top of page

ORUÇ İBADETİNİN YAPILIŞI

Hicri Ramazan ayında 1 ay (30 Gün/kere) olarak yapılır. Oruç, Ramazan günlerinin geceleri imsak vaktinden önce başlar, akşam ezanı ile sona erer. Oruç esnasında, yemek yememek ve birşey içmemek, cinsel İlişkiden uzak durmak ve günahlardan sakınmak zorunluğu vardır.

Orucu Bozan Şeyler;

- Yemek, İçmek

- Oruç esnasında cinsel ilişki

Günahlardan sakınmak vaciptir, orucu bozmasada yapılması kuvvetle istenmektedir.

ORUÇ İBADETİNİN FAZİLETİ HAKKINDA

 

Hadis: Orucun Sevabı

 Ebu Hureyre (r.a)'tan rivayet edilmiştir: Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmaktadır:

"Adem oğlunun (işlediği) her iyi amel, on mislinden yedi yüz misli­ne kadar katlanır.

Şanı yüce olan Allah:

Oruç, müstesna! Çünkü oruç, benim için tutulur. Onun mükafa­tını (ancak) Ben veririm. (Zira oruçlu kimse,) benim için; yemesini ve cinsel arzusunu bırakır' buyurdu.

Oruçlu kimse için iki sevinç vardır: (Biri) iftar anındaki sevinci, (diğeri ise;) Rabbine kavuştuğu andaki sevincidir.

Emin olun ki, oruçlunun ağız kokusu, Allah katında misk koku­sundan daha güzeldir. (Birinci rivayet)

(Hadisin lafzı, Müslim'e aittir.)

Bir rivayette ise Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmaktadır:

"Şanı yüce olan Ailah şöyle buyurmaktadır:

Adem oğlunun (işlediği) her (iyi) amel, kendisi içindir. Yalnız oruç müstesna! Çünkü oruç, benim için tutulur. Onun mükafatını (an­cak) Ben veririm' buyurdu.

Oruç, bir kalkandır. Sizden birisinin oruç tuttuğu bir gün olursa, o gün kötü söz söylemesin ve gürültü çıkarmasın. Eğer bir kimse, kendisine, sö­ver yada kavga ederse:

Ben oruçlu bir kimseyim' desin.[221]

Muhammed'in nefsini elinde bulunduran Allah'a yemin ederim ki, oruçlu kimsenin ağız kokusu, Allah katında misk kokusundan daha güzeldir.

Oruçlu kimse için, iki sevinç vardır: (Biri;) iftar ettiği zaman iftarına sevi­nir, (diğeri ise;) Rabbine kavuştuğu zaman orucuna sevinir.[222]

[221] Oruçlunun, kendisine sataşan kimseye karşı "Ben oruçluyum" demesi, kötülüklerden sa-kındırmayı te'kid içindir. Bazı alimler, riyayı göz önünde bulundurarak bu sözün; oruçlu­nun, kendi kendisine karşı söyleceğini ileri sürmüşlerse de, Nevevî (ö. 676/1277) gibi bazı alimler de, karşıda bulunan kimseye söyleneceğini belirtmişlerdir. Çünkü sataşmada bu­lunan kimse, sataşması sebebiyle, oruçlu kimsenin orucunun sevabını eksiltecek davranış­lara sebep olacağından dolayı gireceği günahı hatırlatma ve onu, bu davranışından men etmedir.

Ibnü'l-Arabî (ö. 543/1148)'nin de içinde bulunduğu bir grup alim; 'riyanın sadece nafile oruçlar için söz konusu olduğunu göz önüne alarak; "Ramazân'da ise oruçlu kimse bu sö­zü karşısındakine açıktan, nafile oruç ise oruçlu kimse bu sözü kendi kendisine söyler' demişlerdir, (ç)

[222] Buhârî, Savm 9; Müslim, Sıyâm 163 (1151)

Hadis: Orucun Fazileti 

Kim Allah Teala yolunda bir gün oruç tutsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar. (Tirmizi, Cihad 3, (1624))

Hadis: Orucun Fazileti 

Ebû Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle buyurdu:

Aziz ve celîl olan Allah “İnsanın oruç dışında her ameli kendisi içindir. Oruç benim içindir, mükâfatını da ben vereceğim” buyurmuştur.

Oruç kalkandır. Biriniz oruç tuttuğu gün kötü söz söylemesin ve kavga etmesin. Şayet biri kendisine söver ya da çatarsa: ‘Ben oruçluyum’ desin.

Muhammed’in canı kudret elinde olan Allah’’a yemin ederim ki, oruçlunun ağız kokusu, Allah katında misk kokusundan daha güzeldir.

Oruçlunun rahatlayacağı iki sevinç anı vardır: Birisi, iftar ettiği zaman, diğeri de orucunun sevabıyla Rabbine kavuştuğu andır.” (Buhârî, Savm 9; Müslim, Sıyâm 163)

Hadis: Bir gün oruç tutmanın ecri

Ebû Saîd el-Hudrî’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle buyurdu:

“Allah rızâsı için bir gün oruç tutan kimseyi Allah Teâlâ,  bu bir günlük oruç sebebiyle cehennem ateşinden yetmiş yıl uzak tutar.” (Buhârî, Cihâd 36; Müslim, Sıyâm 167-168.)

Hadis: Ramazan orucunun sevabı

Ebû Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle buyurdu:

“Kim, faziletine inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhârî, Îmân 28, Savm 6)

Hadis: İftar Ettirmenin Sevabı

Kim bir oruçluya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sebeple oruçlunun sevabından hiçbir eksilme olmaz. (Tirmizi, Savm 82, (807);

Hadis: Bütün Sene Oruçlu Sayılan

Ramazan'da orucunu tutup da Şevval'den de altı gün tutan kimse bütün sene oruç tutmuş gibidir. (Müslim,Sıyam, 203)

 

RAMAZAN AYINI İBADETLİ VE ORUÇLU GEÇİREN GEÇMİŞ BAZI GÜNAHLARI BAĞIŞLANIR

Ramazan Ayını İbadetle Geçirmek

 127. Ebu Hureyre (r.a)'tan rivayet edilmiştir:

Resulullah (s.a.v), kesin emir vermemekle brlikte halkı, Ramazan (ayın)ı ibadetle geçirmeye teşvik edip:

Kim Ramazan (ayın)i, Allah'a iman ve (sevabını O'ndan) bekle­yerek ibadetle geçirirse, geçmiş günahları(ndan bazısı) bağışlanır1 bu­yurdu.

(Hadisin ravisi der ki:) Durum böyle iken, Resuhıllah (s.a.v), vefat etti. Ebu Bekrin hilafeti döneminde ve Ömer'in hilafetinin ilk yılla­rında da durum [239] böyleydi. [240] (Birinci rivayet)

(Hadisin lafzı, Müslim'e aittir.) [241]

[239] Hz. Peygamber (s.a.v), ümmetine farz olur endişesiyle terâvîhin mescitte cemaatle kılın­masını emretmekten kaçındığı İçin herkes Ramazân gecelerini evinde kendi başına ihya etmekteydi. Hz. Peygamber (s.a.v)'in ebedi yurda intikal etmesinden sonra Ebu Bekr'in halifeliği esnasında da durum böyleydi. Ancak Ömer'in halifeliği zamanında bazı hikmet ve maslahatlar gereği mescitte cemaatle kılınmaya başlandı, (ç)

[240] Buhârî, İmân 25, Salâtu't-Terâvîh 1, 2; Müslim, Salâtu'i-Musâfirîn 174 (759); Ebu Dâvud, Şehru Ramazân 1 (1371, 1372}; Tirmizî, Savm 83 (808); Nesâî, Sıyâm 39; İbn Mâce, İkâme 173 (1326); Ahmed b. Hanbel, 2/232, 241, 385, 423, 486

[241] MüsÜm, Salâtu'l-Musâfirîn 174 (759)

 

ANLAŞILAN                             :

ORUCUN FAZILETI

İftar Ettirmenin Sevabı

Kim bir oruçluya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sebeple oruçlunun sevabından hiçbir eksilme olmaz.

Orucun Sevabı 

Sevaplar 100 kattan 700 kata kadardır. Oruç hariç, Orucun sevabını Allah verir.

Çünkü oruçluyken Allah için yemenden içmende ve cinsel ilişkinden uzak durursun.

RAMAZAN AYINI İBADETLİ VE ORUÇLU GEÇİREN GEÇMİŞ BAZI GÜNAHLARI BAĞIŞLANIR

Kim Ramazan ayını, Allah'a iman ve (sevabını O'ndan) bekleyerek ibadetle geçirirse, geçmiş günahlarından bazısı bağışlanır. 

AŞI ORUCU BOZAR MI

 

Hadis: Oruç

Ebu Hureyre(r.a)'tan rivâyet edilmiştir: Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmaktadır:

"Adem oğlunun (işlediği) her iyi amel, on mislinden yedi yüz misli¬ne kadar katlanır.

Şanı yüce olan Allah:

Oruç, müstesna! Çünkü oruç, benim için tutulur. Onun mükafa¬tını

(ancak) Ben veririm. (Zira oruçlu kimse,) benim için; yemesini ve cinsel

arzusunu bırakır' buyurdu.

Oruçlu kimse için iki sevinç vardır: (Biri) iftar anındaki sevinci,(diğeri

ise;) Rabbine kavuştuğu andaki sevincidir.

Emin olun ki, oruçlunun ağız kokusu, Allah katında misk koku¬sundan

daha güzeldir. (Birincirivayet)

(Hadisin lafzı, Müslim'e aittir.)

 

ANLAŞILAN             :

Oruçluyken yemeni içmeni keser, cinsel ilişkiden uzak durur, günahlardan sakınırsın. 

Aşı vücuda faydalı olduğundan orucu bozar. 

İFTAR HAKKINDA

 

İFTAR İLE İLGİLİ HADİSLER

Hadis: İftar vermenin sevabı

Zeyd İbni Hâlid el-Cühenî’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Nebî şöyle buyurdu:

“Kim bir oruçluyu iftar ettirirse, oruçlu kadar sevap kazanır. Oruçlunun sevabından da hiçbir şey eksilmez.” (Tirmizî, Savm 82)

Hadis: Oruç açmakta acele ediniz

Sehl İbni Sa’d’dan (r.a.) rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle buyurdu:

“Oruç açmakta acele ettikleri sürece Müslümanlar hayır üzere yaşarlar.” (Buhârî, Savm 45; Müslim, Sıyâm 48)

Hadis: Akşam namazından önce orucu açmak

Ebû Atıyye dedi ki, ben ve Mesruk, Hz. Ayşe’nin yanına gittik. Mesruk ona:

– Muhammed’in ashâbından iki kişi var. İkisi de hayırdan geri kalmıyorlar. Ancak bunlardan biri akşam namazını kılmakta ve oruç açmakta acele ediyor, diğeri ise hem akşam namazını hem de iftarı geciktiriyor, dedi. Bunun üzerine Ayşe:

– Akşam namazını kılmakta ve oruç açmakta acele eden kimdir? diye sordu.

Mesruk da:

– (İbni Mesut’u kastederek) Abdullah’tır, cevabını verdi. Bunun üzerine Ayşe:

– Resûlullah da öyle yapardı, dedi. (Müslim, Sıyâm 49-50.)

Hadis: Oruç açmakta acele etmek

Ebû Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Resûlullah dedi ki:

“Allah Teâlâ şöyle buyurdu: Kullarımın bana en sevgili olanı, oruç açmakta acele davranandır.” (Tirmizî, Savm 13)

Hadis: Orucunuzu hurma varsa hurma ile açın

Sahâbeden Selmân İbni Âmir ed-Dabbî’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber şöyle buyurdu:

“Herhangi biriniz iftar etmek istediği zaman orucunu hurma ile açsın. Hurma bulamazsa, su ile iftar etsin. Su temizdir.” (Ebû Dâvûd, Savm 21; Tirmizî, Zekât 26, Savm 10.)

Enes (r.a.)dedi ki: Resûlullah akşam namazından önce bir kaç taze hurma ile orucunu açardı. Taze hurma bulamazsa, kuru bir hurmacıkla iftar ederdi. Kuru hurma da bulamazsa, birkaç yudum su içerek iftar ederdi. (Ebû Dâvûd, Savm 21; Tirmizî, Savm 10)

 

ANLAŞILAN               :

İFTAR KONULARI

Orucun Zamanı

Şafağın aydınlığı gecenin karanlığından ayırt edilinceye (tan yeri ağarıncaya) kadar yiyin, için. Sonra da akşama kadar orucu tam tutun. 

