
İKRAM FIKHI
İslam Neyse o ... Allah daima üstündür... Allahü Ekber !!!

İSLAMDA PEYGAMBER, ELÇİ, NEBİ VE RESUL KELİME KÖKENİ
ANLAŞILAN :
Elçi Kelime Kökeni
ETü él1 devlet +çI → el2
Elçi "bir tür devlet görevlisi, elçi?" [ Uygurca Maniheist metinler (900 yılından önce) ]
Peygamber Kelime Kökeni
Farsça payġāmbar پيغامبر "her çeşit haberci, elçi" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça payġām پيغام "haber, ileti" (NOT: Bu sözcük Orta Farsça (Pehlevice veya Partça) aynı anlama gelen patgām sözcüğünden evrilmiştir. Orta Farsça sözcük Eski Farsça yazılı örneği bulunmayan *pati-gāma- sözcüğünden evrilmiştir. Eski Farsça sözcük Avesta (Zend) dilinde paiti-gāma- sözcüğü ile eş kökenlidir. ) ve Farsça +bar بر "getiren, taşıyan" sözcüklerinin bileşiğidir.
Nebi Kelime Kökeni
Arapça nbw kökünden gelen nabī نبى "peygamber" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Aramice/Süryanice aynı anlama gelen nbiyā נביא sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük İbranice aynı anlama gelen nābī נבי sözcüğü ile eş kökenlidir. İbranice sözcük İbranice ve Aramice/Süryanice #nba נבא "çağırma, ilan etme, bildirme" kökünden türetilmiştir.
Resul Kelime Kökeni
Arapça rsl kökünden gelen rasūl رسول "elçi, haberci" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça rasala رسل "saldı (özellikle saçını)" fiilinin ismi mübalağası olabilir; ancak bu kesin değildir.
KUR' AN- I KERİM' DE GEÇEN PEYGAMBERLER VE ADAMLAR
1. Hz. Adem (A.S.) Peygamber
Bakara Suresi 37. Ayet: Diyanet Meali: Derken, Âdem (vahy yoluyla) Rabbinden birtakım kelimeler aldı, (onlarla amel edip Rabb'ine yalvardı. O da) bunun üzerine tövbesini kabul etti. Şüphesiz O, tövbeleri çok kabul edendir, çok bağışlayandır.
2. Hz. Şit (A.S.) Peygamber
Peygamberler soyağacı Diyanet Vakfı M. Asım Köksal 1995 yayınlarına göre Hz. Adem' in oğlu Hz. Şit (A. s.) peygamberdir. Kendisine 50 Sahife kitap verilmiştir.
3. Hz. İdris (A.S.) Peygamber
Meryem Suresi 56. Ayet: Fizilalil Kuran Meali: Bu Kitapta İdris hakkında anlattıklarımızı da hatırla o son derece doğru sözlü ve dürüst bir peygamberdi.
4. Hz. Nuh (A.S.) Peygamber
Nisa Suresi 163. Ayet: Diyanet Meali: Biz, Nûh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyüb'e, Yûnus'a, Hârûn'a ve Süleyman'a da vahyetmiştik. Davûd'a da Zebûr vermiştik.
5. Hz. Hûd (A.S.) Peygamber
Araf Suresi 67. Ayet: Diyanet Meali: Hûd, şöyle dedi: "Ey kavmim! Bende akıl kıtlığı yok. Aksine ben âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim."
6. Hz. Salih (A.S.) Peygamber
Araf Suresi 73. Ayet: Diyanet Meali: Semûd kavmine de kardeşleri Salih'i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka bir ilâh yoktur. Gerçekten size Rabbinizden (benim peygamber olduğumu gösterecek) açık bir delil geldi. İşte size bir mucize olarak Allah'ın şu devesi.. Bırakın onu da Allah'ın mülkünde yesin, içsin. Sakın ona bir kötülük etmeyin. Yoksa sizi elem dolu bir azap yakalar."
7. Hz. İbrahim (A.S.) Peygamber
Nisa Suresi 163. Ayet: Diyanet Meali: Biz, Nûh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyüb'e, Yûnus'a, Hârûn'a ve Süleyman'a da vahyetmiştik. Davûd'a da Zebûr vermiştik.
8. Hz. Lût (A.S.) Peygamber
Araf Suresi 80. Ayet: Diyanet Meali: Lût'u da Peygamber olarak gönderdik. Hani o kavmine şöyle demişti: "Sizden önce âlemlerden hiçbir kimsenin yapmadığı çirkin işi mi yapıyorsunuz?"
9. Hz. İsmail (A.S.) Peygamber
Nisa Suresi 163. Ayet: Diyanet Meali: Biz, Nûh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyüb'e, Yûnus'a, Hârûn'a ve Süleyman'a da vahyetmiştik. Davûd'a da Zebûr vermiştik.
10. Hz. İshak (A.S.) Peygamber
Nisa Suresi 163. Ayet: Diyanet Meali: Biz, Nûh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyüb'e, Yûnus'a, Hârûn'a ve Süleyman'a da vahyetmiştik. Davûd'a da Zebûr vermiştik.
11. Hz. Yâkup (A.S.) Peygamber
Nisa Suresi 163. Ayet: Diyanet Meali: Biz, Nûh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyüb'e, Yûnus'a, Hârûn'a ve Süleyman'a da vahyetmiştik. Davûd'a da Zebûr vermiştik.
12. Hz. Yûsuf (A.S.) Peygamber
Enam Suresi 84. Ayet: Diyanet Meali: Biz ona İshak'ı ve Yakub'u armağan ettik. Hepsini hidayete erdirdik. Daha önce Nûh'u da hidayete erdirmiştik. Zürriyetinden Dâvud'u, Süleyman'ı, Eyyub'u, Yûsuf'u, Mûsâ'yı ve Hârûn'u da. İyilik yapanları işte böyle mükâfatlandırırız.
13. Hz. Eyyup (A.S.) Peygamber
Nisa Suresi 163. Ayet: Diyanet Meali: Biz, Nûh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyüb'e, Yûnus'a, Hârûn'a ve Süleyman'a da vahyetmiştik. Davûd'a da Zebûr vermiştik.
14. Hz. Şuayb (A.S.) Peygamber
Araf Suresi 85. Ayet: Diyanet Meali: Medyen halkına da kardeşleri Şu'ayb'ı peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Rabbinizden size açık bir delil gelmiştir. Artık ölçüyü ve tartıyı tam yapın. İnsanların mallarını eksiltmeyin. Düzene sokulduktan sonra yeryüzünde bozgunculuk etmeyin. İnananlar iseniz bunlar sizin için hayırlıdır."
15. Hz. Musa (A.S.) Peygamber
Bakara Suresi 53. Ayet: Diyanet Meali: Hani, doğru yolu tutasınız diye Mûsâ'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) ve Furkan'ı vermiştik.
16. Hz. Harun (A.S.) Peygamber
Nisa Suresi 163. Ayet: Diyanet Meali: Biz, Nûh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyüb'e, Yûnus'a, Hârûn'a ve Süleyman'a da vahyetmiştik. Davûd'a da Zebûr vermiştik.
17. Hz. Dâvud (A.S.) Peygamber
Nisa Suresi 163. Ayet: Diyanet Meali: Biz, Nûh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyüb'e, Yûnus'a, Hârûn'a ve Süleyman'a da vahyetmiştik. Davûd'a da Zebûr vermiştik.
18. Hz. Süleyman (A.S.) Peygamber
Nisa Suresi 163. Ayet: Diyanet Meali: Biz, Nûh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyüb'e, Yûnus'a, Hârûn'a ve Süleyman'a da vahyetmiştik. Davûd'a da Zebûr vermiştik.
19. Hz. İlyas (A.S.) Peygamber
Saffat Suresi 123. Ayet: Diyanet Meali: Şüphesiz İlyas da peygamberlerden idi.
20. Hz. Yûnus (A.S.)Peygamber
Nisa Suresi 163. Ayet: Diyanet Meali: Biz, Nûh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyüb'e, Yûnus'a, Hârûn'a ve Süleyman'a da vahyetmiştik. Davûd'a da Zebûr vermiştik.
