sağlık sorunu olanlardan da namaz düşer.

Hanefîlere göre, sadece başını hareket ettirerek dahi namaz kılmaya gücü yetmeyecek derecede rahatsız olan kimseye bir şey gerekmez.

Eğer Namaz için abdest alacak takatiniz yoksa Hasta iseniz Teyemmüm edersiniz. Rükû veya secde etmeye gücü yetmeyen kimse îmâ ile namaz kılar. Îmâ, rükû ve secde yerine başla işaret etmek demektir. Îmâ ile namaz kılan kişi rükû için başını biraz eğer, secde için ise rükûdan biraz daha fazla eğer. Secdede başını yere koyamayan kimsenin, bir şeyi başına kaldırarak ona secde etmesi caiz değildir.

Eğer Abdest, Teyemmüm dahi alacak takatiniz yoksa Namazdan muaf olursunuz, hastalığınız veya özür durumu boyunca.

Kişinin mazereti, bir namaz vakti içinde abdest alıp namaz kılacak kadar bile kesilmemesi ve her namaz vaktinde en az bir defa tekrarlaması durumunda kişi, özür sahibi olur ki bu durumda özürlülere tanınan ruhsattan da yararlanabilir. 

-  Sürekli Döl akıntısı olan gusül abdesti tutmayacağı için akıntısı olduğu dönemlerde Namazdan muaftır.

- Sürekli kan akıntısı olan yani cüzzam gibi bir hastalığı bulunan Namaz abdesti tutmayacağı için Namaz kılamaz. Namazdan muaftır.

- Konuşma Mucizesi(Sesi heryerde duyulan) olan ve sesi içindende ve dışından da heryerde duyulan birisi sesi işitildiği için Namazı bozulur. Namazdan muaftır. 

Namaz Sesli Kılınır

İsra Suresi 110. Ayet: Diyanet Meali (Yeni)

De ki: “(Rabbinizi) ister Allah diye çağırın, ister Rahman diye çağırın. Hangisiyle çağırırsanız çağırın, nihayet en güzel isimler O’nundur.” Namazında sesini pek yükseltme, çok da kısma. İkisi ortası bir yol tut.

ANLAŞILAN              :

Namaz ne kısık nede yüksek sesle kılınmaz orta seste bir seste kılınır.

bottom of page