 İftar vermenin sevabı

“Kim bir oruçluyu iftar ettirirse, oruçlu kadar sevap kazanır. Oruçlunun sevabından da hiçbir şey eksilmez.”

Oruç açmakta acele etmek

Kullarımın bana en sevgili olanı, oruç açmakta acele davranandır.” Namazıda İftardan sonra kılın. 

Orucunuzu hurma varsa hurma ile açın

“Herhangi biriniz iftar etmek istediği zaman orucunu hurma ile açsın. Hurma bulamazsa, su ile iftar etsin. Su temizdir.”

Resûlullah akşam namazından önce bir kaç taze hurma ile orucunu açardı. Taze hurma bulamazsa, kuru bir hurmacıkla iftar ederdi. Kuru hurma da bulamazsa, birkaç yudum su içerek iftar ederdi. 

SAHUR HAKKINDA

 

SAHURLA İLGİLİ HADİSLER

Hadis: Sahur yapmanın ecri

Enes’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle buyurdu:

“Sahur yapınız, zira sahurda bolluk-bereket vardır.” (Buhârî, Savm 20; Müslim, Sıyâm 45)

Hadis: Sahur ile sabah namazı arası

Zeyd İbni Sâbit (r.a.) dedi ki: Biz Resûlullah ile birlikte sahur yemeği yedik sonra da sabah namazını kıldık.

Sahur yemeği ile sabah namazı arasında ne kadar zaman geçti? diye soruldu. “Elli âyet okuyacak kadar” cevabını verdi. (Buhârî, Savm 19; Müslim, Sıyâm 47)

Hadis: Sahurda ibadet

İbni Ömer (r.a.) dedi ki, Resûlullah’ın iki müezzini vardı: Bilâl ve İbni Ümmü Mektûm. Resûlullah şöyle buyurdu:

“Bilâl geceleyin erkence ezan okur. Siz İbni Ümmü Mektûm ezan okuyuncaya kadar yiyip içiniz.”

İbni Ömer, “Bu ikisinin arasındaki zaman, biri inip diğeri çıkıncaya kadar geçen vakitten ibaretti” demiştir. (Buhârî, Ezân 11, 13, Şehâdât 11, Savm 17)

 

ANLAŞILAN               :

Orucun Zamanı

Şafağın aydınlığı gecenin karanlığından ayırt edilinceye (tan yeri ağarıncaya) kadar yiyin, için. Sonra da akşama kadar orucu tam tutun. 

Yani imsak olana kadar Sahur(Yiyin, için) edin ve oruca niyet edin. 

ORUCUN BİZE FAYDASI NEDİR? 

 

ANLAŞILAN                     :

Orucun Himeti ve Faydası

1. Oruç İbadettir, sevap Kazandırır

Sizi Cennete götürecek amellerden biridir.

2. Oruç Tut Sıhhat Bul

Oruç sağlığa faydalıdır. Hem zayıflatır. Hemde yılda bir ay vucüdu dinlendirir.

3. Açlık ne demek anlarız.

Fakirlere yardım etmek husısunda bize merhamet kazandırır. 

ORUÇ İBADETİ HAKKINDA

 

Oruç Farzdır;

Bakara Suresi 43.Ayet:  “Ey iman edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi oruç size de farz kılındı” 

 

Oruç ile İlgili Ayetler

Bakara Suresi 184. Ayet: Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu fidye verir. Bununla birlikte, gönülden kim bir iyilik yaparsa (mesela fidyeyi fazla verirse) o kendisi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.

Bakara Suresi 185. Ayet:( O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa, onu oruçla geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılık Allah’ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir.

Bakara Suresi 186. Ayet: Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza yaklaşarak) kendinize zulmetmekte olduğunuzu bildi de tövbenizi kabul edip sizi affetti. Artık eşlerinize yaklaşın ve Allah’ın sizin için yazıp takdir etmiş olduğu şeyi arayın. Şafağın aydınlığı gecenin karanlığından ayırt edilinceye (tan yeri ağarıncaya) kadar yiyin, için. Sonra da akşama kadar orucu tam tutun. Bununla birlikte siz mescitlerde itikâfta iken eşlerinize yaklaşmayın. Bunlar, Allah’ın koyduğu sınırlardır. Bu sınırlara yaklaşmayın. Allah, kendine karşı gelmekten sakınsınlar diye, âyetlerini insanlara böylece açıklar.

Bakara Suresi 2.187. Ayet: Diyanet Meali: Orucun Zamanı

Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı.  Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz.  Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza yaklaşarak) kendinize zulmetmekte olduğunuzu bildi de tövbenizi kabul edip sizi affetti. Artık eşlerinize yaklaşın ve Allah'ın sizin için yazıp takdir etmiş olduğu şeyi arayın. Şafağın aydınlığı gecenin karanlığından ayırt edilinceye (tan yeri ağarıncaya) kadar yiyin, için. Sonra da akşama kadar orucu tam tutun. Bununla birlikte siz mescitlerde itikâfta iken eşlerinize yaklaşmayın. Bunlar, Allah'ın koyduğu sınırlardır. Bu sınırlara yaklaşmayın. Allah, kendine karşı gelmekten sakınsınlar diye, âyetlerini insanlara böylece açıklar.

Bakara Suresi 196. Ayet: Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı gönderin. Bu kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden her kim hastalanır veya başından rahatsız olur (da tıraş olmak zorunda kalır)sa fidye olarak ya oruç tutması, ya sadaka vermesi, ya da kurban kesmesi gerekir. Güvende olduğunuz zaman hacca kadar umreyle faydalanmak isteyen kimse, kolayına gelen kurbanı keser. Kurban bulamayan kimse üçü hacda, yedisi de döndüğünüz zaman (olmak üzere) tam on gün oruç tutar. Bu (durum), ailesi Mescid-i Haram civarında olmayanlar içindir. Allah’a karşı gelmekten sakının ve Allah’ın cezasının çetin olduğunu bilin

Nisa Suresi 92. Ayet: Bir mü’minin bir mü’mini öldürmesi olacak şey değildir. Ancak yanlışlıkla olması başka. Kim bir mü’mini yanlışlıkla öldürürse, bir mü’min köleyi azad etmesi ve bağışlamadıkları sürece ailesine diyet ödemesi gerekir. (Öldürülen kimse) mü’min olur ve düşmanınız olan bir topluluktan bulunursa, mü’min bir köle azad etmek gerekir. Eğer sizinle kendileri arasında antlaşma bulunan bir topluluktan ise ailesine verilecek bir diyet ve mü’min bir köle azad etmek gerekir. Bunlara imkân bulamayanın, Allah tarafından tövbesinin kabulü için iki ay ard arda oruç tutması gerekir. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Maide Suresi 89. Ayet: Allah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle sizi sorumlu tutar. Bu durumda yeminin keffareti, ailenize yedirdiğinizin orta hâllisinden on yoksulu doyurmak, yahut onları giydirmek ya da bir köle azat etmektir. Kim (bu imkânı) bulamazsa, onun keffareti üç gün oruç tutmaktır. İşte yemin ettiğiniz vakit yeminlerinizin keffareti budur. Yeminlerinizi tutun. Allah, size âyetlerini işte böyle açıklıyor ki şükredesiniz. 

Maide Suresi 95. Ayet: Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza), Kâ’be’ye ulaştırılmak üzere, öldürdüğünün dengi olup, içinizden iki âdil kimsenin takdir edeceği bir kurbanlık hayvan; veya yoksulları yedirmek suretiyle keffaret; yahut onun dengi oruç tutmaktır. (Bu) yaptığı işin kötü sonucunu tatması içindir. Allah, geçmiştekileri affetmiştir. Fakat kim bir daha böyle yaparsa, Allah ondan intikam alır. Allah, mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir.

Tevbe Suresi 112. Ayet: Bunlar, tövbe edenler, ibâdet edenler, hamdedenler, oruç tutanlar, rükû’ ve secde edenler, iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah’ın koyduğu sınırları hakkıyla koruyanlardır. Mü’minleri müjdele.

Meryem Suresi 26. Ayet: “Ye, iç, gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görecek olursan, “Şüphesiz ben Rahmân’a susmayı (oruç) adadım. Bugün hiçbir insan ile konuşmayacağım” de.

Ahzab Suresi 35. Ayet: Şüphesiz Müslüman erkeklerle Müslüman kadınlar, mü’min erkeklerle mü’min kadınlar, itaatkâr erkeklerle itaatkâr kadınlar, doğru erkeklerle doğru kadınlar, sabreden erkeklerle sabreden kadınlar, Allah’a derinden saygı duyan erkekler, Allah’a derinden saygı duyan kadınlar, sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkeklerle oruç tutan kadınlar, namuslarını koruyan erkeklerle namuslarını koruyan kadınlar, Allah’ı çokça anan erkeklerle çokça anan kadınlar var ya, işte onlar için Allah bağışlanma ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır.

Mücadele Suresi 58.3. Ayet: Diyanet Meali:

Kadınlarından zıhar yaparak ayrılıp sonra da söylediklerinden dönecek olanlar, eşleriyle birbirlerine dokunmadan önce, bir köle azat etmelidirler. İşte bu hüküm ile size öğüt veriliyor. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

Mücadele Suresi 4. Ayet: Kim (köle azat etme imkânı) bulamazsa, eşine dokunmadan önce ard arda iki ay oruç tutmalıdır. Kimin de buna gücü yetmezse altmış fakiri doyurmalıdır. Bunlar, Allah’a ve Resûlüne hakkıyla iman edesiniz, diyedir. İşte bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kâfirler için elem dolu bir azap vardır.

Tahrim Suresi 5. Ayet: Eğer o sizi boşarsa, Rabbi ona, sizden daha hayırlı, Müslüman, inanan, sebatla itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir.

Kadir Suresi 1-5. Ayet: Biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır. O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh (Cebrail), her iş için iner dururlar. O gece, esenlik doludur. Ta fecrin doğuşuna kadar. (Kadir Sûresi 1-5)

 

ORUÇ İLE İLGİLİ HADİSLER

Hadis: İslam’ın Şartlarında Oruç

İbni Ömer’den (r.a.) rivayet edildiğine göre, Resûlullah şöyle buyurdu:

“İslâm beş temel üzerine bina kılınmıştır: Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Resulü olduğuna şahitlik etmek. Namazı dosdoğru kılmak, zekâtı hakkıyla vermek, Allah’ın evi Kâbe’yi haccetmek ve Ramazan orucunu tutmak.” (Buhârî, Îmân 1, 2, Tefsîru sûre(2) 30; Müslim, Îmân 19-22)

Hadis: Cennete Götürecek Amel Oruç

Ebû Ümâme Sudayy İbni Aclân el-Bâhilî’den (r.a.) rivayet edildiğine göre, Resûlullah’ı Vedâ hutbesi’nde şöyle buyururken dinledim demiştir:

“Allah’tan korkunuz. Beş vakit namazınızı kılınız. Ramazan orucunuzu tutunuz. Mallarınızın zekâtını veriniz. Yöneticilerinize itaat ediniz! (Bu takdirde doğruca) Rabbinizin cennetine girersiniz.” (Tirmizî, Cum’a 80)

Hadis: İslamın Beş Şartından Biri Oruçtur

İbni Ömer’den (r.a.) rivayet edildiğine göre, Resûlullah şöyle buyurdu:

“İslâm beş temel üzerine bina kılınmıştır: Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Resulü olduğuna şahitlik etmek. Namazı dosdoğru kılmak, zekâtı hakkıyla vermek, Allah’ın evi Kâbe’yi haccetmek ve Ramazan orucunu tutmak.” (Buhârî, Îmân 1, 2, Tefsîru sûre(2) 30; Müslim, Îmân 19-22)

Hadis: Allah’tan korkunuz

Ebû Ümâme Sudayy İbni Aclân el-Bâhilî’den (r.a.) rivayet edildiğine göre, Resûlullah’ı Vedâ hutbesi’nde şöyle buyururken dinledim demiştir:

“Allah’tan korkunuz. Beş vakit namazınızı kılınız. Ramazan orucunuzu tutunuz. Mallarınızın zekâtını veriniz. Yöneticilerinize itaat ediniz! (Bu takdirde doğruca) Rabbinizin cennetine girersiniz.” (Tirmizî, Cum’a 80)

Hadis: İnsanın oruç dışında her ameli kendisi içindir

Ebû Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle buyurdu:

Aziz ve celîl olan Allah “İnsanın oruç dışında her ameli kendisi içindir. Oruç benim içindir, mükâfatını da ben vereceğim” buyurmuştur.