21. Hz. Zekeriya (A.S.)Peygamber
Meryem Suresi 7. Ayet: Diyanet Meali:( Allah, şöyle dedi:) "Ey Zekeriyya! Haberin olsun ki biz sana Yahya adlı bir oğul müjdeliyoruz. Daha önce onun adını kimseye vermedik."
22. Hz. Yahya (A.S.)Peygamber
Meryem Suresi (12-14). Ayet: Diyanet Meali: (Yahya, dünyaya gelip büyüyünce onu peygamber yaptık ve kendisine) "Ey Yahya, kitaba sımsıkı sarıl" dedik. Biz, ona daha çocuk iken hikmet ve katımızdan kalp yumuşaklığı ve ruh temizliği vermiştik. O, Allah'tan sakınan, anne babasına iyi davranan bir kimse idi. İsyancı bir zorba değildi.
23. Hz. İsa (A.S.)Peygamber
Nisa Suresi 163. Ayet: Diyanet Meali: Biz, Nûh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyüb'e, Yûnus'a, Hârûn'a ve Süleyman'a da vahyetmiştik. Davûd'a da Zebûr vermiştik.
24. Hz. Muhammed (A.S.)Peygamber
Bakara Suresi 23. Ayet: Diyanet Meali: Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sûre getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz, Allah'tan başka şahitlerinizi çağırın (ve bunu ispat edin).
KUR'AN-I KERİM' DE ADI GEÇEN MELEK
Hz. Zülkarneyn (A. s.)
Kehf Suresi 95. Ayet: Diyanet Meali: Zülkarneyn, "Rabbimin bana verdiği (imkân ve kudret, sizin vereceğiniz vergiden) daha hayırlıdır. Şimdi siz bana gücünüzle yardım edin de, sizinle onların arasına sağlam bir engel yapayım" dedi.
KUR'AN-I KERİM' DE ADI GEÇEN ADAMLAR
1. Hz. Elyasa (A.S.)Peygamber
Enam Suresi 86. Ayet: Diyanet Meali: İsmail'i, Elyasa'ı, Yûnus'u ve Lût'u da doğru yola erdirmiştik. Her birini âlemlere üstün kılmıştık.
2. Hz. Zülkifl (A.S.)Peygamber
Sad Suresi 48. Ayet: Ali Fikri Yavuz Meali: İsmail’i, (İlyas’ın amcasının oğlu) El-Yesa’i ve Zü’l-Kifl’i de hatırla. Bunların hepsi hayırlı kimselerden...
3. Hz. Lokman (A. s.)
Lokman Suresi 12. Ayet: Diyanet Meali: Andolsun, biz Lokmân'a "Allah'a şükret" diye hikmet verdik. Kim şükrederse, ancak kendisi için şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse, bilsin ki Allah her bakımdan sınırsız zengindir, övülmeye lâyıktır.
Hadis: Hz.Lokman Adamdı
Abdullâh bin Ömer -radıyallâhu anhümâ-’dan rivâyet edilen bir hadîs-i şerîfte şöyle buyrulur:
“Lokmân, peygamber olmayıp, ibâdet eden bir kuldu. Allâh Teâlâ, onu günahlardan korudu. Çok tefekkür ederdi. Îmânı kuvvetli idi. Allâh Teâlâ’yı sever, Allâh Teâlâ da onu severdi. Allâh Teâlâ, ona hikmet ihsân eyledi.” (Kurtubî, Tefsîr,XIV, 59-60)
4. Hz. Uzeyr (A. s.)
Tevbe Suresi 30. Ayet: Diyanet Meali: Yahudiler, "Üzeyr, Allah'ın oğludur" dediler. Hıristiyanlar ise, "İsa Mesih, Allah'ın oğludur" dediler. Bu, onların ağızlarıyla söyledikleri (gerçeği yansıtmayan) sözleridir. Onların bu sözleri daha önce inkâr etmiş kimselerin söylediklerine benziyor. Allah, onları kahretsin. Nasıl da haktan çevriliyorlar!
Hadis: Hz. Uzeyr Adamdı
Ebu Hureyre'den (rivayet edildiğine göre) Rasûluilah (s.a.) "Tübba (Allah'ın rahmetinden mahrum kalmış) bir mel'un mudur, değil midir bilmiyorum ve Uzeyr peygamber midir, değil midir (bunu da) bilmiyorum" demiştir. (Ebu Davud, Sünnet 14, 4674)
ANLAŞILAN :
Kur'an-ı Kerim' de 24 peygamber ismi vardır. Bunlar;
Peygamberler
Hz. Adem (A. s.), Hz. Şit (A. s.), Hz. İdris (A. s.), Hz. Nuh (A. s.), Hz. Hud (A. s.), Hz. Salih(A. s.), Hz. İbrahim (A. s.), Hz. Lut (A. s.), Hz. İsmail (A. s.), Hz. İshak (A. s.), Hz. Yakup (A. s.), Hz. Yusuf (A. s.), Hz. Eyyüp (A. s.), Hz. Şuayp (A. s.), Hz. Musa (A. s.), Hz. Harun (A. s.), Hz. Davud (A. s.), Hz. Süleyman (A. s.), Hz. İlyâs (A. s.), Hz. Yunus (A. s.), Hz. Zekeriya (A. s.), Hz. Yahya (A. s.), Hz. İsa (A. s.), Hz. Muhammed(S. a. v.)
Kur'an-ı Kerim de 1 tane de Zülkarneyn Melektir ve Nebidir.
Kur'an-ı Kerim de 4 tane Adam ismi ve birde ismi belli olmayan adam hayatı anlatılır.
Adamlar
Hz. Elyasa, Hz. Zülkifl, Hz. Lokman, Hz. Üzeyr...
Yinede doğrusunu Allah bilir...
PEYGAMBER EFENDİMİZ SON PEYGAMBERDİR
KONU HAKKINDA HADİSLER
Hadis: Benden sonra Nebi (peygamber) gelmeyecek. Alimler gelecek, halifeler gelecek. Onlara tabi olan bana tabi olur. (Hadis-i Şerif-Buhari)
Hadis: Tirmizi de bu konuda iki üç rivayet vardır. Bunlardan birinin ilgili cümlelerinin anlamı şöyledir:
“...İleride ümmetim içinde, otuz kadar yalancı kimseler çıkar ve peygamberlik dava ederler. Halbuki ben nebilerin sonuncusuyum (Veya: Enbiyanın mührüyüm / onların halkalarını sonlandırıp mühürleyen benim!) Benden sonra hiçbir nebi/peygamber gelmez.” (Tirmizi, h.no:2219)
Tirmizi bu hadisin “Sahih” olduğunu bildirmiştir. (a.g.y)
ANLAŞILAN :
Peygamber Efendimiz Resul dur, Peygamberlerin (Nebilerin) sonuncusudur. Ondan sonra Resul/Nebi hiçbir peygamber olmayacaktır.
PEYGAMBERLERİN HAYAT SÜRELERİ
Ka'b el-Ahbar şöyle der: - Peygamberlerin kitaplarından birinde gördüm; peygamberlerin dünyadaki ömürleriş şöyle idi:
Adem (a.s.)'ın ömrü : Dokuz yüz otuz seneydi.
Nuh (a.s.)'ın ömrü : Dokuz yüz elli seneydi.
İbrahim (a.s.)'ın ömrü : Yüz doksan beş seneydi.
İsmail (a.s.)'ın ömrü : Yüz otuz yedi seneydi.
Yakub (a.s.)'ın ömrü : Yüz kırk dokuz seneydi.
Yusuf ( a.s.)'ın ömrü : Yüz yürmi seneydi.
Musa (a.s.) 'ın ömrü : Yüz yirmi üç seneydi.
Davud ( a.s.)'ın ömrü : Yetmiş seneydi.
Süleyman (a.s.)'ın ömrü : Yüz seksen seneydi.
Zekeriya (a.s.)'ın ömrü : Üç yüz seneydi.
Yahya (a.s.)'ın ömrü : Doksan beş seneydi.
Şuayb (a.s.)'ın ömrü : İki yüz elli dört seneydi.
Salih ( a.s.)'ın ömrü : Yüz seksen seneydi.
Hud (a.s.)'ın ömrü : Yüz altmış beş seneydi.
İsa (a.s.)'ın ömrü : Otuz üç seneydi.
Hz. Muhammed (s.a.v.)'in ömrü : Altmış üç sene oldu.