Oruç kalkandır. Biriniz oruç tuttuğu gün kötü söz söylemesin ve kavga etmesin. Şayet biri kendisine söver ya da çatarsa: ‘Ben oruçluyum’ desin.

Muhammed’in canı kudret elinde olan Allah’’a yemin ederim ki, oruçlunun ağız kokusu, Allah katında misk kokusundan daha güzeldir.

Oruçlunun rahatlayacağı iki sevinç anı vardır: Birisi, iftar ettiği zaman, diğeri de orucunun sevabıyla Rabbine kavuştuğu andır.” (Buhârî, Savm 9; Müslim, Sıyâm 163)

Oruçlular cennete reyyân denilen bir kapıdan girecektir

Sehl İbni Sa’d’dan (r.a.) rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber şöyle buyurdu:

“Cennette reyyân denilen bir kapı vardır ki, kıyamet günü oradan ancak oruçlular girecek, onlardan başka kimse giremeyecektir. Oruçlular nerede? diye çağrılır. Onlar da kalkıp girerler ve o kapıdan onlardan başkası asla giremez. Oruçlular girince o kapı kapanır ve bir daha oradan kimse  girmez.” (Buhârî, Savm 4; Müslim, Sıyâm 166.)

Hadis: Oruçlu kimse ile çekişmesin

Ebû Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle buyurdu:

“Hiçbiriniz, oruçlu olduğu gün çirkin söz söylemesin ve kimse ile çekişmesin. Eğer biri kendisine söver veya çatarsa, ‘ben oruçluyum desin’” (Buhârî, Savm 9)

Hadis: Yalan söyleyenin orucu

Ebû Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber şöyle buyurdu:

“Kim yalan konuşmayı ve yalan-dolanla iş yapmayı terketmezse,  Allah o kimsenin yemesini, içmesini bırakmasına kıymet vermez.” (Buhârî, Savm 8, Edeb 51)

Hadis: Ramazan’dan bir iki gün önce oruç tutmayın

Ebû Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber şöyle buyurdu:

“Sizden biriniz bir-iki gün öncesinden oruç tutarak Ramazan’ı karşılamaya kalkmasın. Ancak belli günlerde oruç tutmayı âdet edinmiş olan kimse, o gün orucunu tutsun.” (Buhârî, Savm 5, 14; Müslim, Sıyâm 21)

Hadis: Nice oruç tutanlar vardır ki…

Hz. Peygamber şöyle buyurmuşlardır:

“Nice oruç tutanlar vardır ki, orucundan kendisine kuru bir açlıktan başka bir şey kalmaz! Geceleri nice namaz (terâvih ve teheccüd) kılanlar vardır ki, namazlarından kendilerine kalan yalnız uykusuzluktur.” (İbn-i Mâce, Sıyâm, 21)

Hadis: Ramazan hilali

Ebû Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle buyurdu:

“Ramazan hilâlini görünce oruç tutunuz. Şevval hilâlini görünce de oruca son veriniz. Ramazan’ın başlangıcı bulutlu bir güne rastlarsa, Şâban’ı otuza tamamlayınız.” (Buhârî, Savm 11)

Hadis: Oruç tut sıhhat bul

Resûlullah Efendimiz buyurmuşlardır:

“Oruç tutunuz ki, (madden ve mânen) sıhhat bulasınız!” (Heysemî, 203 III, 179)

Hadis: Müslüman ölünce orucu solundadır

Peygamber Efendimiz buyurmuşlardır:

“Mü’min öldüğü zaman, namazı baş ucunda, zekâtı sağında, orucu solunda bulur.” (Bkz. Heysemî, III, 51)

Hadis: Oruç kalkandır

Allâh Resûlü bir gün:

“Oruç, oruçluya yakışmayan şeylerle zedelenmedikçe (tutan için) bir kalkandır.” buyurdu.

Ashâb-ı Kirâm: “(Oruçlu) onu ne ile zedeler?” diye sorunca Resûl-i Ekrem: “Yalan ve gıybetle…” cevâbını verdiler. (Nesâî; Sıyâm, 43)

Hadis: Oruçlu bilmeyerek yer içerse

Ebû Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber şöyle buyurdu:

“Sizden biriniz unutarak bir şey yer veya içerse, orucunu tamamlasın. Çünkü onu Allah yedirmiş ve içirmiştir.” (Buhârî, Savm 26, Eymân 15)

Lakît İbni Sabire (r.a.) şöyle dedi: Ben:

– Ey Allah’ın Resûlü! Bana abdest almayı anlat! dedim. O da:

– “Güzelce abdest al, parmak aralarına suyu ulaştır. Oruçlu olmadığın zaman suyu burnuna iyice çek!” buyurdu. (Ebû Dâvûd, Tahâret 56, Savm 27)

Hadis: Ramazan’ın son on günü Peygamberimiz

Ebû Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle buyurdu:

“Ramazan ayı girdiğinde cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar bağlanır.” (Buhârî, Savm 5)

Ayşe (r.a.) şöyle dedi:

“Ramazan ayının son on günü gelince, Resûlullah geceleri ibadetle ihyâ eder, ailesini uyandırır, kulluğa soyunup paçaları sıvardı.” (Buhârî, Leyletü’l-kadr 5)

Hadis: Ramazan ayında Peygamberimizin cömertliği

İbni Abbâs (r.a.) şöyle dedi:

Resûllullah insanların en cömerdi idi. Onun en cömert olduğu anlar da Ramazan’da Cebrâil’in (a.s.), kendisi ile buluştuğu zamanlardı. Cebrâil (a.s.), Ramazan’ın her gecesinde Hz. Peygamber ile buluşur, (karşılıklı) Kur’an okurlardı. Bundan dolayı Resûlullah Cebrâil (a.s.) ile buluştuğunda, esmek için engel tanımayan bereketli rüzgârdan daha cömert davranırdı.” (Buhârî, Bedü’l-vahy 5, 6, Savm 7, Menâkıb 23, Bed’ul-halk 6, Fezâilü’l-Kur’ân 7, Edeb 39)

Hadis: Ramazan ayında Peygamberimizin ibadetleri

Ayşe (a.s.) şöyle dedi:

Ramazan ayının son on günü girdiğinde Resûlullah geceleri  ihyâ eder, ev halkını uyandırır, ibadete soyunarak eşleriyle ilişkiyi keserdi. (Buhârî, Leyletül-kadr 5)

Hadis: İki Ramazan arası günahlar

Ebû Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle buyurdu:

“Büyük günahlardan kaçınılması halinde, beş vakit namaz, iki cuma ve iki Ramazan, aralarında (işlenecek küçük) günahlara kefârettir.” (Müslim, Tahâret 16)

Hadis: Ramazan’da yapılan umrenin ecri

Abdullah İbni Abbâs’dan (r.a.) rivayet edildiğine göre Nebî şöyle buyurdu:

“Ramazan ayında yapılan umre, tam bir hac sayılır, yahut  da benimle birlikte yapılmış bir haccın yerini tutar.” (Buhârî, Umre 4)

Hadis: Ramazan’ın fazileti

Hadîs-i şerîfte buyrulur:

“Eğer kullar, Ramazan’ın fazîletlerini bilselerdi, bütün senenin Ramazan olmasını temennî ederlerdi…” buyruluyor. (Heysemî, c. III, sf. 141)

 

DİĞER ORUÇ HADİSLERİ

Hadis: Oruçlu Yalanı Terkeder

Oruçlu bir kimse yalanı ve yalanla iş yapmayı terk etmezse onun yemesini içmesini terk etmesine ALLAH'ın hiçbir ihtiyacı yoktur. [Buhari, Savm, 8.]

Hadis: Yanlışlıkla Orucu Bozmak

Kim oruçlu olduğu halde unutur ve yerse veya içerse orucunu tamamlasın Çünkü ona Allah yedirip içirmiştir. (Müslim, Sıyam 171)

Hadis: Oruç Sabırdır

"Oruç sabrın yarısıdır."(İbn Mâce, Sıyâm 44)

Hadis: Orucun Kazası

Ramazan ayında, hasta veya ruhsat sahibi olmaksızın kim bir günlük orucunu yerse, bütün zaman boyu oruç tutsa bu orucu kaza edemez. 

(Buhari, Savm 29)

Hadis: Orucun Kazasının Ne Zaman Tutulacağı

Buhari'nin İbn Abbas (r.a.) dan yaptığı rivayete göre, adı geçenin şöyle dediği tesbit edilmiştir: "Üzerinde oruç kazası bulunan kimsenin onu dağınık halde kaza etmesinde bir sakınca yoktur. Çünkü Cenab-ı Hak: "Artık sizden kim bu aya hazır olursa oruç tutsun. Kim de hasta olur veya yolculuk halinde bulunursa, tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde (kaza etsin)" buyurmaktadır.

Hadis: Fıtır (Ramazan Bayramı) Günü Ve Edhâ (Kurban Bayramı) Günü Oruç Tutmanın Yasak Olması

129. Ebu Ubeyd Sa'd b. Ubeyd -Ezher'in azadlı kölesi-, Ömer'den ve Ali'den müsned olarak ve Osman'dan ise mevkuf olarak rivayet etmiştir:

"Ebu Ubeyd, bir Kurban bayramı günü Ömer ibnü'l-Hattâb ile birlikte bayram namazında hazır bulunmuştu. Ömer, bayram namazını, hutbeden önce kıldırıp sonra da insanlara hutbe verip:

Ey insanlar! Şüphesiz ki, Resulullah (s.a.v), sizleri, şu iki bay­ram gününde oruç tutmayı yasakladı. (Bazıları: "İki bayram" ile kaste­dilen, Ramazan ve Kurban bayramıdır" demişlerdir.) Bu bayramlardan biri, orucunuzu bıraktığınız bu (Ramazan bayramı) günüdür. Diğerine gelince, o da, içinde kurbanlarınızın etlerinden yemekte olduğunuz (Kurban bayramı) günüdür dedi.

Ebu Ubeyd (devamla) der ki: Sonra Osman ibn Affân ile birlikte (kılınan bir bayram namazında) hazır bulundum. Osman, bayram namazını, hutbe vermeden önce kıldırdı. Bu bayram, bir Cuma gününde idi. Yüksek köyler halkından olan kimselere:

Kim (öğleyin kılınacak olan) Cuma namazını beklemek isterse, (Cuma namazını) kılsın! Kim de evine dönmek isterse, ona izin verdik' dedi.

Ebu Ubeyd (devamla) der ki: Ali ibn Ebi Talib ile birlikte (kılınan bir kur­ban bayramı namazında da) hazır bulundum. Ali, hutbeden önce namaz kıl­dırıp sonra da hutbe verip:

Resulullah (s.a.v), sizleri, üç günlük yiyeceğinden) fazla kurban­larınızın etlerini yemeyi yasaklamıştır dedi.[249]

(Hadisin lafzı, Buhârî'ye aittir.)[250]

[249] Buhârî, Savm 66, Edâhî 16; Müslim, Sıyâm 138 (1137), Edâhî 24-25 (1969); Ebu Dâvud, Sıyâm 49 (2416); Tirmizî, Savm 58 (771); Nesâî (el-Müctebâ), Dahâyâ 35, (el-Kübrâ), Sıyâm 2/149 (2789); İbn Mâce, Sıyâm 36 (1722); Ahmed b. Hanbel, 1/60, 61, 70

[250] Buhârî, Edâhî 16

Hadis:  Ölen Bir Kimse Adına Orucun Kaza Edilmesi Ve Nezrinin Yerine Getirilmesi Meselesi

131. Abdullah ibn Abbâs (r.anhümâ)'dan rivayet edilmiştir: "Bir kadın, Resululiah (s.a.v)'e gelip (ona):

Ey Allah'ın resulü! Annem, üzerinde nezir orucu olduğu halde öl­dü- Onun yerine bu orucu ben tutabilir miyim?' diye sordu. Resulullah (s.a.v):

Eğer annenin (başka) bir borcu olsa, bu borcu, ödeseydin, bu borç onun adına geçer miydi? buyurdu. Kadın:

Evet!' dedi. Resulullah (s.a.v):

(Öyleyse) annenin yerine orucu tut' buyurdu.[272] (Birinci rivayet) (Hadisin lafzı, Müslim'e aittir.) [273]

[272] Buhârî, Savm 42; Müslim, Sıyâm 154-156 (1148); Ebu Dâvud, Eymân 24 (3317, 3318, 3320); Tirmizî, Savm 22 (716); Nesâî (el-Müctebâ), Vesayâ 8, 9, Eymân 34, 35, (el-Kübrâ), Sıyâm 2/174 (2915, 2917); İbn Mâce, Sıyâm 51 (1758), Keffârât 19 (2132); Ahmed b. Hanbel, 1/224,227,258,362 

[273] Müslim, Sıyâm 156 (1148)

Hadis: Cünüp Olduğu Halde Üzerine Fecr Doğan Kimsenin Orucunun Sahih Olması Meselesi

132. Aişe ile Ümmü Seleme (r.anhümâ)'dan rivayet edilmiştir:

Resulullah (s.a.v), Ramazan'da ihtilam sebebiyle değil, cinsel iliş­kiden dolayı cünüp olduğu halde sabahlar, sonra da oruç tutardı. [281]

[281] Buhârî, Savm 22, 25; Müslim, Sıyâm 75-78 (1109); Ebu Dâvud, Sıyâm 36 (2388, 2389); Tirmizî, Savm 63 (779); Nesâî, Taharet 123; İbn Mâce, Sıyâm 27 (1703, 1704); Ahmed b. Hanbei, 6/156

Hadis. Yolculuk Sırasında Oruç Tutma Yada Oruç Tutmama Konusundaki Serbestlik

136. Hz. Aişe (r.anhâ)'dan rivayet edilmiştir:

Hamza ibn Amr el-Eslemî, Peygamber (s.a.v)'e: . Yolculuk sırasında oruç tutayım mı?' diye sordu. O, çok oruç tu­tan bir kimseydi. Peygamber (s.a.v): istersen tut, işersen tutma!' buyurdu. [349]

[349] Buhârî, Savm 33; Müslim, Sıyâm 103-107 (1121); Ebu Dâvud, Sıyâm 42 (2402); Tirmizî, Savm 19 (711); Nesâî, Sıyâm 56, 58; İbn Mâce, Sıyâm 10 (1662); Ahmed b. Hanbel, 6/46, 193, 202

 

ANLAŞILAN                           :

ORUÇ

Oruç

Oruç Allah için tutulur. Oruçlu kimse Tan yerinin ağırmasından yani sabah vaktinin girişinden akşam vaktine kadar yemesini içmesini keser, cinsel ilişkiden uzak durur. Günahlardan sakınır. Sataşana ben oruçluyum der. 

Oruç Farzdır;

“Ey iman edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi oruç size de farz kılındı” 

Oruç Tutamayanlar

Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar.  Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez.

Oruç Tutamayanlar

Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu fidye verir. Bununla birlikte, gönülden kim bir iyilik yaparsa (mesela fidyeyi fazla verirse) o kendisi için daha hayırlıdır. 

Oruçlu Yalanı Terkeder

Oruçlu bir kimse yalanı ve yalanla iş yapmayı terk etmezse onun yemesini içmesini terk etmesine ALLAH'ın hiçbir ihtiyacı yoktur.

Orucun Kazası

Ramazan ayında, hasta veya ruhsat sahibi olmaksızın kim bir günlük orucunu yerse, bütün zaman boyu oruç tutsa bu orucu kaza edemez. 

Oruç Ayında Oruçlu Değilken Cinsel İlişki

Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı. 

Orucun Zamanı

Şafağın aydınlığı gecenin karanlığından ayırt edilinceye (tan yeri ağarıncaya) kadar yiyin, için. Sonra da akşama kadar orucu tam tutun. 

Bununla birlikte siz mescitlerde itikâfta iken eşlerinize yaklaşmayın. 

 

ORUCU BOZAN ŞEYLER:

Oruçlu yemesini içmesini keser. 

Oruçlu cinsel ilişkiden uzak durur. 

Oruçlu günahlardan sakınır. 

Bunlardan sakınmayan yapanın orucu bozulur. 

 

ORUÇ BOZMAK, KAZASI

Yanlışlıkla Orucu Bozmak

Kim oruçlu olduğu halde unutur ve yerse veya içerse orucunu tamamlasın Çünkü ona Allah yedirip içirmiştir.

Orucu Vücuda Yapılan Tedavi Bozar mı? 

Orucu kasıtlı yapılan yeme içme ve cinsel ilişkiler bozar. 

Kasıtlı olmayan kazaen, bilmeden yapılanlar bozmaz. 

Lakin kişi hasta ise tedavi oluyorsa oruç tutmamalı, oruca niyet etmemelidir. 

Niyet etti rahatsızlandı. Tedavi olması lazım, iğne yapılmalı serum takılmalı ise bilerek olmadığı mecburen olduğundan yerine oruç tutulur. Ceza gerekmez. 

Orucun Kazasının Ne Zaman Tutulacağı

 "Üzerinde oruç kazası bulunan kimsenin onu dağınık halde kaza etmesinde bir sakınca yoktur. Çünkü Cenab-ı Hak: "Artık sizden kim bu aya hazır olursa oruç tutsun. Kim de hasta olur veya yolculuk halinde bulunursa, tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde (kaza etsin)" buyurmaktadır.

 

DİĞER ORUÇ KONULARI

Oruçta Cehennem Kapıları Kapanır

Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da zincire vurulur.

Oruçlunun Geçmiş Günahları Affolunur

"Ramazan orucu farz, teravih namazı ise sünnettir. Bu ayda oruç tutup, gecelerini de ibadetle geçirenin günahları affolur.

Oruç Sabırdır

"Oruç sabrın yarısıdır."

Bütün Sene Oruçlu Sayılan

Ramazan'da orucunu tutup da Şevval'den de altı gün tutan kimse bütün sene oruç tutmuş gibidir.

Adak Oruç 

“Ye, iç, gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görecek olursan, “Şüphesiz ben Rahmân’a susmayı (oruç) adadım. Bugün hiçbir insan ile konuşmayacağım” de.

Zıhar' ın Diyeti Oruç

Kadınlarından zıhar yaparak ayrılıp sonra da söylediklerinden dönecek olanlar, eşleriyle birbirlerine dokunmadan önce, bir köle azat etmelidirler. İşte bu hüküm ile size öğüt veriliyor. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

Kim (köle azat etme imkânı) bulamazsa, eşine dokunmadan önce ard arda iki ay oruç tutmalıdır. Kimin de buna gücü yetmezse altmış fakiri doyurmalıdır. Bunlar, Allah’a ve Resûlüne hakkıyla iman edesiniz, diyedir. İşte bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kâfirler için elem dolu bir azap vardır.

Zıhar İslamda Manası: Bir kimsenin karısına "sen bana anamın sırtı gibisin" diyerek, onu kendisine haram kılması. Zihar, "zehr" kökündendir, kelime anlamı sırt demektir.

Hacc' da Kurban Yerine Oruç Tutmak

Hac' da Kurban bulamayan kimse üçü hacda, yedisi de döndüğünüz zaman (olmak üzere) tam on gün oruç tutar. Bu (durum), ailesi Mescid-i Haram civarında olmayanlar içindir. 

Brini Öldürmenin Diyeti Oruç

 Bir mü’minin bir mü’mini öldürmesi olacak şey değildir. Ancak yanlışlıkla olması başka. Kim bir mü’mini yanlışlıkla öldürürse, bir mü’min köleyi azad etmesi ve bağışlamadıkları sürece ailesine diyet ödemesi gerekir. (Öldürülen kimse) mü’min olur ve düşmanınız olan bir topluluktan bulunursa, mü’min bir köle azad etmek gerekir. Eğer sizinle kendileri arasında antlaşma bulunan bir topluluktan ise ailesine verilecek bir diyet ve mü’min bir köle azad etmek gerekir. Bunlara imkân bulamayanın, Allah tarafından tövbesinin kabulü için iki ay ard arda oruç tutması gerekir. 

Yeminin Diyeti Oruç

Allah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle sizi sorumlu tutar. Bu durumda yeminin keffareti, ailenize yedirdiğinizin orta hâllisinden on yoksulu doyurmak, yahut onları giydirmek ya da bir köle azat etmektir. Kim (bu imkânı) bulamazsa, onun keffareti üç gün oruç tutmaktır. İşte yemin ettiğiniz vakit yeminlerinizin keffareti budur. Yeminlerinizi tutun. Allah, size âyetlerini işte böyle açıklıyor ki şükredesiniz. 

İhramlı İken Hayvan Öldürmenin Diyeti Oruç

 Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza), Kâ’be’ye ulaştırılmak üzere, öldürdüğünün dengi olup, içinizden iki âdil kimsenin takdir edeceği bir kurbanlık hayvan; veya yoksulları yedirmek suretiyle keffaret; yahut onun dengi oruç tutmaktır. (Bu) yaptığı işin kötü sonucunu tatması içindir. 

Fıtır (Ramazan Bayramı) Günü Ve Edhâ (Kurban Bayramı) Günü Oruç Tutmanın Yasak Olması

Ramazan ve Kurban Bayramlarında oruç tutmak yasaktır. 

Ölen Bir Kimse Adına Orucun Kaza Edilmesi Ve Nezrinin Yerine Getirilmesi Meselesi

Ölen bir akrabamızın yerine borcu olan mal ve ya ibadetleri yapmak haktır. 

Cünüp Olduğu Halde Üzerine Fecr Doğan Kimsenin Orucunun Sahih Olması Meselesi

Resulullah (s.a.v), Ramazan'da ihtilam sebebiyle değil, cinsel iliş­kiden dolayı cünüp olduğu halde sabahlar, sonra da oruç tutardı.

Yolculuk Sırasında Oruç Tutma Yada Oruç Tutmama Konusundaki Serbestlik

 Yolculuk sırasında oruç tutayım mı?' diye sordu. O, çok oruç tutan bir kimseydi. Peygamber (s.a.v): istersen tut, işersen tutma!' buyurdu.

ORUÇ NEDİR, NASIL TUTULUR

 

Orucun Kelime Anlam 

“Oruç” Farsça kökenli bir sözcüktür. “Rûze” keli�mesinin Türkçelemi eklidir. Arapça’da oruç ibadeti “savm” ve “syâm” kelimeleriyle ifade edilir.
“Savm” sözlükte; kiinin kendisini yeme, içme, yü-rüme ve konuma gibi her hangi bir söz, eylem ve davra�ntan alkoymas, bir eyden uzak durmas, susmas, bir eye kar kendini tutmas ve engellemesi demektir.
“Savm” kelimesi Kur’ân’da 11 ayette geçmektedir. 

Hadis: Oruç Ramazan Ayıdır (Oruç Bir Aydır) 

Ebû Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle buyurdu:

“Ramazan hilâlini görünce oruç tutunuz. Şevval hilâlini görünce de oruca son veriniz. Ramazan’ın başlangıcı bulutlu bir güne rastlarsa, Şâban’ı otuza tamamlayınız.” (Buhârî, Savm 11)

Hadis: Oruç Bir Gündür (Oruç Gün gün tutulur) 

Ebû Saîd el-Hudrî’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle buyurdu:

“Allah rızâsı için bir gün oruç tutan kimseyi Allah Teâlâ,  bu bir günlük oruç sebebiyle cehennem ateşinden yetmiş yıl uzak tutar.” (Buhârî, Cihâd 36; Müslim, Sıyâm 167-168.)

Hadis: Sahurla Oruç Başlar

“Sahur yemeği yiyin, zîrâ sahurda bereket vardır.” (Buhârî, Savm, 20)

Hadis: Sahur Sonrası İmsakla Oruç Başlar (Oruç Sahurla, imsakla başlar) 

İbni Ömer (r.a.) dedi ki, Resûlullah‘ın iki müezzini vardı: Bilâl ve İbni Ümmü Mektûm. Resûlullah şöyle buyurdu:

“Bilâl geceleyin erkence ezan okur. Siz İbni Ümmü Mektûm ezan okuyuncaya kadar yiyip içiniz.”