Bütün peygamberlere salat ve selam olsun. En iyi bilen Sübhan Allah'tır.
Kaynak: http://www.estanbul.com/peygamberlerin-omurleri-10994.html#.WGQdsCOhqko
PEYGAMBERLERİN MUCİZELERİ
1. Hz.Adem (a.s) Mucizesi
(Camurdan Yaratilan ilk Insan. Tüm Insanlarin Babasidir)
1. Yirtici, vahsi hayvanlarla konusurdu.
2. Susuz dag ve taslara elini vurunca,pinarlar fiskirir, temiz sular akardi.
3. Eline aldigi ufak taslar, yüksek sesle Allahü teâlâyi zikrederdi.
4. Âdem aleyhisselâmin yaratilmasi, Cennet'te kalmasi, Cennet'ten çikarilarak yeryüzüne indirilmesi,Kur'ân-i kerîmde çesitli âyet-i kerîmelerde bildirilmistir.
2. Hz.Davud (a.s) Mucizesi
(Süleyman aleyhisselâmin babasidir. Sesi çok güzeldi.)
1. Allahü teâlâ mûcize olarak daglari, taslari, kuslari onun emrine vermisti. Yanik sesiyle Zebûr'u okumaya baslayinca, kuslar havadan agaçlara iner, hep birlikte, okunan Zebûr'u tekrar ederlerdi.
2. Allahü teâlâ Dâvûd aleyhisselâma demiri atese sokmadan ve dövmeden istedigi sekli verebilme mûcizesi verebilmisti. Demirden zirh yapar, elinin emegiyle geçinir, devlet hazinesinden birsey almazdi.
3. Yirtici hayvanlar, hazret-i Dâvûd'un huzûruna gelip, ona tam bir baglilikla hizmet ederlerdi. Kur'ân-i kerimde Bakara, Nisâ, Mâide, En'âm, Isrâ, Enbiyâ ve Sâd sûrelerinin birçok âyet-i kerimelerinde Dâvûd aleyhisselâmdan bahsedilmektedir.
3. Hz.Elyesa (a.s) Mucizesi
(Mûsâ aleyhisselâmin dinini Isrâilogullarina yaydi.)
1. Eriha sehri ahâlisinin içme sulari acilasmisti. Bu durumu Elyesa aleyhisselâma bildirip, kendilerine yardimci olmasini istemislerdi. Bunun üzerine. Elyesa aleyhisselâm acilasan suyun içine bir parça tuz atip, ''Tatli ol!'' deyince, Allahü teâlânin üzniyle su tatli ve lezzetli olmustur.
2. Borçlu ve dul bir kadin, Elyesa aleyhisselâma gelip, fakirliginden sikâyetçi olmustu. ''Evinde neyin var?'' deyince, kadin; ''Bir kasik kadar yagim var.'' dedi. Elyesa aleyhisselâm, kadina; ''Git, o yagi bir kab içine koy.'' buyurdu. Kadinda gidip yagi bir kabin içine koydu. Elyesa aleyhisselâmin mûcizesiyle o yag o kadar artti ki, pekçok kap yag ile doldu. Fakir kadin bundan borçlarini ödedigi gibi, zengin de oldu.
4. Hz.Eyyub(a.s) Mucizesi
(Isrâilogullarina gönderilen peygamberlerden.Kendisine YEDI Kisi îmân etti. Yüzkirk sene yasadi. Sabri ile Insanlik Tarihine gecti.)
1. Eyyûb aleyhisselâmin duâsi bereketi ile koyunlarin yünleri ibrisim olurdu.
2. Eyyûb aleyhisselâm kavminin hâkimini îmâna dâvet ettigi vakit o da;" Evimdeki direklerin kalkarak havada durmasini senden mûcize olarak isterim." demisti.Hazret-i Eyyûb duâ etti.Nihayet evin direkleri düstü ve ev havada kaldi.Hâkim bu mûcizeyi gördügü hâlde îmân etmedi.
3. Eyyûb aleyhisselâmin duâsiyla çöldeki seraplar ve dumanlar su olurdu.
4. Eyyûb aleyhisselam Ayagini yere vurdugunda sicak ve soguk iki pinar fiskirirdi. Sicak sudan yikaninca bedenindeki, soguk sudan içince içindeki hastaliklardan kurtulurdu.
5. Eyyub aleyhisselam ettigi yeminin yerine getire bilmesi icin yasliliktan genc bir hale gelip, esinin basina ot parcalarlan vurup böylece yeminini yerine getirmis oldu
5. Hz.Hud (a.s) Mucizesi
(Yemen'de bulunan Âd kavmine gönderilen peygamber. Nûh aleyhisselâmin oglu Sâm'in Neslindendir)
1. Inanmayanlar, Hud'a: ''Rüzgâri istedigin tarafa çevir!'' demisler. Hûd duâ etmis Allah da O'na; ''Ne tarafa istersen elinle isâret et!'' demis. O da eliyle isâret edince, rüzgâr istedigi istikâmette esmeye baslamis. Büyük kayalarin toprak olmasini istemisler. Hûd'un duâsi ile bu da olmus. Bu mûcizeleri gördükleri hâlde hala inanmayan ahali, koyunlarin yünlerinin de ipek olmasini istemisler. Hûd yine duâ etmis, koyunlarin yünü ipek hâline gelmis.
6. Hz.Ibrahim (a.s) Mucizesi
(Peygamber efendimiz Muhammed aleyhisselâmdan sonra peygamberlerin ve insanlarin en üstünüdür.)
1. Ibrâhim aleyhisselâmin mübârek vücûduna ates tesir etmedi.Nemrûd onu atese attiginda Allahü teâlâ; "Ey ates! Ibrâhim üzerine serin ve selâmet ol!" buyurunca ates onu yakmadi.
2. Cansiz olan, parça parça edilmis ve parçalari ayri ayri yerlere konmus olan kuslar (dört kus), Ibrâhim aleyhisselâmin çagirmasi üzere yeniden dirilmislerdir.
3. Ibrâhim aleyhisselâmin mûcizesi ile taslar kömür gibi yanmistir. Rivâyete göre Ibrâhim aleyhisselâm Sam tarafina hicret ettiginde çayirlik,çimenlik bir yerde konaklamisti. Orada yakacak hiçbir sey bulamayan, bulduklari az bir seyle ihtiyaçlarini karsilayamayan ahâli, durumlarini Ibrâhim aleyhisselâma anlatti. Ibrâhim aleyhisselâm taslari toplatti ve kömür gibi yakti. Bu mûcizeyi gören pekçok kimse îmân etti.
4. Bâzan yirtici ve yabânî hayvanlar Ibrâhim aleyhisselâmla beraber giderler ve dile gelerek gâyet açik bir sekilde onunla konusurlardi. Bir defâsinda,hanimi hazret-i Hacer ve oglu Ismâil'le görüsmek ve onlari ziyâret etmek için Mekke'ye gitmisti.Sam'a geri dönüsünde birçok yabânî hayvan, Ibrâhim aleyhisselâm ile berâber yürüyüp,onunla açikça konustular.
5. Ibrâhim aleyhisselâm duvarlarin ve daglarin arkasini da görürdü. Bu mûcizesi Misir'a gittiginde zevcesi hazret-i Sâre'ye musallat olmak isteyen zamânin krali Firavun,hazret-i Sâre'yi sarayina alinca, Ibrâhim aleyhisselâm disardan içeriyi seyretmistir. Sarayin duvarlari ona cam gibi olmus ve gözünden perde kaldirilmistir. Böylece hazret-i Sâre'ye el uzatmaya kalkisan Firavun'un ellerinin kuruyup, ayaklarinin tutmayarak yere yikildigina sait olmustur.
6. Ibrâhim aleyhisselâmin bastigi tasin üzerinden agaç bitip yesermistir.Bu istek dîne dâvet ettigi bir beldenin ahâlisinden gelmis, duâsi üzerine mûcizeyi göstermistir.
7. Ibrâhim aleyhisselâmin oturdugu yerden güzel kokular yayilirdi. Ayrilsa bile,senelerce güzel kokusu oradan çikmazdi. Hazret-i Ismâil de babasinin evine gelip gittigini,onun kokusundan anlamisti.