Hadis: Oruç İftarla Biter

Oruçlunun rahatlayacağı iki sevinç anı vardır: Birisi, iftar ettiği zaman, diğeri de orucunun sevabıyla Rabbine kavuştuğu andır.” (Buhârî, Savm 9; Müslim, Sıyâm 163)

Hadis: İftar Akşam Ezanı İle Başlar

"Resulullah (s.a.v.) akşam namazını kılmazdan önce birkaç tane taze hurma ile orucunu açardı. Eğer taze hurma yoksa kuru hurma ile açardı. Kuru hurma bulamazsa da bir kaç yudum su yudumlardı." (Ebû Dâvud¸ Savm: 22¸ (2556); Tirmizî¸ Savm: 10)

Hadis: İftar, Oruç Açma Zamanı

Hz. Ömer Radiyallâhu Anh anlatıyor:

Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem buyurdular ki: 

“Gece şu taraftan (doğudan) gelince, gündüz de şu taraftan (batıdan) gidince, güneş de batınca oruçlu orucunu açmıştır.” 

(Buhari, Savm: 43; Müslim, Sıyâm: 51; Ebu Dâvud, Savm: 19; Tirmizî, Savm: 12)

Hadis: Orucun Sevabı (Oruç Allah İçin Yapılan bir İbadettir) 

 Ebu Hureyre (r.a)'tan rivayet edilmiştir: Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmaktadır:

"Adem oğlunun (işlediği) her iyi amel, on mislinden yedi yüz misli­ne kadar katlanır.

Şanı yüce olan Allah:

Oruç, müstesna! Çünkü oruç, benim için tutulur. Onun mükafa­tını (ancak) Ben veririm. (Zira oruçlu kimse,) benim için; yemesini ve cinsel arzusunu bırakır' buyurdu.

Oruçlu kimse için iki sevinç vardır: (Biri) iftar anındaki sevinci, (diğeri ise;) Rabbine kavuştuğu andaki sevincidir.

Emin olun ki, oruçlunun ağız kokusu, Allah katında misk koku­sundan daha güzeldir. (Birinci rivayet)

(Hadisin lafzı, Müslim'e aittir.)

Bir rivayette ise Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmaktadır:

"Şanı yüce olan Ailah şöyle buyurmaktadır:

Adem oğlunun (işlediği) her (iyi) amel, kendisi içindir. Yalnız oruç müstesna! Çünkü oruç, benim için tutulur. Onun mükafatını (an­cak) Ben veririm' buyurdu.

Oruç, bir kalkandır. Sizden birisinin oruç tuttuğu bir gün olursa, o gün kötü söz söylemesin ve gürültü çıkarmasın. Eğer bir kimse, kendisine, sö­ver yada kavga ederse:

Ben oruçlu bir kimseyim' desin.[221]

Muhammed'in nefsini elinde bulunduran Allah'a yemin ederim ki, oruçlu kimsenin ağız kokusu, Allah katında misk kokusundan daha güzeldir.

Oruçlu kimse için, iki sevinç vardır: (Biri;) iftar ettiği zaman iftarına sevi­nir, (diğeri ise;) Rabbine kavuştuğu zaman orucuna sevinir.[222]

[221] Oruçlunun, kendisine sataşan kimseye karşı "Ben oruçluyum" demesi, kötülüklerden sa-kındırmayı te'kid içindir. Bazı alimler, riyayı göz önünde bulundurarak bu sözün; oruçlu­nun, kendi kendisine karşı söyleceğini ileri sürmüşlerse de, Nevevî (ö. 676/1277) gibi bazı alimler de, karşıda bulunan kimseye söyleneceğini belirtmişlerdir. Çünkü sataşmada bu­lunan kimse, sataşması sebebiyle, oruçlu kimsenin orucunun sevabını eksiltecek davranış­lara sebep olacağından dolayı gireceği günahı hatırlatma ve onu, bu davranışından men etmedir.

Ibnü'l-Arabî (ö. 543/1148)'nin de içinde bulunduğu bir grup alim; 'riyanın sadece nafile oruçlar için söz konusu olduğunu göz önüne alarak; "Ramazân'da ise oruçlu kimse bu sö­zü karşısındakine açıktan, nafile oruç ise oruçlu kimse bu sözü kendi kendisine söyler' demişlerdir, (ç)

[222] Buhârî, Savm 9; Müslim, Sıyâm 163 (1151)

Hadis: Sahur yapmanın ecri

Enes’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle buyurdu:

“Sahur yapınız, zira sahurda bolluk-bereket vardır.” (Buhârî, Savm 20; Müslim, Sıyâm 45)

Hadis: İftar vermenin sevabı

Zeyd İbni Hâlid el-Cühenî’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Nebî şöyle buyurdu:

“Kim bir oruçluyu iftar ettirirse, oruçlu kadar sevap kazanır. Oruçlunun sevabından da hiçbir şey eksilmez.” (Tirmizî, Savm 82)

 

ANLAŞILAN                       :

Oruç Nedir? 

Oruç Allah için yapılan bir ibadettir. 

Oruç Ne Kadardır? 

Oruç Ramazan Ayıdır. Bir Aydır. 

Oruç Nasıl Tutulur

Oruç bir gündür. Oruç imsak ezanıyla başlar, akşam ezanıyla biter. 

İmsaktan önce sahur yapmak müstehaptır. 

Akşam ezanıyla iftar etmekse farzdır. Çünkü orucunu açarsın. 

Oruçluyken yemez içmez, cinsel ilişkiden uzak durursun. 

SAHUR YAPMADAN ORUÇ TUTULABİLİR Mİ

 

Hadis: Sahurla Oruç Başlar

“Sahur yemeği yiyin, zîrâ sahurda bereket vardır.” (Buhârî, Savm, 20)

Diyanet İşleri Başkanlığı

Niyet, orucun şartlarından biridir. Niyetsiz oruç sahih değildir. Kalben niyet etmek yeterli ise de niyeti dil ile ifade etmek menduptur. Oruç için sahura kalkılması da niyet sayılır. Ramazan orucu, belli günlerde tutulmak üzere adanan oruçlar ile nafile oruçlar için niyet etme vakti, güneşin batması ile ertesi gün tepe noktasına gelmesi öncesine kadarki süredir Ancak imsaktan sonra yapılacak niyetin geçerli olması için bu vakitten itibaren bir şey yenilip içilmemiş, oruca aykırı bir iş yapılmamış olması gerekir. Aksi takdirde gündüz niyet caiz olmaz. Bu oruçlar için, “yarınki orucu tutmaya” şeklinde mutlak niyet yeterlidir. Bununla birlikte geceden niyet edilmesi ve “yarınki Ramazan orucuna” şeklinde orucun belirlenmesi daha faziletlidir. Ramazanın her günü için ayrı niyet edilmesi gerekir.

Kaza, keffaret ve bir zamana bağlı olmaksızın adanan oruçlar için gün batımından itibaren en geç imsak vaktine kadar niyet edilmiş olmalıdır. 

 

ANLAŞILAN                         :

Sahur yemeği yemek müstehaptır.

Niyet orucun şartlarındandır. Kalben niyet yeterlidir. Niyet dil ile ifade edilse sevaptır. Oruç için sahura kalkılması da niyet sayılır. 

İmsaktan sonra yapılacak niyetin geçerli olması için bu vakitten itibaren bir şey yenilip içilmemiş, oruca aykırı bir iş yapılmamış olması gerekir.

Oruç Şehevî Duygular Dizginler
 

Hadis: Oruç Şehveti Dizginler

Oruç kişiyi fuhuş ve edep davranlardan alkoyar. Bu hususu Peygamberimiz öyle ifade etmiştir:  “Evlenmeye gücü yeten evlensin. Çünkü evlilik gözü (yabancı kadnlara bakmaktan) alıkoyar, tenasül uzvunu (harama dümekten) korur. Evlenmeye gücü yetmeyen kimsenin oruç tutmasın tavsiye ederim. Çünkü orucun şehveti kran bir özelliği vardr.” (Buhârî, “Savm”, 10)

 

ANLAŞILAN                   :

Oruç Şehveti indirir.

Çünkü vucüt aç ve yorgun olduğu için cinsel istek düşer. 

FİTRE KİMLERE DÜŞMEZ, KİMLERE DÜŞER


 

Diyanet İşleri Başkanlığı 

Fıtır sadakası, kişinin bakmakla yükümlü olmadığı yoksul müslümanlara verilir. Fıtır sadakası ve oruç fidyesini vermek durumunda olan kimsenin bunlardan doğrudan ya da dolaylı olarak yararlanmaması esastır. Zekât için de aynı kural geçerlidir. Bu sebeple bir kimse zekâtını, fıtır sadakasını ve fidyesini kendi usûl ve fürûuna veremez. (Usûl, bir kimsenin anası, babası, dede ve nineleri; fürûu ise; çocukları, torunları ve onların çocuklarıdır.) Ayrıca eşler de birbirlerine zekât, fitre ve fidye veremez.

Hanefilere göre aşağıda sayılanlara fitre verilmez:

a) Ana, baba, büyük ana ve büyük babalara,

b) Oğul, oğlun çocukları, kız, kızın çocukları ve bunlardan doğan çocuklara,

c) Eşine,

d) Zengine yani aslî ihtiyaçları dışında nisap miktarı mala sahip olan kişiye,

e) Babası zengin olan ergen olmamış çocuğa (Merğinânî, el-Hidâye, II, 223-228).

Şâfiîlere ve Ebu Yusuf’a göre fitre, Müslüman olmayana da verilemez (Mâverdî, el-Hâvî, III, 387; X, 519; Merğinânî, el-Hidâye, II, 223).

Bunların dışındaki kardeş, teyze, dayı, amca, hala ve onların çocukları, gelin, damat, kayınpeder ve kayınvalide gibi akrabalar zengin değillerse kendilerine zekât, fitre ve fidye verilebilir (Zeylaî, Tebyîn, I, 301).

 

ANLAŞILAN              :

Fitr Sadakası Oruç Ayında verilir. 

Fitr Sadakası fakirlere verilir. 

Fitr Sadakası verilemeyecek fakirler;

a) Ana, baba, büyük ana ve büyük babalara,

b) Oğul, oğlun çocukları, kız, kızın çocukları ve bunlardan doğan çocuklara,

c) Eşine,

d) Zengine yani aslî ihtiyaçları dışında nisap miktarı mala sahip olan kişiye,

e) Babası zengin olan ergen olmamış çocuğa 

FİTRE (FITIR SADAKASI), FİTRENİN VERME ZAMANI HAKKINDA

 

FİTRE (FITIR SADAKASI) İLE İLGİLİ HADİSLER

Hadis: Peygamberimiz fitreyi farz kılmıştır

Abdullah İbn Ömer’den şöyle dediği nakledilmiştir:

“Hz. Peygamber fıtır sadakasını (fitreyi) köle, erkek, kadın, küçük ve büyüklere farz kılmış ve insanlar (bayram) namazına çıkmadan önce verilmesini emretmiştir.” (Buhârî, Zekât, 76; Müslim, Zekât, 12 .)

Hadis: Fitre Bayram namazından önce verilir

Abdullah İbn Ömer’den şöyle dediği nakledilmiştir: “Hz. Peygamber fitrenin, insanlar Bayram Namazı’na çıkmadan önce verilmesini emretmiştir” (Şevkânî, Neylü’l-Evtâr, IV, 183.)

Hadis: Fitrenin ölçüsü

Abdullah İbn Ömer’den şöyle dediği nakledilmiştir: “Hz. Peygamber fıtır sadakasını 1 sâ’ (ölçek) hurma ve 1 sâ’ arpa olmak üzere köle, erkek, kadın, küçük ve büyüklere farz kılmış ve insanlar (bayram) namazına çıkmadan önce verilmesini emretmiştir.” (Buhârî, Zekât, 76; Müslim, Zekât, 12 .)

Ebû Said el-Hudrî (r.a)’den rivayet edilen bir hadiste fitre verilebilecek maddeler ve miktarları şöyle belirlenir: “Biz Peygamber devrinde fitreyi, yiyecek maddelerinden 1 sâ’ olarak verirdik. O zaman bizim yiyeceğimiz arpa, kuru üzüm, hurma ve keş (yağı alınmış peynir) idi.” (Buhârî, Zekât, 74; A. İbn Hanbel, III, 73, 98.)