7. Hz.Isa (a.s) Mucizesi
(Isrâilogullarina gönderildi.Allahü teâlâ onu babasiz yaratti.Otuz yasinda Peygamber oldu.Kiyâmete yakin yeryüzüne tekrar inecektir.)
1. Besikteyken (Bebekken) konustu.
2. Ölüleri diriltirdi.Bilhassa dört ölüyü dirilttigi meshurdur.Bunlar Sam bin Nûh,Seddad bin Âd,Mâsân bin Mâlân ve Beni Israil'den bir çocuktur.
3. Anadan dogma kör olanlari saglamlar gibi gödürür,bir cilt hastaligi olan baras illetini iyi ederdi.Eliyle hastaya dokungugunda iyi olurdu.Eliyle mesh etmek sûretiyle hastalari tedâvi ettigi için kendisine Îsâ-i Mesih dendi.
4. Âl-i Imrân sûresi 49. âyetinde bildirildigi gibi kavminin yedikleri veya yemek üzere sakladiklari seyleri haber verdi.
5. Mâide sûresi 110. âyetinde bidirildigi gibi çamurdan kus yapip üzerine üfleyince,Allahü teâlânin izniyle canlanip kus olurdu.
6. Mâide sûresi 114. âyetinde bildirildigi üzere Havârîler,içinde yiyecek bulunan bir sofranin indirilmesini teklif ettiler.Hazret-i Îsâ ellerini kaldirip duâ edince,ekmegi ve eti bulunan bir sofra indi.
7. Îsâ aleyhisselâm uykudayken yaninda her konusulani ve yapilani bilirdi.
8. Ne zaman istese ellerini göge kaldirip duâ edince o anda yemek ve meyveler önüne gelirdi.
9. Îsâ aleyhisselâm Yahûdîlerden (Benî Isrâil) uzak oldugu hâlde sözlerini ve gizli hallerini bilirdi.
10. Isa aleyhisselam ölmemistir! Kiyamet Gününde yine gelecektir, ve her canli gibi ölümü tadacaktir! Bu Mucizeyi bekleyin
8. Hz.Ishak (a.s) Mucizesi
(Sam ve Filistin ahâlisine Gönderilen Peygamberlerden. Ibrâhim aleyhisselâmin ikinci ogludur.)
1. Hayvanlar açik bir lisanla peygamberligine sehâdet ederlerdi.
2. Duâ etmesi üzerine dagin harekete geçmesi: Ishâk aleyhisselâm Kudüs'te insanlari Allahü teâlâya imâna dâvet edince, insanlar; ''Eger su dagi harekete geçirirsen, imân ederiz.'' dediler. Ishâk aleyhisselâm duâ edince dag sallanmaya basladi. Kudüs halki hep birlikte imân ettiler.
3. Ishâk aleyhisselâm merkebine binip bir daga çikmak isteyince merkebin ön ayaklari kisalir, arka ayaklari uzardi. Dagdan asagi inerken de tersi olurdu.
4. Ishâk aleyhisselâmin duâsi bereketiyle Allahü teâlâ ölmüs hayvanlari diriltirdi.
5. Sam ahâlisinin arzusu üzerine yaptigi duâ neticesinde, eline sirtina koydugu bir koyun, hemen kuzulamis daha sonra ard arda dokuz defâ yavrulamistir.
9. Hz.Ismail(a.s) Mucizesi
(Arabistan'da Cürhüm kabilesine gönderilen peygamber. Ibrâhim aleyhisselâmin Büyük Oglu.)
1. Dikenli bir arâzide yasayan müsriklerin teklifi üzerine duâ edip, dikenli agaçlarda çesitli meyveler bitmistir.
2. Cürhümileri imâna dâvet ettigi zaman, onlar kisir koyundan süt çikarmasini istediler. O da elini koyunun sirtina koyarak; ''Beni peygamber olarak gönderen Allahü teâlânin ismi ile...'' dedigi anda koyunun memelerinden süt akmaya basladi.
3. Ismâil aleyhisselâmin duâsi bereketiyle koyunlarin yünleri ipek oldu ve sayilari çogaldi.
4. Kendisine misâfir gelen iki yüz Yemenliye ikrâm edecek bir sey bulamayinca mahcub oldu. O anda duâ etti ve yanindaki kumlar un oldu. Bunu gören misâfirlerin hepsi imâna geldiler.
10. Hz.Lut(a.s) Mucizesi
(Kur'ân-i Kerim'de ismi bildirilen Peygamberlerden. Ibrâhim aleyhisselâmin Kardesinin Ogludur.)
1. Bulutsuz yagmur yagdirmistir. Kavmini dogru yola dâvet ettigi vakit, mûcize olarak bulutsuz yagmur yagdirmasini istediler. Duâsi kabul olunup, elleriyle göge isâret etmesi vahyedildi. Göge isâret edince yagmur yagmaya basladi.
2. Duâsi bereketiyle otsuz bir dagda ot bitmistir. Kavmi Lût aleyhisselâmin koyunlarini otsuz bir daga toplayip baska yere salmadilar. Hayvanlar açliktan telef olmaya baslamisti. Hazret-i Lût kuruyan dagda ot bitmesi için duâ etti ve yemyesil otlar bitti. Azgin kavmin koyunlari o dagdan otlasa hemen ölürdü. Bu mûcizesi ile kirk kisi imân etmistir.
3. Taslar, çakillar ve kum tâneleri, Lût aleyhisselâm ile konusmuslardir. Kavminin isyâni üzerine tas parçalari dile gelip, ''Kavminin imân etmiyecegi sizce muhakkak ise cenâb-i Hakk'a duâ et, onlari yakmak için bizi ates eylesin.'' dediler.
4. Kavmi, ona eziyet vermek için üzerine ufak taslar atardi. Allahü teâlânin korumasi ile hiçbiri ona dokunmazdi.
5. Üzerine yattigi taslar dösek gibi yumusak olmustur. Kavmi, kendisini öldürmek için karar verince ilâhi emre uyarak onlardan uzaklasip bir daga gitti. Çok yoruldugundan bir yerde uyuyup kalmisti. Pesinden gelen yedi kisi, onu gördüklerinde sirt üstü yatmis, altinda bulunan taslar dösek gibi yumusayip çukurlasmisti. Onu tâkip eden yedi kisi bu hâli görünce imân etmistir.
6. Lût aleyhisselâm çok uzak yerlerde olan seyleri görüp haber verirdi. Çocugu kaybolan biri gelip, nerede oldugunu sorunca duâ etti. Allahü teâlâ da ona bildirdi. O da, çocugun oldugu yeri söyledi
11. Hz.Musa (a.s) Mucizesi
(Isrâilogullarina gönderilen peygamberlerden. Allahü Teâlâ ile konustugu için, ''Kelimullah'' denilmistir.)
1. Asâsinin ejderhâ (büyük yilan) olmasi.
2. Yed-i Beydâ: Sag elini koynuna sokup çikarinca, günes gibi parlamasi. Bu nûru gören düsmanlari kaçisirlardi.
3. Kavmiyle Kizildeniz'in kenarina gelince asâsini vurup denizde yol açmasi.
4. Tih sahrâsinda kavminin susuz kalip, su istemeleri üzerine asâsini bir tasa vurup Beni Isrâil'in kabileleri adedince, on iki pinar akitmasi.
5. Firavun ve KIbti kavmi Isrâilogullarina zulüm ettigi ve Mûsâ aleyhisselâma inanmayip isyân ettiklerinde, Allahü teâlâ hazret-i Mûsâ'ya tûfân mûcizesini vermistir. Çok siddetli yagmur yagdi. Öyle bir karanlik ve firtina oldu ki, kimse evinden disari çikamadi. Ayin ve günesin isigi görünmez oldu.. Kibtilerin evlerini su basti. Ayakta durur oldular. Su bogazlarina kadar yükseldi. Isrâilogullarinin evlerine ise bir damla su girmedi. Firavun ve Kibti kavmi, bu belânin kaldirilmasini ve iman edeceklerini söylediler. Kaldirildi fakat yine imân etmediler ve baska belâlara dûçâr oldular.
6. Kibti kavminin ekinlerini, meyvelerini ve giydikleri elbiselerini, evlerinin tavanlarini yiyen çekirge sürülerinin istilâsina ugramalari mûcizesi. Bu çekirgeler Istâilogullarina hiç dokunmayip, Firavun'un kavmi Kibtilere musallat olmustur.
7. Kumnel yâni bit ve ekin böcegi denen haseratin Mûsâ aleyhisselâmin mûcizesi olarak kibti kavmine musallat olmasi.
8. Kurbaga mûcizesi, Kibti kavmi her belâya tutuldukça, belâ kaldirildiginda iman edeceklerini söylemelerine ragmen, sözlerinden vazgeçmeleri üzerine üst üstüne belâya tutuldular. Kurbagalarin istilâsina ugramalari da siddetli belâlardan biridir. Kurbagalar, yiyeceklerine, içeceklerine düser, kalirdi. Bir söz söylemek isteseler agizlarini açarken birkaç küçük kurbaga agizlarindan midelerine girerdi. Geceleri üzerinde toplanan kurbagalarin seslerinden uyuyamazlardi. Firavun, bu belâ kaldirildigi takdirde, iman edecegini söylemesine ragmen, belâ kalkinca yine iman etmedi.
9. Kan belâsi. Misir'da bulunan bütün sular, Kibtilerin kaplarina doldurulurken kan hâlini alirdi. Böylece susuzluktan çâresiz kalmislardi. Isrâilogullarina ise böyle bir sey olmazdi.
10. Isrâilogullarindan biri öldürüldügü vakit kimin öldürdügü bilinemeyince, Mûsâ aleyhisselâmin duâsi ile dirilip, kendisini öldüreni haber vermistir.
11. Mûsâ aleyhisselâm kavmiyle Tih çölüne geldigi zaman, kavminin yiyecegi kalmadigi için, Mûsâ aleyhisselâma gelerek çoluk-çocugumuzla açliga dayanamiyoruz, dediklerinde Mûsâ akeyhisselâm Allahü teâlâya duâ etti. Kudret helvasi ve bildircin kebabi indi. Her ne zaman isteseler önlerinde hazir olurdu.
12. Hazret-i Mûsâ'nin duâsi ile kurakliktan kavrulup kuruyan ekinler, otlaklar ve meyveler eski hâlini almistir.
13. Hazret-i Mûsâ Tih sahrâsinda bulunan Isrâilogullarinin durumunu merak edince bir kurt gelip onlarin hâllerini haber vermistir.
14. Hazret-i Mûsâ'nin duâsiyla sari dikenler altin olmustur. Mali ve zenginligiyle gururlanip isyân etmesinden dolayi mali ve mülkü ile birlikte tere batirilan Kârun, bu mûcize karsisinda âciz kalip, hased ederdi.
15. Yolculukta hazret-i Mûsâ'ya uzun mesâfeler kisalir, kisa zamanda çok uzak mesâfeleri katederdi.
12. Hz.Nuh(a.s) Mucizesi
(Idris aleyhisselâmdan sonra gönderilen peygamberlerden. Allah korkusundan dâima agladigi için adina, çok aglayan mânâsina gelen ''Nuh'' denilmistir)
1. Nuh aleyhisselâmin kavminden bir firka gelip, oturduklari beldedeki büyük taslari toprak yapmasini istemislerdi. Allahü teâlâ Cebrâil aleyhisselâmi gönderip, ''Resûlüme söyle, o taslara eliyle isâret etsin.'' buyurdu. Nuh aleyhisselâm da buyruldugu gibi yapip eliyle isâret edince, o beldede bulunan bütün taslar birden toprak oldular. Bunun üzerine on iki kisi imân etti.
2. Uzakta bulunan ve gözle görülemeyecek seyleri görüp haber verirdi.
3. Susuz yerlerden su çikarirdi.
4. Isâretiyle agaçlar kökünden sökülüp baska yere geçerdi.
5. Duâsiyla kuru agaçlar hemen meyve verirdi.
6. Duâsiyla bulutsuz olarak yagmur yagardi.
7. Kum, toprak, kil gibi seyler, onun duâsiyla yiyecek maddeleri hâline gelirdi. Gemisi Cûdi Daginin üzerine oturunca, insanlar açliktan kurtulmak için yiyecek isteklerinde duâ edince bir miktar toprak ve kum yitecek hâline geldi ve bunu yediler.
8. Imân ederek gemisine girip tufandan kurtulan insanlar çok az olmasina ragmen, onun duâsiyla çok kisa zamanda çogalarak arttilar.
9. Eliyle yere diktigi bir agaç fidani o anda çesitli renklerde meyve verdi.
13. Hz.Salih(a.s) Mucizesi
(Semûd kavmine gönderilen peygamber. Hazret-i Âdem'in on dokuzuncu batindan Torunudur.)
1. Kayadan deve çikartmasi.
2. Sâlih aleyhisselâmin kavminin bulunduklari yerde hamt denilen meyvesiz agaçlardan baska agaç yoktu. ''Hak peygambersen, bu agaçlar meyve versin!'' diye kendisine mûcize teklifinde bulundular. Sâlih aleyhisselâm duâ edince, bu agaçlarin hepsi çesit çesit meyveler verdi.
3. Sâlih aleyhisselâmin duâsi bereketiyle büyük tastan su çikmistir.
4. Sâlih aleyhisselâmin çadirina ates tesir etmemistir. Söyle ki, kavmi koyuncu idi. Senenin bâzi aylarini sahralarda, yaylalarda çadir kurarak geçirirlerdi. Imân etmeyenlerden biri, gizlice Sâlih aleyhisselâmin çadirini atese verince, çadir yanmaga basladi. Bunun üzerine kavminden kâfir olanlar; ''Hak peygamber isen, çadirindaki yangini söndür!'' diye alay etmeye, eglenmeye basladilar. Hazret-i Sâlih, yanginin sönmesi için duâ edince, kendi çadiri kurtulup, ates kâfirlerin çadirlarina geçti ve hiçbir çadir kalmayip, içindeki esyâlarla berâber, yanip kül oldu.
14. Hz.Süleyman(a.s) Mucizesi
(Isrâilogullarina gönderilen peygamberlerden. Dâvûd aleyhisselâmin ogludur. Yâkûb aleyhisselâmin neslindendir.)
1. Sebe sûresi on ikici âyetinde bildirildigi üzere, rüzgârlar emri altindaydi.
2. Süleymân aleyhisselâm denizi geçmek istedigi zaman, suyu çekilerek yol açalir, geçtikten sonra yine kapanirdi.
3. Âyet-i kerimede bildirildigi üzere, bütün cinniler emrindeydi. Ne zaman istese, kendisine, büyük büyük köskler, sûretler, çanaklar, sâbit çömlekler, tencereler yaparlardi.
4. Süleymân aleyhisselâmin bir mührü vardi. Üzerinde ism-i âzam duâsi yaziliydi. O duâ ile her istedigi kolay olurdu.
5. Karincalara varincaya kadar her hayvanin sesini isitir, dillerini anlardi.
6. Nereye gitmek istese, rüzgâr emride oldugindan, kürsüsünü kaldirir, kürsüsünü berâberinde götürürdü.
7. Cinniler vâsitasiyla denizdeki incileri, cevherleri yerde bulunan defineleri bilirdi. Kendisine Allahü teâlâ tarafindan bildirilmeyen birsey yoktu.
8. Neml Vâdisinde, maiyetiyle berâber bir dag üzerine konup, kaldigi esnâda o dagin yesillik, çimenlik olmasi için, mübârek ellerine bir miktar su alip, avucuyla o daga serpti. Derhâl dagin üzeri çayirlik çimenlik oluverdi.
9. Süleymân aleyhisselâm bir yere gittigi vakit, berâberinde duvarlar da giderdi.
15. Hz.Suayb(a.s) Mucizesi
(Medyen ve Eyke ahâlisine gönderilen peygamber.)
1. Hazret-i Suayb'in duâsi bereketiyle, koyunlardan dogmus siyah kuzularin hepsi beyaz olmustur.
2. Hazret-i Suayb'in duâsi bereketiyle taslar toprak olmustu. Söyle ki: Medyen kasabasi daglik, taslik bir yer oldugundan: ''Hak peygamber iseniz, duâ ediniz, su daglar kalkip, yerimiz genis olsun.'' diye teklif etmislerdi. Suayb aleyhisselâm duâ edince, cenâb-i hak duâsini kabul edip, elini o dag ve taslar üzerine koy, diye emreyledi. Elini koyunca hepsi toprak oluverdi.