İbn Abbas (r. anhümâ)’nın naklettiği bir hadiste şöyle buyurulur: “Resûlullah oruçluları gereksiz ve çirkin sözlerden arındırmak ve yoksullara yiyecek  sağlamak için fitreyi farz kılmıştır. Fitreyi kim namazdan önce öderse, bu makbul bir zekât, kim de namazdan sonra öderse, herhangi bir sadaka olur.” (Buhârî, Zekât, 70, 71, 77; Müslim, Zekât, 12 , 13, 16)

Abdullah b. Sa’lebe (r.a) şöyle nakletmiştir: “Resûlullah Ramazan Bayramı’ndan bir veya iki gün önce bir konuşma yaparak şöyle buyurdu: “Buğdaydan, arpadan veya hurmadan 1 sâ’ını hür veya köle, küçük veya büyükler için sadaka olarak veriniz.” (A. İbn Hanbel, V, 432.)

 

ANLAŞILAN                    :

FİTRE (FITIR SADAKASI)

Peygamberimiz fitreyi farz kılmıştır

Hz. Peygamber fıtır sadakasını (fitreyi) köle, erkek, kadın, küçük ve büyüklere farz kılmış ve insanlar (bayram) namazına çıkmadan önce verilmesini emretmiştir.

Fitrenin ölçüsü

Hz. Peygamber fıtır sadakasını 1 sâ’ (ölçek) hurma ve 1 sâ’ arpa olmak üzere köle, erkek, kadın, küçük ve büyüklere farz kılmış ve insanlar (bayram) namazına çıkmadan önce verilmesini emretmiştir.

Seferilik İle İlgili Konular

 

Seferilik Ayetler

Nisa Suresi 101. Ayet: "Yeryüzünde sefere çıktığınız zaman, eğer kafirlerin size kötülük etmesinden (fitne) korkarsanız, namazları kısaltmanızda bir sakınca yoktur"

Bakara Suresi 185.Ayet: "(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın kendisinde indirildiği ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa, onu oruçla geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez. ..."

 

Seferde Namazları Kasr Etmek

Hadis: (476) Yağla bin Umeyye şöyle dedi:

“Ömer bin el-Hattab (Radiyallahu Anh)’a dedim ki:

−Allah (Azze ve Celle):

“Yer yüzünde sefere çıktığınız vakit kafirlerin size bir kötülük yapmalarından korkarsanız, namazı kısaltmanızdan ötürü size bir günah yoktur...” Nisa 101 buyurmuştur. Şimdi insanlar güven içerisindedir. Buna rağmen namazlar hala kısaltılıyor?

Ömer (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

−Senin hayret ettiğin şeye ben de hayret ettim ve bunu Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e sordum.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Bu Allah’ın size bir sadakasıdır, Allah’ın sadakasını kabul ediniz!’ buyurdu.”

Müslim 686/4, Ebu Davud 1199, 1200, Nesei 1432, Tirmizi 3034, İbni Mace 1065, Darimi 1/354, İbni Huzeyme 945, İbni Hibban 2739, Beyhaki 3/134, Ahmed 1/25

Hadis: (477) Müminlerin Annesi Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

“Allah-u Teâlâ namazları farz ettiği vakit ikişer rekât, ikişer rekât farz etti. Sonra sefer namazları olduğu gibi kaldı, hazar namazları ise ziyadeleştirildi.”

Buhari 450, Müslim 685/1, Malik 1/146, Ebu Davud 1198, Nesei 452, Darimi 1/355, Beyhaki 3/143, Ahmed 6/272

Hadis: (478) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

“Namaz önce iki rekât, iki rekât farz oldu. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Medineye geldiğinde akşam ve sabah namazlarının gayrı her namazı onlara bir misli daha ekleyerek kıldı. Akşama gelince o gündüzün vitridir. Sabah namazı da kıraatının uzunluğundan öyle kaldı. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yolculuğa çıktığı zaman, önceki namazına dönüyordu.”

Buhari 3692, İbni Huzeyme 305, İbni Hibban Mevarid 544, Beyhaki 3/145, Ahmed 26101, Albânî Sahiha 2814

Hadis: (479) Hafs bin Asım şöyle dedi:

“Mekke’ye giderken Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) ile yol arkadaşlığı ettim. Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma), bize öğle namazını iki rekât olarak kıldırdı. Sonra döndü, biz de onunla beraber döndük. Müteakiben binitinin yanına geldi ve oraya oturdu, biz de onunla beraber oturduk. Bir ara namaz kıldığı yöne doğru döndü ve insanları namaz kılarken gördü:

−Bunlar ne yapıyorlar dedi.

Ben:

−Sünnet namazı kılıyorlar dedim.

Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma):

−Eğer sünnet namazı kılacak olsam iki rekât olarak kıldığım farz namazını tamam kılardım! Ey kardeşimin oğlu! Ben Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile seferde arkadaşlık ettim. Allah onun ruhunu kabzedinceye kadar seferde iki rekâtten fazla kılmadı.

Ebu Bekir (Radiyallahu Anh) ile arkadaşlık ettim Allah onun ruhunu da kabzedinceye kadar seferde iki rekâtten fazla kılmadı.

Ömer (Radiyallahu Anh) ile beraber arkadaşlık yaptım, Allah onun ruhunu da kabzedinceye kadar seferde iki rekâtten fazla kılmadı.

Sonra Osman (Radiyallahu Anh) ile de arkadaşlık ettim. Allah onun ruhunu da kabzedinceye kadar seferde iki rekâtten fazla kılmadı.

Sonra Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

−Allah (Azze ve Celle):

“And olsun ki Allah’ın Rasulünde sizin için çok güzel örnekler vardır.” Ahzab 21 buyurmaktadır.”

Buhari 1066, Müslim 689/8, Ebu Avane 2/335, Ebu Davud 1223, Nesei 1457, Tirmizi 544, Beyhaki 3/158, Ahmed 2/24, Begavi Mesabih 946, Albânî İrva 563

 

Kişiyi Seferi Yapan Yolculuk Mesafesi

Hadis: (480) Yahya bin Yezid dedi ki:

“Enes bin Malik (Radiyallahu Anh)’e yolculukta namazı kasretmeyi sordum.

Enes (Radiyallahu Anh) şöyle cevap verdi:

−Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üç mil veya üç fersah mesafeye gitmek için yola çıktığında namazı iki rekât olarak kılardı.”

Enes (Radiyallahu Anh) daha sonra şunu ekledi:

−Kufe’ye gidiyordum, oradan dönünceye kadar namazları ikişer rekât olarak kılıyordum.

Müslim 691/12, Ebu Avane 2/346, Ebu Davud 1201, İbni Ebi Şeybe 2/332/11, Beyhaki 3/146, Ahmed 3/129

1 Mil =  1.609344 km'ye tekabül etmektedir. 3×1.609344 = 4,828,032 km mesafedir. 

Yaklaşık 4.8 km mesafede seferi sayılınır. 

 

Yolcu İçin Seferilik Hükmü Nereden Başlar

Hadis: (481) Enes (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Öğle namazını Medine’de Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte dört rekât kıldım. İkindi namazını ise Zû’l-Huleyfe’de iki rekât olarak kıldım.”

Zu’l-Huleyfe: Medine’ye 6-7 mil uzaklıktaki bir mevkiinin ismidir. Eğer milin 1.848 metrelik bir mesafe olduğu düşünülürse onların arası 11.088−12.936 metrelik mesafe olduğu anlaşılır.

Buhari 1059, Müslim 690/11, Ebu Avane 2/347, Ebu Davud 1202, Nesei 468, Tirmizi 546, Beyhaki 3/145, İbni Ebi Şeybe 2/332, Ahmed 3/111

 

Namazları Kasr Müddeti

Hadis: (482) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ebu Bekir ve Ömer ile Medine’den Mekke’ye yolculuk ediyordu. Onların hepsi Medine’den çıktıkları andan tekrar Medine’ye dönünceye kadar yolda ve Mekke’de ikamet ederlerken namazları ikişer rekât kılıyorlardı.”

 

Tabarani Mucemu’l-Evsad 4559, Ebu Yağla 5862, Albânî İrva 3/20

Hadis: (483) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“İnsanlar bana seferde namazları kasretme müddetini soruyorlardı.

Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) dedi ki:

−Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ailesinden yolculuk için ayrıldığında tekrar onlara dönünceye kadar namazları kasreder ve ikişer rekât olarak kılardı.”

Ahmed 1/241, 285, İbni Ebi Şeybe 2//335/2, Albânî İrva 3/5

Hadis: (484) Enes (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte Medine’den Mekke’ye doğru yola çıktık. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) biz Medine’ye tekrar dönene kadar namazları ikişer rekât ikişer rekât olarak kıldırıyordu.”

Ravi Yahya bin İshak der ki:

−“Enes (Radiyallahu Anh)’a Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Mekke’de ne kadar ikamet etti diye sordum. Enes (Radiyallahu Anh):

−‘On gün’ dedi.”

Buhari 1053, Müslim 693/15, Ebu Avane 2/346, Nesei 1451, Tirmizi 548, İbni Mace 1077, Darimi 1/355, Beyhaki 3/136, Ahmed 3/187, 190

Hadis: (485) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Mekke’ye geldi ve orada on yedi gece ikame etti. Bu müddet zarfında namazları kasr ediyordu.”

İbni Hibban 2750, Ebu Davud 1230, Darekutni 1/387

Hadis: (486) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bazı seferlerinde on dokuz gün kalmıştır. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) o süre içerisinde namazları ikişer rekât olarak kıldı...”

Tirmizi 2/432

Hadis: (487) Cabir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Tebük’te yirmi gün namazları kasrederek kaldı.”

Ahmed 14142, Ebu Davud 1235, Abdurrezzak 4335, Beyhaki 5473, Albânî İrva 574

Hadis: (488) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Biz Azerbaycan’da savaşçıların arasında kaldığımız altı ay süresince devamlı kar yağdı. O dönemde biz namazları ikişer rekât kılıyorduk.”

Beyhaki 3/152, Abdurrezzak 4339, Albânî İrva 577, İbni Hacer Diraye 1/212

 

Seferde Namazları Cem Etmek

Hadis: (489) Enes (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) güneş zeval vaktine girerek meyletmeden önce yolculuk için hareket ettiğinde öğle namazını ikindi vaktine tehir eder sonra konaklar ve ikisinin arasını cem ederek kılardı. Yolculuk için hareket etmeden önce güneş zeval vaktine girerek meyl ederse önce öğle namazını kılar sonra hareket ederdi.”

Buhari 1071, Müslim 704/46, Ebu Avane 2/351, Ebu Davud 1218, Nesei 585, Darekutni 1/389, 390, Beyhaki 3/161, Ahmed 3/247, 265, Albânî İrva 579

Hadis: (490) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yolculukta kıldığı namazını size haber vereyim mi? dedi.

Biz:

−Evet, onu bize haber ver dedik.

Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle anlattı:

−Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) konakladığı yerde iken güneş zeval vaktinde olup meylettiğinde binitine binmeden önce öğle ve ikindi namazlarını cem ederdi.

Konakladığı yerde iken güneş zeval vaktinde olmayıp meyletmezse ikindi vakti girinceye kadar yürümeye devam ederdi. İkindi vakti girdiğinde konaklar ve öğle ile ikindi namazlarını cem ederdi.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) konakladığı yerde iken akşamın vakti girerse hareket etmeden önce akşam ile yatsının arasını cem ederek kılardı. Konakladığı yerde iken akşamın vakti girmemiş ise yatsı vakti girene kadar yürür, yatsı vakti girdiğinde konaklar ikisini cem eder öyle kılardı.”

Ahmed 1/367, 368, Beyhaki 3/163, 164, Darekutni 1/388/1

Hadis: (491) Muaz bin Cebel (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Tebük savaşında güneş meyletmeden önce hareket ettiği vakit öğle namazını tehir edip ikindinin vaktiyle birleştiriyor ve ikisini birlikte kılıyordu. Eğer güneş meylettikten sonra hareket ederse önce öğle ve ikindi namazlarını kılıyor sonra yürüyordu. Akşam namazından önce hareket ettiği zaman yatsı namazı ile birlikte kılmak için onu tehir ediyordu. Akşam namazından sonra hareket ederse yatsı namazının vaktini erkene alıp onu akşam namazı ile birlikte kılıyordu.”

Ebu Davud 1220, Tirmizi 553, Beyhaki 3/163, Ahmed 22155

 

Seferi Mukim İmamın Arkasında Mukim Namazı Kılar

Hadis: (492) Musa bin Seleme şöyle dedi:

“Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) ile Mekke’de beraberdik.

Ona dedim ki:

−Biz sizinle beraber olduğumuz zaman namazları dört rekât kılıyoruz, eşyalarımızın yanına döndüğümüz vakit namazları ikişer rekât olarak kılıyoruz?

Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anh):

−‘Bu yaptığınız Ebu’l-Kasım (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in sünnetidir’ dedi.”

Ahmed 1862, Albânî İrva 571

Hadis: (493) Musa bin Selem şöyle dedi:

“Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma)’ya Mekke’de olduğum sürede namazları imamla kıldığım zaman onları nasıl kılayım? diye sordum.

Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma):

−‘İkişer rekât olarak kılman Ebu’l-Kasım (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in sünnetidir’ dedi.”

Ahmed 3119, Ebu Avane 2/340, Beyhaki 3/153, 154

Hadis: (495) Ebu Miclez şöyle dedi:

“Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma)’ya seferi bir kimse mukim bir topluluğun kıldığı namaza yetişip onlarla iki rekât namaz kılsa, bu iki rekât ona kifayet eder mi, yoksa onların namazı gibi dört rekât mı kılacak? diye sordum.

Ebu Miclez dedi ki;

−Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) güldü ve:

−‘Onların namazı gibi tamam kılar’ dedi.”

Albânî İrva 3/22, Beyhaki 3/157

 

Seferde Sünnet Namazı

Hadis: (496) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i gördüm seferde farz namazlardan önce ve sonra namaz kılmıyordu.”

İbni Huzeyme 1255

Hadis: (497) Hafs bin Asım şöyle dedi:

“Mekke’ye giderken Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) ile yol arkadaşlığı ettim. Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma), bize öğle namazını iki rekât olarak kıldırdı. Sonra döndü, biz de onunla beraber döndük. Müteakiben binitinin yanına geldi ve oraya oturdu, biz de onunla beraber oturduk. Bir ara namaz kıldığı yöne doğru döndü ve insanları namaz kılarken gördü:

−Bunlar ne yapıyorlar dedi.

Ben:

−Sünnet namazı kılıyorlar dedim.

Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma):

−Eğer sünnet namazı kılacak olsam iki rekât olarak kıldığım farz namazını tamam kılardım! Ey kardeşimin oğlu! Ben Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile seferde arkadaşlık ettim. Allah onun ruhunu kabzedinceye kadar seferde iki rekâtten fazla kılmadı.

Ebu Bekir (Radiyallahu Anh) ile arkadaşlık ettim Allah onun ruhunu da kabzedinceye kadar seferde iki rekâtten fazla kılmadı.

Ömer (Radiyallahu Anh) ile beraber arkadaşlık yaptım, Allah onun ruhunu da kabzedinceye kadar seferde iki rekâtten fazla kılmadı.

Sonra Osman (Radiyallahu Anh) ile de arkadaşlık ettim. Allah onun ruhunu da kabzedinceye kadar seferde iki rekâtten fazla kılmadı.

Sonra Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

−Allah (Azze ve Celle):

“And olsun ki Allah’ın Rasulünde sizin için çok güzel örnekler vardır.” Ahzab 21 buyurmaktadır.”

Buhari 1066, Müslim 689/8, Ebu Avane 2/335, Ebu Davud 1223, Nesei 1457, Tirmizi 544, Beyhaki 3/158, Ahmed 2/24, Begavi Mesabih 946, Albânî İrva 563

Hadis: (498) Ebu Katâde (Radiyallahu Anh) şöyle rivayet etti:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize hitab ederek şöyle buyurdu:

‘...Bizim için namazımızı gözetleyin!’

Güneş sırtına vurmuş halde ilk uyanan Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) oldu. Bizde korkuyla kalktık.

Sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Bininiz!’ buyurdu.

Binip güneş yükselene kadar yürüdük. Güneş yükselince indi sonra abdest alınacak bir kap istedi. Benim yanımda içinde biraz su olan bir kap vardı. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ondan hafif bir abdest aldı. Kapta biraz daha su kaldı.

Sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Ebu Katâde (Radiyallahu Anh)’a:

−‘Abdest kabını bizim için muhafaza et! Çünkü yakında onun için bir haber olacak’ buyurdu.

Sonra Bilal (Radiyallahu Anh) sabah namazı için ezan okudu. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) iki rekât namaz kıldı. Sonra sabah namazını kıldırdı, yani her gün yaptığı gibi yaptı. Müteakiben Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) binitine bindi, bizde onunla beraber binitlerimize bindik.

Bazılarımız diğerlerine alçak sesle:

−Namazımızda yaptığımız bu taksirin keffareti nedir? deyince, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Sizin için bende tabi olacağınız güzel örnekler yok mu?’ dedi sonra da:

−‘Uyurken namazı kaçırmada asla taksirat yoktur! Taksirat ancak diğer bir namaz vakti girene kadar namazını kılmayan kimsede vardır. Dolayısıyla Herkim vakti çıkana kadar uyur kalır, namazını kılmazsa, uyandığında o namazı kılsın! Ertesi gün her namazı kendi vaktinde kılsın!..’ buyurdu.”

Müslim 681/311

Hadis: (499) Abdullah bin Dinar şöyle dedi:

“Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) seferde biniti üzerinde, biniti nereye yönelirse o tarafa ima ederek namaz kılardı ve Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in de öyle yaptığını zikrederdi.”

Buhari 1063, Müslim 700/37, Malik 1/151/26

 

ANLAŞILAN                         :

Seferi bir diğer değiş ile müsafir; Müslüman bir kişinin herhangi bir nedenden dolayı bulunduğu yerden başka bir yere gitmesidir. Yolculuk halinde olan kişinin bir takım sıkıntılar çekebilecek olması kişiye seferi olma hakkı verir ve bu hak kişinin ibadetlerini daha kolay yapmasını sağlamayı amaçlar.

Seferi olan kişiler; 

Yolculuk sırasında oruç tutmak zorunda değildir; yolculuk bitiminden sonra bir gün bu orucu tutarak kaza etmesi gereklidir. 

Yolculuk sırasında kişilerin 4 rekat farzı olan namazları 2 rekat halinde kılmasına izin verilmiştir.

Seferiyken sünnet namazları kılınmak zorunda değildir. 

Yolculukta olanlar gidiş, konaklama ve dönüş dahil seferi sayılırlar.

Evinden yani şehrinden yaklaşık 4.8 km uzaklaşan seferi sayılır.

HASTALIK VE YOLCULUKTAN ORUCU TUTAMAYANLARIN FİDYESİ

 

Bakara Suresi 184. Ayet: Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu fidye verir. Bununla birlikte, gönülden kim bir iyilik yaparsa (mesela fidyeyi fazla verirse) o kendisi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.

Diyanet İşleri Başkanlığı 

Oruç fidyesinin tutarı fıtır sadakası kadardır. Bu fidyeler Ramazan’ın başlangıcında verilebileceği gibi, Ramazan’ın içinde veya sonunda da verilebilir. Fidyelerin tamamı bir fakire topluca verilebileceği gibi, ayrı ayrı fakirlere de verilebilir. Bu durumda olan kimseler, fidye vermeye güçleri yetmiyorsa Allah’tan bağışlanmalarını isterler.

 

ANLAŞILAN                        :

Oruç Ramazan ayında 30 gündür. 

Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. 

Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu fidye verir. 

Bir yoksul doyumunun miktarını Diyanet belirler. 

2019 Yılı Ramazan ayı yoksul doyumu 23 Tl' Dir. 

Hastalıktan 30 gün oruç tutamayan ve ilerde de tutamayacak olanlar. 23*30=690 Tl fidye öder. 

Oruç fidyeleri Ramazan ayı içinde verilir. 

KADİR GECESİ VE İBADETİ İTİKAF

 

KADİR GECESİ İLE İLİGİLİ HADİSLER

Hadis: Kadir Gecesi’ni değerlendirmenin ecri

Ebû Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber şöyle buyurdu:

“Faziletine inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek Kadir gecesini değerlendiren kişinin geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhârî, Îmân 25, 27, 28, 35, Savm 6, Terâvih 1, Leyletü’l-kadr 1; Müslim, Müsâfirîn 173-176.)

Hadis: Kadir Gecesi’ni Ramazan’ın son 7 gecesi arayın

Abdullah İbni Ömer’dan (r.a.) rivayet edildiğine göre, bir grup sahâbî, rüyalarında Kadir gecesinin Ramazan’ın son yedi gecesinde olduğunu görmüşler (ve bunu Hz. Peygamber’e bildirmişler)di. Bunun üzerine Resûlullah şöyle buyurdu:

– “Kadir gecesi ile ilgili rüyalarınızın, Ramazan’ın son yedi gecesi üzerinde toplandığını görüyorum. O halde Kadir gecesini arayan onu Ramazan’ın son yedi gecesinde arasın!” (Buhârî, Leyletü’l-kadr 2, Ta’bîr 8; Müslim, Sıyâm 205 -206.)

Hadis: Kadir Gecesi’ni Ramazan’ın son 10 günü arayın

Hz.Ayşe’den rivayet edildiğine göre Resûlullah Ramazan ayının son on gününde câmiye kapanır ibadete soyunur ve şöyle buyururdu:

“Kadir Gecesi’ni Ramazan’ın son on günü içinde arayınız!” (Buhârî, Leyletü’l-kadr 3; Müslim, Sıyâm 219.)

Hadis: Kadir Gecesi’ni Ramazan’ın son 10 günü tek gecelerde arayın

Hz. Ayşe’den rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle buyurdu:

“Kadir Gecesi’ni Ramazan’ın son on günündeki tek gecelerde arayın!“ (Buhârî, Leyletü’l-kadr 3)

Hadis: Peygamberimizin Ramazan’da son 10 günü

Hz. Ayşe şöyle dedi:

Ramazan ayının son on günü girdiğinde Resûlullah geceleri  ihyâ eder, ev halkını uyandırır, ciddiyetle ibadete soyunur ve eşleriyle ilişkiyi keserdi. (Buhârî, Leyletül-kadr 5;)

Hadis: Kadir Gecesi nasıl dua edilir

Hz. Ayşe şöyle dedi:

– Ey Allah’ın Resulü! Kadir gecesinin hangi gece olduğunu bilecek olursam, o gece nasıl dua edeyim? diye sordum.

– “Allahım! Sen çok affedicisin, affetmeyi seversin. Beni bağışla! diye dua et” buyurdu. (Tirmizî, Daavât 84.)

Hz. Ayşe’den rivayet edildiğine göre  Resûlullah, Ramazan’da diğer aylardan daha fazla (kulluk yapmaya) çalışırdı. Ramazan’ın son on gününde de Ramazan’ın öteki günlerinden daha fazla ibadet ederdi. (Müslim, İ’tikâf 8. Ayrıca bk. Tirmizî, Savm 72;)

Hadis: Kadir Gecesi Tek Gecelerde

Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Sizler Kadir gecesini Ramazanın son on günündeki tek gecelerde arayınız’ buyurdu.”

Buhari 1870, Müslim 1169/219, Tirmizi 797, Ahmed 24346, Albânî Sahihu’l-Cami 2922

Hadis: Kadir Gecesi 27. Gecedir

Zerrubnu Hubeyş (Rahmetullahi Aleyh) dedi ki:

“Ubeyy bin Ka’b (Radiyallahu Anh)’a kardeşin Abdullah ibni Mesud (Radiyallahu Anhuma):

−Seneyi ihya eden kimse kadir gecesine isabet eder diyor dedim.

Ubeyy (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

−Allah ona rahmet etsin, insanların ona güvenip dayanmamasını istemiştir. Oysa o, kadir gecesinin Ramazanda, Ramazanın son on gününde ve yirmi yedinci gecede olduğunu elbette bilir. Sonra istisna etmeksizin yemin etti ve:

−Kadir gecesi yirmi yedinci gecedir dedi.

Ben:

−Ya Ebe’l-Münzir, hangi şeye dayanarak böyle söylüyorsun dedim.

Ubeyy (Radiyallahu Anh):

−Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in haber verdiği alamet veya ayetle, güneş o gecenin sabahında şuasız olarak doğar dedi.”

Müslim 1169/220, Humeydi 375, Ebu Davud 1378, Tirmizi 793, İbni Hibban 3689, İbni Huzeyme 2191-2193, Beyhaki 4/312, Begavi 1828, Abdurrezzak 7700

 

İTİKAF HAKKINDA

İTİKAF İLE İLGİLİ HADİSLER

Hadis: Peygamberimizin itikafı

İbni Ömer (r.a.) şöyle dedi:

Resûlullah Ramazan’ın son on gününde i’tikâfa çekilirdi. (Buhârî, İ’tikâf 1, 6; Müslim, İ’tikâf 1-4.)