3. Suayb aleyhisselâmin duâsi bereketiyle Medyen'de bâzi taslar koyun olmustur. Söyle ki, kendilerinin hiç koyunu olmadigi için kavmi, bizim koyunlarimizi elimizden almak için Suayb buraya gelmistir diye söz etmislerdi. Hazret-i Suayb bunu isitince, çok üzülüp, kendinin de koyunu olmasi için cenâb-i hakka duâ eyledi. Cenâb-i Hak duâsini kabul edip, orada bulunan taslara eliyle isâret etmesini emreyledi. Hazret-i Suayb isâret ettigi anda o taslar koyun oluverdi. Bu sûretle koyunlari kavminin koyunundan birkaç misli fazla oldu. O koyunlari sekiz, yâhut on sene hazret-i Mûsâ'ya güttürüp, kizini da ona verdigi meshurdur.
4. Hazret-i Suayb, bir yerin taslari etrâfinda dönünce, o taslar hemen bakir olup, ahâli bununla pek zengin olmustur.
5. Hazret-i Suayb'in duâsi bereketiyle kum tepeleri yerinden kalkmistir.
6. Hazret-i Suayb, bir daga çikmak istedigi zaman, dag âdeta devenin oturup kalktigi gibi, Suayb aleyhisselâm çikincaya kadar küçülür, çiktiktan sonra evvelki hâli gibi büyük bir dag olurdu.
16. Hz.Yahya(a.s) Mucizesi
(Isrâilogullarina gönderilen peygamberlerden. Zekeriyyâ aleyhisselâmin ogludur. Annesinin ismi Elisa olup, Imran'in kiziydi. Hiristiyanlar Elizabeth diyorlar.)
1. Tasin dile gelmesi: Isrâilogullari, Yahûdi hükümdâri Birinci Herod'un emri üzerine Yahyâ aleyhisselâmi sehit etmek için ariyorlardi. Bu haberi duyan Yahyâ aleyhisselâm onlardan uzaklasiyordu. Bu sirada bir kaya dile geldi: ''Ey Allahin peygamberi! Bana gel!'' Yahyâ aleyhisselâm kayaya yaklastigi zaman içinin kovan gibi oyulmus oldugunu gördü. O tasin içine girdi. Yahyâ aleyhisselâmi sehit etmek üzere arayan kâfirler o kayaya yaklastiklari zaman, o kayadan kâfirlerin üzerine oklar atilmaya baslandi. Bu durumu gören Yahûdiler geriye dönüp kaçtilar.
2. Gündüz vakti yildiz göstermesi: Yahyâ aleyhisselâm peygamber olarak vazifelendirilip Sam'a geldikten sonra insanlar ona; ''Hakikaten peygambersen, bize gündüz gözü ile yildizi göster.'' dediler. Insanlarin bu istegi üzerine Yahyâ aleyhisselâm duâ edip gündüz günesin çevresindeki yildizlar görünmeye basladi. Kur'ân-i kerimde Âl-i imrân, Meryem ve Enbiyâ sûrelerinde Yahyâ aleyhisselâmdan bahsedilmektedir.
17. Hz.Yakub(a.s) Mucizesi
(Ken'an diyârinda, yâni Fenike denilen sayda, Sûr ve Beyrut ile Filistin ve Sûriye'nin bir kismindan ibâret olan bölgede yasayan insanlara gönderilen peygamber.)
1. Duâsi bereketiyle bir koyunun karnindan dört kuzu dogmustu. Bir kavim gelip, Ey Allah'in peygamberi, geçen sene koyunlarimiz hiç dogurmadi. Cenâb-i Hakka duâ ediniz, hem bu seneki, hem degeçen seneki kuzulari birden versin, diye ricâ ettiler. Yâkûb aleyhisselâm duâ edince, her bir koyundan dörder tâne dogmak sûretiyle koyunlari çogaldi.
2. Sesi sürekli olup, üç konaklik yerden bile duyulurdu. Düsman askerine bagirdigi zaman korkularindan hep kaçarlardi.
3. Hazret-i Yâkûb'un attigi sey, pek uzaklara giderdi. Ogullarini Amâlika kavmiyle muhârebeye gönderince, muhâbere esnâsinda Yehûda adli oglunun, süngü ve mizrakla silâhi parçalanmisti. Yehûda, silâhim kirildi babacigim, bir silâh gönderiniz, diye seslendigi anda, hazret-i Yâkûb isitip, bir dag basindan önceki gibi bir silâh atti ve seslendi. Yehûda sesini isitip, silâhi aldi ve hemen düsmana saldirdi ve gâlip geldi. Halbuki aralarinda 360km'lik mesâfe vardi.
4. Yâkûb aleyhisselâmin duâsi bereketiyle büyük ve küçük daglar yerlerinden kalkmislardir. Ken'an ahâlisini dine dâvet ettigi vakit, orada bulunup, yörenin iki tarafini darlastiran daglarin baska yere naklolunmasiyla, yerlerinin genis bir saha olmasini istemislerdi. Yâkûb aleyhisselâm duâ edince, murâdlari hâsil olup, yerleri genis ve düzlük olup havasi da gâyet güzel olarak Hicaz'da en güzel yer olarak taninmistir.
5. Ken'an ahâlisini imâna davet ettigi vakit, oturduklari yerlerde bulunan daglik ve taslik yerlerin, bütün tepe vetaslarin toprak olmasini teklif etmislerdi. Yâkûb aleyhisselâm duâ edince, diledilkeri gibi olmustur.
6. Vahsi Kurtlarla Konusup Hz.Yusufun Kurtlarin öldürmedigini haberdar olmustur.
7. Hz.Azrail bir insan seklinde gelip Hz.Yakub'a, Oglu Hz.Yusuf'u Ölü Diyarinde aramamasini söylemistir.
8. Ak Düsen Gözleri oglu Hz.Yusuf Sayesinde, Allah'in izni ile Gözleri acilmistir.
9. Cok uzun bir mesafeden Hz.Yusuf'un Kokusunu almistir
18. Hz.Yunus(a.s) Mucizesi
(Musul yakinlarindaki Nineve (Ninova) ahâlisine gönderilen peygamber. Babasi Metâ adinda bir zât olup sâlih kimselerdendi.)
1. Yûnus aleyhisselâm, Kur'ân-i kerimde bildirildigi üzere baligin karninda üç, yedi veya kirk gün yasamistir.
2. Yûnus aleyhisselâmin duâsi bereketiyle bulutlardan ates çikardi. Bir gün Nineve ve ahâlisi kendisinden bulutlardan ates çikarilmasini istediklerinde duâ etti ve bulutlardan ates düsüp memleketin bir bölgesindeki agaçlari yakti.
3. Yûnus aleyhisselâmin duâsi bereketiyle dagdan su çikmistir.
4. Yûnus aleyhisselâmin peygamberligine bir keler sehâdet etmisti. Nineviler Yûnus aleyhisselâmdan mûcize isteyince, Allahü teâlânin emriyle daga isâret etti. Dagdan çikan bir keler dile gelerek; ''Ey insanlar! Biliniz ki, Yûnus Hak peygamberdir. Sizi Cennet'e, Rabbinizin magfiretine devam ediyor.'' dedi.
5. Yûnus aleyhisselâm Nineve hâkimini imâna dâvet etti. O zaman Hâkim; ''Kapimda bulunan su demir halka altin olursa imân ederim.'' dedi. Yûnus aleyhisselâm Allahü teâlânin emriyle elini kapinin halkasina koydu. Demir halka altin hâline geldi.
6. Yûnus aleyhisselâm odun olmadigi halde su üstünde ates yakmistir.
7. Yûnus aleyhisselâm, Dâvûd aleyhisselâm gibi güzel sesli oldugundan, tatli sesli vahsi ve yirtici hayvanlara da tesir eder, onu dinlemek için etrâfinda toplanirlardi.
19. Hz.Yusuf(a.s) Mucizesi
(Misir ahâlisine gönderilen peygamber. Yakub aleyhisselamin ogludur. Annesinin ismi Râhil’dir.)
1. Hazret-i Yusuf’un konusmasi pek sirin, çok tatli oldugu için, herkesin kalbi ona meylederdi. Onun tatli sözleri karsisinda îmân eden pekçoktu.
2. Hazret-i Yusuf’un yüzü günes gibi nûrluydu. Hattâ bir kimse yüzüne bakmak istese, hemen gözlerini çevirmeye mecbur olurdu. Bu nûrun tesiriyle, yâni baskasina sirâyetiyle huzûruna getirilen âmânin hemen gözleri görmeye baslamisti.
3. Yusuf aleyhisselamin duasi bereketiyle agaçlarin yapraklarindan güzel kumas olmustu. Huzûruna bir büyük kisi gelmis, su gördügümüz agaçlarin yapraklari birbiriyle birlesip güzel kumas olsun, diye mucize teklifinde bulunmustu. Hazret-i Yusuf öyle dua edince, kiymet biçilmez bir kumas olmustur.
4. Ölüm döseyinde olan bir yasli yatalak adami Allah'in izni ile sifa vermistir.
5. Hz.Yusufun Duasi ile Yasli bir Kadini genc ve Güzel Hale getirmistir
6. Hz.Yusuf'a Iftira atildiginda sahitlik olarak Allah'in izni ile kücük bir bebegi dile getirmistir
20. Hz.Yusa(a.s) Mucizesi
(Isrâilogullarina gönderilen peygamberlerden.Yûsuf aleyhisselâmin neslinden gelen Nûn'un ogludur. Annesi Mûsâ aleyhisselâmin kizkardesidir.)
1. Yûsâ aleyhisselâm, Eriha'yi fethetmek üzere Isrâilogullarini topladi. Yolculuk esnâsinda Seria (Ürdün) Nehrinin sulari çok oldugu için geçemediler. Nehrin üzerinde köprü de yoktu. Yûsâ aleyhisselâm duâ edince Seria Nehrinden bir yol açildi. Isrâilogullari o yoldan geçtikten sonra sular tekrar eskisi gibi akmaya devâm etti.
2. Bir sehrin fethi esnâsinda kusatma uzun sürmüstü. Bütün çalismalara ragmen surlarda gedik açilmamisti. Yûsâ aleyhisselâm duâ etti. Allahü teâlânin kudretiyle yer sarsilip kalenin surlari yikildi. Yûsâ aleyhisselâm ve ona inananlar sehre girip fethettiler.
3. Yûsâ aleyhisselâm Kudüs sehrini fethetmek için muhâsara etti. Bir cumâ günü aksam üzeri günes batarken, günesin bir müddet daha batmamasi için Allahü teâlâya yalvardi: ''Ey Allah'im! Günesi geri al!'' diye duâ etti. Allahü teâlânin emri ve takdiri ile batmak üzere olan günes yükseldi. Bir müddet daha gündüz devâm edip Kudüs fethedildikten sonra batti.
21. Hz.Zekeriyya(a.s) Mucizesi
(Isrâilogullarina gönderilen peygamberlerden.Soyu Süleymân aleyhisselâma ulasir. Yahyâ aleyhisselâmin babasidir.)
1. Kalemleri, kendi kendine Tevrât'i yazardi. Zekeriyyâ aleyhisselâm Beyt-i Makdis'te maiyyetinde yetmis kisi oldugu halde Tevrât yazarlardi. Yahûdilerin biri gelip; ''Hak peygamber olsaydin, elinde Tevrât yazmaya muhtâç olmazdin; sen de elinle yaziyorsun, emrindekilerle aranizda hiçbir fark görmüyorum.'' diye konustu. Hazret-i Zekeriyyâ bu söze çok üzüldü ve meraklandi. Cebrâil aleyhisselâm gelip: ''Ey Zekeriyyâ, buradan kalkiniz! Kaleminize emr ediniz, kendi kendine yazsin!'' dedi. Zekeriyyâ kalkip, emr edince, kalem istenen seyi yazmaya basladi. O saatte kalem on iki sûre yazdi. Bu mûcize ile birçok kimse imân etti.
2. Zekeriyyâ aleyhisselâm hazret-i Meryem'i terbiyesi altina aldigi vakit, yazilmasi lâzim gelen kefâletnâmeyi, kalemsiz, hokkasiz yazmislardir.
3. Kur'ân-i kerimde bildirildigi gibi, Zekeriyyâ aleyhisselâm ve Beyt-i Mukaddes hademe ve kayyimlerden yirmi dokuz kisi arasinda hazret-i Meryem'in kefâleti hakkinda meydana çikan ihtilaf üzerine herkes kendi kalemini Ürdün suyuna atmislarken, yanliz Zekeriyyâ aleyhisselâmin kalemi suyun üzerinde dikilmis kalmistir.
4. Agaçlar, Zekeriyyâ aleyhisselâmla konusurlardi. Yahûdilerden bir tâife kendisini sehit etmek üzere arastirirlarken, kendileri de onlardan kaçtigi vakit, bir agaç; ''Ey Allahin peygamberi, gel bende gizlen seni ben muhâfaza ederim'' diye dile gelmisti.
5. Zekeriyyâ aleyhisselâm su üzerinde yürür ve mübârek ayaklari islanmazdi. Kendisi için suda yürümekle, karada yürümek arasinda fark yoktu.
6. Zekeriyyâ aleyhisselâmdan mûcize istendigi vakitte, yakinlarindaki agaçlara mübârek eliyle isâret etmis, hemen agaçlar, köklerinden kopup, önlerine gelip kalmislardir.
22. Hz.Muhammed(s.a.v) Mucizesi
(Son Peygamber. Tüm Insan Alemine Gönderilmistir. Hak Din Islama Davet Etmistir!)
1. Hz.Muhammed'in Mucizesi Pek coktur hepsini anlatmak zaman yetmez. En Büyük Mucizesini Bahsedelim. Peygamberimizin En büyük Mucizesi ve halen daha devam etmekte olan Mucize Allah'in Kitabi Kuran'i Kerimdir.
2. İsrâ ve Miraç Mucizesi
3. Ayın Yarılması mucizesi
4. Yiyecek ve içeceklerin elleriyle bereketlenmesi
5. Düğün yemeğindeki mucize
6. Az bir hurmanın bereketlenip çoğalması
7. Arpanın bereketlenip çoğalması
8. Bir kase etle doyan kalabalık
9. Sufle mektebine verilen ziyafet
10. Bir kase süt ile doyan misafirler
11. Ellerinden pınar gibi su akması
12. Akmayan çeşmeden gelen mucize
13. Hudeybiyede susuz kuyudan su fışkırması
14. Çölde bir kadının suyunun bereketlenmesi
15. Yağmur duası mucizesi
16. Ayağını yere vurmasınlar su çıkması
17. Dört kere Emrine İtaat eden Ağaçlar olması mucizesi
18. Selam veren ağaç mucizesi
19. Kuru Hurma Kütğünün ağlaması mucizesi
20. Tesbih eden yiyecekler mucizesi
21. Avucunun içinde tesbih eden taşlar
22. Peygamberimize selam veren taşlar
23. Duaya amin diyen ev
24. Uhud dağının sallanması
25. Kendi kendine Devrilen putlar
26. Titreyen minber mucizesi
27. Nur saçan değnek mucizesi
28. Bedir de kılıça dönüşen değnek mucizesi
29. Uhud da kılıça dönüşen değnek
30. Allah ve Resulü tanıyan Aslan
31. Peygamberimize şehadet eden hayvanlar
32. Konuşan kurt mucizesi
33. Ölü kızın dirilip peygamberimize cevap vermesi
34. Mezarda şehidin konuşması
35. Ölmüş sahabenin söyledikleri
36. Bedir de savaşan melekler
Hz. İdris Hayatı ve Mucizeleri
İdrîs aleyhisselam, Allahü teâlânın kendisine ihsân ettiği bir mûcize olarak, ağaçlarda ne kadar yaprak olduğunu bilirdi. Dâimâ; “Ağaçların yaprakları kadar” diyerek tesbih okumaktan hoşlanırdı. Ağaçlardaki yapraklara müvekkel olan melekler, İdrîs’e (aleyhisselam) her bir ağaçda ne kadar yaprak olduğunu bildirilerdi. İdrîs’in (aleyhisselam) meleklerle çok ünsiyeti ve yakınlığı vardı. Melekler cemâatler hâlinde onu ziyârete gelirler, ona görünürler ve onunla sohbet ederlerdi. İdrîs (aleyhisselam) onların her birinin ismini, yaptığı işi, okuduğu tesbîhi bilir; havada uçup giderlerken onları tek tek görürdü.