Hz. Ayşe’den rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber vefat edinceye kadar Ramazan’ın son on gününde itikâfa girmiştir. Vefatından sonra eşleri itikâfa girmeye devam ettiler. (Buhârî, İ’tikâf 1; Müslim, İ’tikâf 5.)

Hadis: Peygamberimizin son itikafı

Ebû Hüreyre (r.a.) dedi ki, Hz. Peygamber her Ramazan on gün itikâfa girerdi. Vefat ettiği senenin Ramazan’ında yirmi gün itikâfa girdi. (Buhârî, İ’tikâf 17.)

 

ANLAŞILAN               :

KADIR GECESI

Kadir Gecesi Ne Zaman

İslam da Ramazan ayının son on gümünde arayınız, der. 

Ama İslam aleminde Ramazan' ın 27. geceai olarak bilinir. 

Bin Aydan Hayırlıdır

Biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır. O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh (Cebrail), her iş için iner dururlar. O gece, esenlik doludur. Ta fecrin doğuşuna kadar.

Fecr Kelime Kökeni: ~ Ar facr فجر [#fcr msd.] gün doğumundan önceki aydınlık < Ar facara فجر deldi, yardı

Kadir Gecesi’ni değerlendirmenin ecri

“Faziletine inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek Kadir gecesini değerlendiren kişinin geçmiş günahları bağışlanır.”

Kadir Gecesi’ni Ramazan’ın son 10 günü arayın

“Kadir Gecesi’ni Ramazan’ın son on günü içinde arayınız!” 

Kadir Gecesi nasıl dua edilir

“Allahım! Sen çok affedicisin, affetmeyi seversin. Beni bağışla! diye dua et”. 

Hz. Ayşe’den rivayet edildiğine göre  Resûlullah, Ramazan’da diğer aylardan daha fazla (kulluk yapmaya) çalışırdı. Ramazan’ın son on gününde de Ramazan’ın öteki günlerinden daha fazla ibadet ederdi.

 

İTİKAF KONULARI

İtikaf İslamda Manası: Ramazan ayının son on gününde, gece gündüz bir camide kapanıp ibadet etmeye, itikâf denir. Ramazan-ı şerifte itikâf, müekked sünnettir. Ancak itikâf, sünnet-i kifâye olduğu için bir mahallede birkaç kişi itikâfa girerse, diğerlerinin bu sünneti yapması gerekmez. İmkânı olanlar itikâfa girmeli.

İtikâf eden, camide yiyip içer, yatar. Abdest için dışarı çıkabilir. 

İslamda buna çile, inzivaya çekilmek de denilir. 

Peygamberimizin itikafı (İbadete Kapanmak) 

Resûlullah Ramazan’ın son on gününde i’tikâfa çekilirdi. 

Hz. Ayşe’den rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber vefat edinceye kadar Ramazan’ın son on gününde itikâfa girmiştir. Vefatından sonra eşleri itikâfa girmeye devam ettiler. 

RAMAZAN AYINDA KADİR GECESİNİN FAZİLETİ

 

Kadir Suresi 97.1. Ayet: Diyanet Meali:

Şüphesiz, biz onu (Kur'an'ı) Kadir gecesinde indirdik.

Kadir Suresi 97.2 -Diyanet Meali:

Kadir gecesinin ne olduğunu sen ne bileceksin!

Kadir Suresi 97.3 - Diyanet Meali:

Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır.

Kadir Suresi 97.4 - Diyanet Meali:

Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner.

Kadir Suresi 97.5 - Diyanet Meali:

O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.

Hadis: Kadir Gecesini İbadetle Geçirenler

Peygamber Efendimiz (sav) bir hadisi şeriflerinde “İnanarak ve mükâfatını Allah’tan bekleyerek Kadir gecesini ihya edenlerin geçmiş günahlarının affedileceğini” müjdelemiştir. [10]

Buhari. Fazlu Leyletil Kadr. 1. Müslim. Selatül Misafirin 175-176.

Hadis: Kadir Gecesinde Edilecek Dua

Hz. Aişe (r.a) validemiz : “Ya Rasulellah (sav) Kadir gecesine rastladığım zaman nasıl dua edeyim?” diye sorunca, Peygamber Efendimiz (sav) : “ Ey Allah’ım sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affet” diye dua ve niyazda bulunmasını buyurmuştur. 

Tirmizi. Daavat 84. İbni Macet. Dua 5.

 

ANLAŞILAN                      :

Kur'an-ı Kerim Kadir gecesinde indirilmiştir.

Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır.

Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner.

O gece, güneş doğana kadar bir esenliktir.

Kadir gecesini ibadetle geçirenin  geçmiş günahları affedilir. 

Kadir Gecesi edilecek Dua"Ey Allah’ım sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affet” 

Kadir Gecesini ibadetle, duayla ve tövbeyle geçirin. Çünkü Melekler yeryüzüne iner. Faziletli bir gecedir. 

UNUTARAK ORUCU YARALAMANIN HÜKMÜ

 

Hadis: Oruçlu bilmeyerek yer içerse

Ebû Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber şöyle buyurdu:

“Sizden biriniz unutarak bir şey yer veya içerse, orucunu tamamlasın. Çünkü onu Allah yedirmiş ve içirmiştir.” (Buhârî, Savm 26, Eymân 15)

 

ANLAŞILAN                :

Unutarak yiyen içenin orucu bozulmaz. Hemen ağzını yıkasın oruca devam etsin. 

Nasıl olsa oruç bozuldu der yemeye devam ederse bilerek olrucu bozmuş olur. Cezaya düşer. 

Unutarak cinsel ilişkide aynı durumdur. 

BİLEREK ORUÇ YİYENİN FİDYESİ/CEZASI

 

Hadis: Orucu Bozmanın Cezası

Hz. Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: 

“Resulullah’a bir adam geldi ve: 

“Ey Allah’ın Resulü, helak oldum.” dedi. Resulullah:

“Seni helak eden şey nedir?” diye sorunca:

“Oruçlu iken hanımıma temas ettim.” dedi. Bunun üzerine Resulullah’la aralarında şu konuşma geçti:

“Azat edecek bir köle bulabilir misin?”

“Hayır!”

“Üst üste iki ay oruç tutabilir misin?” 

“Hayır!”

“Altmış fakiri doyurabilir misin?”

“Hayır!”

“Öyleyse otur!” Biz bu minval üzere beklerken, Resulullah’a içerisinde hurma bulunan bir büyük sepet getirildi.

“Soru sahibi nerede?” diyerek adamı aradı. Adam: 

“Benim! Buradayım!” deyince, Resulullah: 

“Şu sepeti al, tasadduk et!” dedi. Adam:

“Benden fakirine mi? Allah’a yemin ediyorum, Medine’nin şu iki kayalığı arasında benden fakiri yok!” cevabını verdi. Bunun üzerine Resulullah güldüler ve:

“Öyleyse bunu ehline yedir!” buyurdular.” (Buhari, Müslim, Tirmizi)


 

ANLAŞILAN                        :

Ramazanda (Oruçlu İken) Hanımıyla Cinsel İlişkide Bulunan Kimse Ve Bunun Keffareti

(Ramazanda gündüzleyin) oruçlu iken hanımımla cinsel ilişkide bulunan bilerek orucu bozmuş hükmündedir. 

Mazeretsiz bilerek, kasten orucu bozanın Cezası: 

Köle azad et (1000 Dinar) (1640 Tl) Bu miktar paran yoksa, 

Arka arkaya iki ay oruç tutabilir misin?' 

Tutamıyorsan, Altmış fakire yemek yedirebilir misin?' 

Paran yoksa, yapamazsan Bir sepet hurma dağıt. 

O kadar fakirsen hurma aepetini ailene yedir. 

ORUCU BOZAN ŞEYLER 

 

Hadis: Orucun Sevabı

 Ebu Hureyre (r.a)'tan rivayet edilmiştir: Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmaktadır:

"Adem oğlunun (işlediği) her iyi amel, on mislinden yedi yüz misli­ne kadar katlanır.

Şanı yüce olan Allah:

Oruç, müstesna! Çünkü oruç, benim için tutulur. Onun mükafa­tını (ancak) Ben veririm. (Zira oruçlu kimse,) benim için; yemesini ve cinsel arzusunu bırakır' buyurdu.

Oruçlu kimse için iki sevinç vardır: (Biri) iftar anındaki sevinci, (diğeri ise;) Rabbine kavuştuğu andaki sevincidir.

Emin olun ki, oruçlunun ağız kokusu, Allah katında misk koku­sundan daha güzeldir. (Birinci rivayet)

(Hadisin lafzı, Müslim'e aittir.)

Bir rivayette ise Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmaktadır:

"Şanı yüce olan Ailah şöyle buyurmaktadır:

Adem oğlunun (işlediği) her (iyi) amel, kendisi içindir. Yalnız oruç müstesna! Çünkü oruç, benim için tutulur. Onun mükafatını (an­cak) Ben veririm' buyurdu.

Oruç, bir kalkandır. Sizden birisinin oruç tuttuğu bir gün olursa, o gün kötü söz söylemesin ve gürültü çıkarmasın. Eğer bir kimse, kendisine, sö­ver yada kavga ederse:

Ben oruçlu bir kimseyim' desin.[221]

Muhammed'in nefsini elinde bulunduran Allah'a yemin ederim ki, oruçlu kimsenin ağız kokusu, Allah katında misk kokusundan daha güzeldir.

Oruçlu kimse için, iki sevinç vardır: (Biri;) iftar ettiği zaman iftarına sevi­nir, (diğeri ise;) Rabbine kavuştuğu zaman orucuna sevinir.[222]

[221] Oruçlunun, kendisine sataşan kimseye karşı "Ben oruçluyum" demesi, kötülüklerden sa-kındırmayı te'kid içindir. Bazı alimler, riyayı göz önünde bulundurarak bu sözün; oruçlu­nun, kendi kendisine karşı söyleceğini ileri sürmüşlerse de, Nevevî (ö. 676/1277) gibi bazı alimler de, karşıda bulunan kimseye söyleneceğini belirtmişlerdir. Çünkü sataşmada bu­lunan kimse, sataşması sebebiyle, oruçlu kimsenin orucunun sevabını eksiltecek davranış­lara sebep olacağından dolayı gireceği günahı hatırlatma ve onu, bu davranışından men etmedir.

Ibnü'l-Arabî (ö. 543/1148)'nin de içinde bulunduğu bir grup alim; 'riyanın sadece nafile oruçlar için söz konusu olduğunu göz önüne alarak; "Ramazân'da ise oruçlu kimse bu sö­zü karşısındakine açıktan, nafile oruç ise oruçlu kimse bu sözü kendi kendisine söyler' demişlerdir, (ç)

[222] Buhârî, Savm 9; Müslim, Sıyâm 163 (1151)

 

ANLAŞILAN                     :

Oruçluyken birşey yemek, içmek ve cinsel ikişkide bulunmak haramdır.

Bunlar orucu bozar.

Günah işlemek orucu bozmasada, günahlardan sakınmak müstehaptır.

Sizi günaha sevkedenlerden ben oruçluyum diyip uzaklaşılır. 

ORUÇ GELELERİNDE CİNSEL İLİŞKİ HAKKINDA


 

Bakara Suresi 2.187. Ayet: Diyanet Meali:

Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı.  Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz.  Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza yaklaşarak) kendinize zulmetmekte olduğunuzu bildi de tövbenizi kabul edip sizi affetti. Artık eşlerinize yaklaşın ve Allah'ın sizin için yazıp takdir etmiş olduğu şeyi arayın. Şafağın aydınlığı gecenin karanlığından ayırt edilinceye (tan yeri ağarıncaya) kadar yiyin, için. Sonra da akşama kadar orucu tam tutun. Bununla birlikte siz mescitlerde itikâfta iken eşlerinize yaklaşmayın. Bunlar, Allah'ın koyduğu sınırlardır. Bu sınırlara yaklaşmayın. Allah, kendine karşı gelmekten sakınsınlar diye, âyetlerini insanlara böylece açıklar.

 

ANLAŞILAN                   :

Oruçluyken cinsel ilişki haramdır.

Oruç ise sahurla başlar iftarla biter.

İftardan sonra akşam ve gece cinsel ilişki helaldir. İmsak vaktinde ezan okunana kadardır. 

bottom of page