Yine Allahü teâlânın verdiği bir mûcize olarak, İdrîs (aleyhisselam) havadaki bulutlara dağılmaları için emir verebilirdi. O emir verdiği zaman, bulutlar derhal dağılırlardı. Hattâ, bulutlar, onun emrine itâatlerini sözle de ifâde ederlerdi. Bir mûcizesi de, gökyüzüne çıkıp, melekût âleminin hayrette bırakan hâllerini seyretmesiydi.
Bütün bunların yanında, kavmine kendisinden sonra gelecek peygamberleri haber verdi. Onlara Resûllullah’ın (sallallahü aleyhi ve sellem) vasıflarını da bildirdi. Peygamber efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) mübârek vasıflarını şöyle anlattı: “O, âhır zaman nebîsi (sallallahü aleyhi ve sellem), bütün kötülüklerden ma’sûndur (korunmuştur). Yüksek bir ahlâk üzere yaratılmıştır. Göklere ve yere dâir her mes’eleyi, her acı ve elemin şifâ ve devâsını Allahü teâlânın izni ile bilir ve duâsı kabûl olur. Âlem O’nun dîni ve dâveti ile ıslâh olur, düzelir.”
İdrîs (aleyhisselam) kendisinden sonra meydana gelecek olan Nûh tûfânını da bütün tafsîlâtı ile anlatmıştır. İdrîs’in (aleyhisselam) peygamberliğine delâlet eden bu kadar açık mûcizeleri görmelerine rağmen kavminden pek az kimse ona itâat etti. Bir rivâyete göre kavminden ona bin kişi îmân etti, pek çoğu karşı geldi. Bunun üzerine İdrîs (a.s.) o memleketten başka bir yere hicret etmeye karar verdi. Kendisine îmân edenlere de böyle yapmalarını emretti. Fakat mü’minlere memleketlerinden ayrılmak zor geldi. İdrîs’e (aleyhisselam); “Biz Bâbil’den ayrılırsak, böyle bir yeri nasıl buluruz?” dediler. Bâbil, süryânî dilinde nehir demektir. Burada Bâbil’in Dicle ve Fırat nehri olması muhtemeldir. İdrîs (aleyhisselam) onlara; “Biz buradan Allah için hicret ettiğimizden, inşâallah Allahü teâlâ bize Bâbil gibi bir yer nasîb eder” buyurdu. Nihâyet, İdrîs (aleyhisselam) ve ona îmân edenler, mallarını ve mülklerini bırakarak, birlikte Bâbil’den ayrıldılar. Uzun bir yolculuktan sonra Bâbilyûn denilen bir yere geldiler. Burada geniş bir vâdiyi ve Nil nehrini gördüler. İdrîs (aleyhisselam) Nil nehrinin kenarında durup, Allahü teâlâyı tesbîh eyledi. Sonra yanındakilere; “İşte, sizin terk edip geldiğiniz gibi bir nehir” dedi. Bu mıntıkaya Araplardan başka bütün milletler Bâbilyûn; Araplar ise Mısır derler. Mısır ismi, Nûh tûfânından sonra buraya gelip yerleşen Mısır bin Hâm ismindeki bir şahsa nisbeten verilmiştir.
Böylece, İdris aleyhisselam kendisine îmân edenlerle berâber burada yerleşti; insanları Allahü teâlânın emirlerini yapmaya çağırıp, emr-i bil-ma’rûf ve nehy-i anil-münkere (iyilikle emredip, kötülükten nehyetmeye) devâm etti. Allahü teâlâ ona 72 lisân ile konuşmayı nasîb etti. Her kavmi kendi lisânı ile Hak dîne dâvet etti. Harb âletleri yapıp kâfirlere cihâd yaptı. Onlardan pek çok esir aldı. İnsanlara şehir kurmak san’atını ve idârecilik ilmini öğretti. 100 şehir kurdu. Bunların en küçüğü Diyarbakır yakınında bulunan Reha şehridir. Her millet öğrendikleri bu kâidelere göre kendi bölgelerinde pek çok şehirler kurdu.
İdrîs aleyhisselam bunlardan başka insanlara, muhtelif ilimleri de öğretti. Pek çok kimseye hikmet ve riyâziye (matematik) dersleri verdi. Fen ilimleri, tıb ve yıldızlarla alâkalı ince ve derin mes’elelerden bahsetti. Allahü teâlâ ona semâların esrârını, terkîplerini, neden meydana geldiklerini, yıldızlarla alâkalı derin bilgileri, senelerin sayısını ve hesâb ilmini öğretti. İdrîs aleyhisselam bunların yanında kavmine kalem ile yazı yazmasını, elbise dikip giymeyi de öğretti. Bundan önce insanlar, hayvan derisi giyerlerdi. Bu ilimler, Allahü teâlânın bildirmesi ile oldu. Yoksa insanoğlunun aklı ve zekâsı, sâdece araştırma yolu ile bu bilgilere ulaşamazdı.
PEYGAMBERLER VE YAŞADIKLARI YERLER
1. Hz. Adem (A. s.) -
2. Hz. Şit (A. s.) -
3. Hz. İdris (A. s.) - Babil, Kudüs
4. Hz. Nuh (A. s.) - Nuh Kavmi
5. Hz. Hud (A. s.) - Yemen, Umman
6. Hz. Salih(A. s.) - Arabistan, Ürdün
7. Hz. İbrahim (A. s.) - Irak, Filistin
8. Hz. İsmail (A. s.) - Mekke
9. Hz. İshak (A. s.) - Şam ve Filistin
10. Hz. Lut(A. s.) - Ürdün
11. Hz. Yakup (A. s.) - Irak
12. Hz. Yusuf (A. s.) - Mısır
13. Hz. Eyyüb (A. s.) - Suriye (Şam)
14. Hz. Şuayb (A. s.) - Yemen
15. Hz. Musa (A. s.) - Mısır
16. Hz. Harun (A. s.) - Mısır
17. Hz. İlyas (A. s.) - Filistin
18. Hz. Yunus (A. s.) - Mısır, Irak
19. Hz. Davud (A. s.) - Kudüs
20. Hz. Süleyman (A. s.) - Gazze, Filistin
21. Hz. Zekeriyya (A. s.) - Kudüs
22. Hz. Yahya (A. s.) - Kudüs
23. Hz. İsa (A. s.) - Kudüs
24. Hz. Muhammed (S. a. v.) - Mekke
PEYGAMBERLİK GÖREVİ
Maide Suresi 5.48. Ayet: Diyanet Meali
(Ey Muhammed!) Sana da o Kitabʼı (Kurʼanʼı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık, Allahʼın indirdiği ile aralarında hükmet ve sana gelen haktan ayrılıp da onların arzularına uyma. Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir yol koyduk. Eğer Allah dileseydi, elbette sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat verdiği şeylerde sizi imtihan etmek için ümmetlere ayırdı. Öyle ise iyiliklerde yarışın. Hepinizin dönüşü Allahʼadır. O zaman anlaşmazlığa düşmüş olduğunuz şeyleri size bildirecektir.
Casiye Suresi 45.18. Ayet: Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1):
Sonra emirden (olan) bir şeriat ile seni vazifelendirdik; onun için sen o şeriata uy da, ilmi olmayanların arzularına uyma!
ANLAŞILAN :
Peygamberler Görevleri
Peygamberler din işlerini yürütür, müjdeleyici yani teliğcidir ve uyarıcı' dır.
Peygamber yeryüzünün Halife'sidir. Şeriat uygulama yetkisi vardır.
Allah başka ek görev vermediği sürece peygamberlerin görevi budur.
Peygamber Efendimiz Hz.Muhammed (S.a.v.)' in Görevleri
Peygamberler din işlerini yürütür, müjdeleyici yani teliğcidir ve uyarıcı' dır.
Peygamber yeryüzünün Halife'sidir. Din yönünden herkes ona bağlıdır. Şeriat işlerini de yürütme yetkisi vardır.
Allah başka ek görev vermediği sürece peygamberlerin görevi budur.